ARŞİV İÇİN TIKLAYINIZ 1 2 3

 

Sözleşmesiz ülkelerdeki çalışmaların belgelendirilmesi

SORU: 1 Nisan 1962 doğumluyum. SKK başlangıç tarihim 6 Mayıs 1989. 2513 gün primim var. 1995 yılından 2020 yılına kadar anlaşmalı olmayan ülkelerde (otelci olarak) yurtdışı çalışmam var. Yurtdışında çalıştığım günleri belgelemek için pasaport giriş çıkış kayıtları yeterli mi yoksa konsolosluklardan belge mi almam gerekiyor? Diğer bir seçenek olarak, 3600 iş günü ve 60 yaş şartıyla emeklilik hakkından kalan gün sayımın primlerini toptan ödeyerek faydalanabilir miyim?

 

YANIT: Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde geçen sigortalılık ve/veya işsizlik sürelerini borçlanabilmeniz için pasaport giriş çıkış kayıtları yeterli olmaz. İlgili ülkelerdeki Türk büyükelçilikleri, başkonsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikleri gibi temsilciliklerden alınacak hizmet belgesinin ibraz edilmesi gerekiyor.

Türk temsilciliklerinden hizmet belgesi talebinde bulunmak için de elinizde bulunan pasaport, iş akdi, işverence düzenlenmiş bonservis, çalışılan ülke kurumlarınca düzenlenmiş sigorta veya çalışma belgesi ve diğer belgelerle birlikte yazılı olarak ikamet ettiğiniz ildeki sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezlerine müracaat etmeniz, dilekçe ekinde ibraz edeceğiniz pasaport ve diğer belgelerin SGK tarafından onaylanan suretlerini çalışmış olduğunuz ülkelerdeki Türk temsilciliklerine göndermeniz gerekiyor.

3600 günle emeklilik için gereken eksik prim gününüz için toplu ödeme yapamazsınız. Ancak eksik prim gününüz 1259 günden az olduğundan, isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödeyebilirsiniz.

 

Kimler EYT’li sayılıyor?

SORU: Şu an SSK'lı olarak çalışan bayanım. İşe ilk girişim Emekli Sandığı'na tabi olarak Ekim 1999. Mart 2002'de istifa ettim. Sonra SSK'lı olarak çalışmaya başladım. EYT yasası çıkarsa yararlanma durumum olur mu? İlk işe girişimin Emekli Sandığı olması yaş ve süre açısından bir avantaj sağlar mı?

 

YANIT: Sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olanlar EYT'li (emeklilikte yaşa takılan) sayılıyor. Zira 9 Eylül 1999 öncesinde yaş şartı aranmaksızın prim günü ve sigortalılık süresi şartları sağlanarak da emekli olunabilirken, 8 Eylül 1999 tarihinde yapılan değişiklikle prim günü ve sigortalılık süresi şartlarının yanı sıra bir de yaş şartı getirildi. EYT'li sayılmak için sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olup, emeklilik için gereken yaş dışındaki sigortalılık süresi ve prim günü şartlarını sağlamış olmak gerekiyor.

Emekli Sandığı'na tabi olarak adınıza ilk defa emekli keseneği ödenmeye başlandığı tarih sigorta başlangıç tarihiniz sayılır ve emeklilik şartlarınız da bu tarih esas alınarak belirlenir. Ancak Emekli Sandığı'na tabi hizmet başlangıcınız 8 Eylül 1999 tarihinden sonra olduğundan EYT kapsamında değilsiniz. EYT yasası çıkarsa yararlanmanız söz konusu olmaz. Ekim 1999 sigorta (Emekli Sandığı) başlangıcıyla 4/a (SSK) statüsünden emeklilik için 7000 prim günü ve 58 yaş ya da 4500 prim günü, 25 yıl sigortalılık süresi ve 58 yaş şartlarını sağlamalısınız.

 

Çocuğa bağlanan yetim aylığı annenin aylığını etkiler mi?

SORU: Annem SSK emeklisi, babam da SSK emeklisiydi. Babam vefat edince anneme, babamın aylığının yüzde 50'si bağlandı. 25 yaş altında üniversite öğrencisi erkek kardeşim var. Yüzde 25 yetim aylığı alma hakkı varmış. Ona yetim aylığı bağlanırsa, annemin aylığı azalacak mı yoksa yine yüzde 50 aylığı devam edip, kardeşime yüzde 25 mi bağlanacak?

 

YANIT: Vefat eden 4/a (SSK) sigortalısının/emeklisinin aylığının, dul eşine yüzde 50'si, aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise 5510 sayılı SSGSS Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde yüzde 75'i bağlanıyor. 4/a (SSK) kapsamında sigortalı olarak çalışanlar hariç olmak üzere, çalışmayan çocuklardan yükseköğrenim görenlere 25 yaşı dolana kadar yüzde 25 oranında aylık bağlanıyor. Anneniz kendi sigortalılığı nedeniyle emekli aylığı aldığından, kendisinden başka aylık alan çocuğu olsa da olmasa da aylık bağlama oranı yüzde 50 olur. Kardeşinize aylık bağlandığında da annenizin aylık bağlama oranı değişmez. Babanızın emekli aylığının yüzde 50'sini anneniz, yüzde 25'ini kardeşiniz alır.

 

Kıdem tazminatı için 7.000 gün yeterli

SORU: 1 Temmuz 2000 yılında sigortalı oldum. 7.000 prim gününü tamamlamam (25 yıl sigorta süresi dolmasa bile) tazminat alma hakkı için yeterli midir? Kendi isteğimle tazminatımı alıp işten çıkabilir miyim? Bir de 2006-2007 yılarında 1 yıl asteğmen olarak askerlik yaptım. 3 ay eğitim ve 9 ay usta birliği. Bu 1 yılı 7.000 günü tamamlamak için prim günlerime ekleyebilir miyim? Eğer ekleyebiliyorsam 1 yıl (365 gün) olarak mı prim günlerime eklenir yoksa daha mı az sayılır?

 

YANIT: 7.000 prim gününüzün olması (25 yıl sigortalılık süresi dolmasa bile) kıdem tazminatı alma hakkı için yeterli. Sizin gibi sigorta başlangıcı 9.9.1999 ile  30.4.2008 (dahil) tarihleri arasında olan erkek sigortalıların, 4/a (SSK) statüsünden emeklilik için 7.000 prim günü ve 60 yaş veya 4.500 prim günü, 25 yıl sigortalılık süresi ve 60 yaş şartlarını sağlamaları gerekiyor. 7.000 prim gününü tamamladığınızda, emekliliğiniz için gereken yaş dışındaki şartları sağlamış olursunuz. SGK'dan alacağınız kıdem tazminatı yazısını işvereninize ibraz ederek işten ayrılmanız halinde tazminatına hak kazanırsınız.

Yedek subaylığınız döneminde 4/c (Emekli Sandığı) kapsamında geçen 9 aylık fiili hizmet süreniz ile karşılığında hak kazandığınız 68 günlük fiili hizmet süresi zammı (FHSZ) süresi 7.000 prim gününün hesabında dikkate alınır. 3 aylık eğitim sürenizin de prim gün sayınıza eklenebilmesi için bu süreyi borçlanmanız gerekir. SGK prim günü ve hizmet süresi uygulamalarında ay 30 gün, yıl 360 gün kabul ediliyor.

 

İsteğe bağlı prim ödemek emekli aylığını etkiler mi?

SORU: 13 Ocak 1970 doğumluyum. Sigorta başlangıcım 20 Eylül 1987. 4522 gün primim var. 18 ay askerlik yaptım. Ne zaman emekli olurum? Askerlik borçlanması yapabilir miyim? Primlerimi isteğe bağlı veya SSK'lı çalışarak ödemek, emekli aylığını etkiler mi?

 

YANIT: 20 Eylül 1987 sigorta başlangıcıyla 4/a (SSK) statüsünden emeklilik için 25 yıl sigortalılık süresi, 5375 prim günü ve 50 yaş şartlarına tabisiniz. Sigortalılık süresi ve yaş şartlarını sağlamışsınız. 5375 prim gününü tamamladığınızda emekli olmaya hak kazanırsınız. Eksik prim gününüz için askerlik borçlanması yapabilir, çalışmıyorsanız isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödeyebilirsiniz. Emekli aylığını, primlerin 4/a kapsamında ya da isteğe bağlı sigortalı olarak ödenmesi etkilemez. Üzerinden prim ödenen kazanç tutarı etkiler.

 

Emekli Sandığı'ndan dul eşe bağlanacak aylığın oranı

SORU: Emekli Sandığı emeklisi olan babam vefat etti. Anneme bağlanacak maaş mevcut maaşın yüzde kaçı olacak? Ayrıca annem, işçi emeklisi olan babasından da maaş bağlatabilir mi?

 

YANIT: Annenizin şahsi sosyal güvenlik durumu ile ilgili bilgi paylaşmamışsınız. Sorunuz, annenizin herhangi bir sigortalılık kapsamında çalışmadığı ve kendi çalışması nedeniyle emekli aylığı almadığı varsayımıyla yanıtlanmıştır. Annenizden başka babanızdan aylık alacak kimse yoksa annenize babanızın emekli aylığının yüzde 75'i bağlanır. Anneniz SSK emeklisi babasından da aylık bağlatabilir.

 

Yurtdışı borçlanmasıyla SSK statüsünden emeklilik

SORU: 18 ay askerlik sonrası 1997-2002 yılları arasında 1375 gün SSK primim ödendi. 2002 yılından bugüne Almanya'da çalışıyorum. 3600 günle SSK emeklisi olabilmek için emekliliğime kaç yıl kala dönerek Türkiye'de tekrar eksik günlerim için çalışmalıyım? Almanya'da bir miktar ödeme yapma hakkım var mı? Mesela (550 askerlik + 1375 + bir miktar yurtdışı ödeme + TR'de eksik primlerim için çalışma).

 

YANIT: Emeklilik planlamanızı güzel formülüze etmişsiniz. Bir miktar yurtdışı çalışma süresi borçlanma hakkınız var. Borçlanacağınız yurtdışı çalışma süreleriniz 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirileceğinden, 4/a (SSK) statüsünden emekli olabilmeniz için borçlanacağınız süre 1259 günü aşmamalı.

Bu bağlamda, mevcut 1375 gününüz üzerine önce 18 ay (540 gün) askerlik borçlanması, ardından 1259 gün yurtdışı borçlanması yaptığınızda, 3600 gün için 426 gün eksiğiniz kalır. Bu da 1 yıl 2 ay 6 güne karşılık gelir.

Diğer yandan 3600 günle emeklilik için 60 yaş şartına tabisiniz. Doğum tarihinizi paylaşmamışsınız. 60 yaşınızın dolmasına en geç 1 yıl 3 ay kala Türkiye'de çalışmaya başlarsanız, 3600 prim günüyle birlikte 60 yaşınızı da doldurarak emekli olmaya hak kazanırsınız.

 

Çalışan, yıllık izindeyken işten çıkarılabilir mi?

SORU: 2012 yılında emekli oldum. 2019 Aralık ayında şu an çalıştığım işyerinde işe başladım ve işim gereği bugüne kadar yıllık izin kullanamadım. İşveren belirsiz süreli iş akdimi yıllık izin kullandığım sırada tazminatsız olarak feshedebilir mi? Fesih süresi içerisinde yıllık iznimi kullanmamı isteyebilirler mi?

 

YANIT: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24 ve 25. maddelerinde sayılan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi ve işveren için tanınmış olan haklı nedenle fesih yetkisinin, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçmeden ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılması gerekiyor.

Bu bağlamda işveren, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesinde sayılan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri nedenlere dayanarak iş sözleşmesini yıllık ücretli izin sırasında da haklı nedenle tazminatsız olarak feshedebilir. Ancak fesih öncesinde işçinin savunmasını alması, en azından fesih nedenini bildirmesi gerekir. Sözleşmesi feshedilen çalışanın da tabi ki arabulucuya başvurması, anlaşma sağlanamaması durumunda da yargı yoluna başvurması olanaklıdır. İşveren, fesih süresi içerisinde yıllık izninizi kullanmanızı isteyemez. Zira iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi halinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesinde belirtilen fesih bildirim (ihbar) süresi ile 27. maddesi gereğince işçiye verilmesi zorunlu olan yeni iş arama izinleri, yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez.

 

Engelli hakkıyla emekli olan çalışırsa aylığı kesilir mi?

SORU: Yüzde 64 süresiz engelli raporum var. SSK giriş tarihim 1 Mart 1991. 15 yıl 3600 günden emekliliğimi istedim, 1 Haziran 2021 tarihinde yaşlılık aylığı adında emekli maaşı bağlandı. Fakat bir işyerinde 1 haftalığına SGK girişim yapıldı, sigortam aktifleşince “Emekli aylık gelir ödeneğiniz kesilmiştir” yazısı geldi e-devlet'ime. Sizin yazınızı okuyunca “İşe girilse de kesilmez” diye, ben de kabul ettim, işe girdim. Şimdi ne yapmalıyım?

 

YANIT: Hangi yazımdan söz ettiğinizi belirtmemişsiniz. Bu nedenle yazı hakkında açıklama yapamıyorum. Ancak engelli hakkıyla emekli olanların emekli aylıkları kesilmeksizin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışabileceklerini yazmış olmalıyım. Bu arada aylıklarını kestirerek tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışmalarının da mümkün olduğunu belirteyim.

İşe girişiniz, tüm sigorta kollarına tabi olarak yapılmış, emekli aylığınız da bu nedenle kesilmiş olmalı. İşe girişinizin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışma şeklinde yapılması gerekiyordu.

İşten çıkışınız verilip, emekli aylığınızın bağlanması için başvurduğunuzda aylığınız yeniden bağlanır. Çalışmaya devam etmeyi düşünüyorsanız, işe giriş bildiriminizin sosyal güvenlik destek primi tabi çalışma olarak yapılması gerekir.

 

Engelli olarak erken emeklilikten yararlanabilir miyim?

SORU: 14 Eylül 2004 tarihinde öğretmen olarak bir devlet okulunda görevime başladım. Göreve başlamadan önce istenen askerlik durum belgesinde engelli olmam nedeniyle askerlikten muaf tutuldum. Fakat engelli çalışanlara vergi indirimi olduğundan haberim olmadığından rapor almadan görevime başladım. 2013 yılı Eylül ayında sevkimi yaptırarak vergi indirimi için rapor aldım. Yüzde 52 oranında bir rapor verildi ve üçüncü derece vergi indiriminden faydalanmaya başladım. Doğum tarihim 20 Haziran 1978. Engelli olarak erken emeklilik hakkından yararlanabilir miyim? İşe başlarken engellilik durumu ile ilgili bildirim yapmamış olmam sorun olur mu? Eğer emeklilik hakkım var ise ne zaman emekli olabilirim?

 

YANIT: İşe başlarken engellilik durumunuzla ilgili bildirim yapmamış olmanız, engelli olarak erken emeklilik hakkından yararlanmanıza engel değil.

Çalışmaya başlamadan önce rapor almış olsaydınız engelli hakkıyla emeklilik şartınız 5400 prim günü (hizmet süresi) olurdu. Ancak sizin açınızdan bir kayıp söz konusu değil. Zira raporunuzu çalışmaya başladıktan sonra aldığınızdan emeklilik için 5760 gün (16 tam yıl) hizmet süreniz olması yeterli.

14 Eylül 2004 memuriyet başlangıcıyla bu şartı sağlamış ve yaş şartı da aranmadığından, engelli hakkıyla emekli olmaya hak kazanmış durumdasınız.

 

Ev kadınının emekliliği

SORU: Eşim 1969 doğumlu. Ev hanımı olup, öncesinde herhangi bir şekilde SGK kapsamında çalışmamış. Kendisi sürekli olarak sosyal güvencesinin olmadığını söylüyor. En kestirme şekilde nasıl sigortalı yaptırabilirim ve ne zaman emekliliğe hak kazanır? Sizin bizim özelimizdeki bu durum hakkında yorumunuz nedir merak ediyorum.

 

YANIT: Eşinizi en kestirme şekilde isteğe bağlı sigortalı yaptırabilirsiniz. 5400 prim günü ve 62 yaş şartlarıyla 4/b (Bağ-Kur) statüsünden emekli olabilir. Eylül ayında başlayıp ara vermeden prim ödemeye devam ederse, 15 yıl sonra Eylül 2036'da 5400 prim gününü tamamlar. Bu tarihte 62 yaşını da doldurmuş olacağından (67 yaşında olur) emekli olmaya hak kazanır.

Aylık olarak minimum, asgari ücretin yüzde 32'si kadar prim öder. Emekli olduğunda da asgari ücretin yüzde 35'i kadar emekli aylığı alır. Bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu olursa, alacağı emekli aylığı asgari ücretin yüzde 40'ı kadar olur.

Ayrıca sizin sosyal güvenceniz varsa (emekli iseniz ya da emekli olmanız mümkün olacak ise), Allah gecinden versin vefatınız halinde, eşiniz tek hak sahibi olursa mevcut durumda emekli aylığınızın yüzde 75'i, kendisinin de emekli olması halinde ise yüzde 50'si bağlanır.

Eşinizin sigortasını başlatma konusunda öneride bulunamam. Ben durumu ortaya koydum. Siz, 15 yıl boyunca ödeyeceğiniz primler ile karşılığında bağlanacak emekli aylığını ve Allah gecinden versin vefatınız halinde bağlanacak ölüm (dul) aylığı oranlarını da göz önünde bulundurarak bir karar vermelisiniz.

 

Yıllık izin uygulamasında cumartesi günleri

SORU: 8 Temmuz 2021 tarihli yıllık izin yazınızı dikkatle okudum ancak tam olarak anlayamadığım bir durum var. Bankada çalışıyorum ve 6 yılı aştım. Bu sene bana 18 iş günü izin hakkı tanındı. Bildiğiniz gibi cumartesi ve pazar günü bizler için iş günü değil. Dolayısıyla sizin dediğiniz yasal olan 20 günlük süreden az. Eğer bir yanlışlık varsa hakkımı aramak istiyorum.

 

YANIT: İşyerindeki çalışma süresine göre hak kazanılan yıllık ücretli izin süresi ile hak kazanılan izin süresinin kullanımına ilişkin uygulama iki farklı konu.

Çalışma süreniz 6 yılı aştı ise 6. yılın izin süresi en az 20 iş günüdür. 20 iş gününün altında izin hakkı tanınmış ise buna itiraz edebilirsiniz. Hak kazandığınız izni kullanırken izin süresine denk gelen cumartesi günlerinin izin sürenize eklenip eklenmeyeceği ise ayrı bir konu.

Cumartesi günü, normal olarak iş günüdür. Ancak bazı işyerleri haftalık çalışma süresini haftanın çalışılan 5 gününe dağıtıp, cumartesi gününü de tatil edebiliyor. Haftalık çalışma süresinin işyerinde haftanın çalışılan günlerine dağıtılarak cumartesi gününün de tatil edildiği işyerlerinde cumartesi gününün yıllık ücretli izin süresine eklenip eklenmeyeceği konusunda iki ayrı görüş ortaya çıkıyor.

Bir görüşe göre, bir günden fazla verilen hafta tatillerinin de, bu bağlamda çalışılmayan cumartesi gününün de yıllık ücretli izin sürelerine eklenmesi gerekir. Benim de katıldığım diğer görüşe göre ise çalışılmayan cumartesi günleri de iş günü olduğundan, yıllık ücretli izin süresine sayılması ve izin süresine eklenmemesi, izin süresine sadece bir günlük hafta tatillerinin eklenmesi gerekir.

Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin kapatılarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile birleştirilmesi üzerine, daireler arasında bulunan görüş ayrılıklarını gidermek üzere alınan ilke kararında ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2 Mart 2021 tarihli kararında; “Kural olarak cumartesi gününün iş günü olduğu vurgulanarak, işçinin akdi tatil günü olarak çalışmadığı cumartesi günlerinin hafta tatili olarak değerlendirilemeyeceği ve yıllık izin süresine eklenemeyeceği” belirtiliyor.

Bu bağlamda, bireysel veya toplu iş sözleşmenizde cumartesi günleri hafta tatili olarak belirtilmemiş, dinlenme günü veya çalışılmayacak gün olarak belirtilmiş ise ya da hafta tatiline eklenen cumartesi gününün yıllık izin hesabında iş günü sayılacağı veya izin süresinden düşülmeyeceğine ilişkin açık bir ifade yer alıyorsa, cumartesi gününün iş günü olarak değerlendirilmesi ve ayrıca izin sürenize eklenmemesi gerekiyor. Ancak bireysel veya toplu iş sözleşmesinde cumartesi günü hafta tatili olarak belirlenmişse, yıllık izin süresinden sayılmaz ve izin süresine eklenmesi gerekir.

 

Eşlerin statüleri dul aylığı oranını etkiler mi?

SORU: Ben SSK emekliyim. Eşim 3 yıl sonra SSK emeklisi olacak. Eşim emekli olduktan sonra vefatım halinde benim aylığımı ve kendi aylığını almaya devam edebilir mi? Yoksa isteğe bağlı sigortadan mı (Bağ-Kur'lu olarak) emekli olursa hem kendi hem benim emekli maaşımı almaya devam edebilir? Eşimin emekli olacağı kurum, eşime bağlanacak dul maaşı oranını etkiler mi?

 

YANIT: Sağ kalan eşe, evlilik birliği devam ederken vefat eden eşinden her durumda dul aylığı bağlanır. Sigortalılık/emeklilik statülerinin aynı ya da farklı olması aylık bağlanmasını etkilemez. Eşlerin statüleri sadece aylık bağlama oranını etkiler.

■ Vefat eden eşin statüsü 4/a (SSK) ya da 4/b (Bağ-Kur) ise, sağ kalan eşin statüsü ne olursa olsun aylık bağlama oranı yüzde 50 olur.

■ Vefat eden eşin statüsü Emekli Sandığı, sağ kalan eşin statüsü 4/a ya da 4/b ise aylık bağlama oranı yüzde 75 olur.

■ Vefat eden eşin statüsü Emekli Sandığı, sağ kalan eşin statüsü de Emekli Sandığı ise aylık bağlama oranı yüzde 50 olur.

Bu bağlamda, Allah geçinden versin her hangi birinizin vefatı halinde sağ kalana yüzde 50 oranında aylık bağlanır.

 

Ana-babaya çocuğundan bağlanan aylık hangi durumda kesilir?

SORU: Kız kardeşim 2011 yılında evlenince, ev hanımı olan anneme SGK’dan ölüm aylığı bağlandı. Babam Mayıs 2021 yılında vefat edip, babamdan anneme Emekli Sandığı’ndan dul aylığı bağlanınca kız kardeşimden bağlanan aylığı kesildi. Bu aylığın kesilmesinin yasal dayanağı nedir? İki farklı kurumdan alınan aylığın kesilmesi söz konusu olabiliyor mu?

 

YANIT: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 34. maddesi hükmüne göre, sigortalıların hak sahibi ana ve babalarına aylık bağlanması için;

Eş ve çocuklardan artan hissenin bulunması (65 yaşın üstünde olması halinde artan hisse şartı aranmaz),

Diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması,

Her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması,

şartları aranıyor.

5510 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre de hak sahiplerine bağlanan aylıklar, 34. maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesiliyor.

Kız kardeşinizin vefatı üzerine anneniz için yapılan başvuru tarihinde anneniz aranan şartları sağlıyor olmalı ki kendisine kız kardeşinizden aylık bağlanmış.

Daha sonra babanızın vefatıyla kendisine babanızdan dul aylığı bağlanınca, “Diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması” şartını sağlayamaz duruma düştüğünden, kız kardeşinizden aylık alma hakkını kaybetmiş. Burada gelir ve/veya aylık bağlanan kurumların (statülerin) farklı olmasının önemi bulunmuyor. Bu nedenle de kız kardeşinizden bağlanan aylığı kesilmiş.

 

Banka sandığı emeklisine SSK’lı babadan aylık bağlanır mı?

SORU: Şu anki ismi ile Ziraat ve Halk Bankası Mensupları Emekli ve Yardım Sandığı'ndan (Emlak Bankası) emekliyim. SSK emeklisi babam 5 Haziran 1996'da vefat etti. Annem, babamın maaşını alıyordu. 2017'de eşim vefat etti. Eşim TC Emekli Sandığı emeklisiydi. 2020 yılında babamın maaşı için müracaat ettim. 3 kurum farklı olduğu için annemin maaşını düşürerek bana da yüzde 25 aylık bağlandı. Aynı bankadan emekli bir arkadaşıma 5-6 yıl önce babasından aylık bağlanmış (babası SSK'lı). Annesi boşanmış olduğu için maaş almıyordu. Arkadaşımdan, bugüne kadar aldığı maaşları SGK'nın faizi ile birlikte geri aldığını öğrendim. Çok endişelendim. Kendileri maaşı bağlarken gerekli inceleme yapmıyor mu? Benim ne yapmam gerekir? Yol gösterirseniz sevinirim.

 

YANIT: Vefat eden 4/a (SSK) sigortalısının/emeklisinin kız çocuğuna aylık bağlanabilmesi için aranan koşullardan biri de kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması.

Banka Emekli Sandığı da olsa kendi sigortalılığınız nedeniyle emekli aylığı aldığınızdan, SSK (4/a) emeklisi babanızdan aylık alma hakkınız maalesef yok. Durumun tespiti halinde sizin de babanızdan bağlanan yetim aylığınız kesilir.

Aylık bağlanırken SGK gerekli incelemeyi yapsa da aylık bağlanmasını talep eden de beyanlarının doğru olduğuna dair taahhütte bulunuyor. Aylık başvurusu için SGK'ya verilen “gelir/aylık/ödenek talep belgesi”nde hak sahibinin çalışıp çalışmadığı, aylık alıyorsa çeşidi (kendinden, eşinden, ana-baba, çocuk gibi), hizmet durumu (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı, Diğer sandıklar gibi) beyanları veriliyor, beyanların doğruluğu ve değişiklik halinde durumun SGK'ya bildirileceği taahhüt ediliyor.

Beyanlarınızda hata yoksa ve aylık bağlanması SGK'nın hatasından kaynaklanıyorsa, aldığınız aylıkları 24 ayda geri öderseniz faiz alınmaz. Durumdan SGK'yı haberdar edip etmemek sizin vereceğiniz bir karar.

 

Askerlik borçlanması emeklilik şartlarını değiştirir mi?

SORU: 28 Şubat 1982 doğumluyum. 2003 yılında üniversiteden mezun olup, 2003 Kasım-2004 Mayıs tarihleri arasında askerlik görevimi 180 gün süre ile tamamladım. İlk sigorta başlangıcım 23 Aralık 2006 olup, aralıksız olarak özel sektörde çalışmaktayım. Bildiğiniz üzere emeklilik şartımız 60 yaş 7000 gündür. Şu anda 5200 gün sigortalılık sürem mevcut. Askerlik borçlanması yapabilir miyim? Yaparsam emeklilik şartlarımda herhangi bir değişiklik olur mu?

 

YANIT: İlk defa sigortalı olunan tarihten önce yapılan askerlik süresinin borçlanılması halinde, sigorta başlangıç tarihi borçlanılan süre kadar geri geliyor. Siz de sigorta başlangıcınızdan önce yapmış olduğunuz 180 günlük askerlik sürenizi borçlandığınızda sigorta başlangıcınız 23 Haziran 2006 tarihine geri gelir. Ancak emeklilik şartlarının değişmesi için sigorta başlangıcının kademeli emeklilik şartlarının uygulandığı 8 Eylül 1999 tarihi öncesine gelmesi gerektiğinden emeklilik şartlarınız değişmez. Sadece 180 gün daha prim günü kazanırsınız.

 

Ücretsiz izin emekliliği öteler mi?

SORU: 657 sayılı Kanun'a tabi memur olarak kamu kurumunda çalışıyorum. 01.10.2021 girişliyim ancak 3 çocuğum için kullandığım ücretsiz izinlerden dolayı 7 yıl 1 aylık aktif hizmetim bulunmakta. Dördüncü çocuğuma hamileyim ve yine ücretsiz izin kullanacağım. Ücretsiz izinde geçen sürelerim borçlanma olmaksızın emekliliğimi öne mi çekecek yoksa öteleyecek mi merak ediyorum. Ayrıca o süreleri borçlanarak 25 yılı doldurunca memuriyetten çekilebiliyor muyum?

 

YANIT: Paylaştığınız bilgilere göre memuriyet başlangıç yılınız 2021 değil, 2000'li yılların başı olmalı. Kullandığınız ücretsiz izin sürelerini borçlanmamanız, emekliliğinizi öne çekmez ama öteleyebilir. Zira emekliliğiniz için gereken 25 yıllık fiili hizmet süresini kullandığınız ücretsiz izin süresi kadar geç tamamlarsınız. Emeklilik yaşınızı hizmet süresinden önce doldurmanız halinde emekliliğiniz ötelenir. Hizmet süresini borçlanma yapmaksızın emeklilik yaşınızdan önce doldurmanızın mümkün olması halinde emekliliğinizi ötelemez.  Ücretsiz izin sürelerini borçlanarak ya da borçlanmaksızın 25 yıllık fiili hizmet sürenizi doldurunca memuriyetten çekilebilirsiniz.

 

Emeklilik için 2021 Aralık mı 2022 Ocak mı?

SORU: Daha önce de bu soruyu sormuştum ama erken olduğu için net cevap verememiştiniz. Aşağı yukarı 3 ay kaldığı için görüşünüzü tekrar almak istedim. 2 Aralık 2021 tarihinde yaş itibariyle emekliliğe hak kazanıyorum. 2021 enflasyonunu ve temmuz zammını düşünerek, 2021 Aralık ayında mı yoksa 2022 Ocak ayında mı emeklilik dilekçesi vermek daha avantajlı olacaktır?

 

YANIT: Emeklilik dilekçesini yılbaşından önce mi sonra mı vermenin daha avantajlı olduğunun tespitini yapabilmek için esas alınan parametrelerden biri içinde bulunulan yılda emekli aylıklarına yapılan zam oranı, diğeri tüketici enflasyon oranı ile ülkenin büyüme oranı, yani güncelleme katsayısı. Karar için 2021 yılı enflasyon ve büyüme hızının, 2021 yılında emekli aylıklarına yapılan zam oranıyla karşılaştırılması gerekiyor.

Emekli aylıklarına 2021 yılında yapılan zam oranı belli. Yılbaşında yüzde 8.37, Temmuz'da yüzde 8.45 olmak üzere toplam yüzde 17.53.

TÜFE artışı 2021 Temmuz ayı itibarıyla (7 aylık) yüzde 10.41, bir önceki yılın aynı ayına göre (12 aylık) yüzde 18.95 olarak gerçekleşti. Büyüme hızı ilk çeyrekte yüzde 7 gerçekleşti, 2021 yılı tahmini yüzde 4-5 civarında. Yılsonu güncelleme katsayısının netleşmesi için 5 ayık enflasyon ve 9 aylık büyüme rakamlarının oluşması gerekiyor.

Tahmin için daha erken. Emeklilik dilekçenizi 2 Aralıktan önce veremeyeceğinize göre, karar için Kasım enflasyon oranını görme şansınız olacak. Daha net tahmin için de Kasım-Aralık ayları beklenmeli. O günler geldiğinde, her yıl olduğu gibi konuyu köşemde yazarım zaten merak etmeyin.

 

‘Pandemi ücretsiz izin’ eksik gün nedeni olarak gösterilebilir mi?

SORU: Bazı departmanlardaki personelimizi pandemiden dolayı ücretsiz izne göndermiştik. Bildiğiniz üzere 30 Haziran 2021 tarihi itibarıyla ücretsiz izin ödenekleri bitmiştir. Bu departmanda çalışan personelimiz için henüz net bir işe başlama tarihi belirlenmemiştir. Bu sebepten dolayı personel halen pandemi ücretsiz izinde. SGK bildirimlerimizde eksik gün nedenlerini halen “pandemi ücretsiz izin” olarak devam ettirebiliyor muyuz?

 

YANIT: Sizin de belirttiğiniz gibi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun geçici 10. maddesi kapsamında işverenin tek taraflı iradesiyle çalışanın onayını almadan tamamen veya kısmen ücretsiz izne çıkarma yetkisi 30 Haziran 2021 tarihi itibarıyla sona erdi. 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren işverenin tek taraflı olarak çalışanları ücretsiz izne çıkarması mümkün değil. Ancak çalışanın kabulü ya da çalışanın talebi ve işverenin onayı ile kullandırılması mümkün olan ücretsiz iznin, pandemi ücretsiz izin olarak değerlendirilmesi ve eksik gün nedeninin ‘pandemi ücretsiz izin' olarak devam ettirilmesi mümkün değil. 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren kullandırılacak ücretsiz izinler için eksik gün nedeni ancak ‘diğer ücretsiz izin' olarak bildirilebilir.

 

Yedek subaylık FHSZ’si emeklilik yaşından indirilir mi?

SORU: 4 Mart 1968 doğumlu diş hekimiyim. İş hayatına 1992 Ocak ayında SSK’lı olarak başladım. 130 gün SSK’lı olarak çalıştıktan sonra 31 Mart 1993 yılında iki ay acemi eğitimimi alıp, asteğmen olarak askerlik görevime başladım, 31 Ağustos 1994’de teğmen olarak 17 aylık askerlik görevimi tamamladım. Serbest diş hekimi olarak 1 Ocak 1996’dan beri, yani 25 yıldır 4/b (Bağ-Kur’lu) olarak çalışmaktayım.

Eylül 2020’de emeklilik işlemlerimi başlatmak için dilekçe verdiğimde, SGK personeli 4 Mart 2021’de 53 yaşında emekliliğe hak kazanacağımı söyledi. Bu tarihte gittiğimde ise aynı personel bu kez de 4 Mart 2023’de 55 yaşıma girdiğimde emekli olabileceğimi belirtti. Daha sonra vermiş olduğum dilekçeye 7 ay sonra gelen yanıtta 4 Mart 2022’de 54 yaşında emekli olabileceğim yazıyordu.

Birbiriyle çelişen bu 3 farklı yanıt nedeniyle çok şaşırdım. Dilekçemde, 3 farklı kurumdaki hizmetlerimin birleştirilip, 17 aylık askerlik süremden doğan fiili hizmet süresi zammımın da (FHSZ) göz önünde bulundurularak emekliliğe hak kazandığım tarihin bildirilmesini istedim. Ancak gelen yanıttan FHSZ’den yararlandırılmadığımı anladım. Eğer yararlandırılmış olsaydım doğum tarihimden 5 ay önce emekli olabileceğimi söylemeleri gerekirdi. Çünkü aynı durumda olan hekim arkadaşlarım doğum tarihlerinden en az 4 ay önce emekli oldular. Bu konuda beni aydınlatırsanız çok sevinirim.

 

YANIT: Sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 tarihinden önce olanların 4/b (Bağ-Kur) statüsünden emeklilik şartları, 1 Haziran 2002 tarihi itibarıyla mevcut olan prim günü/hizmet süresi esas alınarak, 1 Haziran 2002 tarihi itibarıyla kadınlar için 20 tam yıl, erkekler için 25 tam yıl prim ödeme sürelerinin dolmasına kalan süreye göre belirleniyor. 8 Eylül 1999 tarihinden önce hak kazanılmış fiili hizmet süresi zammı (FHSZ) varsa, bu süre de hesaplamada dikkate alınıyor.

Paylaştığınız bilgilerden, değişik emeklilik tarihleri verilme nedeninin 3 ayrı sigortalılık kapsamında hizmetiniz ve FHSZ’niz olması nedeniyle, emeklilik şartlarınızın tespitine ilişkin mevcut ve kalan prim gün sayılarınızın hatalı hesaplanması olduğu anlaşılıyor.

1 Haziran 2002 tarihi itibarıyla mevcut olan 4/a (SSK) ve 4/b (Bağ-Kur) prim gün sayınız ile yedek subaylık döneminize ilişkin 4/c (Emekli Sandığı) kapsamındaki hizmet süreniz ve karşılığında hak kazandığınız FHSZ (15 ay yedek subaylık yaptığınız varsayımıyla 3 ay 23 gün FHSZ’niz olur) toplamı 8 yıl 4 ay 3 gün olur. Buna göre de 1 Haziran 2002 tarihi itibarıyla 25 tam yıl prim ödeme sürenizin dolmasına kalan süre 15,5 tam yıldan fazla, 17 tam yıldan az olur. Bunun karşılığı olarak emeklilik için 54 yaş şartına tabi olursunuz.

Şimdi gelelim takıldığınız asıl konuya. 8 Eylül 1999 tarihinden önce yapılan yedek subaylık döneminde hak kazanılan FHSZ, hangi sigortalılık statüsünden olursa olsun emeklilik şartlarının tespitinde ve emeklilik şartlarının sağlanmasında prim günü/hizmet süresi olarak dikkate alınıyor. Ancak hak kazanılan FHSZ süresinin emeklilik yaşından indirilmesi, emekli olunacak sigortalılık statüsüne göre farklılık gösteriyor.

Hak kazanılan FHSZ, sadece 4/c statüsünden emekli olunması halinde emeklilik yaşından indiriliyor. 4/a ve 4/b statüsünden emekli olunması durumunda ise, FHSZ süresi prim gün sayısına/hizmet süresine ilave ediliyor, ancak emeklilik yaşından indirilmiyor.

4/b statüsünden emekli olacağınızdan, yaş indirimden yararlanamıyorsunuz. Bu nedenle de emeklilik tarihiniz FHSZ süreniz kadar geri gelmiyor ve 54 yaşınızı dolduracağınız 4 Mart 2022 tarihinde emekli olmaya hak kazanıyorsunuz. Doğum tarihlerinden hak kazandıkları FHSZ süresi kadar erken emekli olan arkadaşlarınız, 4/c statüsünden emekli olmuş olmalılar.

Bu arada bir ilave bilgi vereyim. Sizin gibi, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlananlara, 4/c kapsamındaki hizmet süresinin sadece yedek subaylık hizmeti olması halinde, 1 tam yıllık süre için emekli ikramiyesi ödeniyor. 4/c kapsamındaki hizmet süreniz sadece yedek subaylık döneminize ilişkin olduğundan, emekli olduktan sonra başvurunuz üzerine bir yıllık hizmet süreniz için emekli ikramiyesi alırsınız.

 

ARŞİV İÇİN TIKLAYINIZ 1 2 3