T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

Tarih: 01.08.2012

Konu : Kurum alacaklarının terkini ve zamanaşımı

GENELGE

2012 –27

1- Genel Açıklamalar

16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; “Kurum yararının bulunması halinde; yılı merkezi yönetim bütçe kanununda gösterilen miktara kadar olan hak ve alacakların terkinine karar vermek, …” Yönetim Kurulumuzun görevleri arasında sayılmıştır. Bu doğrultuda, Yönetim Kurulumuzun 9/4/2010 tarihli ve 2010/69 sayılı kararı ile her bir işyeri bazında ayrı ayrı olmak üzere, 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılan işyerlerine ilişkin olup,

1)Yılı merkezi yönetim bütçe kanununda gösterilen miktara kadar olan, zamanaşımına uğramış veya tahsili imkansız hale gelmiş sigorta primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve bunların tahsili için yapılan masraflar toplamından oluşan,

2)Zamanaşımına uğramamış olmakla birlikte tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olduğu anlaşılan sigorta primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı toplamı 20 TL’ye (20 TL dahil) kadar olan,

Kurum alacaklarının terkini için sosyal güvenlik il müdürlüklerine yetki verilmesine karar verilmiştir.

Diğer taraftan, 21/12/2011 tarihli ve 6260 sayılı 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun “Çeşitli Kanunlara Göre Bütçe Kanununda Gösterilmesi Gereken Parasal Sınırlara Ait Cetvel” bölümünün (ğ) bendinde; 5502 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasına göre Kurumun hak ve alacaklarının terkin tutarı, 330,00 TL olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla Yönetim Kurulumuzca alınan Kararın (1) numaralı maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 2012 yılı içinde 330,00 TL, takip eden yıllarda ise anılan cetvelde ilgili yıllar için belirlenmiş olan tutar esas alınacaktır.

Ayrıca 6111 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin beşinci fıkrasında, “5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılan işyerlerine ilişkin olup işyerine ait borcun tamamının ödeme süresi 31/12/2010 veya önceki bir tarihe ilişkin olduğu halde ödenmemiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ve idari para cezası asılları toplamı 50 lirayı aşmayan alacaklar ile tutarına bakılmaksızın bu alacaklara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’ilerinin ve aslı ödenmiş olan fer’i alacaklardan tutarı 100 lirayı aşmayanların tahsilinden vazgeçilir.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, gerek Yönetim Kurulumuzca alınan 2010/69 sayılı Karara ve 6111 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden yapılacak olan sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacaklarının terkin işlemleri, gerekse takip ve tahsil görevi Kurumumuza verilmiş olan diğer kamu alacaklarının (işsizlik sigortası primi, eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi alacaklarının) terkin işlemleri ile ilgili olarak yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır.

2- Sigorta Primi, İşsizlik Sigortası Primi ve İdari Para Cezası Alacaklarının Terkini

Sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacaklarının terkin edilip edilemeyeceği, 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmış olan işyerlerinden kaynaklanan borçların ödeme vadesinin 31/12/2010 tarihinden önce veya sonra olduğuna bakılarak belirlenecektir.

2.1- Ödeme vadesi 31/12/2010 veya önceki bir tarihte sona ermiş olan alacaklar yönünden terkin işlemleri

Ödeme vadesi 31/12/2010 veya önceki bir tarihte sona ermiş olan sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacaklarının terkin edilip edilemeyeceği hususu, 6111 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin beşinci fıkrasında veya Yönetim Kurulumuzca alınan 2010/69 sayılı Kararda belirtilen şartların oluşup oluşmadığına bakılarak tespit edilecektir.

Buna göre, ödeme vadesi 31/12/2010 veya önceki bir tarihte sona ermiş olan alacakların;

a) 6111 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden terkin
edilebilmesi için
,

-  İşyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmış olması,

-  İşyerinden kaynaklanan alacakların tamamının ödeme vadesinin 31/12/2010 veya önceki bir tarihte sona ermiş olması,

-Ödeme vadesi 1/1/2011 tarihinden sonraki sürelere tekabül eden borcun bulunmaması,

-Sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacak aslı toplamının 50,00 TL’yi (bu tutara bağlı fer’i alacağın miktarına bakılmayacaktır) ve aslı ödenmiş olan fer’i alacak olması halinde 100 TL’yi aşmaması,

b) Yönetim Kurulumuzca alınan 2010/69 sayılı Kararın 1 inci maddesine istinaden terkin edilebilmesi için,

- İşyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmış olması,

-Alacakların zamanaşımına uğramış olması veya tahsilinin imkansız hale gelmiş olması,

-Sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacak aslı, bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı ve bunların tahsili için yapılan masraflar toplamının, terkin işleminin yapılacağı tarih itibariyle, yılı merkezi yönetim bütçe kanununda gösterilen miktarda veya bu miktarın altında olması,

c) Yönetim Kurulumuzca alınan 2010/69 sayılı Kararın 2 nci maddesine istinaden terkin edilebilmesi için,

-  İşyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmış olması,

-  Zamanaşımına uğramamış olmakla birlikte, tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olduğu anlaşılan sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacak aslı ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı toplamının, terkin tarihi itibariyle 20,00 TL veya bu miktarın altında olması,

gerekmektedir.

Dolayısıyla, ödeme vadesi 31/12/2010 veya önceki bir tarihte sona ermiş olan sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacaklarının terkin edilebilmesi için yukarıda öngörülen üç durumdan birinin gerçekleşmiş olması icap etmektedir.

Örnek 1- 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmış olan bir işyerinin, 14/2/2012 tarihi itibariyle, 2008/Ekim ve Kasım aylarına ilişkin 40,00 TL sigorta prim aslı ile 16,00 TL gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun ve 4,00 TL işsizlik sigortası prim aslı ile 1,60 TL gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunduğu varsayıldığında,     


-  Söz konusu işyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmış olması,

-  Alacakların ödeme vadesinin 31/12/2010 tarihinden önce sona ermiş olması, -1/1/2011 tarihinden sonraki sürelere ilişkin borcun bulunmaması,

-  Alacak aslı toplamının 50,00 TL’nin altında olması,

nedeniyle söz konusu alacaklar, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı üzerinde durulmaksızın 6111 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin beşinci fıkrasına göre terkin edilecektir.

Örnek 2- 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmış olan bir işyerinin, 21/2/2012 tarihi itibariyle, 2004/Şubat ayına ilişkin 55,00 TL sigorta prim aslı ile 130,00 TL gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun, 10,00 TL işsizlik sigortası prim aslı ile 24,00 TL gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun ve 10/3/2004 tarihi itibariyle tebliğ edilmiş 20,00 TL idari para cezası aslı ile 48,00 TL gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunduğu varsayıldığında,

-  Söz konusu işyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmış olması,

-  Alacakların tamamının zamanaşımına uğramış olması,

-   Alacak aslı ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı toplamının 2012
yılı için 330,00 TL’nin altında (55,00 + 130,00 + 10,00 + 24,00 + 20,00 + 48,00 = 287,00 TL)
olması,

nedeniyle söz konusu alacaklar, Yönetim Kurulumuzca alınan 2010/69 sayılı Kararın 1 inci maddesi uyarınca terkin edilecektir.

2.2- Ödeme vadesi 31/12/2010 tarihinden sonra sona ermiş alacaklar yönünden terkin işlemleri

Ödeme vadesi 31/12/2010 tarihinden sonra sona ermiş olan sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacaklarının terkin edilip edilemeyeceği hususu, Yönetim Kurulumuzca alınan 2010/69 sayılı Kararda belirtilen şartların oluşup oluşmadığına bakılarak tespit edilecektir.

Buna göre, ödeme vadesi 31/12/2010 tarihinden sonra sona ermiş olan alacakların; a) Yönetim Kurulumuzca alınan 2010/69 sayılı Kararın 1 inci maddesi uyarınca terkin edilebilmesi için;

-  İşyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmış olması,

-  Alacakların zamanaşımına uğramış olması veya tahsilinin imkansız hale gelmiş olması,

-  Sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacak aslı ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı ile bunların tahsili için yapılan masraflar toplamının, terkinin yapılacağı tarih itibariyle, yılı merkezi yönetim bütçe kanununda gösterilen miktarda veya bu miktarın altında olması,

b) Yönetim Kurulumuzca alınan 2010/69 sayılı Kararın 2 nci maddesi uyarınca terkin edilebilmesi için;

-  İşyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmış olması,

-  Zamanaşımına uğramamış olmakla birlikte, tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olduğu anlaşılan sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacak aslı ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı toplamının terkin tarihi itibariyle 20,00 TL veya bu miktarın altında olması,

gerekmektedir.

Dolayısıyla, ödeme vadesi 31/12/2010 tarihinden sonra sona ermiş olan alacakların terkin edilebilmesi için, yukarıda öngörülen iki durumdan birinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir.


2.3- Ödeme vadesi hem 31/12/2010 tarihinden önce hem de 31/12/2010 tarihinden sonra sona ermiş alacaklar yönünden terkin işlemleri

Aynı işyerinde ödeme vadesi hem 31/12/2010 tarihinden önce, hem de 31/12/2010 tarihinden sonra sona eren sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacaklarının bulunması halinde, bu alacakların terkin edilip edilemeyeceği Yönetim Kurulumuzca alınan 2010/69 sayılı Kararda belirtilen şartların oluşup oluşmadığına bakılarak 2.2 nolu bölümde belirtildiği şekilde yapılacaktır.

2.4- Terkin Yetkisi

Yönetim Kurulumuzun 9/4/2010 tarihli ve 2010/69 kararı ile Kurum alacaklarının terkin yetkisi sosyal güvenlik il müdürlüklerine verilmiştir.

Bu bağlamda, Yönetim Kurulumuzun kararına istinaden, sosyal güvenlik il müdürlüklerince terkin işlemlerine onay verilebilmesi için öncelikle, terkin edilecek Kurum alacakları sosyal güvenlik merkezlerince sosyal güvenlik il müdürlüklerine bildirilecek, sosyal güvenlik il müdürlüklerince uygun görülmesi halinde terkin işlemlerinin yapılması hususu sosyal güvenlik merkezlerine bildirilecektir.

Diğer taraftan, 6111 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden yapılacak terkin işlemleri yönünden, sosyal güvenlik il müdürlüklerince sosyal güvenlik merkezlerine herhangi bir yetki devrine gerek olmaksızın, söz konusu terkin işlemlerinin sosyal güvenlik merkezlerince yapılması mümkün bulunmaktadır.

2.5- Terkin edilen alacakların Sayıştay Başkanlığına bildirilmesi

Gerek Yönetim Kurulumuzca alınan 2010/69 sayılı Karar uyarınca, gerekse 6111 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca terkin edilen sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası alacaklarının Sayıştay Başkanlığına bildirilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, sosyal güvenlik merkezlerince terkin edilen Kurumumuz alacakları, ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğüne, ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünce de her yılın Aralık ayında Sayıştay Başkanlığına Ek-1’de yer alan yazı ile bildirilecektir.

3- Eğitime Katkı Payı, Özel İşlem Vergisi ve Damga Vergisi Alacaklarının Terkini

Eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, damga vergisi ve bunlara ilişkin gecikme zammı borçlarının terkinine ilişkin işlemler 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri doğrultusunda yürütülecektir.

Bu bağlamda, zamanaşımına uğramış veya zamanaşımına uğramamış olmakla birlikte tahsili imkansız veya alacağın tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olduğu anlaşılan eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi borçları aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde terkin edilebilecektir.

3.1- 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılmış işyeri dosyalarında mevcut eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi alacaklarının zamanaşımı nedeniyle terkini

6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesinde, amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilememesi halinde zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu nedenle, eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi borçları, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıllık süre içinde tahsil edilemediği takdirde zamanaşımına uğramış olacaktır.

Örnek 3- (A) Limited Şirketinin 16/3/2002 tarihinde Kurumumuza vermiş olduğu prim belgelerinden dolayı tahakkuk etmiş eğitime katkı payı ve özel işlem vergisi borçlarının ödeme vadesi 31/3/2002 tarihinde sona erdiğinden, söz konusu alacaklar 31/12/2007 tarihinde zamanaşımına uğramış olacaktır.

5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin (o) bendinde, “Terkini gereken vergiler ile tahsili zamanaşımına uğrayan Hazine alacaklarının kanunlar gereğince terkin edilmesiyle ilgili işlemlerin yerine getirilmesini sağlamak” Gelir İdaresi Başkanlığının görevleri arasında sayılmıştır.

Bu itibarla, zamanaşımına uğramış eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi borçlarının terkin edilebilmesi için, söz konusu alacaklara ilişkin Ek-2’de yer alan yazının 1 asıl 2 suret olarak tanzim edilerek, Gelir İdaresi Başkanlığından terkin izni alınmak üzere, sosyal güvenlik merkezince ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğüne bildirilmesi, sosyal güvenlik il müdürlüğünce de aylık periyotlarda Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü İşverenler Prim Daire Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.

Gelir İdaresi Başkanlığınca terkin izni verilen zamanaşımına uğramış eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, damga vergisi ve bunlara ilişkin gecikme zammı borçları, Kurumumuza bildirilmesini müteakip terkin işlemi yapılmak üzere sosyal güvenlik il müdürlüklerine, sosyal güvenlik il müdürlüklerince de sosyal güvenlik merkezlerine bildirilecektir.

Diğer taraftan, zamanaşımına uğramış olması nedeniyle Gelir İdaresi Başkanlığınca terkin edilmesi uygun görülen damga vergisi, eğitime katkı payı ve özel işlem vergisi borçları ünitece terkin edilmesinin ardından her yılın Aralık ayında ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünce Ek-3’de yer alan yazı ile Sayıştay Başkanlığına bildirilecektir.

3.2- 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılmış işyeri dosyalarında mevcut eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi alacaklarının zamanaşımına uğramamış olmasına rağmen, tahsil imkansızlığı veya alacağın tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olması nedeniyle terkini

6183 sayılı Kanunun “Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin” başlıklı 106 ncı maddesinde, ”Yapılacak takip sonunda tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca veya ayrı ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir.

Maliye ve Gümrük Bakanı, yukarıdaki fıkra hükmüne göre terkin edilecek amme alacağının miktarını belirlemeye yetkilidir.

Terkin selahiyetini haiz olanlar bu selahiyetlerin tamamını veya bir kısmını mahalli makamlara bırakabilirler

hükmü yer almaktadır.

6183 sayılı Kanunda yer alan bu hükme istinaden, 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılmış işyeri dosyalarında mevcut eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi borçları ile bunlara ilişkin gecikme zammı toplamının her bir alacak türü ve dönemi itibariyle 10,00 TL veya altında olması ve yapılacak takip sonunda söz konusu alacakların tahsilinin imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olduğunun anlaşılması halinde, söz konusu alacaklar ilgili ünitece terkin edilecektir.

Örnek 4- (D) Anonim Şirketinin Kurumumuza vermiş olduğu prim belgelerinden dolayı tahakkuk etmiş damga vergisi borçlarının,

Dönemi     Borç aslı    Gecikme zammı    Toplam

2007/3       1,53                          1,47                       3,00 TL

2007/4       4,09                          3,83                       7,92 TL

şeklinde olduğu varsayıldığında, her bir alacak türü ve dönem itibariyle borç aslı ve gecikme zammı toplamının 10,00 TL’nin altında olduğu göz önüne alınarak, bahse konu işyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılmış olması ve söz konusu alacakların tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olması nedeniyle, söz konusu alacaklar ilgili ünitece terkin edilebilecektir.

Tahsil imkansızlığı veya alacağın tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olması nedeniyle ilgili Ünitece terkin edilen eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi alacaklarının Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilmesine gerek bulunmadığından, bahse konu alacakların terkinine ilişkin bilgilerin Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü İşverenler Prim Daire Başkanlığına bildirilmesine de gerek bulunmamaktadır. Ancak, terkin edilen alacaklara ilişkin bilgilerin Sayıştay Başkanlığına bildirilmesi gerektiğinden, terkin edilen alacakları gösterir bilgiler ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünce her yılın Aralık ayında Ek-3’de yer alan yazı ile Sayıştay Başkanlığına bildirilecektir.

4- Sigorta Primi ve İşsizlik Sigortası Primlerinde Zamanaşımı

Zamanaşımı süresi, işverenlerce kendiliğinden düzenlenen ve yasal süresi içinde Kuruma verilen veya yasal süresi dışında verilmekle birlikte incelemeye sevk edilmeksizin işleme konulan aylık sigorta primleri bildirgelerinden/aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden primler için ayrı, mahkeme kararlarına, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere ya da kamu kurum ve kuruluşlarından alınan yazılara istinaden düzenlenen aylık sigorta primleri bildirgelerinden/aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden primler için ayrı hesaplanacaktır.

Diğer taraftan, 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun “İşsizlik sigortası primleri ile sosyal güvenlik primlerine ilişkin hükümler” başlıklı 49 uncu maddesindeki, “İşsizlik sigortası primleri ile ilgili olarak; 5510 sayılı Kanunun 80, 82, 86, 88, 89, 90, 91, 93 ve 100 üncü madde hükümleri uygulanır.” hükmüne istinaden, işsizlik sigortası primleri hakkında da sigorta primlerinin tabi olduğu zamanaşımı hükümleri dikkate alınacaktır.

4.1- İşverenlerce kendiliğinden düzenlenen ve yasal süresi içinde Kuruma verilen veya yasal süresi dışında verilmekle birlikte incelemeye sevk edilmeksizin işleme alınan prim belgelerinden dolayı tahakkuk eden sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerinin tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi

a) Ödeme vadesi 30/9/2008 veya öncesinde sona eren prim alacakları yönünden

İşverenlerce kendiliğinden düzenlenen ve yasal süresi içinde Kuruma verilen veya yasal süresi dışında verilmekle birlikte incelemeye sevk edilmeksizin işleme alınan aylık sigorta primleri bildirgelerinden/aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden ve ödeme vadesi 7/12/1993 ve öncesinde sona eren primler yönünden dikkate alınacak zamanaşımı süresi, söz konusu dönemde 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda sigorta primlerinin zamanaşımı ile ilgili özel bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle genel hükümlere tabi bulunmaktadır. Dolayısıyla, ödeme vadesi 7/12/1993 ve öncesinde sona eren alacakların zamanaşımı süresi 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunundaki hükümlere göre hesaplanacaktır.

506 sayılı Kanunun mülga 80 inci maddesinin 3917 sayılı Kanunla 8/12/1993 tarihi itibariyle değiştirilmesi ile birlikte, Kurumumuzun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacakları yönünden 8/12/1993 tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulamasına geçilmiş ve ödeme vadesi 8/12/1993 ve sonrasında sona eren Kurum alacakları, 6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesinde öngörülen zamanaşımı hükümlerine tabi tutulmuştur.

Ancak, 506 sayılı Kanunun mülga 80 inci maddesinde 6/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile 6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesi hükmünün uygulanması hariç tutulmuş ve bu nedenle Kurum alacaklarının zamanaşımı süresinin hesaplanmasında 6183 sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınmasına ilişkin uygulamaya ödeme vadesi 5/7/2004 tarihi itibariyle sona eren alacaklarla birlikte son verilmiştir.

Dolayısıyla, 5198 sayılı Kanun ile 506 sayılı Kanunun mülga 80 inci maddesinde yapılan düzenleme ile birlikte ödeme vadesi 6/7/2004 ila 30/9/2008 tarihleri arasında sona eren alacakların zamanaşımı süresi yönünden, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda herhangi bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle yine genel hükümlerde yer alan, başka bir ifade ile Borçlar Kanunundaki zamanaşımı süreleri uygulanır hale gelmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununda zamanaşımı ile ilgili olarak,

128 inci maddesinde, “Müruru zaman alacağın muaccel olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder.”

130 uncu maddesinde,“Müddetlerin hesabında müruru zamanın başladığı gün nazarı itibare alınmaz ve müruru zaman ancak müddetin son günü kullanılmaksızın geçtiği surette vaki olmuş olur.”

6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasında ise, “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.”

hükümleri yer almaktadır.

Buna göre, ödeme vadesi 30/9/2008 veya öncesinde sona eren sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerinin zamanaşımı süresi, ödeme vadesi;

-   7/12/1993 ve öncesinde sona eren alacaklar için, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl,

-   8/12/1993 ila 5/7/2004 tarihleri arasında sona eren alacaklar için, 6183 sayılı Kanun hükümlerine istinaden, alacağın ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl,

-   6/7/2004 ila 30/9/2008 tarihleri arasında sona eren alacaklar için, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl,

olarak dikkate alınacaktır.

Örnek 5- Özel nitelikteki işyeri işverenlerince 2002/Ağustos ayına ilişkin yasal süresi içinde düzenlenen aylık sigorta primleri bildirgelerinden dolayı tahakkuk eden primlerin ödeme süresi 30/9/2002 tarihinde sona ermektedir. Ödeme süresi 30/9/2002 tarihi itibariyle sona eren alacaklar, 6183 sayılı Kanuna göre ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan, beş yıllık zamanaşımı süresi 1/1/2003 tarihinde başlayıp, zamanaşımını kesen veya durduran hallerin bulunmaması halinde 31/12/2007 tarihinde sona ermiş olacaktır.

Örnek 6- Özel nitelikteki işyeri işverenlerince 2005/Haziran ayına ilişkin yasal süresi içinde düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden primlerin ödeme süresi 31/7/2005 tarihinde sona ermektedir. Ödeme vadesi 31/7/2005 tarihi itibariyle sona eren alacak, Borçlar Kanununa göre ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan, on yıllık zamanaşımı süresi, 1/8/2005 tarihinde başlayıp zamanaşımını kesen veya durduran hallerin bulunmaması halinde 31/7/2015 tarihinde sona erecektir.

b) Ödeme vadesi 1/10/2008 veya sonrasında sona eren prim alacakları yönünden

5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesinin,

İkinci fıkrasında; “Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. … Bu alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır.”

Dördüncü fıkrasında; “Zamanaşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin sigortalılık hak ve yükümlülükleri düşer.”

hükümleri yer almaktadır.

Buna göre, işverenlerce kendiliğinden düzenlenen ve yasal süresi içinde Kuruma verilen veya yasal süresi dışında verilmekle birlikte incelemeye sevk edilmeksizin işleme alınan aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden ve ödeme vadesi 1/10/2008 veya sonraki bir tarihte sona eren sigorta primi ve işsizlik sigortası primi alacakları, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulacaktır.

Örnek 7- Özel sektör işverenlerince 2009/Haziran ayına ilişkin olarak düzenlenen ve yasal süresi içinde Kuruma kendiliğinden verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinden dolayı tahakkuk eden sigorta primi ve işsizlik sigortası prim borçlarının ödeme vadesi 31/7/2009 tarihinde sona ermektedir. Dolayısıyla, 2009/Haziran ayına ilişkin olarak işverenlerce yasal süresi içinde kendiliğinden düzenlenerek Kuruma verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden prim alacağı, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbi olduğundan, söz konusu alacağın tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi, 1/1/2010 tarihinde başlayıp, (zamanaşımını kesen ve durduran haller hariç) 31/12/2019 tarihinde sona erecektir.

Örnek 8- Resmi sektör işverenlerince 15/11/2009-14/12/2009 dönemine (2009/Kasım ayına) ilişkin olarak düzenlenen ve yasal süresi içinde Kuruma kendiliğinden verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden sigorta primi ve işsizlik sigortası prim borçlarının ödeme vadesi 14/1/2010 tarihinde sona ermektedir. Dolayısıyla, 2009/Kasım ayına ilişkin olarak resmi sektör işverenlerince yasal süresi içinde kendiliğinden düzenlenerek Kuruma verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden prim alacağı, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbi olduğundan, söz konusu alacağın tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi, 1/1/2011 tarihinde başlayıp, zamanaşımını kesen ve durduran hallerin bulunmaması halinde 31/12/2020 tarihinde sona erecektir.

4.2- Mahkeme kararına, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere istinaden düzenlenen prim belgelerinden dolayı tahakkuk eden primlerin tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi

5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesinin ikinci fıkrasında;

“… Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. ….”

hükmü yer almaktadır.

Buna göre, sigorta primi ve işsizlik sigortası primi alacağı,

-   Mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise zamanaşımı süresi, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden,

-   Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise zamanaşımı süresi, rapor tarihinden, Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise zamanaşımı süresi, bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten,

-   Bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise zamanaşımı süresi, bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten,

itibaren başlatılacaktır.

Dolayısıyla, belirtilen şekilde tahakkuk eden sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerinin zamanaşımı süresi, alacağın ödeme vadesinin sona erdiği tarihe göre değil, yukarıda belirtilen tarihler dikkate alınarak belirlenecektir.

Diğer taraftan, mahkeme kararına, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere istinaden düzenlenen aylık sigorta primleri bildirgelerinden/aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden primlerin tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi, alacağın ödeme vadesinin 1/10/2008 tarihinden önce veya sonra sona erdiği üzerinde durulmaksızın, mahkeme kararının kesinleştiği tarihte/rapor tarihinde/kamu idarelerinin denetim elemanlarınca düzenlenen rapor sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihte veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerin Kuruma intikal ettiği tarihte geçerli olan kanun hükümleri dikkate alınarak, ilgili kanunlarda öngörülen zamanaşımı süreleri esas alınarak belirlenecektir.

Örnek 9- Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca düzenlenen 17/3/2010 tarihli rapor ile (A) sigortalısının 2007/Temmuz ayındaki hizmetlerinin ve kazançlarının Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiği varsayıldığında, sigorta primi ve işsizlik sigortası prim alacağı denetim raporuna istinaden tahakkuk ettiğinden, söz konusu sigorta primi ve işsizlik sigortası prim alacağı yönünden denetim raporunun düzenlendiği 17/3/2010 tarihinde 5510 sayılı Kanun hükümlerine ilişkin zamanaşımı süresi geçerli olduğundan, söz konusu alacaklara ilişkin zamanaşımı süresi on yıl olarak uygulanacak olup, bu on yıllık zamanaşımı süresi 17/3/2010 tarihinde başlayıp, zamanaşımını kesen veya durduran hallerin bulunmaması halinde 16/3/2020 tarihinde sona erecektir.

Örnek 10- 24/8/2007 tarihli kesinleşen mahkeme ilamıyla (B) sigortalısının 2000/Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarındaki hizmetlerinin ve kazançlarının Kuruma bildirilmediğine karar verildiği varsayıldığında, sigorta primi ve işsizlik sigortası prim alacağı mahkeme ilamına istinaden tahakkuk ettiğinden, söz konusu sigorta primi ve işsizlik sigortası prim alacağı yönünden mahkemenin kararının kesinleştiği 24/8/2007 tarihinde 818 sayılı Kanun hükümlerine ilişkin zamanaşımı süresi geçerli olduğundan, söz konusu alacaklara ilişkin zamanaşımı süresi on yıl olarak uygulanacak olup, bu on yıllık zamanaşımı süresi 24/8/2007 tarihinde başlayıp, zamanaşımını kesen veya durduran hallerin bulunmaması halinde 23/8/2017 tarihinde sona erecektir.

Diğer taraftan işverenlerce yasal süresi dışında Kuruma verilen ve işleme alınıp alınmayacağının tespiti amacıyla denetime sevkedilen aylık prim ve hizmet belgelerinin yapılan denetim sonucunda işleme alınmasına karar verilmesi halinde, bu nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden primler için de zamanaşımı süresi rapor tarihinden itibaren başlatılacaktır.

5- İdari Para Cezalarında Zamanaşımı

5.1- İdari para cezalarında tahakkuk zamanaşımı süresi

İdari para cezasına konu fiil, ilgili kanunlar ile verilen yükümlülük yerine getirilmediği zaman işlenmiş sayıldığından, gerek 506, gerekse 5510 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler, idari para cezasına konu fiili, yükümlüklerini yerine getirmeleri gereken sürenin son günü itibariyle işlemiş sayılmaktadır.

Örnek 11- (A) Gerçek kişisince 2009/Nisan ayına ilişkin düzenlenen aylık prim ve hizmet belgesinin 29/9/2009 tarihinde Kurumumuza verildiği ve söz konusu prim belgesinin ilgili sosyal güvenlik merkezince işleme alınmasına karar verildiği varsayıldığında, idari para cezasına konu fiil, aylık prim ve hizmet belgesinin Kuruma verildiği 29/9/2009 tarihinde değil, söz konusu belgenin Kuruma verilmesi gereken sürenin son günü olan 23/5/2009 tarihinde işlenmiş sayılacaktır.

Diğer taraftan, idari para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk ettiğinden, idari para cezasına konu fiilin tahakkuk zamanaşımına girip girmediği hususu, fiilin işlendiği tarihte geçerli olan Kanun hükümlerindeki zamanaşımı süresi dikkate alınarak belirlenecektir. Dolayısıyla, idari para cezalarının tebliğe çıkartılmasından önce tahakkuk zamanaşımına girip girmediği hususu, fiilin işlendiği tarihten cezanın tebliğe çıkartılacağı tarihe kadar ilgili Kanunda öngörülen sürenin geçip geçmediğine bakılarak, ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince araştırılacaktır.

Tebliğe çıkartılacağı tarihte zamanaşımına girmiş olduğu anlaşılan idari para cezaları tebliğe çıkartılmayacağı gibi, tebliğe çıkartıldığı tarihte zamanaşımına girmemiş olmakla birlikte tebliğ edildiği tarih itibariyle zamanaşımına girmiş olan idari para cezaları da ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezi tarafından İdari Para Cezaları İtiraz Komisyonu kararı ile iptal edilecektir.

Öte yandan, idari para cezalarının tahakkuk zamanaşımına girip girmediği hususunun tespiti sırasında, idari para cezasına konu fiilin işverenlerce kendiliğinden verilen belge veya bildirgelere istinaden ya da mahkeme kararına/denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere/bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere istinaden uygulandığı üzerinde durulmayacaktır.

Örnek 12- (B) Limited Şirketince, 2008/Mayıs ayında çalışan sigortalılara ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin Kuruma verilmediğinin 20/7/2011 tarihli mahkeme ilamından anlaşıldığı varsayıldığında, idari para cezasına konu fiil, mahkemenin karar tarihi üzerinde durulmaksızın 30/6/2008 tarihinde işlenmiş sayılacaktır.

İdari para cezalarının tahakkuk zamanaşımı süreleri, fiilin işlendiği tarihte geçerli olan kanun hükümlerine göre aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanacaktır.

a) 30/9/2008 veya önceki bir tarihte işlenen fiiller yönünden tahakkuk zamanaşımı süresi

506 sayılı Kanunun idari para cezalarını düzenleyen 140 ıncı maddesinde 3910, 4958, ve 5655 sayılı Kanunlarla değişiklikler yapılmış olup, 506 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında uygulanacak olan idari para cezalarının tahakkuk zamanaşımına uğramış olup olmadığı hususu, fiilin işlendiği tarihte geçerli olan Kanundaki zamanaşımı süresine bakılarak belirlenecektir.

Bu bağlamda, 30/9/2008 tarihi ve öncesinde işlenmiş olan fiiller dolayısıyla uygulanacak olan idari para cezalarının tahakkukunda dikkate alınacak zamanaşımı süreleri;

-   9/7/1987 ila 11/5/1993 tarihleri arasında işlenen fiillerden dolayı, bu tarihlerde konuyu düzenleyen herhangi bir yasal yasal düzenlemenin bulunmaması nedeniyle çeşitli yargı kararları uyarınca; beş yıl,

-   12/5/1993 ila 5/8/2003 tarihleri arasında işlenen fiillerden dolayı, 3910 sayılı Kanun uyarınca; on yıl,

-   6/8/2003 30/9/2008 tarihleri arasında işlenen fillerden dolayı, 4958 sayılı Kanun uyarınca; beş yıl,

olacaktır.

Örnek 13- (A) Gerçek kişisi tarafından, 2007/Haziran ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesini vermediğinin Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca 20/6/2010 tarihinde yapılan incelemeler sonucunda tespit edildiği varsayıldığında, 2007/Haziran ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken sürenin son günü 31/7/2007 olduğundan, idari para cezasına konu fiil 31/7/2007 tarihinde işlenmiş sayılacaktır. Bu durumda, 31/7/2007 tarihinde işlenen fiiller dolayısıyla zamanaşımı süresi, 506 sayılı Kanunun 4958 sayılı Kanunla değişik 140 ıncı maddesi hükmü dikkate alınarak hesaplanacaktır. Dolayısıyla, 6/8/2003 ila 30/9/2008 tarihleri arasında işlenen filler beş yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulduğundan, bahse konu fiil dolayısıyla uygulanacak olan idari para cezasının en geç 30/7/2012 tarihine kadar tebliğ edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmüne amirdir.

Kanunun bu hükmüne istinaden, idari para cezasına konu fiilin işlendiği tarihte geçerli olan kanundaki zamanaşımı süresi ile sonradan yürürlüğe giren kanundaki zamanaşımı süresi farklı ise, Türk Ceza Kanunun 7 nci maddesine istinaden failin lehine olan kanundaki zamanaşımı süresinin esas alınması gerekmektedir.

Bu nedenle,

-  Fiilin işlendiği tarihte geçerli olan kanunda idari para cezalarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun öngörülmesine rağmen, sonradan yürürlüğe giren kanunlarda idari para cezalarının beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun öngörüldüğü durumlarda, sonradan yürürlüğe giren ve failin lehine olan kanundaki beş yıllık zamanaşımı süresi,

-  Fiilin işlendiği tarihte geçerli olan kanunda idari para cezalarının beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu öngörülmesine rağmen, sonradan yürürlüğe giren kanunlarda idari para cezalarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun öngörüldüğü durumlarda, sonradan yürürlüğe giren kanunda failin lehine bir düzenleme öngörülmediğinden, fiil tarihinde geçerli olan beş yıllık zamanaşımı süresi,

dikkate alınacaktır.

Örnek 14- (D) Limited Şirketine ait işyerinde çalışan (A) sigortalısının 2002/Mayıs ila 2002/Ekim aylarındaki hizmetlerinin Kurumumuza bildirilmediğinin 1/12/2010 tarihli mahkeme ilamından anlaşıldığı varsayıldığında, 12/5/1993 ila 5/8/2003 tarihleri arasında işlenen fiillerden dolayı idari para cezalarının tebliğinde zamanaşımı süresi her ne kadar 3910 sayılı Kanun uyarınca on yıl olarak belirlenmiş ise de, 6/8/2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun uyarınca zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlendiğinden, 2002/Mayıs ila 2002/Ekim aylarına ilişkin aylık sigorta primleri bildirgelerinden dolayı beş yıllık zamanaşımı süresi esas alınacağından, idari para cezaları tebliğe çıkartılmayacaktır.

Örnek 15- (B) sigortalısının 2004/Mayıs ayına ilişkin hizmetlerinin Kurumumuza bildirilmediğinin Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca 15/6/2010 tarihinde düzenlenen rapor ile tespit edildiği varsayıldığında, fiilin işlendiği 30/6/2004 tarihinde yürürlükte olan kanunda zamanaşımı süresi beş yıl olarak öngörüldüğünden, her ne kadar 1/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunla idari para cezalarında zamanaşımı süresi on yıla çıkarılmış ise de bahse konu fiil dolayısıyla beş yıllık zamanaşımı süresi esas alınacağından, idari para cezası tebliğe çıkartılmayacaktır.

b) 1/10/2008 veya sonraki bir tarihte işlenen fiiller yönünden tahakkuk zamanaşımı süresi

5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin yedinci fıkrasında, “İdarî para cezaları on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, 5510 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında uygulanacak olan idari para cezalarının, en geç fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde tebliğ edilmesi gerekmektedir.

Örnek 16- Özel sektör işverenince düzenlenen 2009/Ekim ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin Kuruma yasal süresi dışında verildiği ve söz konusu belgenin Kurumca işleme alındığı varsayıldığında, bahse konu prim belgesinin yasal verilme süresi 23/11/2009 tarihinde sona ermiş olduğundan, söz konusu fiil dolayısıyla uygulanacak idari para cezası 22/11/2019 tarihine kadar tebliğ edilmediği takdirde zamanaşımına uğrayacaktır.

Örnek 17- Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca düzenlenen 25/8/2011 tarihli raporda, özel nitelikteki işyerinde çalışan (A) sigortalısının 2009/Mart ayına ilişkin hizmetlerinin ve kazançlarının Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiği varsayıldığında, 2009/Mart ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin yasal verilme süresi 23/4/2009 tarihinde sona ermiş olduğundan, söz konusu fiil dolayısıyla uygulanan idari para cezası 22/4/2019 tarihine kadar tebliğ edilmediği takdirde zamanaşımına uğrayacaktır.

5.2- İdari para cezalarında tahsil zamanaşımı süresi

İdari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi, belgenin, işverenlerce kendiliğinden verilip verilmediği veya mahkeme kararlarına/denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere/kamu kurum ve kuruluşlarından alınan yazılara istinaden işverenlerce veya Kurumca re’sen düzenlenip düzenlenmediği üzerinde durulmaksızın, tebliğ edilen idari para cezasının yasal ödeme süresinin son gününde geçerli olan kanun hükümlerine göre tespit edilecektir.

a) Yasal ödeme süresinin son günü 30/9/2008 veya önceki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi

506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinde 6/8/2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 4958 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önce, idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi gerekmekte idi. Ancak 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinde 4958 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda idari para cezalarının ödeme süresi tebliğ tarihinden itibaren 15 güne çıkartılmıştır.

Buna göre,

-   5/8/2003 veya önceki bir tarihte tebliğ edilmiş olan idari para cezalarında yasal ödeme süresi, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün,

-   6/8/2003 veya sonraki bir tarihte tebliğ edilmiş olan idari para cezalarında yasal ödeme süresi, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün,

olarak dikkate alınacaktır.

Bu bağlamda, yukarıda belirtilen süreler dikkate alınmak suretiyle idari para cezalarının ödeme süresinin sona erdiği tarihin,

-   7/12/1993 veya önceki bir tarihe rastlaması halinde, tahsil zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl,

-   8/12/1993 ila 5/7/2004 tarihleri arasına rastlaması halinde, tahsil zamanaşımı süresi, 6183 sayılı Kanun hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl,

-   6/7/2004 ila 30/9/2008 tarihleri arasına rastlaması halinde, tahsil zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl,

olarak dikkate alınacaktır.

Diğer taraftan, idari para cezalarının tahsil zamanaşımında, tahakkuk zamanaşımında olduğu şekilde lehe olan hükümlerin uygulanması gibi bir durum söz konusu değildir.

b) Yasal ödeme süresinin son günü 1/10/2008 veya sonraki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi

5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmesi gerekmektedir. Yasal ödeme süresinin son günü 1/10/2008 veya sonraki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi, 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir.” hükmüne istinaden, ödeme süresinin dolduğu onbeşinci günü takip eden takvim yılı başından itibaren on yıl olarak dikkate alınacaktır.

Örnek 18- 17/4/2010 tarihinde sigortalı çalıştırmaya başlayan, ancak işyeri bildirgesini yasal süresi dışında Kuruma veren işveren hakkında uygulanan idari para cezasının, 25/5/2010 tarihinde tebliğ edildiği varsayıldığında, idari para cezasının ödeme süresi 9/6/2010 tarihinde sona ermektedir. Dolayısıyla, bahse konu idari para cezasına ilişkin on yıllık zamanaşımı süresi 1/1/2011 tarihinde başlayıp 31/12/2020 tarihinde sona erecektir.

c) Ölüm halinde idari para cezaları hakkında yapılacak işlemler

Bilindiği gibi, 6183 sayılı Kanunda idari para cezalarının amme borçlusunun ölümü halinde terkin edilip edilmeyeceği hususunda herhangi bir düzenleme yer almamaktadır.

Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında “Ceza sorumluluğu şahsidir.” hükmü yer almaktadır.

Anayasanın bu hükmü ile şahısların işledikleri idari veya adli suçlara istinaden gerek adli, gerekse idari merciler tarafından verilen cezaların yalnızca o kişiye yönelik olarak infaz edilmesi gerektiği hüküm altına alınmaktadır.

Diğer taraftan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun;

-   ‘Ceza sorumluluğunun şahsiliği’ başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.”

-   ‘Sanığın veya hükümlünün ölümü’ başlıklı 64 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise, “Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.”

hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 96 ncı maddesinde de 5237 sayılı Kanunun 64 üncü maddesine paralel hüküm yer almakta idi.

Bu itibarla, Anayasanın 38 inci maddesi hükmü ile mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer verilen hükümler karşısında, cezaya muhatap kişinin ölümü halinde mahkemeler tarafından verilen adli para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesi gerekmektedir. Ancak, yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının infazı gerektiğinden, bu tutarlar gerek terekeden gerekse mirasçılardan tahsil edilecektir.

İdari para cezalarının düzenlendiği özel kanunlarda, cezaya muhatap olan kişilerin ölümü halinde, idari para cezalarının mirası reddetmemiş mirasçılarından takip edilip edilmeyeceği yönünde ayrıca bir hüküm bulunmaması nedeniyle, Anayasanın 38 inci maddesinde yer verilen "Cezaların Şahsiliği" ilkesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 20 nci maddesi gereğince, bu idari para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesi icap etmektedir. Bu bağlamda, 5510 sayılı Kanun uyarınca uygulanan idari para cezasının borçlusu olan gerçek kişi işverenin ölümü halinde, bu amme alacağının mirası reddetmemiş mirasçılarından takip edilip edilmeyeceği yönünde bir düzenleme bulunmadığından, kendisine idari para cezası uygulanan amme borçlusunun ölümü halinde, bu alacağın (borçlunun mirasçılarından takip edilmeksizin) tahsilinden vazgeçilecektir. Buna karşın, tüzel kişilere yönelik olarak verilen idari para cezalarının tüzel kişiliğin mal varlığından tahsil edilememiş olması nedeniyle, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibe geçilen sorumlu tutulan ortaklar ve/veya kanuni temsilcilerin ölümü halinde, cezaya tüzel kişiliğin muhatap olması nedeniyle, mirası reddetmemiş mirasçılardan bu alacakların takibine devam edilecektir.

6- Zamanaşımı süresinin kesilmesi ve durması

Kurumumuzun yasal süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde zamanaşımı süresinin kesilmesi ve durması ile ilgili olarak 3917 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile birlikte 8/12/1993 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi hükümleri esas alınmaktadır.

6.1. Zamanaşımının kesilmesi

6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinde, zamanaşımının hangi hallerde kesileceği belirtilmiştir. Kurum alacağı için zamanaşımı işlemeye başladıktan sonra bu maddede sıralanan işlemlerden en az birinin gerçekleşmesi durumunda, zamanaşımının kesilmesinde geçmiş olan süre ortadan kalkar ve kesilmenin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından itibaren yeniden işlemeye başlar.

Zamanaşımını kesen haller aşağıda belirtilmiştir.

a)  Ödeme: Ödeme, hususi şekilleri uyarınca yapılmışsa, çekin tahsil dairesine veya bankaya verildiği, paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı, münakale emri üzerine paranın Kurum hesabına geçtiği gün yapılmış sayılır ve zamanaşımı da o gün kesilmiş olur. Çek veya münakale emrinin herhangi bir nedenle ödenmemesi durumunda, Kurumun borçluya rücu hakkı saklıdır. Bu durumda zamanaşımı kesilmez.

b)  Haciz uygulanması: Borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarına haciz uygulanması zamanaşımını keser.

c)   Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan tahsilat: Cebren tahsil ve şekillerini düzenleyen 54 üncü madde uyarınca gösterilen teminatın paraya çevrilmesi, kefilin takibi ve borçlunun iflasının istenmesi sonucu elde edilen tahsilat ile borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarının satılması sonucu elde edilen paralar zamanaşımını keser.

d)  Ödeme emri tebliği: Kurum alacağını vadesinde ödemeyenlere, 55 inci madde uyarınca tebliğ edilen ödeme emri zamanaşımını keser.

e)   Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi: Kurum borçlusunun 59 uncu madde gereğince mal bildiriminde bulunması zamanaşımını kesme nedenidir. Borçlunun malının olup olmaması zamanaşımının kesilmesi bakımından önemli değildir. Zamanaşımının kesilmesi için borçlunun mal bildiriminde bulunması yeterlidir.

Ayrıca, 61 inci madde hükmünce mal edinme ve mal artmalarının, tahsil dairesine bildirilmesi de zamanaşımının kesilmesi için yeterlidir.

f) Yukarıdaki sıralarda gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumların mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması:

Zamanaşımının kesilmesi yönünden yukarıda sayılan beş işlemden herhangi birinin bu kişilere de yapılmış olması da zaman aşımını keser.

g) İhtilaflı amme alacaklarında yargı organlarınca bozma kararı verilmesi:

Uyuşmazlık durumunda yargı organlarınca verilen bozma kararı, zamanaşımını kesen nedenler arasındadır.

h) Alacağın teminata bağlanması: Alacağın Kanunda öngörüldüğü şekilde herhangi bir teminata bağlanması, zamanaşımını kesme nedenleri arasındadır.

ı) Yargı organlarınca yürütmenin durdurulması kararı verilmesi: Yargı organlarınca yürütmenin durdurulması kararının verilmesi zamanaşımını keser.

j) İki kamu idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresince, borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile başvurulması: Amme idareleri arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresince borçlu idareye yazı ile başvurularak alacağını istemesi zamanaşımını keser. Borçlu amme idaresine yazı ile başvurulması, idarece tebellüğ edilmesi manasına gelmektedir.

k) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması: Alacağın özel kanunlara göre ödenmesi için müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması da tahsil zamanaşımını keser.

Zamanaşımını kesen işlemlerinden an az birinin gerçekleşmiş olması halinde, işlemin gerçekleştiği tarih itibariyle zamanaşımı kesilmiş olacaktır.

Bu durumda, zamanaşımının;

-   6183 sayılı Kanuna göre tayin edilmiş olduğu durumlarda, yeni zamanaşımı süresi, zamanaşımının kesildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl olarak,

-   818 sayılı Kanuna göre tayin edilmiş olduğu durumlarda, yeni zamanaşımı süresi, zamanaşımının kesildiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl olarak,

yeniden başlatılacaktır

Örnek 19- 2004/Mart ayına ilişkin prim borcunun, 6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesine istinaden 1/1/2005 tarihinden itibaren beş yıllık süre içinde tahsil edilmesi gerekmektedir. Bahse konu prim borcu dolayısıyla düzenlenen ödeme emrinin 18/6/2009 tarihinde ilgililere tebliğ edildiği varsayıldığında, zamanaşımı süresi 18/6/2009 tarihi itibariyle kesilmiş olacağından, 6183 sayılı Kanunun 103 üncü maddesine istinaden 1/1/2010 tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlayacaktır.

Örnek 20- 2007/Temmuz ayına ilişkin prim borcunun, Borçlar Kanununun 60 ıncı maddesine istinaden 1/9/2007 tarihinden itibaren on yıllık süre içinde tahsil edilmesi gerekmektedir. Bahse konu prim borcu dolayısıyla 21/2/2010 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı varsayıldığında, zamanaşımı süresi 21/2/2010 tarihi itibariyle kesilmiş olacağından ve Borçlar Kanununun 133 üncü maddesine istinaden zamanaşımı süresi, ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren başladığından, on yıllık zamanaşımı süresi 22/2/2010 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacaktır

Diğer taraftan, zamanaşımının;

-   Yargı organlarınca bozma kararı ile kesilmesi halinde, zamanaşımı süresi yeni vade gününün rastladığı,

-   Kurum alacağının teminata bağlanması nedeniyle kesilmesi halinde, zamanaşımı süresi teminatın kalktığı,

-   İcranın kaza (yargı) mercilerince ertelenmesi/yürütmenin durdurulması kararlarıyla kesilmesi halinde, zamanaşımı süresi durma süresinin sona erdiği,

tarihi takip eden takvim yılı başından/günden itibaren yeniden işlemeye başlayacaktır.

6.2. Zamanaşımının durması (işlememesi)

Zamanaşımının işlememesi halini düzenleyen 6183 sayılı Kanunun 104 üncü maddesi hükmü uyarınca borçlunun yabancı bir memlekette bulunması, hileli iflas etmesi, terekesinin tasfiye edilmesi gibi hakkında icra takibi yapılmasına imkan bulunmayan hallerde, tahsil zamanaşımı işlemez. Sıralanan sebepler ortadan kalktıktan sonra, duran zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun 91 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Prim borcunun ertelendiği sürede zamanaşımı işlemez ve ertelenen kısmına gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaz.” hükmü yer almıştır

Bu durumda, prim borçlarının 5510 sayılı Kanunun 91 inci maddesine istinaden afet

nedeniyle ertelenmesine karar verilmesi halinde, borçlu hakkında takip yapılamayacağından

dolayı, bu süreler içinde de zamanaşımı işlemeyecektir. Zamanaşımı süresinin kesilmesi halinde, süre yeniden tayin edilmekte; buna karşın, zamanaşımı süresinin durması ya da prim borcunun ertelenmesi halinde yeni bir süre tayin edilmeyip, zamanaşımı süresinin durduğu tarih ile işlemeye devam ettiği tarih arasındaki süre, zamanaşımı süresinin hesaplanmasında dikkate alınmamaktadır.

Örnek 21- (A) Limited Şirketinin ödeme vadesi geçmiş 2007/Mart ve Nisan ayına ilişkin prim borçları ile ödeme vadesi gelmemiş 2009/Temmuz, Ağustos, Eylül aylarına ilişkin prim borçlarının 14/8/2009 tarihinde meydana gelen yangın felaketi dolayısıyla 14/8/2009 tarihinden 14/8/2010 tarihine kadar 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği varsayıldığında,

-   2007/Mart ayına ilişkin prim borcunun, Borçlar Kanununun 128 inci maddesine istinaden 1/5/2007 tarihinden 1/5/2017 tarihine kadar on yıllık süre içinde tahsil edilmesi gerekmekle birlikte, 14/8/2009 ila 14/8/2010 tarihleri arasında zamanaşımı süresi 1 yıl süre ile durduğundan, bahse konu prim borcunun on yıllık zamanaşımı süresi 1/5/2018 tarihinde sona erecektir.

-   2007/Nisan ayına ilişkin prim borcunun, Borçlar Kanununun 128 inci maddesine istinaden 1/6/2007 tarihinden 1/6/2017 tarihine kadar on yıllık süre içinde tahsil edilmesi gerekmekle birlikte, 14/8/2009 ila 14/8/2010 tarihleri arasında zamanaşımı süresi 1 yıl süre ile durduğundan, bahse konu prim borcunun on yıllık zamanaşımı süresi 1/6/2018 tarihinde sona erecektir.

-   2009/Temmuz, Ağustos, Eylül aylarına ilişkin prim borçlarının, 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesine istinaden 1/1/2010 tarihinden 1/1/2020 tarihine kadar tahsil edilmesi gerekmekle birlikte, 14/8/2009 ila 14/8/2010 tarihleri arasında zamanaşımı süresi durduğundan, zamanaşımının işlemediği 1/1/2010 ila 14/8/2010 tarihleri arasındaki süre bahse konu prim borçlarına ilişkin on yıllık zamanaşımı süresine eklenecek olup, bu durumda bahse konu prim borcunun on yıllık zamanaşımı süresi 14/8/2020 tarihinde sona erecektir.

7- Ortak hükümler 7.1- Bilindiği gibi,

-   1479 sayılı Kanunun mülga 26 ncı ve 2926 sayılı Kanunun mülga 7 nci maddesinde sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları,

-   1479 sayılı Kanunun mülga 25 inci ve 2926 sayılı Kanunun mülga 6 ncı maddesinde, sigortalılığı sona erenlerin, sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıtlarını sildirmek zorunda oldukları,

Bu sigortalıların sigortalılıklarının başlama ve sona ermesine ilişkin bildirim yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirmemeleri halinde, haklarında 1479 sayılı Kanunun 24/7/2003 tarihli ve 4956 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 80 inci maddesine istinaden 50,00 TL idari para cezası uygulanacağı ve bu miktarın, her yıl Maliye Bakanlığınca 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi gereğince belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacağı,

hükümlerine yer verilmiştir.

Bununla birlikte, gerek 1479 sayılı Kanunda, gerekse 2926 sayılı Kanunda söz konusu idari para cezalarının tahakkuk zamanaşımı süresine ilişkin bir hükme yer verilmemiştir.

Diğer taraftan, bahse konu hükümler, 5510 sayılı Kanunla 1/10/2008 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu itibarla, 1479 ve 2926 sayılı kanunlar gereğince, 1/10/2008 tarihinden önceki sürelerde sigortalılıklarının başlama ve sona ermesine ilişkin bildirim yükümlülüklerini yasal süresi içinde yerine getirmeyenler hakkında uygulanması gereken idari para cezalarının tebliğ edilmemiş olması halinde, 1/10/2008 tarihinden itibaren söz konusu fiiller nedeniyle idari para cezası uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

7.2- 5510 sayılı Kanunun 93. maddesinin ikinci fıkrasına göre, Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımını kesen sebepler 6183 sayılı Kanunun 103. maddesinde, durduran sebepler ise 6183 sayılı Kanunun 104. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 91. maddesinde sayılmıştır.

Kurum alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusu ile ilgili olarak, Kurumumuz ile borçlular arasında oluşan anlaşmazlıklar bazen dava konusu da yapılarak mahkemelerin iş yükünün artmasına neden olmaktadır.

Bu nedenle gerekli program çalışmaları bitene kadar, İl Müdürlükleri tarafından işyeri dosyalarının ve sigortalıların borçları düzenli aralıklarla taranarak, en eski borçtan başlamak üzere işyeri ve sigortalı borçları belirlenecektir. 6183 sayılı Kanunun 103. ve 104. maddelerinde ve 5510 sayılı Kanunun 91. maddesinde sayılan zamanaşımını kesen ve durduran sebepler ile diğer gerekli araştırmalar yapılarak, yapılan tarama sonucunda tespit edilen borcun zamanaşımına girdiğinin anlaşılması halinde borçlulara genelge ekinde yer alan "Borç Bilgilendirme Formu" gönderilmek suretiyle yazının tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödeme yapılması istenilecektir. Söz konusu Kurum alacağı için yapılacak olan rızaen ödemeler kabul edilecektir. Borçlular tarafından ödeme yapılmaması halinde herhangi bir mahkeme ilamı aranmaksızın zamanaşımına girmiş borcun 6183 sayılı Kanun kapsamında takibi mümkün olmadığından, bu borçlar icra servisine gönderilmeyecek olup muhasebe sisteminin ilgili hesabında tutulacaktır.

Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun 58. maddesine göre ödeme emrine itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılması gerektiğinden, kendisine ödeme emri gönderilen borçlu, borcunun zamanaşımına girdiği yönünde ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde alacaklı ünitemize itiraz etmesi halinde; kişilerin yargıya gitmesine gerek duyulmaksızın söz konusu alacağın zamanaşımına girip girmediği Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonunca incelenecek, zamanaşımına girdiği tespit edilen alacaklara ait icra takip dosyası alacaklı servise iade edilecektir. Kuruma zamanaşımı defiiiddiası ile itiraz edilmesi mahkemeye dava açma süresini durduran veya kesen bir işlem olarak kabul edilmeyecektir. İcra takip dosyasında birden fazla dönem bulunması ve bu dönemlerden bazılarının zamanaşımına girdiğinin tespit edilmesi halinde sadece zamanaşımına girdiği tespit edilen dönemin icradan iptali yapılacaktır.

Borcun zamanaşımına uğraması sonucunda söz konusu alacak için artık borçlu hakkında icra ve haciz yoluna başvurulamamakta dolayısıyla zamanaşımına uğramış olan alacak, alacaklı için alacak hakkını (borçlu için de borçluluk niteliğini) sona erdirmeyip onu "eksik bir borç" haline dönüştürdüğünden, diğer bir ifade ile ilgili kişilerin borçlarını ortadan kaldırmadığından bu kişiler Kuruma karşı halen borçlu sayılmaktadır. Bu nedenle zamanaşımına girmiş borçlar;

- Kurumca verilecek borcu yoktur yazılarında veya Kurum ve Kuruluşlarca yapılacak borç
sorgulamalarında,

- Kurumca uygulanan teşvik, destek ve indirimlerde,

- Primlerini kendileri ödeyen sigortalıların sağlık hizmetlerinden yararlanılmasında,

KDV Mahsubu ile prim ödenmesinde kullanılan "Borç Döküm Formunda",

işverenin/sigortalıların borcu olarak dikkate alınacaktır.

Yine ihale konusu veya özel bina inşaatlarında yapılan araştırma işlemi sonucunda saptanan fark işçilik borçlarının işverene tebliği üzerine söz konusu borçların işverence zamanaşımına girdiği ile ilgili itiraz edilmesi durumunda bahse konu bu borçlar ödenmeden ihale konusu işlerde teminatın iadesi ve özel bina inşaatlarında ise iskan için ilişiksizlik belgesi verilmeyecektir.

Ayrıca 6183 sayılı Kanunun 23. maddesine göre Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince reddiyat yapılması durumunda anılan maddenin birinci fıkrasına göre yapılacak mahsuptan sonra Kurumun zamanaşımına girmiş prim alacakları dahil prim ve diğer alacaklarından muaccel olanlara mahsup yapılacaktır.

7.3-   5510 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında uygulanacak idari para cezaları 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilmektedir. 7201 sayılı Kanunun 28 inci maddesine göre posta veya memur eliyle tebliğ edilemeyen yazıların ilanen tebliğ edilebileceği öngörüldüğünden, idari para cezalarının tahakkuk zamanaşımına uğratılmaması bakımından ilanen tebliğe çıkartılacaktır.

7.4-   Kurumca terkin işlemi yapılan işyeri dosyalarından dolayı borcu yoktur yazısı istenildiği durumlarda, söz konusu alacaklar ters kayıt oluşturulmak suretiyle terkin edildiğinden, işverenin terkin edilen alacaklar dışında başka bir borcu da yok ise borcu yoktur yazısı verilecektir.

7.5-   Terkin işlemleri ters kayıt oluşturulmak suretiyle yapılacağından, terkin edilecek borçlarla ilgili olarak iptal tahakkuk işlemi yapılacaktır.

7.6-   Sosyal güvenlik il müdürlüklerince/sosyal güvenlik merkezlerince bir takvim yılı içinde terkin edilen işsizlik sigortası prim asılları takip eden yılın Mart ayı sonuna kadar Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü İşverenler Prim Daire Başkanlığınca Türkiye İş Kurumuna bildirilecektir.

7.7-   2011/53 sayılı Genelgenin “3.Zamanaşımı” başlıklı bölümü bu genelgenin yayımlandığı tarihten itibaren yürürlükten kaldırılmıştır

8- Muhasebe İşlemleri

Kurumumuz prim ve idari para cezası alacaklarından zamanaşımına uğramış veya tahsili imkânsız hale gelmiş ya da tahsili için yapılan giderlerin alacaktan fazla olduğu anlaşılan alacaklar, muhasebe servislerine intikal ettirildiğinde, muhasebe servislerince alacağın takip durumuna göre (121) Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabı veya (128) Şüpheli Alacaklar hesabına alacak ve karşılığında (630) Giderler Hesabına borç kaydı yazmak suretiyle terkin işlemine ait muhasebe kayıtlarını gerçekleştirmiş olacaklardır. Takip ve tahsil görevi Kurumumuza verilmiş olan diğer kamu alacaklarına ilişkin olarak nazım hesaplarda takip edilenlerden (işsizlik sigortası primi) ise terkin edilecek tutarların muhasebe servisine bildirilmesi durumunda (948) Başka Birimler Adına İzlenen Alacaklar Hesabı ve (949) Başka Birimler Adına İzlenen Alacak Emanetleri Karşılığı Hesabı ters çalıştırılarak terkin işlemi muhasebeleştirilecektir.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

Fatih ACAR Kurum Başkanı

Ek: 3 matbu yazı

DAĞITIM/

Gereği:                                                                Bilgi:

- Merkez ve taşra teşkilatına                               - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına

-   Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne

-   Gelir İdaresi Başkanlığına
  


T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

……………… SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ


Ek: 1


SAYIŞTAY BAŞKANLIĞINA

ANKARA

İl Müdürlüğümüzde işlem gören ve aşağıda belirtilen işyerlerinden dolayı tahakkuk eden sigorta primi, işsizlik sigortası ve idari para cezası alacakları 6111 sayılı Kanunun 17 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca / Yönetim Kurulumuzun 9/4/2010 tarihli ve 2010/69 kararı ile terkin edilmiştir.

Bilgi edinilmesini arz ederim.

İl Müdürü İmza

 

TERKİN EDİLEN SİGORTA PRİMİ, İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMİ, İDARİ PARA CEZASI

ALACAKLARI LİSTESİ

İşyeri Sicil No

İşyerinin Ünvanı

Terkin Edilen Borcun Dönemi

Terkin Edilen Sigorta Primi

Terkin Edilen

İşsizlik Sigortası Primi

Terkin Edilen İdari Para Cezası

 

 

 

Asıl

Gc/Gz

Asıl

Gc/Gz

Asıl

Gc/Gz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

……………… SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ


Ek: 2


SİGORTA PRİMLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İŞVERENLER PRİM DAİRE BAŞKANLIĞINA

İl Müdürlüğümüzde işlem gören ve aşağıda belirtilen işyerlerinden dolayı tahakkuk eden eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi alacakları 6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesine istinaden zamanaşımına uğramış olup, sözkonusu alacakların terkin edilip edilmeyeceği hususunun bildirilmesini arz ederim.

İl Müdürü İmza

 

BÜTÇE GELİRLERİ TAHAKKUK ARTIKLARINDAN ZAMANAŞIMINA UĞRAMIŞ

OLANLARA İLİŞKİN AYRINTI CETVEL

İşyeri Sicil No

İşyerinin Ünvanı

Terkin Edilecek Borcun Dönemi

Terkin

Edilecek

EKP

Terkin

Edilecek

ÖİV

Terkin

Edilecek

DV

 

 

 

Asıl

Gc/Gz

Asıl

Gc/Gz

Asıl

Gc/Gz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

……………… SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ


Ek: 3


SAYIŞTAY BAŞKANLIĞINA

ANKARA

İl Müdürlüğümüzde işlem gören ve aşağıda belirtilen işyerlerinden dolayı tahakkuk eden eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi alacakları,

a)      Zamanaşımına uğramış olmaları nedeniyle 6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesi kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığının ……… tarihli, ……….sayılı yazısına istinaden,

b)      Tahsil imkansızlığı veya alacağın tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olması nedeniyle 6183 sayılı Kanunun 106 ncı maddesine istinaden,

terkin edilmiştir.

Bilgi edinilmesini arz ederim.

İl Müdürü İmza

 

6183 SAYILI KANUNUN 102 NCİ MADDESİNE İSTİNADEN TERKİN EDİLEN EĞİTİME KATKI PAYI, ÖZEL İŞLEM VERGİSİ VE DAMGA VERGİSİ ALACAKLARI

LİSTESİ

İşyeri Sicil No

İşyerinin Ünvanı

Terkin Edilen Borcun Dönemi

Terkin Edilen EKP

Terkin Edilen ÖİV

Terkin Edilen DV

 

 

 

Aslı

Gc/Gz

Aslı

Gc/Gz

Aslı

Gc/Gz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

6183 SAYILI KANUNUN 106 NCI MADDESİNE İSTİNADEN TERKİN EDİLEN EĞİTİME KATKI PAYI, ÖZEL İŞLEM VERGİSİ VE DAMGA VERGİSİ ALACAKLARI

LİSTESİ

İşyeri Sicil No

İşyerinin Ünvanı

Terkin Edilecek Borcun Dönemi

Terkin Edilen EKP

Terkin Edilen ÖİV

Terkin Edilen DV

 

 

 

Aslı

Gc/Gz

Aslı

Gc/Gz

Aslı

Gc/Gz