ARŞİV İÇİN TIKLAYINIZ 1 2 3

 

Yurtdışı borçlanmasının Bağ-Kur'a sayılmasının istisnası var mı?

SORU: 1988'den beri Türkiye'de çalışıyorum. Hasbelkader eşimin görevi gereği yurtdışında çalıştım ve 590 gün borçlanmak istediğimde bunu da Bağ-Kur'a sayıyorlar. Yurtdışı borçlanmasında tüm günler Bağ-Kur'a mı sayılıyor, bunun bir istisnası yok mu?

 

YANIT: 1 Ağustos 2019 tarihinden sonra yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında, borçlanılan sürelerin hangi sigortalılık kapsamında geçmiş sayılacağının belirlenmesinde, borçlanma tarihinden önceki sigortalılık statüsünün önemi bulunmuyor. Borçlanılan süreler 4/b (Bağ-Kur) kapsamında geçen sigortalılık süresi olarak değerlendiriliyor ve bunun istisnası yok.

Ancak son 2520 günlük prim ödemesi daha çok hangi sigortalılık kapsamında ise o sigortalılık statüsünden emekli olunuyor. Bağ-Kur kapsamında değerlendirilecek prim gün sayınız 1260 günden az olduğundan, emeklilik statünüzün değişmesine neden olmaz.

 

Ağır engelli çocuğu olan erken emekli olabilir mi?

SORU: MEB'e bağlı ilkokulda görev yapan İngilizce öğretmeniyim. Oğlum otizmli, özel koşul gereksinimi olan ağır engelli bir birey. Yıpranma payı ile erken emekli olmam mümkün mü?

 

YANIT: Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli çocuğu bulunan 4/a (SSK), 4/b (Bağ-Kur) ve 4/c (Emekli Sandığı) kapsamındaki kadın sigortalıların, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri prim ödeme gün sayıları toplamına ekleniyor ve eklenen bu süreler emeklilik yaş haddinden de indiriliyor. Bu da prim günü/hizmet süresi ile emeklilik yaşının daha erken dolmasını ve erken emeklilik avantajı sağlayabiliyor. Kadınsanız, sizin de bu haktan yararlanmanız ve kazanacağınız hizmet süresi ve yaş indirimi ile daha erken emekli olmanız mümkün olabilir.

 

İşsizlik ödeneği emekli aylığını etkiler mi?

SORU: Aralık 2022'de emekli olmaya hak kazanacağım. Sigortalı olarak çalışmaktayken bu ay işten çıkarıldım. İşsizlik parası için İŞKUR'a başvurursam, alacağım işsizlik parası yıl sonunda almam gereken emekli maaşı tutarını olumsuz yönde etkiler mi?

 

YANIT: İşsizlik ödeneği, sigortalının prime esas kazancı üzerinden sigortalı ve işveren tarafından ödenen işsizlik sigortası primlerinin karşılığı olarak yapılan bir ödeme olup, alınan işsizlik ödeneği bağlanacak emekli aylığı tutarını olumsuz etkilemez.

 

Babamdan Bağ-Kur yetim aylığı alabilir miyim?

SORU: Eşimden SSK dul maaşı almaktayım. Babamdan Bağ-Kur yetim maaşı hak sahipliği doğar mı? Eşim 2007'de, babam 2021'de vefat etti.

 

YANIT: Herhangi bir sigortalılık kapsamında çalışmıyor veya kendi sigortalılığınız nedeniyle emekli aylığı almıyorsanız, eşiniz ile babanızın sigortalılık statülerinin farklı olması ve eşinizin vefat tarihinin Ekim 2008 öncesi, babanızın vefat tarihinin ise Ekim 2008 sonrası olması nedeniyle Bağ-Kur sigortalısı olan babanızdan da aylık alma hakkınız var.

Babanızdan aylık bağlanması için babanızın emekli aylığını bağlayan SGK il müdürlüğü veya sosyal güvenlik merkezine başvurabilirsiniz.

 

Hem eşten hem babadan iki aylık alınabilir mi?

SORU: Eşim 1994 yılında vefat etti ve ben ondan Bağ-Kur dul aylığı almaktayım. Babam ise 2020 yılında vefat etti, ondan kalan SSK maaşını ise annem almakta. Annemin babası da 2020 yılında vefat etti, o da SSK emeklisi idi. Sorum şu; annem hem babasından hem de eşinden maaş alabilir mi ya da annem babasının maaşını talep etse ben hem dul aylığı hem de yetim aylığı alabilir miyim? Alabilirsem dul maaşım azalır mı, babamın maaşının yüzde kaçını alabilirim?

 

YANIT: Her ikisi de SSK'lı olup vefat tarihleri de 1 Ekim 2008 tarihinden sonra olduğundan, anneniz hem eşinden hem babasından ayrı ayrı aylık alamaz. Ancak eşinden ve babasından bağlanabilecek aylıklar arasında tercih yapabilir.

Sizin durumunuza gelince, herhangi bir sigortalılık statüsünde çalışmıyor veya kendi çalışmanız nedeniyle emekli aylığı almıyorsanız, eşiniz ile babanızın sigortalılık statülerinin farklı olması ve eşinizin vefat tarihinin 1 Ekim 2008 tarihinden önce, babanızın vefat tarihinin 1 Ekim 2008 tarihinden sonra olması nedeniyle babanızdan da aylık alabilirsiniz. Babanızdan aylık bağlanması, eşinizden almakta olduğunuz aylığı azaltmaz. Babanızın aylığının yüzde 25'i bağlanır.

 

Eş ve bir yetime bağlanacak dul/yetim aylığı oranı

SORU: Babam 21 Ağustos 2021 tarihinde vefat etti. Kendisi 2009 yılı Eylül ayında yaklaşık 33 yıl hizmet sonrası emekli olmuş bir devlet memuruydu. Annem emekli aylığı sahibi bir emekli devlet memuru, ayrıca çalışmayan bir kız kardeşim var. Annem ve kız kardeşim hangi yüzdelerle dul ve yetim aylığına hak kazanacaklar?

 

YANIT: Vefat eden Emekli Sandığı emeklisinin sağ kalan Emekli Sandığı iştirakçisi ya da emeklisi olan eşine yüzde 50, aylığa müstahak eşi ile bir yetimi bulunması halinde yetimine yüz 30 oranında dul/yetim aylığı bağlanıyor. Babanızın aylığının yüzde 50'si annenize, yüzde 30'u kız kardeşinize bağlanır.

 

Askerlik borçlanmasıyla EYT’li olunabilir mi?

SORU: 25 Kasım 1973 doğumluyum. İşe giriş tarihim 20 Kasım 2000. Askerlik borçlanması yaparak işe giriş tarihimi 8 Eylül 1999 tarihine çekersem EYT’den faydalanabilir miyim?

 

YANIT: Askerlik borçlanmasıyla sigorta başlangıcınızı 8 Eylül 1999 tarihi öncesine çekerseniz EYT kapsamında olursunuz. Ola ki EYT yasası çıkarsa, yasa ile belirlenecek koşulları sağlamanıza bağlı olarak yasa hükümlerinden yararlanmanız mümkün olabilir.

 

Yurtdışı borçlanmasıyla Türkiye'de emeklilik

SORU: 1975 doğumluyum. 1995 Mayıs ayında SSK girişim, toplam 130 gün civarı prim günüm var. 1999'dan beri de Almanya'da çalışıyorum. Türkiye'de emekli olma haklarımı öğrenmek istiyorum.

 

YANIT: Borçlanılan yurtdışı çalışma süreleri 4/b (Bağ-Kur) kapsamında geçen sigortalılık süresi olarak değerlendiriliyor.

Bu bağlamda 5400 prim gününü tamamlayacak kadar süreyi borçlanıp, 58 yaşınızı doldurduğunuzda 4/b statüsünden emekli olmaya hak kazanırsınız. Emekli aylığınızın bağlanması için yurtdışındaki çalışmanızın sona ermesi gerekir.

Borçlanacağınız her bir gün için en az, borçlanma başvuru tarihinde geçerli olan günlük asgari ücretin yüzde 45'i kadar prim ödersiniz.

 

Okulda alınan sigorta geçerli mi?

SORU: 1991 yılında okuldan alınan sigorta geçerli mi? İlk sigorta başlangıcım 25 Aralık 1997. Ben EYT’li miyim acaba?

 

YANIT: Öğrencilikte staj nedeniyle başlatılan sigortalılık kapsamında uzun vadeli sigorta kolları olarak adlandırılan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına prim ödenmediğinden, emeklilik açısından sigorta başlangıcı sayılmıyor.

Diğer yandan, adınıza uzun vadeli sigorta kollarına prim ödenmeye başlandığı tarih 8 Eylül 1999 tarihinden önce olduğundan EYT kapsamındasınız. EYT yasası çıkarsa, yasa ile belirlenecek koşulları sağlamanıza bağlı olarak yasa hükümlerinden yararlanmanız söz konusu olabilir.

 

Staj dönemini borçlanabilir miyim?

SORU: Staj nedeniyle hizmete başlama 13 Eylül 1993. 4/a tescilim de 13 Eylül 1993 olarak görünüyor. 31 Mart 1978 doğumluyum. 6936 prim günüm var. Ancak staj dışında işe başlangıcım 11 Aralık 2001 olarak görünüyor. 2000 Kasım-2001 Temmuz arası kısa dönem askerlik yaptım. Askerlik borçlanması yapmam ya da staj dönemini borçlanmam mümkün mü? Faydası olur mu?

 

YANIT: Staj döneminde sigortalılık tescili yapılıyor, sicil numarası veriliyor ve bu numara tüm çalışma süresinde kullanılıyor. Ancak bu sigortalılık, kısa vadeli sigorta olarak adlandırılan iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortasını kapsıyor. Staj döneminde, emeklilik için gereken ve uzun vadeli sigorta kolları olarak adlandırılan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına prim ödenmediği için staj başlangıcı, emeklilik açısından sigortalılık süresinin başlangıcı sayılmıyor. Ayrıca staj dönemi için borçlanma da yapılamıyor.

Askerlik borçlanması yapabilirsiniz. 1 Aralık 2001 olan sigorta başlangıcınız borçlanacağınız askerlik süresi kadar geri gelir. Ancak bu tarih 8 Eylül 1999 öncesine gelmeyeceğinden, emeklilik koşullarınız değişmez. 4500 prim günü ve 25 yıl sigortalılık süresi ya da 7000 prim günüyle 60 yaşınızı doldurduğunuzda emekli olmaya hak kazanırsınız.

 

3600 günü tamamlayıp yaş bekleyebilirsiniz

SORU: 1975 doğumluyum. SSK başlangıcım 19 Eylül 1993, toplam gün sayım 3400. Yurtdışına çıktığım için eksik günlerimi borçlanmalıyım. Bir doğum var. EYT ve SSK'dan borçlanma geri gelirse ne zaman emekli olurum? Doğum borçlanması emeklilik yaşımı 2 yıl öne alır mı acaba? Ne tavsiye edersiniz?

 

YANIT: Doğum borçlanması yapacağınız süre sigortalılık başlangıç tarihinizden sonra olduğundan, sigortalılık başlangıç tarihiniz öne gelmez. 19 Eylül 1993 olan sigortalılık başlangıç tarihiniz öne gelmeyeceğinden, emeklilik yaşınız da iki yıl geri gelmez.

Yurtdışı borçlanma sürelerinin 4/a (SSK) kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olursa (bence böyle bir ihtimal yok), 5675 prim günü ile 50 yaş koşullarını sağladığınızda emekli olmaya hak kazanırsınız.

Mevcut yasal düzenlemeye göre yurtdışı borçlanma süreleriniz 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirileceğinden, 5400 prim günüyle 56 yaşınız dolduğunda 4/b statüsünden emekli olabilirsiniz.

Diğer yandan, 3600 prim günüyle 58 yaşınızı doldurduğunuzda 4/a statüsünden emekli olmanız mümkün. Doğum borçlanmasıyla prim gününüzü 3600 güne tamamlayıp, 58 yaşınızın dolmasını bekleyebileceğiniz gibi, borçlanmayı 58 yaşınızın dolmasına yakın da yapabilirsiniz.

 

Sigortalılık süresi nasıl hesaplanır?

SORU: Kardeşimin sigorta başlangıç tarihi 1 Haziran 1998. E-devlette görünen prim gün sayısı 1.921. Şubat 2007-Temmuz 2018 arası 11 yıldan fazla bir süre munzam sandığı olan özel bir bankada çalıştı; 4.100 günlük primi de oradan var. Özel banka sandığından emekli olabilmek için erkeklerde 25 yıl şartı nasıl hesaplanır? 25 yıl prim ödenmiş olması mı gerekir yoksa sigortalılığın başlangıcından itibaren 25 yıl geçmesi yeterli midir?

 

YANIT: 4/a (SSK) kapsamında sigortalı olanlarda olduğu gibi banka emekli sandığına tabi olan sigortalılar açısından da 25 yıllık sigortalılık süresinin hesabında, ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına prim ödenmeye başlandığı tarih, sigorta başlangıç tarihi olarak esas alınıyor. Ancak sigorta başlangıcı 1 Nisan 1981 tarihinden sonra ise 18 yaşın doldurulduğu tarih dikkate alınıyor. 25 yıllık sigortalılık süresi şartı da, arada boşluk olup olmamasına bakılmaksızın, sigorta başlangıç tarihinden itibaren 25. yılın sonunda sağlanmış oluyor.

 

EYT çıkarsa emekli olabilir miyim?

SORU: 17 Şubat 1976 doğumluyum. 17 Mayıs 1999 SSK başlangıç tarihim. Bu tarihten bu güne kesintisiz çalışıyorum ve SSK primim yatıyor. EYT çıkarsa ne zaman emekli olabilirim?

 

YANIT: Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) ile ilgili henüz bir çalışma taslağı bile ortaya çıkmadığından EYT'liler için öngörülen emeklilik koşulları konusunda da bir veri yok. Konu kulis haberleri üzerinden tartışıldığından, EYT'lilerin ne şekilde emekli olabileceklerini söylemek mümkün değil.

En son kasım ayı başında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile AKP Grup Başkan Vekili'nin “Bakanlık bünyesinde çalışma yapıldığına” ilişkin açıklamaları da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın “Bakanlığımızın öncelikli gündeminde EYT ile ilgili bir çalışma bulunmamaktadır.” açıklamasıyla düzeltildi.

Sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olanlar EYT kapsamında sayılıyor. 9 Eylül 1999 öncesinde yaş şartı aranmaksızın 5000 prim günü ve kadınlar 20, erkekler 25 yıl sigortalılık süresi koşullarını sağladıklarında emekli olabiliyordu. 8 Eylül 1999 tarihinde yapılan değişiklikle, prim günü ve sigortalılık süresi koşullarının yanı sıra bir de kadınlar için 58, erkekler için 60 yaş koşulu getirildi. 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olanlar için de sigortalılık sürelerine göre kademeli yaş koşulu öngörüldü.

EYT'li sayılmak için sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olup, emeklilik için gereken yaş dışındaki sigortalılık süresi ve prim günü koşullarını sağlamış olmak gerekiyor. Sigorta başlangıcınız 8 Eylül 1999 tarihinden önce olduğundan emeklilikte yaşa takılanlar kapsamındasınız. Paylaştığınız bilgilere göre prim günü şartını da sağlamış olmalısınız. Ancak 25 yıllık sigortalılık süresini tamamlamamış olduğunuzdan, yaşa takılma durumunuz henüz oluşmamış. EYT Yasası çıkarsa, yasa ile belirlenecek koşulları sağlamanıza bağlı olarak yasa hükümlerinden yararlanmanız söz konusu olabilir.

 

Prim günü artarsa emekli aylığı düşer mi?

SORU: 1 Nisan 1989 işe giriş tarihim. Toplam 7945 prim günüm var. Yüzde 56 engelli oranıyla 3. derece vergi indirimim var. Kamuda 4/a kapsamında engelli işçi olarak çalışıyorum. Toplam prim gün sayısını 10000 ya da 9500 günü aşarsa emekli maaşım düşer mi? 2021 Mayıs ayında bypass oldum, doktor “Rapor verelim en az yüzde 35 olur” dedi. Toplamda yüzde 95-96 kamuda çalışmaya engel olur mu? Yüzde 96 raporla 1. derece vergi indirimi alarak işe devam edip, 11000 günle emekli olsam emekli maaşım düşer mi?

 

YANIT: Engellilik oranınızın yüzde 95-96 olması genel olarak kamuda çalışmanıza engel olmaz. Yapmakta olduğunuz iş açısından tanımlanmış sağlık koşulları söz konusu ise durumunuzun bu bağlamda değerlendirilmesi gerekir.

Emekli aylığı hesabında esas alınan iki temel parametreden biri üzerinden prim ödenen kazanç tutarları, diğerleri toplam prim gün sayısına göre hesaplanan aylık bağlama oranları. Emekli aylığı en basit anlatımıyla, ortalama prime esas kazançların aylık ortalaması ile aylık bağlama oranının çarpımından oluşuyor.

Kamuda çalıştığınıza göre prime esas kazançlarınız asgari ücretin üzerinde olmalı. Aylık bağlama oranı da toplam prim gün sayınız esas alınarak hesaplanacağından, prim gün sayınızın artması emekli aylığınızın düşmesine neden olmaz.

 

Hesaba katılmayan hizmet süresi

SORU: Öğretmen olarak 29 yıl üzerinden yeni emekli oldum. Askerliğimi yedek subay olarak yapmış ve acemilik dönemini de borçlanıp hizmet birleştirmesi yaparak emekli oldum. Ancak memuriyet ve askerlik öncesi 1200 gün SSK hizmetim vardı, onu hizmetime saydırmadım. Hatta emeklilik işlemleri aşamasında memur sordu, iş uzar diye, ayrıca hizmet birleştirmesi istemiyorum diye dilekçe verdim. Acaba o 1200 günün bana bir faydası olur muydu, bilemedim.

 

YANIT: Normal şartlarda Emekli Sandığı dışındaki hizmetlerin de birleştirilmesi, daha doğrusu intibakta değerlendirmesi zorunlu. Bana göre kurum yanlış yapmış. Şimdi de SGK'ya emekli aylığınızın yeniden hesaplanması için başvurabilirsiniz. Muhtemelen bir miktar kesenek farkı borcu çıkar ancak emekli aylığınız tadil edilir. Aylık bağlama oranınız artacağından, emekli aylığınız da artar.

 

Ölüm aylığı bağlanmasında sigortalıda aranan şartlar

SORU: 1954 doğumlu annem 2021 Ocak ayında vefat etti. Annemin 540 gün tarım sigortalılığı var. Acaba annemden, Emekli Sandığı emeklisi olan babama aylık bağlanabilir mi?

 

YANIT: Öncelikle başınız sağ olsun. Ölüm (dul/yetim) aylığı, en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4/a (SSK) sigortalıları için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanıyor. Babanız hak sahibi olmakla birlikte, annenizin prim günü 1800 günden az olduğundan, maalesef babanıza aylık bağlanmaz. Ancak ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda, uzun vadeli sigorta (malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları) kollarına ödenen primler hak sahiplerine toptan ödeme şeklinde veriliyor. Bu bağlamda babanız, anneniz adına ödenen uzun vadeli sigorta primlerinin toptan ödeme şeklinde iadesini talep edebilir.

 

3600 ek gösterge kıdem tazminatını etkileyecek mi?

Ek gösterge 3600 çıkarsa benim gibi kamu işçilerinin kıdem tazminatlarına bir etkisi olur mu?

Kıdem tazminatı, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen çalışma süresinin her tam yılı için 30 günlük ücreti üzerinden ödeniyor. Her bir hizmet yılı için ödenecek tazminat tutarı, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını aşamıyor.

Bu bağlamda, kıdem tazminatının alt sınırı asgari ücret, üst sınırı ise en yüksek dereceli devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek ikramiye tutarı olup, bazı meslek grupları için öngörülen 3600 ek gösterge ile ilgili yasal düzenleme yapıldığında kıdem tazminatına bir etkisi olmayacak.

 

EYT’den hangi koşullarda faydalanabilirim?

1 Ekim 1999 sigorta başlangıç tarihim. Askerliğimi sigorta başlangıcından önce yaptım. Şuanda 4057 gün primim var. 9 Haziran 1978 doğumluyum. Ne zaman emekli olurum? EYT'den hangi koşularda faydalanabilirim?

Sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olanlar EYT (emeklilikte yaşa takılan) kapsamında sayılıyor. 9 Eylül 1999 öncesinde yaş şartı aranmaksızın 5000 prim günü ve kadınlar 20, erkekler 25 yıl sigortalılık süresi koşullarını sağladıklarında emekli olabiliyordu. 8 Eylül 1999 tarihinde yapılan değişiklikle, prim günü ve sigortalılık süresi koşullarının yanı sıra bir de yaş koşulu getirildi. EYT'li sayılmak için sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olup, emeklilik için gereken yaş dışındaki sigortalılık süresi ve prim günü şartlarını sağlamış olmak gerekiyor.

25 gün askerlik borçlanması yaptığınızda sigorta başlangıcınız 9 Eylül 1999 öncesine (6 Eylül 1999 tarihine) geri gelir ve EYT kapsamına dahil olursunuz. EYT yasası çıkarsa, yasada belirlenecek koşulları sağlamanıza bağlı olarak da emekli olmanız söz konusu olur. Mevcut (EYT yasasının çıkmadığı) durumda, 25 gün askerlik borçlanmasıyla emeklilik için 25 yıl sigortalılık süresi, 5975 prim günü ve 58 yaş koşullarına tabi olursunuz. 310 gün borçlanırsanız, prim günü koşulunuz 5900 güne, yaş koşulunuz 57'ye iner. Prim günü ve yaş koşulunu sağladığınızda da emekli olmaya hak kazanırsınız.

 

Türkiye'de emeklilik hakkım nasıl olur?

SORU: 16 Ocak 1967 doğumluyum. Sigorta başlangıcım 1 Haziran 1985. 4022 prim günüm var. Şu anda KKTC'de emekliyim, aynı zamanda çalışmaktayım. Türkiye'de emeklilik hakkım nasıl olur? Yurtdışı borçlanması yaparsam 4/b mi olur?

 

YANIT: 4/a (SSK) statüsünden emeklilik için 25 yıl sigortalılık süresi, 5300 prim günü ve 49 yaş şartlarına tabisiniz. Prim günü dışındaki sigortalılık süresi ve yaş şartlarını sağlıyorsunuz. Ancak 1278 gün prim eksiğiniz var.

Borçlanacağınız yurtdışı çalışma süresi 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Son 2520 günlük prim ödemenizin 1259 günden fazlası 4/b kapsamında olursa (mevcut durumunuz bunu gerektiriyor) 4/b statüsünden emekli olmak durumunda kalırsınız. 5400 prim günüyle, 58 yaşınız dolduğunda 4/b statüsünden emekli olmaya hak kazanırsınız.

Diğer bir seçenek olarak, borçlanmanıza gerek olmaksızın, mevcut prim gününüzle 60 yaşınızı doldurduğunuzda 4/a statüsünden yaştan emekli olabilirsiniz.

 

Dilekçeyle mi yoksa re’sen emeklilik mi avantajlı?

SORU: Devlet okulunda öğretmenim. 7 Haziran 2022 tarihinde yaştan dolayı (65 yaş) emekli olacağım. Sorum şu olacak; Emeklilik için dilekçe verip emekli olmak mı yoksa hiç dilekçe vermeden re’sen emekli olmak mı avantajlıdır?

 

YANIT: Emekli aylığı açısından, emeklilik için dilekçe verip emekli olmak ile hiç dilekçe vermeden yaş haddi sebebiyle re’sen emekli olmak arasında herhangi bir avantaj ya da dezavantaj söz konusu değil. Emekli ikramiyesi açısından ise durum farklı.

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesine göre, yaş haddi sebebiyle emekliye sevk edilenlere, aylığa hak kazandıkları tarihi takip eden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile ilk mali yılın birinci ayında katsayılar dışındaki diğer unsurlarda artış meydana gelirse, bu tarihte yürürlükte olan katsayılar uygulanmak suretiyle hesaplanacak ikramiye farkı ödenir. Aylığa hak kazanılan tarihi takip eden üç ay içinde katsayılarda artış yapılmadığı takdirde, müteakiben katsayılarda altı ay içinde yapılacak ilk artıştan doğan ikramiye farkları da ayrıca ödenir.

Yasanın tanıdığı bu haktan (ikramiye avantajından) yararlanabilmeniz için emeklilik talebinde bulunmamalısınız. Aksi halde emeklilik işleminiz, talebiniz üzerine başlatılır ve istekle emekli sayılırsınız. Bu durumda da ikramiye farkı alamazsınız.

Ancak “07.06.2022 tarihinde 65 yaşımı doldurduğumda yaş haddinden re’sen emekliye sevk edileceğimden, işlemlere esas olmak üzere banka ve hesap bilgilerim aşağıdadır..” şeklinde bir dilekçe verebilirsiniz. Böylece yaş haddinden re’sen emekliye sevk edilmek üzere işlemlerinizin başlatılması için kurumunuzu uyarmış olursunuz.

 

Banka sandığı emeklisine SSK'lı babadan aylık bağlanır mı?

SORU: 2016 yılında T.İş Bankası'ndan emekli oldum. Boşandığım için vefat eden SSK emeklisi annemin maaşını almak için SGK'ya başvurduğumda, sistemde herhangi bir gelirimi göremediler ve “Alabilirsiniz” dediler. Ancak İş Bankası emeklisi olduğumu belirttiğimde, “O zaman alamazsınız” dediler. Bizim SGK ile bir ilgimiz yok, tamamen bankamızın sandığından emekli maaşını alıyoruz. Şimdi SSK emeklisi olan babam da vefat etti. Ben anne veya babamdan maaş alabilir miyim?

 

YANIT: Kız çocuklarına yetim aylığı bağlanmasına ilişkin koşulların belirlendiği 5510 sayılı SSGSS Kanunu'nun 34. maddesinde yer alan, “… bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması” hükmünde yer alan “veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış” olması ibaresinin “5510 sayılı Kanuna göre kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış” olması şeklinde mi yoksa geniş anlamda mı değerlendirileceği açık değil.

Ancak bu hükme göre SGK, 506 sayılı SGK'nın geçici 20. maddesine göre kurulan banka sandıklarından emekli olan kız çocuklarına “kendi sigortalılığı nedeniyle emekli aylığı aldıkları” için yetim aylığı bağlamıyor.

 

Sağlık nedeniyle işten ayrılırsam tazminat alabilir miyim?

SORU: Çalıştığım işyerinden ayrılmak istiyorum ama tazminatımı da almak istiyorum, vermiyorlar. Kıdem tazminatımı alabilmem için nasıl bir dilekçe yazmam gerekiyor? Eklem ağrılarım var, bir de romatizmam var. Yeri geliyor bazen ayağımı bile hareket ettiremiyorum. Bu geçerli bir sebep olur mu?

 

YANIT: Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için iş yerinde en az bir yıl çalışmış olmak ve iş sözleşmesinin 1475 sayılı (eski) İş Kanunu'nun halen yürürlükte olan kıdem tazminatına ilişkin 14. maddesinde sayılan nedenlerden birine bağlı olarak sona ermiş olması gerekiyor. Bu bağamda, sigorta başlangıcınız 8 Eylül 1999 tarihinden önce ise 3600 prim gününüz varsa, sigorta başlangıcınız bu tarihten sonra ise 7000 prim gününüz varsa SGK'dan alacağınız “Kıdem Tazminatına Esas Yazı” işverene ibraz ederek işten ayrılmanız durumunda kıdem tazminatına hak kazanırsınız.

Bunun dışında, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin (I-a) bendine göre, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa, işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatına hak kazanır. Yaptığınız işin sağlığınız veya yaşayışınız için tehlike arz ettiğini sağlık kurulu ya da en azından uzman doktor raporu ile belgelendirebilirseniz sizin de bu hakkı kullanmanız ve kıdem tazminatına hak kazanarak işten ayrılmanız mümkün olabilir.

 

Yedek subaylık FHSZ'si emeklilik yaşından indirilir mi?

SORU: Doğum tarihim 15 Ocak 1972. İlk işe giriş tarihim (SSK) 21 Ağustos 1989. Yedek subaylık başlangıç tarihim 1 Aralık 1995. 12 ay yedek subay olarak görev yaptım. Normalde 15 Ocak 2023'te emekli oluyorum. Yedek subaylık FHSZ sebebiyle emeklilik tarihim 3 ay geriye çekilir mi, 15 Ekim 2022'de emekli olabilir miyim?

 

YANIT: 8 Eylül 1999 tarihinden önce yapılan yedek subaylık döneminde hak kazanılan fiili hizmet süresi zammı (FHSZ), hangi sigortalılık statüsünden olursa olsun emeklilik şartlarının tespitinde ve emeklilik şartlarının sağlanmasında prim günü/hizmet süresi olarak dikkate alınıyor. Ancak hak kazanılan FHSZ süresinin emeklilik yaşından indirilmesi, emekli olunacak sigortalılık statüsüne göre farklılık gösteriyor.

Hak kazanılan FHSZ, sadece 4/c statüsünden emekli olunması halinde emeklilik yaşından indiriliyor. 4/a ve 4/b statüsünden emekli olunması durumunda ise, FHSZ süresi prim gün sayısına/hizmet süresine ilave ediliyor, ancak emeklilik yaşından indirilmiyor.

4/a statüsünden emekli olacağınızdan, yaş indirimden yararlanamıyorsunuz. Bu nedenle de emeklilik tarihiniz 3 aylık FHSZ süreniz kadar geri gelmez. 51 yaşınızı dolduracağınız 15 Ocak 2023 tarihinde emekli olabilirsiniz.

 

25 Yıllık Sigortalılık Süresinin Hesabı

SORU: Temmuz 1988 doğumluyum. 2002 Ağustos'tan yaklaşık 20 günlük bir sigortalılık sürem var. Daha sonra da üniversiteden mezuniyet ile 2011 Temmuz'dan beri kesintisiz çalışıyorum. En son sorgumda 3600+ gün prim doldurmuştum. Kıdem tazminatına hak kazanmak için “4500 prim günü ve 25 yıllık sigortalılık” opsiyonu göz önüne alındığında, benim 2002'den itibaren mi 25 yıl saymam gerekecek? Bu durumda 4500 prim günü doldurup 2027'de kıdem tazminatına hak kazanmış olacak mıyım?

 

YANIT: 1 Nisan 1981 tarihinden sonra sigortalı olanlar için emeklilik şartlarının sağlanmasında sigortalılık süresinin başlangıcı 18 yaşın doldurulduğu tarih olarak dikkate alınıyor. 18 yaş öncesinde geçen çalışma süreleri prim ödeme gün sayısına ilave ediliyor.

Bu bağlamda, 25 yıllık sigortalılık sürenizin hesabında ne 2002 ne de 2011 yılı dikkate alınır. Adınıza ilk defa prim ödenmeye başlandığı tarih 18 yaşınızdan önce olduğundan, sigortalılık sürenizin başlangıcı olarak 18 yaşınızı doldurduğunuz Temmuz 2006 tarihi dikkate alınır ve Temmuz 2006'dan itibaren 25 yıl saymanız gerekir. Buna göre de 25 yıllık sigortalılık süreniz Temmuz 2031 yılında dolar ve 4500 prim günüyle kıdem tazminatı almaya hak kazanırsınız.

Temmuz 2031 yılından önce 7000 prim gününü tamamlarsanız, 25 yıllık sigortalılık süresi gerekmeksizin 7000 prim gününü tamamladığınızda kıdem tazminatına hak kazanarak kendi isteğinizle işten ayrılma olanağına kavuşursunuz.

 

Geriye dönük tazminat talep edilebilir mi?

SORU: Kendi isteğiyle işten ayrılan kişi tazminat talebinde bulunmamışsa, daha sonra talep edebilir mi? Aradan 10 sene geçmiş durumda. İşten ayrıldığı yerde ise 7 sene çalışmış. Geriye dönük tazminat talep edilebilir mi? Son işyeri emeklilikte çalıştığı sene kadar mı tazminat öder?

 

YANIT: Kendi isteğiyle işten ayrılan kişinin kıdem tazminatı talebinde bulunabilmesi için öncelikle işten ayrılma nedeninin kıdem tazminatına hak kazanmasını sağlayan bir neden olması gerekiyor.

Hak kazanılan kıdem tazminatının sonradan talebinde zamanaşımı süresi, 4857 sayılı İş Kanunu'nda 25 Ekim 2017 tarihinde yapılan düzenleme ile 5 yıl olarak belirlenmiştir. 5 yıllık zamanaşımı süresi, 25 Ekim 2017 tarihinden sonra sona eren iş sözleşmelerinden kaynaklanan kıdem tazminatları hakkında uygulanmakta olup, bu tarihten önce sona eren iş sözleşmelerinden kaynaklanan kıdem tazminatlarına ilişkin olarak işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri değişiklik öncesi hükümlere (10 yıl) tabi. Ancak zamanaşımının 25 Ekim 2017 itibarıyla dolamamış kısmı 5 yıldan uzun ise 5 yılın geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş oluyor.

Paylaştığınız bilgiye göre işten ayrılma tarihiniz Ekim 2011 öncesi olmalı. Bu durumda 25 Ekim 2017 itibarıyla 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasına kalan süre 5 yıldan az olur. Buna göre de işten kendi isteğinizle ayrılmış olmanız nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanmış olsanız dahi, tabi olduğunuz 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan, talepte bulunamazsınız.

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesi kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona eren çalışana, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen çalışma süreleri için ödeniyor. Bu bağlamda, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona ermesi durumunda da son işyeri, bu işyerindeki çalışma süresi için kıdem tazminatı öder. Farklı işyerlerinde daha önce geçen çalışma süreleri dikkate alınmaz.

 

Sözleşmesiz ülkelerdeki çalışmaların belgelendirilmesi

SORU: 1 Nisan 1962 doğumluyum. SKK başlangıç tarihim 6 Mayıs 1989. 2513 gün primim var. 1995 yılından 2020 yılına kadar anlaşmalı olmayan ülkelerde (otelci olarak) yurtdışı çalışmam var. Yurtdışında çalıştığım günleri belgelemek için pasaport giriş çıkış kayıtları yeterli mi yoksa konsolosluklardan belge mi almam gerekiyor? Diğer bir seçenek olarak, 3600 iş günü ve 60 yaş şartıyla emeklilik hakkından kalan gün sayımın primlerini toptan ödeyerek faydalanabilir miyim?

 

YANIT: Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde geçen sigortalılık ve/veya işsizlik sürelerini borçlanabilmeniz için pasaport giriş çıkış kayıtları yeterli olmaz. İlgili ülkelerdeki Türk büyükelçilikleri, başkonsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikleri gibi temsilciliklerden alınacak hizmet belgesinin ibraz edilmesi gerekiyor.

Türk temsilciliklerinden hizmet belgesi talebinde bulunmak için de elinizde bulunan pasaport, iş akdi, işverence düzenlenmiş bonservis, çalışılan ülke kurumlarınca düzenlenmiş sigorta veya çalışma belgesi ve diğer belgelerle birlikte yazılı olarak ikamet ettiğiniz ildeki sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezlerine müracaat etmeniz, dilekçe ekinde ibraz edeceğiniz pasaport ve diğer belgelerin SGK tarafından onaylanan suretlerini çalışmış olduğunuz ülkelerdeki Türk temsilciliklerine göndermeniz gerekiyor.

3600 günle emeklilik için gereken eksik prim gününüz için toplu ödeme yapamazsınız. Ancak eksik prim gününüz 1259 günden az olduğundan, isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödeyebilirsiniz.

 

Kimler EYT’li sayılıyor?

SORU: Şu an SSK'lı olarak çalışan bayanım. İşe ilk girişim Emekli Sandığı'na tabi olarak Ekim 1999. Mart 2002'de istifa ettim. Sonra SSK'lı olarak çalışmaya başladım. EYT yasası çıkarsa yararlanma durumum olur mu? İlk işe girişimin Emekli Sandığı olması yaş ve süre açısından bir avantaj sağlar mı?

 

YANIT: Sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olanlar EYT'li (emeklilikte yaşa takılan) sayılıyor. Zira 9 Eylül 1999 öncesinde yaş şartı aranmaksızın prim günü ve sigortalılık süresi şartları sağlanarak da emekli olunabilirken, 8 Eylül 1999 tarihinde yapılan değişiklikle prim günü ve sigortalılık süresi şartlarının yanı sıra bir de yaş şartı getirildi. EYT'li sayılmak için sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olup, emeklilik için gereken yaş dışındaki sigortalılık süresi ve prim günü şartlarını sağlamış olmak gerekiyor.

Emekli Sandığı'na tabi olarak adınıza ilk defa emekli keseneği ödenmeye başlandığı tarih sigorta başlangıç tarihiniz sayılır ve emeklilik şartlarınız da bu tarih esas alınarak belirlenir. Ancak Emekli Sandığı'na tabi hizmet başlangıcınız 8 Eylül 1999 tarihinden sonra olduğundan EYT kapsamında değilsiniz. EYT yasası çıkarsa yararlanmanız söz konusu olmaz. Ekim 1999 sigorta (Emekli Sandığı) başlangıcıyla 4/a (SSK) statüsünden emeklilik için 7000 prim günü ve 58 yaş ya da 4500 prim günü, 25 yıl sigortalılık süresi ve 58 yaş şartlarını sağlamalısınız.

 

Çocuğa bağlanan yetim aylığı annenin aylığını etkiler mi?

SORU: Annem SSK emeklisi, babam da SSK emeklisiydi. Babam vefat edince anneme, babamın aylığının yüzde 50'si bağlandı. 25 yaş altında üniversite öğrencisi erkek kardeşim var. Yüzde 25 yetim aylığı alma hakkı varmış. Ona yetim aylığı bağlanırsa, annemin aylığı azalacak mı yoksa yine yüzde 50 aylığı devam edip, kardeşime yüzde 25 mi bağlanacak?

 

YANIT: Vefat eden 4/a (SSK) sigortalısının/emeklisinin aylığının, dul eşine yüzde 50'si, aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise 5510 sayılı SSGSS Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde yüzde 75'i bağlanıyor. 4/a (SSK) kapsamında sigortalı olarak çalışanlar hariç olmak üzere, çalışmayan çocuklardan yükseköğrenim görenlere 25 yaşı dolana kadar yüzde 25 oranında aylık bağlanıyor. Anneniz kendi sigortalılığı nedeniyle emekli aylığı aldığından, kendisinden başka aylık alan çocuğu olsa da olmasa da aylık bağlama oranı yüzde 50 olur. Kardeşinize aylık bağlandığında da annenizin aylık bağlama oranı değişmez. Babanızın emekli aylığının yüzde 50'sini anneniz, yüzde 25'ini kardeşiniz alır.

 

Kıdem tazminatı için 7.000 gün yeterli

SORU: 1 Temmuz 2000 yılında sigortalı oldum. 7.000 prim gününü tamamlamam (25 yıl sigorta süresi dolmasa bile) tazminat alma hakkı için yeterli midir? Kendi isteğimle tazminatımı alıp işten çıkabilir miyim? Bir de 2006-2007 yılarında 1 yıl asteğmen olarak askerlik yaptım. 3 ay eğitim ve 9 ay usta birliği. Bu 1 yılı 7.000 günü tamamlamak için prim günlerime ekleyebilir miyim? Eğer ekleyebiliyorsam 1 yıl (365 gün) olarak mı prim günlerime eklenir yoksa daha mı az sayılır?

 

YANIT: 7.000 prim gününüzün olması (25 yıl sigortalılık süresi dolmasa bile) kıdem tazminatı alma hakkı için yeterli. Sizin gibi sigorta başlangıcı 9.9.1999 ile  30.4.2008 (dahil) tarihleri arasında olan erkek sigortalıların, 4/a (SSK) statüsünden emeklilik için 7.000 prim günü ve 60 yaş veya 4.500 prim günü, 25 yıl sigortalılık süresi ve 60 yaş şartlarını sağlamaları gerekiyor. 7.000 prim gününü tamamladığınızda, emekliliğiniz için gereken yaş dışındaki şartları sağlamış olursunuz. SGK'dan alacağınız kıdem tazminatı yazısını işvereninize ibraz ederek işten ayrılmanız halinde tazminatına hak kazanırsınız.

Yedek subaylığınız döneminde 4/c (Emekli Sandığı) kapsamında geçen 9 aylık fiili hizmet süreniz ile karşılığında hak kazandığınız 68 günlük fiili hizmet süresi zammı (FHSZ) süresi 7.000 prim gününün hesabında dikkate alınır. 3 aylık eğitim sürenizin de prim gün sayınıza eklenebilmesi için bu süreyi borçlanmanız gerekir. SGK prim günü ve hizmet süresi uygulamalarında ay 30 gün, yıl 360 gün kabul ediliyor.

 

İsteğe bağlı prim ödemek emekli aylığını etkiler mi?

SORU: 13 Ocak 1970 doğumluyum. Sigorta başlangıcım 20 Eylül 1987. 4522 gün primim var. 18 ay askerlik yaptım. Ne zaman emekli olurum? Askerlik borçlanması yapabilir miyim? Primlerimi isteğe bağlı veya SSK'lı çalışarak ödemek, emekli aylığını etkiler mi?

 

YANIT: 20 Eylül 1987 sigorta başlangıcıyla 4/a (SSK) statüsünden emeklilik için 25 yıl sigortalılık süresi, 5375 prim günü ve 50 yaş şartlarına tabisiniz. Sigortalılık süresi ve yaş şartlarını sağlamışsınız. 5375 prim gününü tamamladığınızda emekli olmaya hak kazanırsınız. Eksik prim gününüz için askerlik borçlanması yapabilir, çalışmıyorsanız isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödeyebilirsiniz. Emekli aylığını, primlerin 4/a kapsamında ya da isteğe bağlı sigortalı olarak ödenmesi etkilemez. Üzerinden prim ödenen kazanç tutarı etkiler.

 

Emekli Sandığı'ndan dul eşe bağlanacak aylığın oranı

SORU: Emekli Sandığı emeklisi olan babam vefat etti. Anneme bağlanacak maaş mevcut maaşın yüzde kaçı olacak? Ayrıca annem, işçi emeklisi olan babasından da maaş bağlatabilir mi?

 

YANIT: Annenizin şahsi sosyal güvenlik durumu ile ilgili bilgi paylaşmamışsınız. Sorunuz, annenizin herhangi bir sigortalılık kapsamında çalışmadığı ve kendi çalışması nedeniyle emekli aylığı almadığı varsayımıyla yanıtlanmıştır. Annenizden başka babanızdan aylık alacak kimse yoksa annenize babanızın emekli aylığının yüzde 75'i bağlanır. Anneniz SSK emeklisi babasından da aylık bağlatabilir.

 

Yurtdışı borçlanmasıyla SSK statüsünden emeklilik

SORU: 18 ay askerlik sonrası 1997-2002 yılları arasında 1375 gün SSK primim ödendi. 2002 yılından bugüne Almanya'da çalışıyorum. 3600 günle SSK emeklisi olabilmek için emekliliğime kaç yıl kala dönerek Türkiye'de tekrar eksik günlerim için çalışmalıyım? Almanya'da bir miktar ödeme yapma hakkım var mı? Mesela (550 askerlik + 1375 + bir miktar yurtdışı ödeme + TR'de eksik primlerim için çalışma).

 

YANIT: Emeklilik planlamanızı güzel formülüze etmişsiniz. Bir miktar yurtdışı çalışma süresi borçlanma hakkınız var. Borçlanacağınız yurtdışı çalışma süreleriniz 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirileceğinden, 4/a (SSK) statüsünden emekli olabilmeniz için borçlanacağınız süre 1259 günü aşmamalı.

Bu bağlamda, mevcut 1375 gününüz üzerine önce 18 ay (540 gün) askerlik borçlanması, ardından 1259 gün yurtdışı borçlanması yaptığınızda, 3600 gün için 426 gün eksiğiniz kalır. Bu da 1 yıl 2 ay 6 güne karşılık gelir.

Diğer yandan 3600 günle emeklilik için 60 yaş şartına tabisiniz. Doğum tarihinizi paylaşmamışsınız. 60 yaşınızın dolmasına en geç 1 yıl 3 ay kala Türkiye'de çalışmaya başlarsanız, 3600 prim günüyle birlikte 60 yaşınızı da doldurarak emekli olmaya hak kazanırsınız.

 

Çalışan, yıllık izindeyken işten çıkarılabilir mi?

SORU: 2012 yılında emekli oldum. 2019 Aralık ayında şu an çalıştığım işyerinde işe başladım ve işim gereği bugüne kadar yıllık izin kullanamadım. İşveren belirsiz süreli iş akdimi yıllık izin kullandığım sırada tazminatsız olarak feshedebilir mi? Fesih süresi içerisinde yıllık iznimi kullanmamı isteyebilirler mi?

 

YANIT: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24 ve 25. maddelerinde sayılan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi ve işveren için tanınmış olan haklı nedenle fesih yetkisinin, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçmeden ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılması gerekiyor.

Bu bağlamda işveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesinde sayılan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri nedenlere dayanarak iş sözleşmesini yıllık ücretli izin sırasında da haklı nedenle tazminatsız olarak feshedebilir. Ancak fesih öncesinde işçinin savunmasını alması, en azından fesih nedenini bildirmesi gerekir. Sözleşmesi feshedilen çalışanın da tabi ki arabulucuya başvurması, anlaşma sağlanamaması durumunda da yargı yoluna başvurması olanaklıdır. İşveren, fesih süresi içerisinde yıllık izninizi kullanmanızı isteyemez. Zira iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi halinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesinde belirtilen fesih bildirim (ihbar) süresi ile 27. maddesi gereğince işçiye verilmesi zorunlu olan yeni iş arama izinleri, yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez.

 

Engelli hakkıyla emekli olan çalışırsa aylığı kesilir mi?

SORU: Yüzde 64 süresiz engelli raporum var. SSK giriş tarihim 1 Mart 1991. 15 yıl 3600 günden emekliliğimi istedim, 1 Haziran 2021 tarihinde yaşlılık aylığı adında emekli maaşı bağlandı. Fakat bir işyerinde 1 haftalığına SGK girişim yapıldı, sigortam aktifleşince “Emekli aylık gelir ödeneğiniz kesilmiştir” yazısı geldi e-devlet'ime. Sizin yazınızı okuyunca “İşe girilse de kesilmez” diye, ben de kabul ettim, işe girdim. Şimdi ne yapmalıyım?

 

YANIT: Hangi yazımdan söz ettiğinizi belirtmemişsiniz. Bu nedenle yazı hakkında açıklama yapamıyorum. Ancak engelli hakkıyla emekli olanların emekli aylıkları kesilmeksizin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışabileceklerini yazmış olmalıyım. Bu arada aylıklarını kestirerek tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışmalarının da mümkün olduğunu belirteyim.

İşe girişiniz, tüm sigorta kollarına tabi olarak yapılmış, emekli aylığınız da bu nedenle kesilmiş olmalı. İşe girişinizin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışma şeklinde yapılması gerekiyordu.

İşten çıkışınız verilip, emekli aylığınızın bağlanması için başvurduğunuzda aylığınız yeniden bağlanır. Çalışmaya devam etmeyi düşünüyorsanız, işe giriş bildiriminizin sosyal güvenlik destek primi tabi çalışma olarak yapılması gerekir.

 

Engelli olarak erken emeklilikten yararlanabilir miyim?

SORU: 14 Eylül 2004 tarihinde öğretmen olarak bir devlet okulunda görevime başladım. Göreve başlamadan önce istenen askerlik durum belgesinde engelli olmam nedeniyle askerlikten muaf tutuldum. Fakat engelli çalışanlara vergi indirimi olduğundan haberim olmadığından rapor almadan görevime başladım. 2013 yılı Eylül ayında sevkimi yaptırarak vergi indirimi için rapor aldım. Yüzde 52 oranında bir rapor verildi ve üçüncü derece vergi indiriminden faydalanmaya başladım. Doğum tarihim 20 Haziran 1978. Engelli olarak erken emeklilik hakkından yararlanabilir miyim? İşe başlarken engellilik durumu ile ilgili bildirim yapmamış olmam sorun olur mu? Eğer emeklilik hakkım var ise ne zaman emekli olabilirim?

 

YANIT: İşe başlarken engellilik durumunuzla ilgili bildirim yapmamış olmanız, engelli olarak erken emeklilik hakkından yararlanmanıza engel değil.

Çalışmaya başlamadan önce rapor almış olsaydınız engelli hakkıyla emeklilik şartınız 5400 prim günü (hizmet süresi) olurdu. Ancak sizin açınızdan bir kayıp söz konusu değil. Zira raporunuzu çalışmaya başladıktan sonra aldığınızdan emeklilik için 5760 gün (16 tam yıl) hizmet süreniz olması yeterli.

14 Eylül 2004 memuriyet başlangıcıyla bu şartı sağlamış ve yaş şartı da aranmadığından, engelli hakkıyla emekli olmaya hak kazanmış durumdasınız.

 

Ev kadınının emekliliği

SORU: Eşim 1969 doğumlu. Ev hanımı olup, öncesinde herhangi bir şekilde SGK kapsamında çalışmamış. Kendisi sürekli olarak sosyal güvencesinin olmadığını söylüyor. En kestirme şekilde nasıl sigortalı yaptırabilirim ve ne zaman emekliliğe hak kazanır? Sizin bizim özelimizdeki bu durum hakkında yorumunuz nedir merak ediyorum.

 

YANIT: Eşinizi en kestirme şekilde isteğe bağlı sigortalı yaptırabilirsiniz. 5400 prim günü ve 62 yaş şartlarıyla 4/b (Bağ-Kur) statüsünden emekli olabilir. Eylül ayında başlayıp ara vermeden prim ödemeye devam ederse, 15 yıl sonra Eylül 2036'da 5400 prim gününü tamamlar. Bu tarihte 62 yaşını da doldurmuş olacağından (67 yaşında olur) emekli olmaya hak kazanır.

Aylık olarak minimum, asgari ücretin yüzde 32'si kadar prim öder. Emekli olduğunda da asgari ücretin yüzde 35'i kadar emekli aylığı alır. Bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu olursa, alacağı emekli aylığı asgari ücretin yüzde 40'ı kadar olur.

Ayrıca sizin sosyal güvenceniz varsa (emekli iseniz ya da emekli olmanız mümkün olacak ise), Allah gecinden versin vefatınız halinde, eşiniz tek hak sahibi olursa mevcut durumda emekli aylığınızın yüzde 75'i, kendisinin de emekli olması halinde ise yüzde 50'si bağlanır.

Eşinizin sigortasını başlatma konusunda öneride bulunamam. Ben durumu ortaya koydum. Siz, 15 yıl boyunca ödeyeceğiniz primler ile karşılığında bağlanacak emekli aylığını ve Allah gecinden versin vefatınız halinde bağlanacak ölüm (dul) aylığı oranlarını da göz önünde bulundurarak bir karar vermelisiniz.

 

Yıllık izin uygulamasında cumartesi günleri

SORU: 8 Temmuz 2021 tarihli yıllık izin yazınızı dikkatle okudum ancak tam olarak anlayamadığım bir durum var. Bankada çalışıyorum ve 6 yılı aştım. Bu sene bana 18 iş günü izin hakkı tanındı. Bildiğiniz gibi cumartesi ve pazar günü bizler için iş günü değil. Dolayısıyla sizin dediğiniz yasal olan 20 günlük süreden az. Eğer bir yanlışlık varsa hakkımı aramak istiyorum.

 

YANIT: İşyerindeki çalışma süresine göre hak kazanılan yıllık ücretli izin süresi ile hak kazanılan izin süresinin kullanımına ilişkin uygulama iki farklı konu.

Çalışma süreniz 6 yılı aştı ise 6. yılın izin süresi en az 20 iş günüdür. 20 iş gününün altında izin hakkı tanınmış ise buna itiraz edebilirsiniz. Hak kazandığınız izni kullanırken izin süresine denk gelen cumartesi günlerinin izin sürenize eklenip eklenmeyeceği ise ayrı bir konu.

Cumartesi günü, normal olarak iş günüdür. Ancak bazı işyerleri haftalık çalışma süresini haftanın çalışılan 5 gününe dağıtıp, cumartesi gününü de tatil edebiliyor. Haftalık çalışma süresinin işyerinde haftanın çalışılan günlerine dağıtılarak cumartesi gününün de tatil edildiği işyerlerinde cumartesi gününün yıllık ücretli izin süresine eklenip eklenmeyeceği konusunda iki ayrı görüş ortaya çıkıyor.

Bir görüşe göre, bir günden fazla verilen hafta tatillerinin de, bu bağlamda çalışılmayan cumartesi gününün de yıllık ücretli izin sürelerine eklenmesi gerekir. Benim de katıldığım diğer görüşe göre ise çalışılmayan cumartesi günleri de iş günü olduğundan, yıllık ücretli izin süresine sayılması ve izin süresine eklenmemesi, izin süresine sadece bir günlük hafta tatillerinin eklenmesi gerekir.

Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin kapatılarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile birleştirilmesi üzerine, daireler arasında bulunan görüş ayrılıklarını gidermek üzere alınan ilke kararında ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2 Mart 2021 tarihli kararında; “Kural olarak cumartesi gününün iş günü olduğu vurgulanarak, işçinin akdi tatil günü olarak çalışmadığı cumartesi günlerinin hafta tatili olarak değerlendirilemeyeceği ve yıllık izin süresine eklenemeyeceği” belirtiliyor.

Bu bağlamda, bireysel veya toplu iş sözleşmenizde cumartesi günleri hafta tatili olarak belirtilmemiş, dinlenme günü veya çalışılmayacak gün olarak belirtilmiş ise ya da hafta tatiline eklenen cumartesi gününün yıllık izin hesabında iş günü sayılacağı veya izin süresinden düşülmeyeceğine ilişkin açık bir ifade yer alıyorsa, cumartesi gününün iş günü olarak değerlendirilmesi ve ayrıca izin sürenize eklenmemesi gerekiyor. Ancak bireysel veya toplu iş sözleşmesinde cumartesi günü hafta tatili olarak belirlenmişse, yıllık izin süresinden sayılmaz ve izin süresine eklenmesi gerekir.

 

Eşlerin statüleri dul aylığı oranını etkiler mi?

SORU: Ben SSK emekliyim. Eşim 3 yıl sonra SSK emeklisi olacak. Eşim emekli olduktan sonra vefatım halinde benim aylığımı ve kendi aylığını almaya devam edebilir mi? Yoksa isteğe bağlı sigortadan mı (Bağ-Kur'lu olarak) emekli olursa hem kendi hem benim emekli maaşımı almaya devam edebilir? Eşimin emekli olacağı kurum, eşime bağlanacak dul maaşı oranını etkiler mi?

 

YANIT: Sağ kalan eşe, evlilik birliği devam ederken vefat eden eşinden her durumda dul aylığı bağlanır. Sigortalılık/emeklilik statülerinin aynı ya da farklı olması aylık bağlanmasını etkilemez. Eşlerin statüleri sadece aylık bağlama oranını etkiler.

■ Vefat eden eşin statüsü 4/a (SSK) ya da 4/b (Bağ-Kur) ise, sağ kalan eşin statüsü ne olursa olsun aylık bağlama oranı yüzde 50 olur.

■ Vefat eden eşin statüsü Emekli Sandığı, sağ kalan eşin statüsü 4/a ya da 4/b ise aylık bağlama oranı yüzde 75 olur.

■ Vefat eden eşin statüsü Emekli Sandığı, sağ kalan eşin statüsü de Emekli Sandığı ise aylık bağlama oranı yüzde 50 olur.

Bu bağlamda, Allah geçinden versin her hangi birinizin vefatı halinde sağ kalana yüzde 50 oranında aylık bağlanır.

 

Ana-babaya çocuğundan bağlanan aylık hangi durumda kesilir?

SORU: Kız kardeşim 2011 yılında evlenince, ev hanımı olan anneme SGK’dan ölüm aylığı bağlandı. Babam Mayıs 2021 yılında vefat edip, babamdan anneme Emekli Sandığı’ndan dul aylığı bağlanınca kız kardeşimden bağlanan aylığı kesildi. Bu aylığın kesilmesinin yasal dayanağı nedir? İki farklı kurumdan alınan aylığın kesilmesi söz konusu olabiliyor mu?

 

YANIT: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 34. maddesi hükmüne göre, sigortalıların hak sahibi ana ve babalarına aylık bağlanması için;

Eş ve çocuklardan artan hissenin bulunması (65 yaşın üstünde olması halinde artan hisse şartı aranmaz),

Diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması,

Her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması,

şartları aranıyor.

5510 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre de hak sahiplerine bağlanan aylıklar, 34. maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesiliyor.

Kız kardeşinizin vefatı üzerine anneniz için yapılan başvuru tarihinde anneniz aranan şartları sağlıyor olmalı ki kendisine kız kardeşinizden aylık bağlanmış.

Daha sonra babanızın vefatıyla kendisine babanızdan dul aylığı bağlanınca, “Diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması” şartını sağlayamaz duruma düştüğünden, kız kardeşinizden aylık alma hakkını kaybetmiş. Burada gelir ve/veya aylık bağlanan kurumların (statülerin) farklı olmasının önemi bulunmuyor. Bu nedenle de kız kardeşinizden bağlanan aylığı kesilmiş.

 

Banka sandığı emeklisine SSK’lı babadan aylık bağlanır mı?

SORU: Şu anki ismi ile Ziraat ve Halk Bankası Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı'ndan (Emlak Bankası) emekliyim. SSK emeklisi babam 5 Haziran 1996'da vefat etti. Annem, babamın maaşını alıyordu. 2017'de eşim vefat etti. Eşim TC Emekli Sandığı emeklisiydi. 2020 yılında babamın maaşı için müracaat ettim. 3 kurum farklı olduğu için annemin maaşını düşürerek bana da yüzde 25 aylık bağlandı. Aynı bankadan emekli bir arkadaşıma 5-6 yıl önce babasından aylık bağlanmış (babası SSK'lı). Annesi boşanmış olduğu için maaş almıyordu. Arkadaşımdan, bugüne kadar aldığı maaşları SGK'nın faizi ile birlikte geri aldığını öğrendim. Çok endişelendim. Kendileri maaşı bağlarken gerekli inceleme yapmıyor mu? Benim ne yapmam gerekir? Yol gösterirseniz sevinirim.

 

YANIT: Vefat eden 4/a (SSK) sigortalısının/emeklisinin kız çocuğuna aylık bağlanabilmesi için aranan koşullardan biri de kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması.

Banka Emekli Sandığı da olsa kendi sigortalılığınız nedeniyle emekli aylığı aldığınızdan, SSK (4/a) emeklisi babanızdan aylık alma hakkınız maalesef yok. Durumun tespiti halinde sizin de babanızdan bağlanan yetim aylığınız kesilir.

Aylık bağlanırken SGK gerekli incelemeyi yapsa da aylık bağlanmasını talep eden de beyanlarının doğru olduğuna dair taahhütte bulunuyor. Aylık başvurusu için SGK'ya verilen “gelir/aylık/ödenek talep belgesi”nde hak sahibinin çalışıp çalışmadığı, aylık alıyorsa çeşidi (kendinden, eşinden, ana-baba, çocuk gibi), hizmet durumu (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı, Diğer sandıklar gibi) beyanları veriliyor, beyanların doğruluğu ve değişiklik halinde durumun SGK'ya bildirileceği taahhüt ediliyor.

Beyanlarınızda hata yoksa ve aylık bağlanması SGK'nın hatasından kaynaklanıyorsa, aldığınız aylıkları 24 ayda geri öderseniz faiz alınmaz. Durumdan SGK'yı haberdar edip etmemek sizin vereceğiniz bir karar.

 

Askerlik borçlanması emeklilik şartlarını değiştirir mi?

SORU: 28 Şubat 1982 doğumluyum. 2003 yılında üniversiteden mezun olup, 2003 Kasım-2004 Mayıs tarihleri arasında askerlik görevimi 180 gün süre ile tamamladım. İlk sigorta başlangıcım 23 Aralık 2006 olup, aralıksız olarak özel sektörde çalışmaktayım. Bildiğiniz üzere emeklilik şartımız 60 yaş 7000 gündür. Şu anda 5200 gün sigortalılık sürem mevcut. Askerlik borçlanması yapabilir miyim? Yaparsam emeklilik şartlarımda herhangi bir değişiklik olur mu?

 

YANIT: İlk defa sigortalı olunan tarihten önce yapılan askerlik süresinin borçlanılması halinde, sigorta başlangıç tarihi borçlanılan süre kadar geri geliyor. Siz de sigorta başlangıcınızdan önce yapmış olduğunuz 180 günlük askerlik sürenizi borçlandığınızda sigorta başlangıcınız 23 Haziran 2006 tarihine geri gelir. Ancak emeklilik şartlarının değişmesi için sigorta başlangıcının kademeli emeklilik şartlarının uygulandığı 8 Eylül 1999 tarihi öncesine gelmesi gerektiğinden emeklilik şartlarınız değişmez. Sadece 180 gün daha prim günü kazanırsınız.

 

Ücretsiz izin emekliliği öteler mi?

SORU: 657 sayılı Kanun'a tabi memur olarak kamu kurumunda çalışıyorum. 01.10.2021 girişliyim ancak 3 çocuğum için kullandığım ücretsiz izinlerden dolayı 7 yıl 1 aylık aktif hizmetim bulunmakta. Dördüncü çocuğuma hamileyim ve yine ücretsiz izin kullanacağım. Ücretsiz izinde geçen sürelerim borçlanma olmaksızın emekliliğimi öne mi çekecek yoksa öteleyecek mi merak ediyorum. Ayrıca o süreleri borçlanarak 25 yılı doldurunca memuriyetten çekilebiliyor muyum?

 

YANIT: Paylaştığınız bilgilere göre memuriyet başlangıç yılınız 2021 değil, 2000'li yılların başı olmalı. Kullandığınız ücretsiz izin sürelerini borçlanmamanız, emekliliğinizi öne çekmez ama öteleyebilir. Zira emekliliğiniz için gereken 25 yıllık fiili hizmet süresini kullandığınız ücretsiz izin süresi kadar geç tamamlarsınız. Emeklilik yaşınızı hizmet süresinden önce doldurmanız halinde emekliliğiniz ötelenir. Hizmet süresini borçlanma yapmaksızın emeklilik yaşınızdan önce doldurmanızın mümkün olması halinde emekliliğinizi ötelemez.  Ücretsiz izin sürelerini borçlanarak ya da borçlanmaksızın 25 yıllık fiili hizmet sürenizi doldurunca memuriyetten çekilebilirsiniz.

 

Emeklilik için 2021 Aralık mı 2022 Ocak mı?

SORU: Daha önce de bu soruyu sormuştum ama erken olduğu için net cevap verememiştiniz. Aşağı yukarı 3 ay kaldığı için görüşünüzü tekrar almak istedim. 2 Aralık 2021 tarihinde yaş itibariyle emekliliğe hak kazanıyorum. 2021 enflasyonunu ve temmuz zammını düşünerek, 2021 Aralık ayında mı yoksa 2022 Ocak ayında mı emeklilik dilekçesi vermek daha avantajlı olacaktır?

 

YANIT: Emeklilik dilekçesini yılbaşından önce mi sonra mı vermenin daha avantajlı olduğunun tespitini yapabilmek için esas alınan parametrelerden biri içinde bulunulan yılda emekli aylıklarına yapılan zam oranı, diğeri tüketici enflasyon oranı ile ülkenin büyüme oranı, yani güncelleme katsayısı. Karar için 2021 yılı enflasyon ve büyüme hızının, 2021 yılında emekli aylıklarına yapılan zam oranıyla karşılaştırılması gerekiyor.

Emekli aylıklarına 2021 yılında yapılan zam oranı belli. Yılbaşında yüzde 8.37, Temmuz'da yüzde 8.45 olmak üzere toplam yüzde 17.53.

TÜFE artışı 2021 Temmuz ayı itibarıyla (7 aylık) yüzde 10.41, bir önceki yılın aynı ayına göre (12 aylık) yüzde 18.95 olarak gerçekleşti. Büyüme hızı ilk çeyrekte yüzde 7 gerçekleşti, 2021 yılı tahmini yüzde 4-5 civarında. Yılsonu güncelleme katsayısının netleşmesi için 5 ayık enflasyon ve 9 aylık büyüme rakamlarının oluşması gerekiyor.

Tahmin için daha erken. Emeklilik dilekçenizi 2 Aralıktan önce veremeyeceğinize göre, karar için Kasım enflasyon oranını görme şansınız olacak. Daha net tahmin için de Kasım-Aralık ayları beklenmeli. O günler geldiğinde, her yıl olduğu gibi konuyu köşemde yazarım zaten merak etmeyin.

 

‘Pandemi ücretsiz izin’ eksik gün nedeni olarak gösterilebilir mi?

SORU: Bazı departmanlardaki personelimizi pandemiden dolayı ücretsiz izne göndermiştik. Bildiğiniz üzere 30 Haziran 2021 tarihi itibarıyla ücretsiz izin ödenekleri bitmiştir. Bu departmanda çalışan personelimiz için henüz net bir işe başlama tarihi belirlenmemiştir. Bu sebepten dolayı personel halen pandemi ücretsiz izinde. SGK bildirimlerimizde eksik gün nedenlerini halen “pandemi ücretsiz izin” olarak devam ettirebiliyor muyuz?

 

YANIT: Sizin de belirttiğiniz gibi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun geçici 10. maddesi kapsamında işverenin tek taraflı iradesiyle çalışanın onayını almadan tamamen veya kısmen ücretsiz izne çıkarma yetkisi 30 Haziran 2021 tarihi itibarıyla sona erdi. 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren işverenin tek taraflı olarak çalışanları ücretsiz izne çıkarması mümkün değil. Ancak çalışanın kabulü ya da çalışanın talebi ve işverenin onayı ile kullandırılması mümkün olan ücretsiz iznin, pandemi ücretsiz izin olarak değerlendirilmesi ve eksik gün nedeninin ‘pandemi ücretsiz izin' olarak devam ettirilmesi mümkün değil. 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren kullandırılacak ücretsiz izinler için eksik gün nedeni ancak ‘diğer ücretsiz izin' olarak bildirilebilir.

 

Yedek subaylık FHSZ’si emeklilik yaşından indirilir mi?

SORU: 4 Mart 1968 doğumlu diş hekimiyim. İş hayatına 1992 Ocak ayında SSK’lı olarak başladım. 130 gün SSK’lı olarak çalıştıktan sonra 31 Mart 1993 yılında iki ay acemi eğitimimi alıp, asteğmen olarak askerlik görevime başladım, 31 Ağustos 1994’de teğmen olarak 17 aylık askerlik görevimi tamamladım. Serbest diş hekimi olarak 1 Ocak 1996’dan beri, yani 25 yıldır 4/b (Bağ-Kur’lu) olarak çalışmaktayım.

Eylül 2020’de emeklilik işlemlerimi başlatmak için dilekçe verdiğimde, SGK personeli 4 Mart 2021’de 53 yaşında emekliliğe hak kazanacağımı söyledi. Bu tarihte gittiğimde ise aynı personel bu kez de 4 Mart 2023’de 55 yaşıma girdiğimde emekli olabileceğimi belirtti. Daha sonra vermiş olduğum dilekçeye 7 ay sonra gelen yanıtta 4 Mart 2022’de 54 yaşında emekli olabileceğim yazıyordu.

Birbiriyle çelişen bu 3 farklı yanıt nedeniyle çok şaşırdım. Dilekçemde, 3 farklı kurumdaki hizmetlerimin birleştirilip, 17 aylık askerlik süremden doğan fiili hizmet süresi zammımın da (FHSZ) göz önünde bulundurularak emekliliğe hak kazandığım tarihin bildirilmesini istedim. Ancak gelen yanıttan FHSZ’den yararlandırılmadığımı anladım. Eğer yararlandırılmış olsaydım doğum tarihimden 5 ay önce emekli olabileceğimi söylemeleri gerekirdi. Çünkü aynı durumda olan hekim arkadaşlarım doğum tarihlerinden en az 4 ay önce emekli oldular. Bu konuda beni aydınlatırsanız çok sevinirim.

 

YANIT: Sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 tarihinden önce olanların 4/b (Bağ-Kur) statüsünden emeklilik şartları, 1 Haziran 2002 tarihi itibarıyla mevcut olan prim günü/hizmet süresi esas alınarak, 1 Haziran 2002 tarihi itibarıyla kadınlar için 20 tam yıl, erkekler için 25 tam yıl prim ödeme sürelerinin dolmasına kalan süreye göre belirleniyor. 8 Eylül 1999 tarihinden önce hak kazanılmış fiili hizmet süresi zammı (FHSZ) varsa, bu süre de hesaplamada dikkate alınıyor.

Paylaştığınız bilgilerden, değişik emeklilik tarihleri verilme nedeninin 3 ayrı sigortalılık kapsamında hizmetiniz ve FHSZ’niz olması nedeniyle, emeklilik şartlarınızın tespitine ilişkin mevcut ve kalan prim gün sayılarınızın hatalı hesaplanması olduğu anlaşılıyor.

1 Haziran 2002 tarihi itibarıyla mevcut olan 4/a (SSK) ve 4/b (Bağ-Kur) prim gün sayınız ile yedek subaylık döneminize ilişkin 4/c (Emekli Sandığı) kapsamındaki hizmet süreniz ve karşılığında hak kazandığınız FHSZ (15 ay yedek subaylık yaptığınız varsayımıyla 3 ay 23 gün FHSZ’niz olur) toplamı 8 yıl 4 ay 3 gün olur. Buna göre de 1 Haziran 2002 tarihi itibarıyla 25 tam yıl prim ödeme sürenizin dolmasına kalan süre 15,5 tam yıldan fazla, 17 tam yıldan az olur. Bunun karşılığı olarak emeklilik için 54 yaş şartına tabi olursunuz.

Şimdi gelelim takıldığınız asıl konuya. 8 Eylül 1999 tarihinden önce yapılan yedek subaylık döneminde hak kazanılan FHSZ, hangi sigortalılık statüsünden olursa olsun emeklilik şartlarının tespitinde ve emeklilik şartlarının sağlanmasında prim günü/hizmet süresi olarak dikkate alınıyor. Ancak hak kazanılan FHSZ süresinin emeklilik yaşından indirilmesi, emekli olunacak sigortalılık statüsüne göre farklılık gösteriyor.

Hak kazanılan FHSZ, sadece 4/c statüsünden emekli olunması halinde emeklilik yaşından indiriliyor. 4/a ve 4/b statüsünden emekli olunması durumunda ise, FHSZ süresi prim gün sayısına/hizmet süresine ilave ediliyor, ancak emeklilik yaşından indirilmiyor.

4/b statüsünden emekli olacağınızdan, yaş indirimden yararlanamıyorsunuz. Bu nedenle de emeklilik tarihiniz FHSZ süreniz kadar geri gelmiyor ve 54 yaşınızı dolduracağınız 4 Mart 2022 tarihinde emekli olmaya hak kazanıyorsunuz. Doğum tarihlerinden hak kazandıkları FHSZ süresi kadar erken emekli olan arkadaşlarınız, 4/c statüsünden emekli olmuş olmalılar.

Bu arada bir ilave bilgi vereyim. Sizin gibi, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlananlara, 4/c kapsamındaki hizmet süresinin sadece yedek subaylık hizmeti olması halinde, 1 tam yıllık süre için emekli ikramiyesi ödeniyor. 4/c kapsamındaki hizmet süreniz sadece yedek subaylık döneminize ilişkin olduğundan, emekli olduktan sonra başvurunuz üzerine bir yıllık hizmet süreniz için emekli ikramiyesi alırsınız.

 

ARŞİV İÇİN TIKLAYINIZ 1 2 3