T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü

 

Tarih : 24.04.2019

Sayı : 92604331-010.06.01-E.6285868

Konu : 2013/11 sayılı Genelgede Değişiklik

 

GENELGE

2019 / 9

 

Bilindiği üzere, 24.11.2016 tarihli ve 29898 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6756 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesi Hakkında Kanun, 9.12.2016 tarihli ve 29913 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6764 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 8.3.2018 tarihli ve 30354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7071, 7072, 7074, 7077, 7078, 7079, 7082 sayılı kanunlar ile 5510 sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmıştır.

Diğer taraftan, 10.5.2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarih itibariyle yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde, 5.12.2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve aynı tarih itibariyle yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile düzenlemeler yapılmıştır.

Bu Genelge ile yeni ve güncellenen mevzuat doğrultusunda 22.2.2013 tarihli ve 2013/11 sayılı Genelgede yapılan değişiklikler aşağıda açıklanmıştır.

A- GENELGENİN BİRİNCİ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- “Kanunun 4. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendine Tabi Çalışan Sigortalılar” başlıklı birinci bölümün üçüncü paragrafının (b) bendinde yer alan “staja tabi tutulan öğrenciler” ibaresinden sonra gelmek üzere “mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler,” ibaresi eklenmiştir.

2- “Kanunun 4. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendine Tabi Çalışan Sigortalılar” başlıklı birinci bölümün dördüncü paragrafında yer alan “Türk Ticaret Bankası Emekli Sandığı Vakfı (10.6.2003 tarihli ve 2003/5745 sayılı BKK ile)” ibaresinden sonra gelmek üzere “Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. Memur ve Müstahdemleri Yardım ve Emekli Sandığı Vakfı (29.3.2018 tarihli ve 2018/11401 sayılı BKK ile)” ibaresi eklenmiş, beşinci paragrafındaki “Sosyal Sigortalar Kurumuna” ibaresi ise “Kurumumuza” şeklinde değiştirilmiştir.

3- Birinci bölümde yer alan “1.14- Profesyonel sporcular” alt başlığının ikinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Gençleri spora teşvik etmek, gelecek vadeden sporculara sahip çıkmak, belli spor branşlarını güçlendirmek vb. gibi nedenlerden dolayı bazı sporculara, kulüpleri tarafından düzenli ödemeler yapılmaktadır. Sporcularla yapılan sözleşmelerde aylık ödenecek ücretin asgari ücret veya üzerinde belirlenmesi durumunda, bunlar Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacak, aksi halde sigortalı sayılmayacaktır.”

4- Birinci bölümde yer alan “1.15- Köy korucuları” alt başlığı açıklamaları ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“1.15-Köy ve güvenlik korucuları

442 sayılı Köy Kanununun 70. maddesinde köy korucularının ihtiyar meclisi tarafından tutulup ve köy muhtarının vereceği haber üzerine kaymakamın buyrultusu ile işe başlayacağı ve 1.7.2000 tarih ve 24096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Köy Korucuları Yönetmeliğinin "Ücretlerin Ödenmesi" başlıklı 13. maddesinin birinci fıkrasında ise; Köy korucularına, hizmetin devamı süresince ödenecek ücretin köy ihtiyar meclisince tespit edileceği ve köy bütçesinden karşılanacağı hükme bağlanmıştır.

Söz konusu mevzuat hükümlerine göre göreve başlayan köy korucularının Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılması gerekmektedir.

Diğer taraftan 7070 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 442 sayılı Kanunun 74. maddesinde geçen “geçici köy korucusu” ibareleri “güvenlik korucusu” olarak değiştirilmiştir.

7077 sayılı Kanunla Kanuna eklenen ek 15. madde ile 442 sayılı Kanunun 74. maddesinin ikinci fıkrası gereğince 29.4.2017 tarihi itibariyle güvenlik koruculuğu yapanlar ile bu tarihten sonra güvenlik korucusu olarak işe alınanlar Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacak ve haklarında uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanacaktır.

442 sayılı Kanunun 74. maddesi gereğince 29.4.2017 tarihine kadar güvenlik korucusu olarak çalıştırılanlar, bu çalışmalarından dolayı Kanun kapsamında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmamışlardır. Ancak, köy korucusu veya geçici köy korucusu olup aynı zamanda ilgili sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışması bulunanlar bu çalışmalarından dolayı sigortalı sayılmışlardır.

Güvenlik korucularından, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ek 5 ve ek 6. maddeleri ile isteğe bağlı sigortalı veya 2925 sayılı Kanuna göre sigortalılığı devam edenlerin bu kapsamdaki sigortalılıkları 28.4.2017 tarihinden itibaren sona erdirilecektir.

Kanunun ek 15. maddesinin yürürlük tarihi olan 29.4.2017 tarihinden önce güvenlik koruculuğu görevi sona erenler, 29.4.2017 tarihi itibariyle emekli, yaşlılık veya malullük aylığı alanlar (Kanunun geçici 20. maddesine tabi sandıklar dahil),442 sayılı Kanunun mülga ek 16. maddesi veya 2330 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmış olanlar Kanunun ek 15. maddesi kapsamında sigortalı sayılmayacaktır.

Kanunun ek 15. maddesi ile 29.4.2017 tarihi itibariyle güvenlik korucusu olarak görevde bulunanların valiliklerin talebi üzerine güvenlik korucusu olarak geçen ve 29.4.2017 tarihinden önce uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayan süreleri müracaat tarihinde geçerli olan prime esas kazanç alt sınırı ve % 32,5 oranı üzerinden hesaplanarak borcun tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde valiliklerce ödenecektir.

Güvenlik korucularının 29.4.2017 tarihinden önceki güvenlik koruculuğunda geçen sürelerinin valiliklerce bildirilmesi halinde bildirilen bu hizmet süreleri, prim tutarının tahsil şartı aranmadan hizmet kayıtlarına yansıtılacaktır. Valiliklerin süresinde ödemedikleri primler hakkında Kanunun 89. maddesi gereğince işlem yapılacaktır.

Güvenlik korucularının hizmet kayıtlarının oluşturulmasında “Güvenlik Korucularının 29.4.2017 Tarihinden Önceki Hizmet Süresi Belgesi” kullanılacak olup bu belge ilçe jandarma komutanı, kaymakam ve vali tarafından imzalanıp onaylanacaktır.

Bu belge dışında hazırlanan belgeler işleme alınmayacak, sigortalıların 29.4.2017 tarihinden önceki hizmet sürelerinin tespitine yönelik talepleri güvenlik koruculuğu yaptıkları kaymakamlıklara gönderilecektir.

29.4.2017 tarihinden önceki hizmet kayıtlarının oluşturulmasında sigortalıların Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında işveren yanında çalıştığı sürelere ilişkin hizmetleri, varsa (c) bendine tabi hizmetleri ile güvenlik koruculuğu süresinin aynı tarihler içinde olması halinde (a) ve (c) bendi kapsamındaki hizmetler geçerli sayılacak, kalan süreler güvenlik koruculuğu süresi olarak belirlenecektir.

29.4.2017 tarihinden önce Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 50., ek 5., ek 6. maddesi, 2925 sayılı Kanun, 506 sayılı Kanunun mülga 85. maddesi kapsamında sigortalılığı bulunanların primi ödenmiş süreler dışında kalan süreler ile primi ödenebilir nitelikte olan süreleri hariç tutularak hizmet kayıtları oluşturulacaktır. Primlerini yapılandırma yoluyla ödeyenler hakkında da aynı şekilde işlem yapılacaktır.

1479 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümleri gereğince 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında durdurulan sigortalılık süreleri bulunanların bu süreleri için güvenlik koruculuğu kapsamında hizmet kaydı oluşturulacaktır.

Diğer taraftan 7.11.1990-21.9.1995 tarihleri arasında 18 yaşın altında güvenlik korucusu olarak bildirilen süreler, Kanunun ek 15. maddesi kapsamında yapılacak işlemlerde dikkate alınacaktır.

29.4.2017 tarihinden önce görevi sona eren güvenlik korucuları ile 29.4.2017 tarihi itibariyle Kanun kapsamında emekli, yaşlılık veya malullük aylığı (Kanunun geçici 20. maddesine tabi sandıklar dahil) ya da 442 sayılı Kanunun mülga ek 16. maddesi veya 2330 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmış olanlar hakkında Kanunun ek 15. maddesi hükümleri uygulanmayacağından valiliklerce güvenlik korucusu olarak geçen sürelerin primlerinin ödenmek istenmesi halinde ilgili valiliğe koruculuğun 29.4.2017 tarihinden önce sonlandırılmış olması veya ilgilinin aylık almasından dolayı güvenlik korucusu olarak geçen sürelerinin hizmet olarak değerlendirilemeyeceği bildirilecektir.

Ayrıca, 29.4.2017 tarihinde veya sonrasında Kanun kapsamında emekli, yaşlılık veya malullük aylığı (Kanunun geçici 20. maddesine tabi sandıklar dahil) alanlar için Kanunun ek 15. maddesi hükümleri uygulanmayacağından bunlar hakkında herhangi bir tescil işlemi yapılmayacaktır.

Güvenlik koruculuğu uygulamasına 27.6.1985 tarihli ve 85/9632 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Van, Ağrı, Kars, Ardahan, Iğdır, Muş, Bingöl, Tunceli, Bitlis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adıyaman, Mardin, Siirt, Şırnak, Batman ve Hakkari; 1.4.1987 tarihli ve 87/11645 sayılı sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Malatya; 21.7.1989 tarihli ve 89/14395 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Elazığ; 9.5.1990 tarihli ve 90/458 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Kahramanmaraş; 27.6.1990 tarihli ve 90/630 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Gaziantep ve Kilis; 28.11.2016 tarihli ve 2016/9576 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Erzincan, Erzurum, Hatay ve Osmaniye illerinde başlanılmış olup, güvenlik korucularının sigortalılık sürelerinin belirlenmesinde bu tarihler esas alınacaktır.”

5- Birinci bölümde yer alan “1.20- Anonim şirketlerin kurucu ortaklarının sigortalılığı” alt başlılığının dördüncü paragrafında bulunan “kendi” ibaresi “ortağı olduğu” şeklinde değiştirilmiştir.

6- Birinci bölümde yer alan “1.21- Derneklerde çalışanların sigortalılığı” alt başlığının dördüncü paragrafındaki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve dördüncü paragraftan sonra gelmek üzere örnekler eklenmiştir.

“Buna göre; dernek başkanları ile derneğin yönetim ve denetim kurullarına seçilenler, bu göreve seçimle geldiklerinden, aralarındaki hukuki ilişki vekalet akdine dayandığı için sigortalı sayılmayacaklardır. Bu görevlerinden dolayı huzur hakkı veya sair bir ad altında ücret almaları akdin niteliğini değiştirmeyecektir. Ancak, dernek başkanları ile derneğin yönetim, denetim kurullarına seçilenler ve dernek üyeleri; bu görevleri haricinde, hizmet akdine tabi olarak, üçüncü şahısların yapabilecekleri işleri yapmaları karşılığında ücret ödenmesi şartıyla Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacak, geriye dönük yapılan bildirimler ise cari usullere göre sonuçlandırılacaktır.

Örnek 1- Seracılar Derneğinin dernek tüzüğünde kuruluş amacının seracılık yapan üyelerine malzeme temin etmek olduğu belirlenmiştir. Derneğin Denetleme Kurulu üyesi olan (A), (B) ve (C) kişileri, derneğin hesaplarını kontrol etmek amacıyla çalışmaları üzerine bu kişilere dernek yönetimi tarafından huzur hakkı adı altında kişi başı 250 TL ödeme yapılmaktadır. Bu kişiler huzur hakkını kanundan doğan görevlerini yerine getirdikleri için aldıklarından burada bir hizmet akdi oluşmamakta olup bunlar Kanunu 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmayacaklardır.

Örnek 2- Üçüncü bir kişinin yapacağı bir işin ücret karşılığında Örnek 1- ’deki denetim kurulu üyelerine yaptırılması durumunda, bunlar Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a)bendi kapsamında sigortalı sayılacak, söz konusu işin ücret alınmaksızın yapılması durumunda ise sigortalı sayılmayacaklardır.

Örnek 3- Avcılar Derneğinin hizmet binasında faaliyet gösteren dernek lokalinde çaycı olarak çalışan (A), aynı zamanda o derneğin üyesidir. Bu kişi dernek yönetiminin kararı doğrultusunda, dernek lokalinin çay işleri ile ilgilenmekte ve karşılığında da ücret almaktadır. Söz konusu işin hizmet akdine tabi üçüncü şahısların yapabileceği bir iş olması ve bu iş karşılığında ücret alması nedeniyle (A) kişisi Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacaktır.”

7- Birinci bölümde yer alan “1.23- Doğum ve evlat edinme sonrası yarım çalışma ödeneği alanlar” alt başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki alt başlıklar açıklamalarıyla birlikte sırasıyla eklenmiştir.

1.24-Kooperatiflerde Çalışanların Sigortalılığı

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereğince kooperatif başkanları ile kooperatifin yönetim ve denetim kurullarına seçilenler, bu göreve seçimle geldiklerinden aralarındaki hukuki ilişki, vekalet akdine ve kanunda belirtilen görevlerini yerine getirmelerine dayandığından sigortalı sayılmayacaklardır. Bu görevlerinden dolayı huzur hakkı veya sair bir ad altında ücret almaları akdin niteliğini değiştirmeyecektir. Ancak, kooperatif başkanları ile kooperatifin yönetim, denetim kurullarına seçilenler ve üyeleri; bu görevleri haricinde, hizmet akdine tabi olarak üçüncü şahısların yapabilecekleri işleri yapmaları karşılığında ücret ödenmesi şartıyla Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacak, geriye dönük yapılan bildirimler ise cari usullere göre sonuçlandırılacaktır.

Örnek 1- Taşıyıcılar Kooperatifi üyesi (A), kendi aracıyla kooperatifin üstlenmiş olduğu taşıma işlerini yapmakta ve ay sonunda yapmış olduğu kilometreye göre kooperatif yönetimi tarafından kendisine ücret ödenmektedir. Bu kişinin üyesi olduğu bu kooperatifteki taşıma işlerini yapması kooperatifin faaliyetinden kaynaklı ve kooperatifin kuruluş amacına yönelik bir çalışma olduğundan (A) kişisi, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmayacaktır.

Örnek 2- Servisçiler Kooperatifi almış olduğu on araçlık personel servis taşıma işinin dokuz araçlık kısmını üyelerinin kendilerine ait araçları ile birini de kooperatife ait araçla yapmaktadır. Kooperatif üyesi (D)’nin kooperatife ait araçla servis işini yapması uygun görülmüştür. Burada (D) kooperatif üyeliği görevi haricinde, kooperatifin diğer faaliyetlerinde hizmet akdine tabi olarak, üçüncü şahısların da yapabileceği bir işte çalışması nedeniyle, kooperatif yönetimi ile arasında hizmet akdi tesis edilmiştir. Bu nedenle; Servisçiler Kooperatifi işveren olarak (D)’yi, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak bildirecektir.

Örnek 3- Zeytin Kooperatifinin başkanı olan (B), tarım arazilerine su getirilmesi amacıyla yapımına başlanan su kanalı işinde kendisine ait iş makinesinde kepçe operatörü olarak çalışmaktadır. Kooperatif tarafından (B)’ye çalışması karşılığı belirli bir ücret ödenmektedir. Burada (B)’ kooperatif başkanlığı görevi haricinde, hizmet akdine tabi olarak üçüncü şahısların da yapabileceği bir işte çalışması nedeniyle Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacaktır.

1.25-Vakıflarda Çalışanların Sigortalılığı

5737 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince vakıflarda, diğer tüzel kişiliklerden farklı olarak zorunlu organ tektir ve o da yönetim organıdır. Yönetim organı dışında vakıf senedinde başkaca organlara yer verilmesine engel yoktur. Vakıflarda yönetim organı tek kişiden oluşabileceği gibi bir kuruldan da oluşabilir. Yönetim organının tek kişiden oluştuğu vakıflarda vakıf başkanının kendisi ile hizmet akdi ilişkisi kurmasına imkan olmadığından, yönetim organının tek kişiden oluştuğu vakıfların faaliyetlerinde vakıf başkanlarının kanundan doğan görevleri haricinde, üçüncü şahısların yapabilecekleri işleri yapmaları halinde Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmayacaktır.

Yönetim organının kurul halinde görev yaptığı vakıflarda; vakıf başkanları, vakıf faaliyetlerinde görev alan mütevelli heyeti, denetim kurulu üyeleri, bağlı oldukları mevzuattan doğan görevleri haricinde, hizmet akdine tabi olarak, üçüncü şahısların yapabilecekleri işleri yapmaları karşılığında ücret ödenmesi şartıyla Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacak, geriye dönük yapılan bildirimler ise cari usullere göre sonuçlandırılacaktır.

Ayrıca vakıflara ait işyerlerinde hizmet akdine tabi olarak çalışanların Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaları gerekmektedir. Vakıf adına bankada hesap açma, para çekme, para yatırma, kamu ya da özel kuruluşlarca yapılacak yazılı/sözlü borçlandırıcı işlemlerin yerine getirilmesi için tesis edilen vekalet ilişkisi, kişinin yöneticilik faaliyetini yerine getirmesine yönelik olup, sigortalılık niteliğinin belirlenmesinde belirleyici unsur olarak dikkate alınmayacaktır.

Örnek 1- Eğitim ve Yardımlaşma Vakfının, vakıf senedi incelendiğinde yönetim kurulunun beş kişiden, denetleme kurulunun ise üç kişiden oluştuğu anlaşılmıştır. Vakfın, yönetim kurulu başkanı (D)’nin, Niğde’nin Bor ilçesi Çukurkuyu Beldesinde bulunan ilkokul öğrencilerine kitap malzemeleri götürmek için gitmiş ve vakıf adına dağıtım işlerini yerine getirmiştir. Burada (D)’nin yapmış olduğu iş vakıf başkanlığından dolayı görevini yerine getirdiğinden Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmayacaktır.

Örnek 2- Doğal Yaşam Vakfının vakıf senedi incelendiğinde, yönetim organının tek kişiden oluştuğu, o kişinin de (B) olduğu belirtilmiştir. (B) kişisi vakfın başkanlığı görevi haricinde kalan sürede vakfın muhasebe işlemlerini yürütmesinden dolayı aylık 2.500 TL ücret almaktadır. (B) kişisi her ne kadar tabi olduğu kanunun verdiği görev haricinde bir iş yapsa da; vakıfta karar vermeye tek yetkili olduğu gerekçesi ile hizmet akdi oluşmadığından Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmayacaktır.

Örnek 3- (A) Vakfının, vakıf senedi incelendiğinde; yönetim ve denetleme kurullarının beşer kişiden oluştuğu anlaşılmıştır. Yönetim kurulu tarafından; vakfın İstanbul şubesine ait olan öğrenci yurdunun müdürlüğünü yürüten, aynı zamanda yönetim kurulu üyesi de olan (C) kişisine yaptığı iş karşılığında aylık 3.000 TL ücret ödemesi kararlaştırılmıştır. Burada (C) kişisi, yönetim kurulu üyeliği görevi haricinde üçüncü şahısların yapabileceği işi de yaptığı için Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacaktır.

1.26- İhtiyat pilotların sigortalılığı

7071 sayılı Kanunla 926 sayılı Kanuna eklenen; ek 36. maddede yer alan; “İhtiyat pilot olarak çalıştırılanlar hakkında 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanır. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmaları sebebiyle yaşlılık veya emekli aylığı kesilmiş olanlardan bu maddenin beşinci fıkrasının (d) bendi kapsamında görevlendirilenler hariç olmak üzere herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan yaşlılık ve emekli aylığı alanlar hakkında 5335 sayılı Kanunun 30. maddesi hükümleri uygulanmaz.” hüküm gereğince, ihtiyat pilot olarak çalıştırılanlar Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı sayılacak, haklarında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanacaktır.

Kurumdan emeklilik/yaşlılık aylığı alanlardan ihtiyat pilot olarak atananlar hakkında, 5335 sayılı Kanunun 30. maddesi hükümleri uygulanamayacağından, Kanunun geçici 14. maddesine göre işlem yapılacaktır.”

8- Birinci bölümde yer alan “2- Bir veya Birden Fazla İşyerinde Çalışanların Gün Sayısının Tespiti (Ek, 11.12.2014 tarihli ve 2014/32 sayılı Genelge)” başlığına aşağıdaki açıklamalar eklenmiştir.

“Gerek 506 sayılı Kanunun mülga 2. maddesi gerekse 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde;bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar (4/a) kapsamında sigortalı sayılmış olup, hükümden de anlaşılacağı üzere, kişiler aynı anda birden fazla işyerinde hizmet akdiyle çalışabilmektedirler.

Kanunun 3. maddesine göre ay 30 gün, yıl 360 gün olarak kabul edilmekte olup, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındakiler hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılabilmektedirler. Kanunun 82. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 53. maddeye göre belirlenen aynı sigortalılık halinde birden fazla işte çalışması nedeniyle kazançların prime esas kazanç üst sınırına kadar olan kısmı alınacaktır.

Örnek 1- Özel sektöre ait iki farklı işyerinde asgari ücretle çalışan sigortalının 2018 yılına ait gün sayısı ve prime esas kazançları aşağıdaki gibi belirlenecektir.

 

ÖZEL SEKTÖRDE YIL İÇİNDE BİRDEN FAZLA İŞYERİNDE ÇALIŞMA HALİ

SEKTÖR

AY

1.İŞYERİ

PRİME

ESAS

KAZANÇ*

2.İŞYERİ

PRİME

ESAS

KAZANÇ*

GEÇERLİ

GÜN

SAYISI

GEÇERLİ

PRİME

ESAS

KAZANÇ

Ö

1

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

Ö

2

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

Ö

3

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

Ö

4

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

Ö

5

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

Ö

6

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

Ö

7

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

Ö

8

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

Ö

9

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

Ö

10

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

Ö

11

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

Ö

12

30

2.029,50

30

2.029,50

30

4.059,00

TOPLAM

 

360

 

360

 

360

 

* 2018 yılı prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplama yapılmıştır.

 

Örnek 2- (4/a) kapsamındaki sigortalının birden fazla işyerinde tam zamanlı çalışmaları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Sigortalının ay bazında prim gün sayısının tespitinde aylık çalışmaları 30 günü, prime esas kazançları ise azami aylık prime esas kazancı geçmeyecek şekilde dikkate alınacaktır.

 

YIL/AY

A İŞYERİ

B İŞYERİ

C İŞYERİ

GEÇERLİ GÜN VE PRİME ESAS

KAZANÇ TUTARLARI

 

GÜN

PEK

GÜN

PEK

GÜN

PEK

GÜN

PEK

2018/01

30

4.800

30

9.500

 

 

30

14.300

02

30

4.800

30

9.500

 

 

30

14.300

03

30

4.800

30

9.500

 

 

30

14.300

04

30

4.800

30

9.500

30

2.040

30

15.221,40

05

30

4.800

30

9.500

30

2.040

30

15.221,40

06

30

4.800

30

9.500

30

2.040

30

15.221,40

9- Birinci bölümde yer alan “2.1- (4/a) kapsamında aynı ayda birden fazla işyerinde çalışanların gün sayısının belirlenmesi” alt başlığı açıklamaları ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“2.1- Özel işyerinden kamu işyerine, kamu işyerinden özel işyerine geçenlerin gün sayısının belirlenmesi

10.9.1987 tarihli ve 19570 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 289 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile (4.10.1988 tarihli ve 19949 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3472 sayılı Kanunla kanunlaşmıştır.) devlet memurları, kamu görevlileri ile kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçi statüsündeki personele aylıkları her ayın 15’inci günü “aybaşı” kabul edilerek ödeme yapılmaktadır. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararname gereğince 1987 yılı Ekim ayı 1.10.1987-14.11.1987 tarihleri arası 44 gün, 1987 yılı ise 374 gün olarak dikkate alınacaktır.

Buna göre, kamu sektöründe olup 506 sayılı Kanuna tabi mahiyet kodları “1 (kamu sektöründe devamlı işyeri) ” ve “3 (kamu sektöründe geçici işyeri) ” olarak tescil edilmiş olan işyerleri 1987 yılı Ekim ayından itibaren Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen devrelere göre aylık bildirge, dört aylık sigorta primleri bordroları ve aylık prim ve hizmet belgesini Kuruma vermektedir.

Mahiyet kodu “1” ve “3” olarak tescil edilen işyerlerinin dört aylık sigorta prim bordrolarını (aylık prim ve hizmet belgesini) ayın 15’i ile 14’ü arasında düzenleyerek vermeleri gerekirken ayın 1’i ile 30’u olarak, mahiyet kodu “2 (özel sektörde devamlı işyeri)” ve “4 (özel sektörde geçici işyeri)” olarak tescil edilmiş işyerlerinin (4046 sayılı Kanuna göre özelleştirilen işyerleri) ayın 1’i ile 30’u arasında vermeleri gerekirken ayın 15’i ile 14’ü arasında vermeye devam ettiklerinden işyeri tescilinde mahiyet kodu değişmediği halde dört aylık sigorta primleri bordrosu ya da aylık prim ve hizmet belgesini ters veren işyerleri için “ters işyeri” alanı işaretlenerek işlem yapılmaktadır. Bu şekilde bildirge veren işyerlerinde 1987 yılı dışında da kamu sektöründen özel sektöre geçişte tam çalışma halinde yıl 346 gün, özel sektörden kamu sektörüne geçişte de yıl 374 gün olabilmektedir. Aynı durum işverenlerin sigortalıların ücretlerinin ödeme dönemini değiştirmeleri halinde de (ters işyeri) oluşabilmektedir.

Buna göre, tam çalışma olup, yıl içinde özel sektörden kamu sektörüne geçiş yapılması halinde yıl 374 gün olarak dikkate alınacaktır. Tam çalışma olup, yıl içinde kamu sektöründen özel sektöre geçişte de yıl 346 gün olarak dikkate alınacak, 14 günlük fark sigortalının çalışmaya başladığı ilk dönemde ödendiğinden sigortalının toplam gün sayısında değişiklik yaratmayacaktır. Özel sektöre ait iki farklı işyerinde asgari ücretle çalışan sigortalının gün sayısı ve prime esas kazançları aşağıdaki gibi belirlenecektir.

Örnek 1- Sigortalının önceden beri çalıştığı özel mahiyetteki işyerinden 31.3.2018 tarihinde işten çıkışı verilerek 1.4.2018 tarihinde kamu işyerine işe girişi yapılmıştır. Buna göre özel sektör işyerinden 2018/3. aya ait 30 gün, kamu işyerinden 2018/3. aya ait 14 gün olmak üzere toplamda 2018/3. aya ilişkin hizmet süreleri 44 gün olarak kabul edilecektir.

 

ÖZEL SEKTÖRDEN

KAMU SEKTÖRÜNE GEÇİŞ

KAMU SEKTÖRÜNDEN

ÖZEL SEKTÖRE GEÇİŞ

SEKTÖR

AY

SÜRE

GÜN SAYISI

SEKTÖR

AY

SÜRE

GÜN SAYISI

Ö

1

1/1-30/1

30

K

1

15/1-14/2

30

Ö

2

1/2-30/2

30

K

2

15/2-14/3

30

Ö

3

1/3-30/3

30

K

3

15/3-14/4

30

Ö

4

1/4-30/4

30

K

4

15/4-14/5

30

Ö

5

1/5-30/5

30

K

5

15/5-14/6

30

Ö

6

1/6-14/6

14

K

6

15/6-30/6

16

K

6

15/6-14/7

30

Ö

7

1/7-30/7

30

K

7

15/7-14/8

30

Ö

8

1/8-30/8

30

K

8

15/8-14/9

30

Ö

9

1/9-30/9

30

K

9

15/9-14/10

30

Ö

10

1/10-30/10

30

K

10

15/10-14/11

30

Ö

11

1/11-30/11

30

K

11

15/11-14/12

30

Ö

12

1/12-30/12

30

K

12

15/12-14/1

30

 

 

TOPLAM

346

 

 

TOPLAM

374

 

 

 

 

 

Örnek 2- Sigortalının önceden beri çalıştığı kamu mahiyetteki işyerinden 31.3.2018 tarihinde işten çıkışı verilerek 1.4.2018 tarihinde özel işyerine işe girişi yapılmıştır. Buna göre kamu mahiyetindeki işyerinden 2018/3. aya ait 17 gün, özel işyerinden 2018/3. aya ait çalışma olmadığı için bildirim yapılamayacaktır. Bu nedenle toplamda 2018/3. aya ilişkin hizmet süreleri 17 gün olarak kabul edilmekle birlikte, sigortalının 2018 yılında tam çalışması durumunda 2018 yılı 346 günü geçemeyecektir.

Örnek 3- Sigortalının önceden beri çalıştığı özel mahiyetteki işyerinden 7.11.1995 tarihinde işten çıkışı verilerek 15.11.1995 tarihinde kamu işyerine işe girişi yapılmıştır. Buna göre özel sektör işyerinden 1995/11. aya ait 7 gün, kamu işyerinden 1995/11. aya ait 30 gün olmak üzere toplamda 1995/11. aya ilişkin hizmet süreleri 37 gün olarak kabul edilecektir.

Yıl içinde tam çalışması olan sigortalıların özel sektörden kamu sektörüne ya da kamu sektöründen özel sektöre geçiş yapmaları halinde bunların gün sayıları aşağıdaki şekilde belirlenecektir.

Yıl içinde tam çalışması olan sigortalıların yılda iki defa özel sektörden kamu sektörüne ya da kamu sektöründen özel sektöre geçmeleri halinde yıl 360 gün olarak dikkate alınacaktır.

 

ÖZEL SEKTÖRDEN

KAMU SEKTÖRÜNE GEÇİŞ

KAMU SEKTÖRÜNDEN

ÖZEL SEKTÖRE GEÇİŞ

SEKTÖR

AY

SÜRE

GÜN SAYISI

SEKTÖR

AY

SÜRE

GÜN SAYISI

Ö

1

1/1-30/1

30

K

1

15/1-14/2

30

Ö

2

1/2-30/2

30

K

2

15/2-14/3

30

Ö

3

1/3-30/3

30

K

3

15/3-14/4

30

Ö

4

1/4-14/4

14

K

4

15/4-30/4

16

K

4

15/4-14/5

30

Ö

5

1/5-30/5

30

K

5

15/5-14/6

30

Ö

6

1/6-30/6

30

K

6

15/6-14/7

30

Ö

7

1/7-30/7

30

K

7

15/7-14/8

30

Ö

8

1/8-14/8

14

K

8

15/8-30/8

16

K

8

15/8-14/9

30

Ö

9

1/9-30/9

30

K

9

15/9-14/10

30

Ö

10

1/10-30/10

30

K

10

15/10-14/11

30

Ö

11

1/11-30/11

30

K

11

15/11-14/12

30

Ö

12

1/12-30/12

30

K

12

15/12-14/1

30

 

 

TOPLAM

360

 

 

TOPLAM

360

Yıl içinde işe giren ve ayrılan sigortalıların hizmetleri aşağıdaki şekilde bildirilecektir.

 

ÖZEL SEKTÖRDEN

KAMU SEKTÖRÜNE GEÇİŞ

KAMU SEKTÖRÜNDEN

ÖZEL SEKTÖRE GEÇİŞ

SEKTÖR

AY

SÜRE

GÜN SAYISI

SEKTÖR

AY

SÜRE

GÜN SAYISI

 

1

-

-

K

1

-

-

 

2

-

-

K

2

-

-

 

3

-

-

K

3

8/4-14/4

7

Ö

4

8/4-30/4

23

K

4

15/4-14/5

30

Ö

5

1/5/-30/5

30

K

5

15/5-14/6

30

Ö

6

1/6-30/6

30

K

6

15/6-14/7

30

Ö

7

1/7-30/7

30

K

7

15/7-14/8

30

Ö

8

1/8-30/8

30

K

8

15/8- 30/9

16

Ö

9

1/9-14/9

14

Ö

9

1/9-30/9

30

K

10

15/9-14/10

30

Ö

10

1/10-30/10

30

K

10

15/10-14/11

30

Ö

11

1/11-30/11

30

K

11

15/11-14/12

30

Ö

12

1/12-30/12

30

K

12

15/12-14/1

30

 

 

 

 

 

 

TOPLAM

277

 

 

TOPLAM

263

Yıl içinde 360 günden az çalışması olan sigortalıların gün sayısının tespitinde çalışmaların birbirini takip edip etmediği hususları kontrol edilecektir.

10- Birinci bölümde yer alan “2.3- (4/a) ve (4/b) kapsamında aynı ayda çalışması olanların gün sayısının belirlenmesi (Ek, 3.7.2015 tarihli ve 2015/19 sayılı Genelge)” alt başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki alt başlıklar açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“2.4- Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanların iş kazası geçirdiği tarihteki sigortalılığı

Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olanların iş kazası geçirdikleri gün için (geçici iş göremezlik belgesi olması hali de dahil olmak üzere) Kuruma hizmet bildirilecektir.

Ancak, bildirilen bu hizmetin sigortalıya verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç olarak değerlendirilmesi durumunda; denetim sonucunda bulunacak günlük kazançlar hariç olmak üzere, Kanunun 82. maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazancın alt sınırını aşamaz.

Örnek 1- 1.4.2018 tarihinde Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaya başlayan sigortalı aynı gün iş kazası geçirmiş ve 40 gün geçici iş göremezlik belgesi verilmiştir. Bu sigortalı için iş kazası tarihinde hizmet akdi başlamış olduğundan işverence 2018 yılı Nisan ayında en az bir günlük hizmet bildirilecektir.

Örnek 2- 21.11.2017 tarihinden itibaren çalıştığı işyerinde 4.3.2018 tarihinde iş kazası geçiren sigortalı, 22.3.2018 tarihinde vefat etmiştir. İşverence bu sigortalı adına 2018 yılı Mart ayı için en az 4 günlük hizmet bildirilecektir.

2.5- Birden fazla işyerinde kısmı süreli çalışma

Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılardan 4857 sayılı Kanunun 13. ve 14. maddelerine göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışıp, çalıştığı saat karşılığında ücret alanların ay içerisinde birden fazla işyerinden bildirilen kısmi çalışmalarının bulunması halinde, kısmi çalışma sürelerinin o ayın hangi gününe denk geleceği hususunda bir tespit yapılamadığından, kısmi çalışma süreleri toplanacak ve 30 günü geçmeyecek şekilde hizmet kaydı oluşturulacaktır. Aylık prime esas kazancın tespiti de, kısmi süreli çalışmalara ilişkin prime esas kazançların toplanarak, aylık azami kazanç tutarını geçmeyecek şekilde dikkate alınacaktır.

Örnek - (4/a) kapsamındaki sigortalının birden fazla işyerinde kısmi süreli çalışmaları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Sigortalının ay bazında prim gün sayısının tespitinde kısmi süreli çalışmaları 30 günü, prime esas kazançları ise azami aylık prime esas kazancı geçmeyecek şekilde dikkate alınacaktır.

 

YIL/AY

A İŞYERİ

B İŞYERİ

C İŞYERİ

GEÇERLİ GÜN

VE PRİME ESAS

KAZANÇ

TUTARLARI

 

GÜN

PEK

GÜN

PEK

GÜN

PEK

GÜN

PEK

2018/01

12

812,70

9

1.840

 

 

21

2.652,70

02

12

812,70

9

1.840

 

 

21

2.652,70

03

12

812,70

9

1.840

5

2.500

26

5.152,70

04

12

812,70

9

1.840

5

2.500

26

5.152,70

05

 

 

9

1.840

5

2.500

14

4.340

06

 

 

9

1.840

5

2.500

14

4.340

07

18

9.132,84

9

1.840

5

2.500

30

13.472,84

11- İkinci bölümde yer alan “2- Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, meslek lisesi veya yükseköğrenimleri sırasında staj yapanlar, 2547 sayılı Kanuna tabi çalışan öğrenciler ve kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler” başlığı açıklamaları ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“2- Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, meslek lisesi veya yükseköğrenimleri sırasında staj yapanlar, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler, 2547 sayılı Kanuna tabi çalışan öğrenciler ve kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler

Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince 3308 sayılı Kanunda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler ile 2547 sayılı Kanunun 46. maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, 82. maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanmış olup, bunlar Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı sayılmışlardır.

6111 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ve 87. maddesinin (e) bendinde yer alan “zorunlu” ibareleri 1.3.2011 tarihinden geçerli olmak üzere madde metinlerinden çıkartılmıştır.

Bu nedenle, 1.3.2011 tarihinden itibaren meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında öğrenim gördükleri okullar tarafından zorunlu staja tabi tutulan öğrencilerin yanında, staj zorunluluğu olmadığı halde okulları tarafından staj yapması uygun görülen öğrenciler de staja başladıkları tarihten itibaren sigortalı sayılacaklardır.

6111 sayılı Kanunla, Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan diğer bir düzenleme ile 1.3.2011 tarihinden itibaren bunlardan bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar hakkında genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmaya başlanılmıştır.

Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde;

6676 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile 1.3.2016 tarihinden itibaren kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler,

6764 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile 9.12.2016 tarihinden itibaren mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler,

iş kazası ve meslek hastalığı yönünden sigortalı sayılmışlardır.

Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi olanların bildirimleri, Milli Eğitim Bakanlığı veya bu öğrencilerin eğitim gördükleri okullar veya kurumlarca, kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler için projenin yürütüldüğü kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör kuruluşları ve üniversitelerce, yükseköğrenim sırasında staja tâbi tutulan veya işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler için ise öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumunca yapılacaktır.

Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalıların 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yapılacak tescillerinde;

- 3308 sayılı Kanuna tabi aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler “7- Çırak/Mesleki teknik eğitim”,

- 2547 sayılı Kanunun 46. maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar için “18- YÖK kısmi istihdam”,

- Meslek liselerinde okumakta iken veya yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler için “19- Stajyer”,

- Kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler için “32-Bursiyer”

- Mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler için “37- Tamamlayıcı ya da alan eğitimi gören öğrenciler”,

sigortalılık kodları kullanılacaktır.

Bu sigortalıların işe giriş bildirgesinde bildirilecek sigortalılık kodu, aylık prim ve hizmet belge adı ve numarası, ödeyecekleri prim oranı ve yararlanacakları sigortalılık türleri aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.

 

Sigortalılık Kodu

APHB Belge No

APHB Belge Adı

Prim Oranı

Yararlanacağı Sigortalılık Türler

7

7

3308 sayılı Kanunda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilerden bakmakla yükümlü olunanlar

% 1 KVSK

* Asgari ücretin yarısı

- İş kazası meslek hastalığı

- Hastalık

7

42

3308 sayılı Kanunda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilerden bakmakla yükümlü olunmayanlar

% 1 KVSK

* Asgari ücretin yarısı

- İş kazası meslek hastalığı

- Hastalık

- Genel sağlık sigortası

18

22

2547 sayılı Kanunun 46. Maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden bakmakla yükümlü olunanlar

% 1 KVSK

* Prime esas kazanç alt sınır

İş kazası meslek hastalığı

18

43

2547 sayılı Kanunun 46. maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden bakmakla yükümlü olunmayanlar

% 1 KVSK

% 5 GSS

* Prime esas kazanç alt sınır

- İş kazası meslek hastalığı

- Genel sağlık sigortası

19

22

Meslek liselerinde okumakta iken veya yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrencilerden bakmakla yükümlü olunanlar

% 1 KVSK

* Prime esas kazanç alt sınır

- İş kazası meslek hastalığı

19

43

Meslek liselerinde okumakta iken veya yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrencilerden bakmakla yükümlü olunmayanlar

% 1 KVSK

% 5 GSS

* Prime esas kazanç alt sınır

- İş kazası meslek hastalığı

- Genel sağlık sigortası

32

22

Kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerlerden bakmakla yükümlü olunanlar

% 1 KVSK

* Prime esas kazanç alt sınır

- İş kazası meslek hastalığı

32

43

Kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerlerden bakmakla yükümlü olunmayanlar

% 1 KVSK

% 5 GSS

* Prime esas kazanç alt sınır

- İş kazası meslek hastalığı

- Genel sağlık sigortası

37

49

Mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrencilerden bakmakla yükümlü olunanlar

% 1 KVSK

* Asgari ücretin yarısı

- İş kazası meslek hastalığı

37

50

Mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrencilerden bakmakla yükümlü olunmayanlar

% 1 KVSK

% 5 GSS

* Asgari ücretin yarısı

- İş kazası meslek hastalığı

- Genel sağlık sigortası

Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalıların prim oranı, Kanunun 81. maddesi gereğince, 1.3.2011 tarihinden itibaren prime esas kazancın % 6 ’sıdır. Bu oranın % 1’i kısa vadeli sigorta kolları, % 5’i genel sağlık sigortası primidir.

Bunların prim ödeme yükümlüsü Milli Eğitim Bakanlığı veya bu öğrencilerin eğitim gördükleri okullar ile öğrenim gördükleri yükseköğretim kurumlarıdır. Bursiyer sigortalılarının prim ödeme yükümlüsü ise projenin yürütüldüğü kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör kuruluşları ve üniversitelerdir. 3308 sayılı Kanunun 25. maddesi gereğince aday çırak, çıraklar, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında okumakta iken staja, tamamlayıcı eğitime veya alan eğitimine tabi tutulan öğrencilerin sigorta primleri 9.12.2016 tarihinden itibaren asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden hesaplanacaktır.

Örnek - 4 yıllık lisans eğitimi veren üniversitenin eğitim süresi içinde zorunlu staj şartı bulunmayan bir bölümünde öğrenim gören öğrenci, 16.5.2011 tarihinde bölümüyle ilgili konuda bir işyeri belirleyip staj yapabilmek üzere okul staj komitesine müracaat etmiş ve staj yapması uygun görülmüştür. Üniversitece öğrenci için Kuruma verilecek sigortalı işe giriş bildirgesinde sigortalı tescili “19” sigortalılık kodu ile öğrenci bakmakla yükümlü olunan kişi ise aylık prim ve hizmet belgesinde “22”, bakmakla yükümlü değilse “43” numaralı belge türü ile bildirim yapılacaktır.”

12- İkinci bölümde yer alan “2.1- 2547 sayılı Kanunun 46. maddesine göre kısmi çalışanların 2008 yılı Ekim ayı başından önceki sigortalılığı (Ek, 1.9.2016 tarihli ve 2016/20 sayılı Genelge)” alt başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki alt başlık açıklamaları ile birlikte eklenmiştir.

“2.2- Çırakların sigortalılığı

506 sayılı Kanunun mülga 3. maddesinin (II/B) bendinde özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile 35. madde hükümlerinin uygulanmayacağı öngörüldüğünden çıraklar hakkında 2008 yılı Ekim ayına kadar iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası hükümleri uygulanmıştır.

Ancak, 506 sayılı Kanunun mülga 3. maddesinin (II/B) bendinde özel kanun olan 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu 5.7.1977 tarihli ve 15987 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, ilk çıraklık kurulu kararı 9.3.1979 tarihinde yayımlandığından çıraklar hakkında 9.3.1979 tarihine kadar 506 sayılı Kanunun mülga 3. maddesinin (II/B) bendi hükümleri uygulanmamıştır.

2089 sayılı Kanun 1979 yılı Mart ayından itibaren sadece çıraklık kurul kararı ile kapsama alınan il ve mesleklerle sınırlı olarak uygulandığından çıraklık uygulaması yapılmayan iller ile çıraklık kapsamına alınmayan mesleklerde çalışanlar 506 sayılı Kanunun mülga 3. maddesinin (I/H) bendi gereğince sigortalı sayılmayacaktır.

2089 sayılı Kanun 19.6.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. 1979 yılı Mart ayı ile 1.1.1987 tarihi arasında 2089 sayılı Kanun kapsamında çıraklık uygulaması 34 ilde yapılmıştır. 2089 sayılı Kanun kapsamında çırak olarak çalıştırılanların primleri, 3308 sayılı Kanunun uygulanmaya başlandığı 1.1.1987 tarihine kadar çırak çalıştıran işverenlerce ödenmiş, çırak sigortalıların bildirimi “Sigortalı işe giriş bildirgesi”, “Aylık Sigorta Primleri Bildirgesi” ile yapılmıştır.

 

1979/Mart ayı ile 1.1.1987 tarihleri arasında 506 sayılı Kanunun 3. maddesinin (II/B) bendi kapsamında çıraklık uygulaması yapılan iller

Sıra no

Sıra no

Kapsama

alındığı

tarih

Sıra no

 

Kapsama

alındığı

tarih

Sıra no

Sıra no

Kapsama

alındığı

tarih

1

Ankara

9.3.1979

13

Çankırı

15.5.1981

25

Kırşehir

11.9.1982

2

Denizli

9.3.1979

14

Antalya

29.12.1981

26

Kastamonu

21.1.1983

3

Eskişehir

9.3.1979

15

Aydın

29.12.1981

27

Mersin

21.1.1983

4

İzmir

9.3.1979

16

Kocaeli

29.12.1981

28

Çorum

20.4.1983

5

Kayseri

9.3.1979

17

Malatya

29.12.1981

29

Bolu

20.4.1983

6

Tekirdağ

9.3.1979

18

Manisa

29.12.1981

30

Sivas

29.7.1983

7

Konya

29.11.1979

19

Erzurum

29.12.1981

31

Tokat

29.7.1983

8

Bursa

15.5.1981

20

Kars

29.12.1981

32

Şanlıurfa

29.7.1983

9

Gaziantep

15.5.1981

21

İstanbul

2.4.1982

33

Yozgat

27.1.1984

10

Samsun

15.5.1981

22

Kahramanmaraş

2.4.1982

34

Balıkesir

27.1.1984

11

Trabzon

15.5.1981

23

Sakarya

2.4.1982

 

 

 

12

Adana

15.5.1981

24

Isparta

16.7.1982

 

 

 

13- İkinci bölümde yer alan “2- Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, meslek lisesi veya yükseköğrenimleri sırasında staj yapanlar, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler, 2547 sayılı Kanuna tabi çalışan öğrenciler ve kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler” başlıklı bölümden sonra gelmek üzere aşağıdaki başlıklar açıklamalarıyla birlikte eklenmiş ve “3” numaralı başlıktan sonra gelen başlıklar teselsül ettirilmiştir.

“3- Harp malulü, 2330 ve 3713 sayılı kanunlar veya 5434 sayılı Kanunun 56. maddesine göre aylık bağlanan vazife malullerinden çalışmaya başlayanlar

Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar veya 5434 sayılı Kanunun 56. maddesi kapsamında aylık bağlanmış olanlardan, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi çalışanların aylıkları kesilmemektedir.

Öte yandan, yine harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar veya 5434 sayılı Kanunun 56. maddesi kapsamında aylık bağlanmış olanlardan (3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlananlar dahil), Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde aylıkları kesilmekte iken, Kanunun yürürlüğe girmesiyle 1.10.2008 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlananların, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaları halinde aylıklarının kesilmesi uygulamasına son verilmiştir.

Ayrıca, 1.8.2013 tarihinde 6495 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu defa harp malulleri ile 2330 sayılı Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar veya 5434 sayılı Kanunun 56. maddesi kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanların da Kanunun 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaları durumunda aylıkları kesilmemektedir.

Yukarıda belirtilen kapsamlarda vazife veya harp malullüğü aylığı alanlardan, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi çalışanlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri, bunların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde ise bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren haklarında ayrıca uzun vadeli sigorta kolları uygulanacaktır. Kanunun 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendine tabi çalışanlar hakkında ise uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanacaktır. Bunlardan Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine tabi çalışmaları nedeniyle ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmayacaktır.

7074 sayılı Kanun ile 3713 sayılı Kanuna ilave edilen ek 3. madde ile 21. maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve (j) bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış ancak ilgili mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan, talepleri üzerine 13.7.1953 tarihli ve 4/1053 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılması nedeniyle aylık bağlananlar hakkında da yukarıdaki esaslar uygulanacaktır.

3.1- Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre çalışanlar

506 sayılı Kanunun mülga 3. maddesinin (II/C) fıkrasında 3279 sayılı Kanunla 6.5.1986 tarihinden itibaren yapılan düzenleme ile kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarından görev malullüğü aylığı alan sigortalılar mülga 63. madde gereği sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalı sayılacaktır. Bunlardan Kuruma yazılı talepte bulunanlar hakkında talep tarihini takip eden aybaşından itibaren ise uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanacaktır.

Görev malullüğü aylığı almakta iken 506 sayılı Kanuna tabi bir işte çalışmaya başlayanlardan 6.5.1986-30.9.1999 tarihleri arasında % 24 oranında, 1.10.1999-30.9.2008 tarihleri arasında % 30 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilmiştir. (Bu primin 1/4’ü sigortalı hissesi, 3/4’ü işveren hissesidir)

Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca harp malulleri, 3713 ve 2330 sayılı kanunlara göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden ve 5434 sayılı Kanunun 56. maddesi uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası, talepleri halinde ise ayrıca uzun vadeli sigorta kolları uygulanacak, bunlardan genel sağlık sigortası primi alınmayacaktır.

Bu sigortalıların bildirimleri;

- 6.5.1986-30.4.2004 tarihleri arasında aylık sosyal güvenlik destek primi bordrosu, sigortalının uzun vade yönünden talebi halinde ayrıca dört aylık sigorta primleri bordrosu,

- 1.5.2004-2008 yılı Ekim ayı arasında aylık prim ve hizmet belgesinin “2-Sosyal Güvenlik Destek Primi” numaralı belge türü, sigortalının uzun vade sigorta kollarına tabi olma yönünde talebi olması halinde “18- Görev-Malullük Aylığı Alanlar” numaralı belge türü,

- 2008 yılı Ekim ayından itibaren “23- Harp Malulleri ile 3713 SK, 2330 SK ve 5434 SK 56. M. kapsamında Göre Vazife Malullüğü Aylığı Alanlardan Kısa Vadeli Sigorta Kollarına Tabi Olanlar” numaralı belge türü, sigortalının uzun vade sigorta kollarına tabi olma yönünde talebi olması halinde “24- Harp Malulleri ile 3713 SK, 2330 SK ve 5434 SK 56. M. kapsamında Göre Vazife Malullüğü Aylığı Alanlardan Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta Kollarına Tabi Olanlar” numaralı belge türü”,

kullanılarak yapılacak, işe giriş bildirgesi ise “25- Harp m. Vazife m. 2330 SK, 3713 SK ve 5434 SK 56. M. göre aylık alanlar” sigortalılık kodu ile yapılacaktır.

3.2- Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre çalışanlar

1479 sayılı Kanunun mülga 24. maddesinin (II/c) bendi gereğince kanunla veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarına prim veya kesenek ödeyenlerle bu tür kuruluşlardan malullük veya yaşlılık aylığı ile daimi tam iş göremezlik geliri almakta olanlar, aylık veya gelir bağlanması için talepte bulunmuş olanlar (Dul ve yetim aylığı veya Sosyal Sigortalar Kurumundan geçici veya sürekli kısmi iş göremezlik geliri alanlar hariç) sigortalı sayılmamıştır.

Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar veya 5434 sayılı Kanunun 56. maddesi kapsamında aylık bağlanmış olanlardan, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar için iş kazası ve meslek hastalığı sigortası, talepleri halinde ise uzun vadeli sigorta kolları uygulanacaktır.

3.3- Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre çalışanlar

Harp malulü, 2330 ve 3713 sayılı Kanun veya 5434 sayılı Kanunun 56. maddesine göre vazife malullüğü aylığı almakta iken 1.10.2008 tarihinden önce 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlayanların bu aylıkları kesilmekte iken, Kanunun yürürlüğe girmesiyle 1.10.2008 tarihinden itibaren önce 3713 sayılı Kanun hükümleri kapsamında aylık bağlananlardan Kanunun 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanların, daha sonra 6495 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle 1.8.2013 tarihinden itibaren diğerlerinden Kanunun 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanların aylıklarının kesilmesi uygulamasına son verilmiştir.

Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlar veya 5434 sayılı Kanunun 56. maddesi kapsamında aylık bağlanmış olanların, vazife veya harp malullüğü aylığı bağlandıktan sonra Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi çalışmaya başlayanların sonradan geçen hizmetlerinin ayrıştırılabilmesi için ikinci bir emeklilik sicil dosyası açılması gerektiğinden söz konusu sigortalıları çalıştıran Kurumlarca elektronik ortamda sigortalı işe giriş bildirgelerinin verilerek “5510 4/1-c (Devlet Memurları) Tescil İşlemleri” ekranından tescil işlemleri yapılmak suretiyle ikinci emeklilik sicil numaraları alınmaktadır.

Ayrıca, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında görev yapan sigortalıların yazışmaları emeklilik sicil dosyaları üzerinden yapıldığından ikinci sigortalılıklarına ilişkin yazışmalarda yeni verilen emeklilik sicil numarasının, daha önce aylık bağlanmış olan hizmetlerine ilişkin yapılacak olan yazışmalarda ise ilk verilen emeklilik sicil numarasının kullanılması gerekmektedir.

Bunların vazife malullüğü aylığı bağlanmasından önce geçen sigortalılık ve çalışma süreleri malullük aylığı bağlanmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık hali yönünden dikkate alınmayacaktır. Vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlayanlardan aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları 2008 yılı Ekim ayı başından sonra olanlar hakkında Kanun hükümleri, önce olanlar hakkında ise mülga hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.

3.4- 7091 sayılı Kanun gereğince vazife malullüğü aylığı bağlanmayıp tazminat hakkından yararlananlar

7091 sayılı Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrası ile 3713 sayılı Kanunun 21. maddesinin birinci fıkrası kapsamında aylık bağlama şartları oluşmayanlara, 2330 sayılı Kanun ile belirlenmiş esas ve usuller çerçevesinde engellilik ve yaralanma derecesine göre belirlenecek tazminatın beş katı tutarında nakdi tazminat ödeneceği,

7082 sayılı Kanun ile 7091 sayılı Kanunun9. maddesine eklenen üçüncü fıkra ile birinci fıkra kapsamında tazminat hakkından yararlandırılanların, 3713 sayılı Kanunun 21. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında aylık bağlama şartı oluşan sivillere 3713 sayılı Kanunla sağlanan tazminat, aylık bağlama hakları ve 6749 sayılı Kanunun 7. maddesinin ikinci fıkrasındaki ek tazminat hakkı dışında kalan haklardan ve ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan aynı şekilde yararlandırılacağı, bu hakların kullandırılmasında aylık bağlama şartı aranmaksızın en düşük maluliyet derecesinin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Söz konusu hüküm gereğince 3713 sayılı Kanunun 21. maddesinin (j) bendine göre malullük aylığı bağlanmadan sadece 7091 sayılı Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrası gereğince tazminat hakkından yararlandırılanlardan Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların işverenlerinden genel sağlık sigortası primi alınmayacaktır.

Bu durumdaki sigortalıların bildirimleri “36- 670/KHK kapsamında tazminat hakkından yararlananlar” sigortalılık kodu ile yapılacak olup aylık prim ve hizmet belgesi ile kısa vade ve uzun vade sigorta primlerine ait hizmetlerinin bildirimi aşağıdaki belge türleri ile yapılacaktır.

 

52

Malullük aylığı bağlanmamış olup 670/KHK kapsamında tazminat hakkından yararlananlar

53

Malullük aylığı bağlanmamış olup, 670/KHK kapsamında tazminat hakkından yararlananlardan 60 gün fiili hizmet süresi zammına tabi çalışanlar

54

Malullük aylığı bağlanmamış olup, 670/KHK kapsamında tazminat hakkından yararlananlardan 90 gün fiili hizmet süresi zammına tabi çalışanlar

55

Malullük aylığı bağlanmamış olup, 670/KHK kapsamında tazminat hakkından yararlananlardan 180 gün fiili hizmet süresi zammına tabi çalışanlar

14- Üçüncü bölümde yer alan “4-Askerlik hizmetini yapmakta olanlar” başlığının ikinci ve üçüncü paragrafındaki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ancak, 1111 sayılı Askerlik Kanununa göre; erbaş ve erlere verilen hava değişimi, istirahat sürelerinin toplam otuz günden fazlası ve firarda geçen süreler muvazzaf askerlik hizmetlerinden sayılmadığından, söz konusu sürelerde geçen sigortalı hizmetlerin Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte hava değişimi ve istirahat sürelerinde otuz günlük süre 11.2.2014 tarihli ve 6519 sayılı Kanunun 5. maddesiyle değiştirilerek 22.2.2014 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarihten önceki durumlar için; verilen sıhhi izinlerin üç aydan fazlası, normal izinlerin ise her yıl için bir aydan fazlası işleme alınacaktır.

Ayrıca, askerlik yapmakta olanların askerlik yükümü nedeniyle yaptığı çalışmalar 506 sayılı Kanunun 3. maddesi, Kanunun da 6. maddesi kapsamında olmakla birlikte, askerlik şubesinden sevk belgesini almasına rağmen birliğine teslim oluncaya kadar geçen sürede veya erken terhis mahiyetinde izinli sayılan sürelerde hizmet akdine dayalı olarak bir veya birkaç işverenin işyerinde çalıştıkları takdirde Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.”

15- Üçüncü bölümde yer alan “6- Tatbiki mahiyette yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler” başlığının birinci paragrafındaki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Resmi meslek ve sanat okulları ile yetkili resmi makamların izniyle kurulan meslek veya sanat okullarında ve yüksek okullarda fiilen normal eğitim süreleri içinde yapılan, tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler, sigortalı sayılmamakta iken 6764 sayılı Kanunla, Kanunun 6. maddesinin (f) bendinde yapılan düzenleme ile “Resmi meslek ve sanat okulları ile yetkili resmi makamların izniyle kurulan meslek veya sanat okullarında ve” ibaresi kaldırıldığından 9.12.2016 tarihinden itibaren sadece yüksek okullarda fiilen normal eğitim süreleri içinde yapılan, tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler sigortalı sayılmayacaktır.”

16- Üçüncü bölümde yer alan “12- Ücretsiz izin verilen Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi sigortalılar” başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki başlık açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“13- Kayyım olarak atananlar

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 426, 429, 430 ve 431. maddelerinde kayyımlığı gerektiren haller düzenlenmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133. maddesi ile mahkemeler suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde soruşturma ve kovuşturma sürecinde şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabilmekte olup, kayyım tayinine ilişkin karar ticaret sicili gazetesinde ve diğer uygun vasıtalarla ilan olunmakta, mahkemenin kayyım hakkında takdir etmiş bulunduğu ücret şirket bütçesinden karşılanmaktadır. Ancak, soruşturma veya kovuşturma konusu suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararının verilmesi halinde, ücret olarak şirket bütçesinden ödenen paranın tamamı, kanuni faiziyle birlikte Devlet Hazinesinden karşılanmaktadır.

Söz konusu hüküm nedeniyle, kayyımlar işveren adına ve hesabına işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimseler olduğundan ve bu göreve mahkeme yoluyla atandıkları için kayyımla işveren arasında hizmet akdi ilişkisi oluşmadığından kayyım olarak görevlendirildikleri yerlerden dolayı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmayacaklardır.

Şirkete ortaklığından dolayı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olup aynı zamanda ortağı olduğu şirkete kayyım olarak atananların sigortalılığı (4/b) kapsamında devam edecektir.

Kayyımlık görevi; Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) veya (b) bendi kapsamında devam eden sigortalılık durumu ile kayyım atandıktan sonra Kanun kapsamında sigortalılık niteliği taşınması hallerini etkilemeyecektir.”

17- Dördüncü bölümde yer alan “2.9- Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile bursiyerler” başlığı“2.9- Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, bursiyerler ile mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler” şeklinde değiştirilmiş, ikinci paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrencilerin mesleki ve teknik eğitime başladıkları tarihten itibaren hak ve yükümlülükleri başlayacaktır. Mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler, 9.12.2016 tarihinde sigorta kapsamına alınmış olup öğrencilerin işe giriş bildirgelerinin mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine başlamadan önce verilmesi gerekmekte ise de öğrencilerin 6764 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce bildirilmesi fiilen mümkün olmadığından, bildirimlerinin 2016 yılı Kasım ayı aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi süresinin son günü olan 9.1.2017 tarihi saat 23:59’a kadar verilmiş olması halinde bildirgeler yasal süresi içinde verilmiş kabul edilecektir.”

18- Dördüncü bölümde yer alan “2.14- Naklen ve hizmet akdi sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil edilmiş işyerinde çalışanlar” alt başlığının birinci paragrafının sonuna aşağıdaki ibare eklenmiş, üçüncü paragrafındaki açıklamalar değiştirilmiş ve “Örnek-” ten sonrada aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.

“Sigortalının, naklen ve hizmet akdi sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil edilmiş diğer işyerinde çalışmaya başlayıp başlamadığının tespitinde işveren gerçek kişi ise T.C. kimlik numarasına, tüzel kişi ise vergi numarasına bakılarak işlem yapılacaktır.”

“İşverenlerin bu durumdaki sigortalılar için e-sigorta yoluyla verecekleri işe giriş bildirgesinde “İstisna Durum Bildirim Tablosu”nda “Naklen ve hizmet akdi ilişkisi sona ermeden aynı işverenin Kurumun aynı ya da başka sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezince (SGİM/SGM) tescil edilmiş diğer işyerinde çalışan sigortalı” alanı, işten ayrılış bildirgesinde “16 Sözleşme sona ermeden sigortalının aynı işverene ait diğer işyerine nakli” işten ayrılış nedenini seçmeleri gerekmektedir.”

“Sigortalı nakli yapılabilmesi için nakil tarihinde işverenin birden fazla işyerinin bulunması ve bu işyerlerinin Kanun kapsamından çıkarılmamış olması, yapılacak bildirimlerde sigortalının işten ayrılış nedeni olarak “16- Nakil” kodunun seçilmesi ve işe giriş bildirgesinde işe başlama tarihinin işten ayrılış tarihini takip eden gün olarak yazılmış olması gerekmektedir.

İşten ayrılış bildirgesi verilen işyerinden bildirilen işyeri numarası ile işe giriş bildirgesi verilen işyeri numarasındaki işverenin gerçek kişi olması halinde T.C. kimlik numarası, tüzel kişi olması halinde vergi kimlik numarasının uyuşması gerekmekte olup T.C. kimlik numarası ve vergi numarası bilgilerinin aynı olmaması durumunda işyeri, aynı işverene ait diğer bir işyeri sayılmayacağından işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri nakil olarak dikkate alınmayacaktır.

Kamu kurumlarında naklen ve hizmet akdi sona ermeden işyerinin değişmesi durumunda; Kamu işyerlerinin vergi kimlik numarası farklılık arz ettiğinden sigortalı nakli uygulaması “1” ve “3” mahiyet kodlu işyerleri için işyeri numarası alanı girilmeksizin yapılmaya devam edilecektir

28.6.1995 tarihli ve 22327 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 240 Sıra no’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği gereğince banka şubelerinin her birine ayrı vergi numarası verilebildiğinden sigortalı naklinde aynı bankanın şubeleri arasında aynı vergi numarası olması şartı aranmayacaktır.”

19- Dördüncü bölümde yer alan “2.20- Doğum nedeniyle yarım çalışma ödeneği alanların bildirimi (Ek, 1.9.2016 tarihli ve 2016/20 sayılı Genelge)” alt başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki alt başlık açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“2.21-Güvenlik korucularının bildirimi

Güvenlik koruculuğu Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen Van, Ağrı, Kars, Ardahan, Iğdır, Muş, Bingöl, Tunceli, Bitlis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adıyaman, Mardin, Siirt, Şırnak, Batman, Hakkari, Malatya, Elazığ, Kahramanmaraş, Gaziantep, Kilis, Erzincan, Erzurum, Hatay, Osmaniye olmak üzere 26 ilde uygulanmakta olup, valinin teklifi ve İçişleri Bakanının uygun görmesi halinde valiliklerce belirlenen köylerde güvenlik korucusu alımına ilişkin başvurular alınmakta, uygun görülenler valilik onayı ile güvenlik korucusu olarak göreve başlatılmaktadır.

Güvenlik korucularının Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalılığı valilik onayı ile göreve başladıkları tarihten itibaren başlatılacak olup, işe giriş bildirgeleri valiliklerce ya da kaymakamlıklarca işe başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma verilecektir.”

20- Beşinci bölümde yer alan “1.1- e-sigorta yoluyla verilmesi” alt başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki alt başlık açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“1.1.1- (4/a) kapsamında verilmesi gerekirken (4/c) kapsamında verilen bildirgeler

Kamu kurumlarında 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (B), mülga (C) ve (D) bentleri kapsamında çalışanlar hakkında Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri uygulanmakta olup kamu işverenlerinin bu sigortalıların bildirimlerini Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi sigortalı olarak vermeleri halinde (4/c) kapsamında verilen işe giriş bildirgesinin verildiği tarih, (a) bendi kapsamında verilmesi gereken işe giriş bildirgesinin verilme tarihi olarak kabul edilecektir.

Örnek 1- 3.5.2016 tarihinde 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin (B) bendi kapsamında kamu işyerinde çalışmaya başlayan personelin işe giriş bildirgesinin işverence Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında verildiği tespit edilmiştir. “4c Sigortalı Tescil İntra / Sigortalı Tespiti / Silinen Tescil Kayıtları” programından yapılan incelemede işe giriş bildirgesinin kamu işyerince 15.5.2016 tarihinde (4/c) kapsamında verildiği, buna ilişkin kaydın da 30.5.2016 tarihinde silindiği tespit edildiğinden, ünitece “Entegre Tescil Programı”ndan 3.5.2016 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş tarihi 15.5.2016 tarihi esas alınarak girişi yapılacak, Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince işe giriş bildirgesinin verilme süresi bir ay olduğundan kamu işyerine idari para cezası uygulanmayacaktır.

Örnek 2- Örnek 1’deki sigortalının işe giriş bildirgesinin 15.6.2016 tarihinde kamu işyerince bildirildiği “4c Sigortalı Tescil İntra / Sigortalı Tespiti / Silinen Tescil Kayıtları” menüsünden tespit edilmiş olup 3.5.2016 tarihli işe giriş bildirgesinin işverence bildirimi 15.6.2016 tarihi esas alınarak “Entegre Tescil Programından girilecek, bildirgenin geç verilmesi nedeniyle kamu işyerine idari para cezası uygulanacaktır.”

21- Beşinci bölümde yer alan “1.2- Kağıt ortamında verilmesi” alt başlığının üçüncü paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklemiş ve dördüncü paragrafındaki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kanunun 100. maddesinin dördüncü fıkrası ile belge veya bilgileri internet, elektronik ve benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulan gerçek ve tüzel kişilerin, Kurumun bilgi işlem sistemlerinin herhangi bir nedenle hizmet dışı kalması sonucu belge ve bilgiyi, Kanunda öngörülen sürenin son gününde Kuruma gönderememesi ve muhteviyatı primleri de yasal süresi içinde ödeyememesi halinde, sorunların ortadan kalktığı tarihi takip eden beşinci iş gününün sonuna kadar belge veya bilgiyi göndermesi ve muhteviyatı primleri de aynı sürede Kuruma ödemesi halinde bu yükümlülükleri Kanunda öngörülen sürede yerine getirmiş sayılacaktır.

Ayrıca, SSİY’nin 5. maddesi gereğince Kurum bilgisayar sisteminde, Yönetmelikte belirtilen nedenlerden dolayı e-sigorta uygulamasının çalışmasını engelleyecek şekilde arızaların oluşması halinde Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü yetkililerince imzalanacak bir tutanak ile tevsik edilmesi kaydıyla e-sigorta ortamında gönderilmesi zorunlu tutulan bilgi ve belgelerin Kanunda öngörülen sürenin son gününde Kurumca alınmasını engelleyici sebep olarak kabul edilmektedir.

Buna göre, Kanunun 100. maddesi kapsamında Kurum internet sisteminin devre dışı kaldığı durumlarda işverenlerce kağıt ortamında düzenlenen bildirgeler işleme alınır. Kurumca belirlenen diğer hallerde de bildirgeler kağıt ortamında alınabilir.”

“SSİY’nin 124. maddesi gereğince adi posta veya Kuruma doğrudan yapılan başvuru ve bildirimlerde, başvuru veya bildirimin Kurumun gelen evrak kayıtlarına intikal tarihi; taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile yapılan başvuru ve bildirimlerde ise başvuru veya bildirimin postaya veya kargoya verildiği tarih; başvuru veya bildirim tarihi olarak kabul edilecektir.”

22- Beşinci bölümde yer alan “2- Sigortalı işe giriş bildirgesinin düzenlenmesi” alt başlığındaki sigortalılık kodları tablosundaki “7- Çıraklar” sigortalılık kodu “7-Çırak / Mesleki eğitim” olarak değiştirilmiş ve “33- Güvenlik korucusu”, “34- Banka sandıklarında tüm sigorta kollarına tabi çalışanlar”, “35- Banka sandıklarında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar”, “36- 670/KHK kapsamında tazminat hakkından yararlananlar” ve “37- Tamamlayıcı ya da alan eğitimi gören öğrenciler” sigortalılık kodu eklenmiştir.

23- Beşinci bölümde yer alan “5- Yaş Düzeltmeleri (Ek, 28.2.2014 tarihli ve 2014/5 sayılı Genelge) ” başlığındaki “Örnek 1-”aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Örnek 1- İşe giriş bildirgelerinde ki doğum tarihi farklı olup daha sonra aynı kişi olduğu anlaşılan ve iptal ipka işlemi yapılan sigortalının ilk defa çalışmaya başladığı 4.6.1979 tarihli işe giriş bildirgesinde doğum tarihi 1963, 8.8.2012 tarihli işe giriş bildirgesinde ise 4.9.1970’tir. Sigortalı 27.6.2012 tarihinde mahkeme kararı ile 4.9.1970 olan doğum tarihini 31.12.1963 olarak değiştirmiştir. Mahkeme kararının kesinleşme tarihi 27.6.2012 tarihi olduğundan, uzun vade sigorta kollarından sağlanan yardımlarda 4.9.1970 doğum tarihi esas alınacaktır.”

24- Altıncı bölümde yer alan “1.1- İşten ayrılış bildirgesinin re’sen düzenlenmesi” alt başlığının açıklamaları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“SSİY’nin 103. maddesinin beşinci fıkrasında işyerlerinde; ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığına veya eksik ücret ödendiğine dair belgeleri Kuruma verilmeyen veya verilen bu belgeler Kurumca geçerli sayılmayan sigortalılar ile ilgili olarak düzenlenmesi gereken sigortalı işe giriş bildirgesi, sigortalı işten ayrılış bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar prim hizmet belgesinin ünitece yapılacak bir ay süreli tebligat ile ilgili işveren veya alt işverenden isteneceği, söz konusu belgelerin yapılan tebligata rağmen verilmediği takdirde ünitece re’sen düzenleneceği öngörülmüştür.

SSİY hükmü gereğince sigortalıların tescil ve hizmet kayıtlarının düzeltilmesinde;

- İşyerinin kanun kapsamında olması durumunda;

Aylık prim ve hizmet belgesinde işten ayrılış tarihi bulunan sigortalılar için işten ayrılış bildirgesi bir ay süreli tebligat ile işverenden istenecek, yapılan tebligata rağmen bildirgenin verilmemesi halinde işten ayrılış bildirgesi aylık prim ve hizmet belgesindeki işten ayrılış tarihine göre,

Aylık prim ve hizmet belgesinde işten ayrılış tarihi bildirilmemiş ve işten ayrılış bildirgesinin verilmemiş olması halinde işten ayrılış bildirgesi bir ay süreli tebligat ile işverenden istenilecek, verilmemesi halinde sigortalının aylık prim ve hizmet belgesindeki son bildirim tarihi esas alınarak,

- İşyerinin “Kontrollü” ve “Şüpheli” kapsamında olması durumunda, aylık prim ve hizmet belgesinde hizmeti bildirilmesine rağmen işten ayrılış bildirgesi verilmeyen ve işverene ulaşılamayan hallerde denetim sonuçlanıncaya kadar sigortalının bu işyerinden son bildirim tarihi esas alınarak,

işten ayrılış bildirgesi ünitece re’sen düzenlenecektir.

“Kontrollü” ve “Şüpheli” işyerlerinde denetim sonucunda sigortalının işten ayrılış tarihinin bu tarih dışında bir tarih olması halinde işten ayrılış tarihi denetim raporuna göre değiştirilecektir.

Örnek- Sigortalı (A) 21.11.2017 tarihinde sağlık yardımı alamadığı için Kuruma müracaat etmiş, yapılan incelemede Haziran 2017 tarihinde 1111111 07 işyeri numaralı işyerinden 30 gün prim ödeme gün süresinin bulunduğu, işten ayrılış bildirgesinin Kuruma verilmediği, işyerinin “Kontrollü” işyeri olduğu tespit edilmiştir. İşyerinde denetim sonuçlanıncaya kadar sigortalının işten ayrılışı, en son primin ilişkin olduğu 30.6.2017 tarihi esas alınarak re'sen düzenlenecektir.”

25- Altıncı bölümde yer alan “1.4- İşe iade davası sonunda işe başlatılmayan sigortalıların işten ayrılış bildirgesinin verilme süresi” alt başlığının ikinci paragrafının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Bu şekilde verilen işten ayrılış bildirgeleri işverence, belirtilen sürede kağıt ortamında düzenlenerek Kuruma verilebilecektir.”

26- Altıncı bölümde yer alan “1.4- İşe iade davası sonunda işe başlatılmayan sigortalıların işten ayrılış bildirgesinin verilme süresi” alt başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki başlık açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“1.5- Ek 15. madde kapsamındaki sigortalıların işten ayrılış bildirgesinin verilme süresi

Kanunun ek 15. maddesine göre görevi herhangi bir nedenle sona eren güvenlik korucularının işten ayrılış bildirgesi görevin sona erdiği tarihten itibaren valiliklerce ya da kaymakamlıklarca bir ay içinde Kuruma verilecektir.”

27- Altıncı bölümde yer alan “2.1- İşten ayrılış nedeni” alt başlığındaki işten ayrılış nedenleri tablosundaki “36- OHAL/KHK” kodu “36- KHK ile işyerinin kapatılması” olarak, “37-Doğum nedeniyle işten ayrılma” kodu “37- KHK ile kamu görevinden çıkarma” olarak değiştirilmiş, “38-Doğum nedeniyle işten ayrılma”, “39-696 KHK ile kamu işçiliğine geçiş”, “40- 696 KHK ile kamu işçiliğine geçilmemesi sebebiyle çıkış” ve “41- Re’sen işten ayrılış bildirgesi düzenlenenler” işten ayrılış nedenleri eklenmiştir.

28- Altıncı bölümde yer alan “2.2- Eksik gün nedeni” alt başlığı açıklamaları ile birlikte metinden çıkarılmış ve başlık numaraları teselsül ettirilmiştir.

B- GENELGENİN İKİNCİ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- Birinci bölümde yer alan “2- 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığın sona ermesi” başlılığının üçüncü paragrafı kaldırılmış, yedinci paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar ve örnekler eklenmiş, dokuzuncu paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yurt dışında çalışan veya ikamet etmelerinden dolayı 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları sonlandırılanların, ikametlerini ülkemize taşısalar dahi, 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları yeniden başlatılmayacaktır. İkameti Türkiye ’de olup yurda giriş çıkış yapanların 2925 sayılı Kanuna göre sigortalılıkları devam ettirilecektir.

Ancak, yurt dışına çıkış tarihinden itibaren aralıksız bir yıl Türkiye ’de hiç bulunmayanların süreksiz çalışmalarından söz edilemeyeceğinden, yurt dışına çıkış yapılan tarih itibariyle sigortalılıkları sonlandırılacaktır.

Örnek 1- 1995 yılından itibaren 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam eden sigortalı (A) ’nın, 15.2.2016 tarihinde yurt dışına çıktığı ve 2018 Nisan ayında yurda döndüğü anlaşılmıştır. Bu sigortalı, aralıksız bir yıl yurt dışında bulunduğundan süreksiz çalışması söz konusu olamayacağından 15.2.2016 tarihinde sigortalılığı sonlandırılacaktır.

Örnek 2- Sigortalı (B)’nin 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı 1998 yılından itibaren devam ederken, 2011 yılında yurt dışına çıktığı ve bu tarihten sonra her yıl Türkiye ’ye giriş çıkış yaptığı tespit edilmiştir. Bu durumda sigortalı (B) ’nin 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam ettirilecektir.”

“2925 sayılı Kanuna göre sigortalılık, askerlik görevini yapanların askere alındıkları, tutukluluk ve hükümlülük kararı verilenlerin karar verildiği tarihten itibaren sona erdirilecektir.”

2- Birinci bölümde yer alan “3.4- 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalı iken Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılığı bulunanlar(Ek, 11.12.2014 tarihli ve 2014/32 sayılı Genelge)” alt başlığının birinci paragrafı kaldırılmış, üçüncü paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar ve “Örnek-2”den sonra gelmek üzere de “Örnek 3-”, “Örnek 4-” ve “Örnek 5-” eklenmiştir.

“Ayrıca, 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken 1.10.2008 tarihi ve sonrasında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması sebebiyle Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılığı başlatılıp devam edenlerden, bu Genelgenin yürürlük tarihinden sonra 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olma talebinde bulunanların, geriye dönük 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları başlatılmayacaktır.

Ancak, 1.10.2008 tarihi ve sonrasında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması sebebiyle Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılığı başlatılan ve devam edenlerden 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olma talebinde bulunmuş olanların sigortalıkları devam ettirilecektir. 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı devam edenlerden 2925 sayılı Kanunun 6. maddesinin (c) bendi gereği sigortalılığı sona erdirilenlerin, bu durumun ortadan kalkması halinde 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı tekrar başlatılmayacak, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılığı geçerli sayılacaktır.”

“Örnek 3- 1.3.2001 tarihi itibariyle 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı başlatılan sigortalı (A)’nın, 1.8.2006 tarihinde başlayan vergi kaydına istinaden 1.10.2008 tarihi itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılmıştır. Sigortalı (A) ’nın bu genelgenin yürürlük tarihinden sonra 1.10.2008 tarihi itibariyle 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalı olmak için talepte bulunması halinde bu talebi dikkate alınamayacağından (4/b) sigortalılığı devam ettirilecektir.

Örnek 4- 1.9.2005 tarihinden itibaren 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam eden sigortalı (B)’nin, 23.5.2007 tarihinde başlayan vergi mükellefiyetinden dolayı 1.10.2008 tarihi itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılmıştır. Sigortalı (B)’nin 15.12.2015 tarihli talebine istinaden (4/b) sigortalılığı iptal edilerek 1.10.2008 tarihi itibariyle 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı başlatılmıştır. Ancak sigortalı (B)’nin 1.4.2018 tarihinde (4/a) kapsamında başlayan zorunlu sigortalılığının 15.8.2018 tarihinde sona erdiği anlaşıldığından 1.9.2018 tarihi itibariyle 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı başlatılacaktır.

Örnek 5- 1.11.2007 tarihinden itibaren 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam eden sigortalı (C) ’nin, 24.8.2008 tarihinde başlayan vergi mükellefiyetinden dolayı 1.10.2008 tarihi itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılmıştır. Sigortalı (C)’nin 20.4.2018 tarihli talebine istinaden (4/b) kapsamında sigortalılığı iptal edilerek 1.10.2008 tarihi itibariyle 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı başlatılmıştır. Ancak sigortalı (C) ’nin 3.6.2018 tarihinde (4/a) kapsamında başlayan zorunlu sigortalılığının bu Genelgenin yürürlük tarihinden sonra sona erdiği anlaşıldığından, vergi kaydının devam etmesinden dolayı 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı başlatılmayacak ve (4/b) kapsamında sigortalılığı devam ettirilecektir. ”

3- İkinci bölümde yer alan “1-Sigortalı sayılanlar” başlığının birinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Hizmet akdi unsurlarını taşımayan köy ve mahallelerde sürü yöneticiliği (çobanlık) faaliyeti yapanlarda, talep etmeleri halinde Kanunun ek 5. maddesi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.”

4- İkinci bölümde yer alan “2- Sigortalılığın başlangıcı” başlığının beşinci paragrafındaki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, “Örnek 5-”,“Örnek 6-” çıkartılmış, “Örnek 6- ”dan sonra gelen örnekler teselsül ettirilmiş ve “Örnek 11-”den sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Tarım veya orman işlerinde süreksiz sigortalılığın başlangıç tarihinin belirlenmesinde SSİY’nin 124. maddesi gereğince adi posta veya Kuruma doğrudan yapılan başvuru ve bildirimlerde, başvuru veya bildirimin Kurumun gelen evrak kayıtlarına intikal tarihi; taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile yapılan başvuru ve bildirimlerde ise başvuru veya bildirimin postaya veya kargoya verildiği tarih; başvuru veya bildirim tarihi olarak kabul edilecektir.”

“Ek 5 kapsamında bulunan sigortalıların yurt içindeki ikametgâhlarının bulunduğu ilin dışına taşımaları halinde, yeniden giriş bildirgesi alınmasını gerektiren durum oluşana kadar ek 5. madde kapsamındaki sigortalılıkları ilk tescilinin yapıldığı sosyal güvenlik il/sosyal güvenlik merkezlerinde devam ettirilecektir.”

5- İkinci bölümde yer alan “2.1- Ek 5. madde kapsamında sigortalığının başlatıldığı tarihte zorunlu sigortalı oldukları sonradan tespit edilenler” alt başlığının ikinci paragrafı çıkarılmış, birinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiş, “Örnek 2-”aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, “Örnek 3-”, “Örnek 4- ”ve “Örnek 5-” eklenmiştir.

“Ancak, müracaat tarihi itibariyle önceki sigortalılığı sona ermeden ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığının başlatıldığı sonradan tespit edilenlerin, ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığı zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarihi takip eden gün itibariyle başlatılacaktır.

Ayrıca, zorunlu sigortalılığı sona ermeden ek 5. madde kapsamında sigortalılığı başlatılanlardan tescil tarihi itibariyle sigortalılığı iptal edilenlerin, talepte bulunmaları halinde prim iadesi yapılmamış olması şartıyla zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarihi takip eden gün itibariyle ek 5. madde kapsamındaki sigortalılıkları başlatılacaktır.

Kanunun ek 5. maddesi kapsamında sigortalılığı devam ederken daha sonra ziraat odasında üye kaydı olduğu tespit edilenlerin, tespit edildiği tarihe kadar ek 5. madde kapsamındaki sigortalılıkları devam ettirilecek, tespit tarihi itibariyle Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine göre sigortalılıkları başlatılacaktır.”

“Örnek 2- 19.6.2012 tarihinde Kanunun ek 5. maddesi kapsamında sigortalılığı başlatılan sigortalı (C), 31.12.2016 tarihine kadar primlerini ödemiştir.

2016 yılında yapılan incelemede, 24.8.2011-12.8.2012 tarihleri arasında Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi zorunlu sigortalılığının bulunduğu anlaşıldığından ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığı iptal edilmiş, ödemiş olduğu primler iade edilmemiştir. İptal edilen ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığının geçerli sayılması için talepte bulunan sigortalının ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığı zorunlu sigortalılığının sona erdiği günü takip eden 13.8.2012 tarihinden itibaren başlatılacaktır.”

“Örnek 3- Sigortalı (D) ’nin 13.7.2012 tarihinde ek 5. maddesi kapsamında sigortalılığının başlatıldığı, 2016 yılında yapılan incelemede, 1.1.2010-31.12.2014 tarihleri arasında Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi zorunlu sigortalı olduğu anlaşıldığından 13.7.2012 tarihi itibariyle ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığı iptal edilmiş ve ödenen primler sigortalıya iade edilmiştir. Sigortalı (D), iptal edilen sürelerine ilişkin primleri iade olarak aldığından, ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığı başlatılmayacaktır.

Örnek 4- Sigortalı (G)’nin 26.9.2011 tarihi itibariyle ek 5. madde kapsamında tescilinin yapıldığı, 5.1.2018 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden sigortalılık belgesinde 17.5.2010 tarihinde başlayıp devam eden ziraat odasında üye kaydının olduğu anlaşıldığından, 26.9.2011 tarihinde başlatılan ek 5 sigortalılığı4/1/2018 tarih itibariyle sonlandırılarak, 5.1.2018 tarihi itibariyle Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine göre sigortalılığı başlatılacaktır.

Örnek 5- Sigortalı (S)’nin 24.3.2014 tarihi itibariyle ek 5. madde kapsamında tescilinin yapıldığı, 28.12.2018 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden sigortalılık belgesinde 3.1.2018 tarihinde başlayıp devam eden ziraat odasında üye kaydının olduğu anlaşıldığından, 24.3.2014 tarihinde başlatılan ek 5 sigortalılığı 2.1.2018 tarih itibariyle sonlandırılarak, 3.1.2018 tarihi itibariyle Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine göre sigortalılığı başlatılacaktır.”

6- İkinci bölümde yer alan “4- Sigortalılığın sona ermesi” başlığının birinci, ikinci ve üçüncü paragrafları kaldırılmış olup aşağıdaki açıklamalar eklenmiş, “Örnek 5-” ve “Örnek 6-” değiştirilmiş, “Örnek 6-” dan sonra gelmek üzere aşağıdaki örnekler eklenmiştir.

“Kanunun ek 5. maddesi kapsamında tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların sigortalılığı;

- 4. maddeye istinaden sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde çalışmaya başladıkları tarihten,

- Sigortalılıklarını sona erdirme talebinde bulunanların borçsuz olmaları halinde talep tarihinden,

- Prim borcu olanlardan talepte bulunanların primi ödenmiş son günden,

- Gelir ya da aylık talebinde bulunanların aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden,

- Kanunun ek 5. maddesi kapsamında prim ödeyen ve sadece bu kapsamda prim borcu bulunan sigortalıların, tahsis talep tarihinden önce veya sonra ek 5 prim borcunu ödemek istemeyerek talepte bulunmaları halinde, sigortalılıkları primi ödenmiş son günden,

- Ölen sigortalının ölüm tarihinden,

itibaren sona erecektir.

Ek 5. maddeye göre sigortalılık; askerlik görevini yapanların askere alındıkları, tutukluluk ve hükümlülük kararı verilenlerin karar verildiği tarihten itibaren sona erdirilecektir.

Ayrıca, yurt dışına çıkış yapanlardan, çıkış tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ülkemize giriş yapmayanların süreksiz çalışmalarından söz edilemeyeceğinden, yurt dışına çıkış yaptığı tarih itibariyle, sigortalılıkları sona erdirilecek, ancak ek 5. madde kapsamında bulunan sigortalıların, yurt dışına giriş çıkış tarihleri arasında bir yıldan az süre olması halinde sigortalılıkları kesintiye uğratılmadan devam ettirilecektir.

Bu şekilde ek 5. madde kapsamındaki sigortalılıkları sona erenlerin, Kanunun 4. maddesine tabi çalışmasının sona erdiği, askerlik görevi sona erenlerin son bulduğu, tutuklu veya hükümlülerin tahliye edildiği, yurt dışına çıkanların Türkiye’ye döndükleri tarihi takip eden gün itibariyle yeniden sigortalılıkları başlatılacak, bunlardan ayrıca, “Tarım İşlerinde Hizmet Akdiyle Süreksiz Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi” veya “Orman İşlerinde Hizmet Akdiyle Süreksiz Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi” istenilmeyecektir.”

“Örnek 5- Ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığını 7.11.2017 tarihinde sona erdirme talebinde bulunan sigortalının 7.11.2017 tarihli başvurusu ile aynı tarih itibariyle borcu bulunmamaktadır. Bu sigortalının 7.11.2017 tarihi itibariyle sigortalılığı sonlandırılacaktır.

Örnek 6- 2017 Kasım ayı priminin tamamını ödeyen ve önceki dönemlere ait de borcu bulunmayan sigortalı ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığını 9.11.2017 tarihinde bulunduğu ay sonu itibariyle sona erdirme talebinde bulunmuştur. Bu sigortalının ek 5 sigortalılığı 30.11.2017 tarihi itibariyle sonlandırılacaktır.”

“Örnek 7- Ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığından doğan prim borcunu 30.6.2017 tarihinde ödeyen sigortalı, sigortalılığını sonlandırmak için 8.11.2017 tarihinde talepte bulunmuştur. Bu durumda sigortalının 30.6.2017 tarihi itibariyle sigortalılığı sona erdirilecektir.

Örnek 8- Ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığından doğan prim borcunu 31/1/2013tarihine kadar ödeyen sigortalı 17.10.2016 tarihinde vefat etmiştir. Sigortalının hak sahipleri primi ödenmiş son gün itibariyle ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığını sonlandırılması için talepte bulunmuşlardır. Bu durumda hak sahiplerinin talebine istinaden prim ödenmiş son gün itibariyle sigortalılık sonlandırılamayacağından, ek 5. madde kapsamındaki sigortalılık ölüm tarihi olan 17.10.2016 tarihi itibariyle sonlandırılacaktır.

Örnek 9- 10.9.2015 tarihinde ek 5. madde kapsamında sigortalılığı başlatılan sigortalı (A)'nın, 13.6.2016-18.9.2016 ve 6.12.2017-14.4.2018 tarihleri arasında ülkemize giriş çıkış yaptığı anlaşılmıştır. Bu durumda sigortalı (A)’nın bir yıldan az kısa süreli ülkemize giriş çıkış yaptığından ek 5. madde kapsamında başlatılan sigortalılığı aralıksız devam ettirilecektir.

Örnek 10- 12.9.2012 tarihinde ek 5. maddeye tabi sigortalılığı başlatılan sigortalı (B) nin, 3.1.2016-20.12.2018 tarihleri arasında yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir. Sigortalı (B)’nin aralıksız bir yıl yurt dışında bulunması nedeniyle süreksiz çalışması söz konusu olamayacağından, yurt dışına çıkış yaptığı 3.1.2016 tarihi itibariyle ek 5. madde kapsamında sigortalılığı sonlandırılacaktır.”

7- Üçüncü bölümde yer alan “3.2- Ek 6. madde kapsamında sigortalığının başlatıldığı tarihte zorunlu sigortalı oldukları sonradan tespit edilenler” alt başlığının ikinci paragrafındaki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir ve “Örnek - ” kaldırılarak “Örnek 1-”, “Örnek 2-” eklenmiştir.

“Ancak, müracaat tarihi itibariyle önceki sigortalılığı sona ermeden ek6. madde kapsamındaki sigortalılığının başlatıldığı sonradan tespit edilenlerin, ek 6. madde kapsamındaki sigortalılığı zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarihi takip eden gün itibariyle başlatılacaktır.

Ayrıca, zorunlu sigortalılığı sona ermeden ek6. madde kapsamında sigortalılığı başlatılanlardan tescil tarihi itibariyle sigortalılığı iptal edilenlerin, talepte bulunmaları halinde zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarihi takip eden gün itibariyle ek 6. madde kapsamındaki sigortalılıkları başlatılacaktır.”

Örnek 1- 29.6.2012 tarihinde Kanunun ek 6. maddesi kapsamında sigortalı olmak için müracaat eden sigortalının, ek 6. madde kapsamındaki sigortalılığı aynı gün başlatılmıştır. 2016 yılında yapılan incelemede 2.6.2012 tarihinde başlayan ve 31.8.2012 tarihine kadar devam eden zorunlu sigortalılığının bulunduğu anlaşıldığından sigortalılığı iptal edilmiş ancak, ödemiş olduğu primler tarafına iade edilmemiştir. Daha sonra sigortalı, iptal edilen ek 6. madde kapsamındaki sigortalılığının geçerli sayılması için 11.12.2018 tarihinde talepte bulunmuştur. Sigortalının ek 6. madde kapsamında ödediği primlerini iade almamış olmasından dolayı, ek 6. madde kapsamındaki sigortalılığı zorunlu sigortalılığının son bulduğu tarihi takip eden 1.9.2012 tarihi itibariyle başlatılacaktır.

Örnek 2- Ek 6. madde kapsamında sigortalı olmak için 23.5.2011 tarihinde talepte bulunan sigortalının 23.5.2011 tarihi itibariyle sigortalılığı başlatılmıştır. 31.5.2017 tarihinde yapılan incelemede 1.10.2009 tarihinde başlayan (4/b) sigortalılığının devam ettiği anlaşıldığından ek 6. madde kapsamındaki sigortalılığı iptal edilmiştir. Sigortalı 1.10.2017 tarihinde ek 6 kapsamındaki sigortalılığının geçerli kabul edilmesi için talepte bulunmuştur. Sigortalının ek 6. madde kapsamında sigortalı olmak için talepte bulunduğu tarihten önce zorunlu sigortalılığının başlayıp devam etmesinden dolayı ek 6 kapsamında başlatılan sigortalılığı geçerli sayılmayacaktır.”

8- Üçüncü bölümde yer alan “4- Sigortalılığın sona ermesi” alt başlığının birinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiş, ikinci paragrafındaki açıklamalar değiştirilmiş, üçüncü paragraf kaldırılmış ve üçüncü paragraftan sonra gelmek üzere “Örnek 1-” ile “Örnek 2-” eklenmiştir.

“Bu şekilde sigortalılıkları sona erenlerin sigortalılıkları; kısmi süreli iş sözleşmesindeki çalışma süresinin devam ettiği veya çalışmanın sonlandığına ilişkin bir hüküm bulunmaması halinde, Kanunun 4. maddesine tabi çalışmasının sona erdiği tarihi takip eden gün itibariyle ek 6 kapsamında bulunan sigortalılık kendiliğinden başlatılacak, bunlardan ayrıca Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi” veya “Şehir İçi Toplu Taşıma Araçlarında Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi” alınmayacaktır.”

“Kanunun ek 6. maddesine tabi sigortalılığı olup sigortalılığın başladığı tarihten itibaren prim ödemesi bulunmayanların yazılı olarak sigortalılıklarını sona erdirme talebinde bulunmaları halinde, ek 6. maddeye tabi sigortalılıkları sona erdirilmeyecektir."

"Örnek 1- 1.12.2014 tarihinden itibaren ek 6. madde kapsamında sigortalılığı devam eden sigortalı (A)’nın 15.8.2018 tarihinde (4/a) kapsamında başlayan zorunlu sigortalılığı 28.11.2018 tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır. Sigortalı (A)’nın dosyasının incelenmesinde, kısmi süreli iş sözleşmesinde sözleşme bitiş tarihi belirtilmediği gibi kendisinin veya işverenin işten ayrıldığına ilişkin talebi bulunmadığı anlaşıldığından, bildirge alınmaksızın (4/a) kapsamındaki çalışmasının bittiği günü takip eden günden (29.11.2018 tarihi itibariyle) ek 6. madde kapsamındaki sigortalılığının başlatılması gerekmektedir.

Örnek 2- 3.5.2016 tarihinden itibaren ek 6. madde kapsamında sigortalılığı devam eden sigortalı (B)’nin 15.7.2018 tarihinde (4/a) kapsamında başlayan zorunlu sigortalılığı 8.8.2018 tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır. Sigortalı (A)’nın dosyasının incelenmesinde, kısmi süreli iş sözleşmesinde sözleşmenin bitiş tarihi 3.5.2018 olarak bildirildiği anlaşıldığından, kısmi süreli iş sözleşmesindeki bitiş tarihinden sonra (4/a) kapsamındaki zorunlu çalışması bittiğinden ek 6. madde kapsamındaki sigortalılığının 14.7.2018 tarihi itibariyle sonlandırılması gerekmektedir.”

9- Dördüncü bölümde yer alan “1- Geçici 20. madde kapsamındaki sigortalıların Kanun kapsamına alınması” başlığında yer alan yedinci paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiş, sekiz ve dokuzuncu paragrafı kaldırılmış ve dokuzuncu paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Sandık iştirakçilerinin borçlanma işlemleri ile Kanunun 28. maddesinin sekizinci fıkrasına göre bakıma muhtaç derecede ağır engelli çocuğu bulunan geçici 20. maddeye tabi kadın sigortalılar hakkında bu Genelge hükümleri doğrultusunda işlem yapılacaktır.

Bu Genelgenin yayımı tarihinden önce Kanunla belirlenmiş süreler için borçlanma müracaatında bulunan ve başvurusu reddedilen sandık iştirakçileri ile bakıma muhtaç derecede ağır engelli çocuğu bulunan sandık iştirakçisi kadın sigortalıların müracaatları halinde bu Genelge hükümleri doğrultusunda işlem yapılacaktır.”

“506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesi kapsamındaki sandıklarda, 11.4.1928 tarihli ve 1219 sayılı Kanun, 25.2.1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu ve 18.12.1953 tarihli ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun kapsamında sağlık meslek mensubu sayılmakla birlikte insan sağlığı için koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde çalışanlar hakkında da bu Genelge hükümleri doğrultusunda işlem yapılacaktır.”

C- GENELGENİN ÜÇÜNCÜ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- Üçüncü bölümde yer alan“4- Köy ve mahalle muhtarlarının sigortalılığının sona ermesi ve bildirimi” başlığında bulunan “Örnek 2-”den sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar ve örnekler eklenmiştir.

“(4/b) kapsamında kayıt ve tescili yapılan muhtar sigortalılardan muhtarlık görevlerine devam ederlerken yetkili makamlarca bu görevinden uzaklaştırılan, açığa alınan veya tutuklanan muhtarların bu durumları, muhtarlık görevlerinin sona erdiği sonucunu doğurmadığından, bu durumda olan muhtarların (4/b) kapsamındaki sigortalılıkları devam ettirilecektir.

Ancak muhtarlardan görevlerinden uzaklaştırılan, açığa alınan, tutuklananlardan muhtarlık görevinin sona ermesine karar verilenlerin, muhtarlık görevinin sona erdiği tarihten itibaren (4/b) kapsamındaki sigortalılıkları sona erdirilecektir. Görevine son verilen muhtarların bildirimleri il/ilçe mülki amirlikleri tarafından yapılacaktır.

Örnek 1- 30.3.2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimlerinde köy muhtarı seçilen ve bu tarih itibariyle (4/b) kapsamında kayıt ve tescili yapılan sigortalının muhtar sigortalılığı devam ederken, 25.5.2017 tarihinde yetkili makamca görevinden uzaklaştırılması durumunda (4/b) kapsamındaki sigortalılığı devam ettirilecektir.

Örnek 2- 30.3.2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimlerinde köy muhtarı seçilen ve bu tarihi itibariyle (4/b) kapsamında kayıt ve tescili yapılan sigortalının yetkili makamlarca 12.7.2017 tarihinde muhtarlık görevinin sona ermesine karar verilmiştir. Sigortalının yetkili makamlarca muhtarlık görevine son verildiği 12.7.2017 tarihi itibariyle (4/b) kapsamındaki sigortalılığı sonlandırılacak ve bu tarih il/ilçe mülki amirliğince Kuruma bildirilecektir.”

2- Beşinci bölümde yer alan “2.1- Tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ve bildirimi” alt başlığının dokuzuncu paragrafın 4 numaralı maddesinin son paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki örnekler ve “7- ” numaralı madde ile örnekleri eklenmiştir.

“Örnek 1- Tevkifata istinaden 2926 sayılı Kanunun mülga 2. maddesine göre 1.5.1996 tarihi itibariyle geriye dönük tescili yapılan sigortalıdan aralıksız olarak 2014 (dahil) yılına kadar her yıl tevkifat yapılmıştır. Sigortalının tevkifata istinaden başlatılan sigortalılığının devamına esas teşkil edecek kurum ya da kuruluş kaydı bulunmaması halinde, 1.5.1996 tarihinde başlatılan sigortalılığı 31.12.2014 tarihine kadar devam ettirilecektir.

Örnek 2- Tevkifata istinaden 2926 sayılı Kanunun mülga 2. maddesine göre 1.5.2007 tarih itibariyle geriye dönük tescili yapılan sigortalıdan 2007, 2008, 2009 ve 2013 yıllarında tevkifat yapıldığı anlaşılmıştır. Sigortalının tevkifata istinaden başlatılan sigortalılığının devamına esas teşkil edecek kurum ya da kuruluş kaydı bulunmaması halinde, 1.5.2007 tarihi itibariyle başlatılan sigortalılığı 31.12.2009 tarihi itibariyle sonlandırılacak, 2013 yılında yapılan tevkifattan dolayı sigortalılığı yeniden başlatılmayacaktır.

Örnek 3- Tevkifata istinaden 2926 sayılı Kanunun mülga 2. maddesine göre 1.7.2005 tarihi itibariyle geriye dönük tescili yapılan sigortalıdan 2005, 2006, 2007, 2008 yıllarında tevkifat yapıldığı anlaşılmıştır. Bu sigortalının, 1.7.2005 tarihi itibariyle başlatılan sigortalılığı 31.12.2008 tarihi itibariyle sonlandırılacaktır.

Örnek 4- Sattığı tarımsal ürün bedelinden 15.7.1997 tarihinde yapılan tevkifata istinaden 13.3.2017 tarihinde 2926 sayılı Kanuna göre tescilinin yapılmasını talep eden fındık üreticisi (D)’nin, 1.8.1997 tarihi itibariyle tescili yapılmış olup, fındık üreticisi (D), tevkifata göre tescilinin başladığı yıl içerisinde (18.10.1997 tarihinde) Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifinde başlayan üye kaydının aralıksız devam ettiğine dair belgeyi Kurum kayıtlarına intikal ettirmiştir. Bu durumda 1.8.1997 tarihinde başlayan sigortalılığı devam ettirilecektir.

Örnek 5- Sattığı tarımsal ürün bedelinden 21.6.1996 tarihinde yapılan tevkifata istinaden 25.7.2017 tarihinde 2926 sayılı Kanuna göre tescilinin yapılmasını talep eden fındık üreticisi (E)’nin, 1.7.1996 tarihi itibariyle tescili yapılmış olup, fındık üreticisi (E), tevkifata göre tescilinin başladığı yıl içerisinde (18.10.1996 tarihinde) Tarım Kredi Kooperatifinde başlayan üye kaydının aralıksız devam ettiğine dair belgeyi Kurum kayıtlarına intikal ettirmiştir. Bu durumda sigortalının Tarım Kredi Kooperatifindeki üyelik kaydının sattığı üründen dolayı tesis edildiğinin tespit edilmesi halinde, 1.7.1996 tarihinde başlayan sigortalılığı devam ettirilecektir.

Örnek 6- Sattığı tarımsal ürün bedelinden 22.8.1998 tarihinde yapılan tevkifata istinaden 16.8.2018 tarihinde 2926 sayılı Kanuna göre tescilinin yapılmasını talep eden pancar üreticisi (G)’nin, 1.9.1998 tarihi itibariyle tescili yapılmış olup, pancar üreticisi (G), tevkifata göre tescilinin başladığı yıl içerisinde (21.11.1998 tarihinde) Tarım Kredi Kooperatifinde başlayan üye kaydının aralıksız devam ettiğine dair belgeyi Kurum kayıtlarına intikal ettirmiştir. Bu durumda sigortalının Tarım Kredi Kooperatifindeki üyelik kaydının sattığı üründen dolayı tesis edildiğinin tespit edilememesi halinde 1.9.1998 tarihinde başlayan sigortalılığı 31.12.1998 tarihinde sona erdirilecektir.”

“7- Tarımsal kesintiden dolayı 2926 sayılı Kanuna göre tescili yapılanlardan, sigortalılığının devamını sağlayan meslek kurum ve kuruluşlarda üye kaydı olmayanların sigortalılığının başladığı yılın sonuna kadar ziraat odası veya tevkifata esas ürüne ilişkin kurum ve kuruluşlarda üye kaydı yapılmış olanların, üyelik kayıtlarının sona erdiği tarihe kadar sigortalılıkları devam ettirilecektir.

Örnek 1- Sattığı tarımsal ürün bedelinden 14.7.1997 tarihinde yapılan tevkifata istinaden 25.7.2013 tarihinde 2926 sayılı Kanuna göre tescilinin yapılmasını talep eden pancar üreticisi (D)’nin, 1.8.1997 tarihi itibariyle tescili yapılmış olup, tevkifata istinaden sigortalılığın başlatıldığı yıl içerisinde (18.9.1997 tarihinde) pancar satış kooperatifinde başlayan üye kaydının 31.12.2014 tarihine kadar devam ettiğine dair belgeyi Kurum kayıtlarına intikal ettirmiştir. Bu durumda sigortalının 1.8.1997 tarihinde başlayan sigortalılığı 31.12.2014 tarihine kadar devam ettirilecektir.

Örnek 2- Sattığı tarımsal ürün bedelinden 14.7.1998 tarihinde yapılan tevkifata istinaden 28.9.2014 tarihinde 2926 sayılı Kanuna göre tescilinin yapılmasını talep eden çitçinin 1.8.1998 tarihi itibariyle geriye dönük tescili yapılmış olup, tevkifata istinaden sigortalılığın başlatıldığı yıl içerisinde (18.9.1998 tarihinde) ziraat odasında başlayan üye kaydının devam ettiğine dair belgeyi Kurum kayıtlarına intikal ettirmiştir.

Bu durumda sigortalının 1.8.1998 tarihinde başlayan sigortalılığı devam ettirilecektir.

Örnek 3- Sattığı tarımsal ürün bedelinden 27.12.1999 tarihinde yapılan tevkifata istinaden 1.1.2000 tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanuna göre tescili yapılan sigortalı (Y)’nin Kuruma intikal ettirmiş olduğu belgede ziraat odasında 1.3.2000 tarihinde başlayan üye kaydının devam ettiği anlaşılmıştır. Sigortalı (Y)’nin tevkifata istinaden 1.1.2000 tarihi itibariyle başlatılan sigortalılığının devamına esas ziraat odası kaydının, sigortalılığının başladığı yıl içerisinde olması nedeniyle sigortalılığı devam ettirilecektir.”

3- Beşinci bölümde yer alan “3- Tarımsal faaliyette bulunanların sigortalılığının sona ermesi ve bildirimi” başlığının üçüncü paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“1.10.2008 tarihinden önce 2926 sayılı Kanuna göre sigortalılıkları başlatılanlardan ziraat odası kaydı bulunmayanların 1.10.2008 tarihinden itibaren gerek Kanunun 53. maddesi gerekse 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında prim ödenmeyen sürelerin durdurulmasına ilişkin Kanunun geçici 63. ve geçici 76. madde hükümleri uygulananların sigortalılıklarının yeniden başlatılmasında ziraat oda kayıtları esas alınacak, ziraat odası kaydı olmayanların sigortalıkları ise başlatılmayacaktır.”

4- Beşinci bölümde yer alan “3.1- Muafiyete istinaden tarım sigortalılığının sona ermesi” alt başlıklı bölümünün birinci paragrafındaki oranlar güncellenmiş ve birinci paragrafın sonuna aşağıdaki ibare ilave edilmiştir.

“(Kanunun geçici 16. maddesi gereğince bu oran 2008 yılı için % 15, 2009 yılı için % 16, 2010 yılı için % 17, 2011 yılı için % 18, 2012 yılı için % 19, 2013 yılı için %20, 2014 yılı için %21, 2015 yılı için %22, 2016 yılı için %23, 2017 yılı için %24, 2018 yılı için %25, 2019 yılı için %26, 2020 yılı için %27, 2021 yılı için %28, 2022 yılı için % 29, 2023 yılı için %30 olarak)”

“Birden fazla ziraat odası üyelik kaydı bulunanların muafiyete istinaden terk işlemlerinin yapılabilmesi için üyesi bulunduğu ziraat odalarından ayrı ayrı muafiyet belgesi alınması gerekmektedir.”

Ç- GENELGENİN DÖRDÜNCÜ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- Birinci bölümde yer alan “2.3- Başbakan, Bakanlar ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri” başlığı  “2.3- Başbakan, Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Bakanlar İle Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri” şeklinde değiştirilmiş, birinci paragrafta yer alan “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğine seçilenler seçildikleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Cumhurbaşkanı Yardımcıları ile” ibaresi eklenmiştir.

2- Birinci bölümde yer alan “2.8- Askeri öğrenciler” alt başlığının birinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.

“Ancak, 31.7.2016 tarih ve 29787 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Harp Okulları kapatılarak Milli Savunma Bakanlığına bağlı Milli Savunma Üniversitesi (Kara, Hava ve Deniz Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları) ile İçişleri Bakanlığına bağlı olarak Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademileri kurulmuş olup, 6.1.2017 tarihi ve 29940 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 680 sayılı KHK ile yapılan değişiklik uyarınca da, 6.1.2017 tarihinden itibaren söz konusu okullarda öğrenim gören öğrenciler hazırlık sınıfı da dahil Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.

Ayrıca, yine 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Gülhane Askeri Tıp Akademisi kapatılarak Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredilmiş olup, bu üniversitede öğrenim görenler askeri öğrenci olma vasfını kaybettiklerinden 31.7.2016 tarihinden sonra bu okullarda öğrenim görenler Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılmayacaklardır.”

3- Birinci bölümde yer alan “2.10- Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde polislik eğitimine tabi tutulan adaylar (Ek, 28.2.2014 tarihli ve 2014/5 sayılı Genelge)” alt başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki alt başlıklar açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“2.11- Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına ait sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan tabip ve uzman tabiplerin 65 yaşından sonra geçen çalışmaları

694 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” nin 85. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa eklenen ve 1.2.2018 tarih ve 7078 sayılı Kanunun 81. maddesi ile de aynen kabul edilen ek 17. madde uyarınca, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına ait sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan tabip ve uzman tabipler ile 24.11.2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu hükümlerine göre istihdam edilen aile hekimleri, her yıl ilgili Bakanlıkça uygun görülmek şartıyla yetmişiki yaşına kadar çalışabileceklerdir.

Buna göre, Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 25.8.2017 tarihinde Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarına ait sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan tabip ve uzman tabipler ile 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında görev yapmakta iken 24.11.2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu hükümlerine göre aile hekimi olarak görev yapan ve her yıl Bakanlıkça çalışmaları uygun görülenlerden,

- Kararnamenin yürürlüğe girdiği 25.8.2017 tarihinden sonra 65 yaşını doldurmadan önce, bu görevlere açıktan atama yoluyla atananlar,

- Kararnamenin yürürlüğe girdiği 25.8.2017 tarihinden önce 65 yaşını doldurmuş veya bu tarihten sonra dolduracak olanlardan açıktan atama yoluyla atananlar,

- 65 yaşını doldurmuş olan ancak görevi ile ilişiği kesilmeyip çalışmaya devam edenler,

3359 sayılı Kanunun ek 17. maddesi uyarınca 72 yaşına kadar çalışabilecekler ve 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.

2.12- Öğretim üyelerinin çalışmaları

18.6.2017 tarihli ve 7033 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 2547 sayılı Kanunun 30. maddesine eklenen fıkra uyarınca yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup, sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun teklifi ve Yükseköğretim Kurulunun onayı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar birer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek, bunların sigortalılık veya iştirakçilik ilişkisi önceki kadro unvanları esas alınmak suretiyle devam ettirilecektir.

Ancak bu hükmün uygulamasında Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü ile 5.12.2017 tarihinde Yükseköğretim Kurulunun resmi internet sitesinde yayınlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenmiş Yükseköğretim Kurumlarında Emeklilik Yaş Haddini Doldurmuş Öğretim Üyelerinin Sözleşmeli Olarak Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar dikkate alınarak işlem yapılacaktır.

Buna göre,

- Yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim üyelerinin, sözleşmeli olarak çalıştırılmak için müracaatlarını, yaş haddini doldurmadan en az üç ay önce kadrosunun bulunduğu bölüm başkanlığına, dekanlığına veya enstitü/yüksekokul/konservatuvar müdürlüğüne yapmaları ve sözleşmeli olarak çalışmaları,

- 2547 sayılı Kanunun 30. maddesine eklenen fıkra hükmünün yürürlüğe girdiği 1.7.2017 tarihi ile Yükseköğretim Kurumlarında Emeklilik Yaş Haddini Doldurmuş Öğretim Üyelerinin Sözleşmeli Olarak Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esasların yürürlüğe girdiği 5.12.2017 tarihi arasında yaş haddinden dolayı emekli olan öğretim üyelerinin, 5.12.2017 tarihinden itibaren üç ay içinde emekli oldukları yükseköğretim kurumlarına müracaat ederek sözleşmeli olarak çalışmaları,

halinde 5510sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılacaklardır.”

4- Üçüncü bölümde yer alan “1- Sigortalılığın başlangıcı” alt başlığının birinci paragrafındaki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanların,

- Kamu idarelerinde göreve başladıkları,

- Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda Türk Silahlı Kuvvetleri, 31.7.2016 tarihinden sonra ise Milli Savunma Bakanlığı hesabına okuyanlar ile Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyanların öğrenime başladıkları,

- Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile fakülte ve yüksekokullarda Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okuyanların öğrenime başladıkları,

- Fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okumakta iken Türk Silahlı Kuvvetleri, 31.7.2016 tarihinden sonra Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı hesabına okuyanlar veya Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya başlayanların, bu Kurumlar hesabına okumaya başladıkları,

- Astsubay meslek yüksek okulları ile astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adayların öğrenime başladıkları,

tarihten itibaren sigortalılıkları başlatılır. ”

5- Üçüncü bölümde yer alan “1- Sigortalılığının sona ermesi” başlığının birinci paragrafının 2 numaralı maddesindeki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(2) 5434 sayılı Kanunun 40. maddesinde belirtilen veya kurumların kendi personel mevzuatına göre belirlenen yaş hadleri ile sıhhi izin sürelerinin doldurulması halinde ise bu süre ve hadlerin doldurulduğu tarihleri takip eden aybaşından,”

D- GENELGENİN BEŞİNCİ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- Birinci bölümde yer alan “2- Çalışma izin belgeleri” alt başlığının birinci paragrafındaki “Çalışma Genel Müdürlüğü” ibareleri “Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü” şeklinde değiştirilmiştir.

2- İkinci bölümde yer alan “4- Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmamış ülke vatandaşlarından ülkemizde çalışma izni alarak çalışanların (4/b) kapsamındaki sigortalılıkları (Ek, 1.9.2016 tarihli ve 2016/20 sayılı Genelge)” başlığı açıklamaları ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4- Sosyal güvenlik sözleşmesi olan veya olmayan ülke vatandaşlarından ülkemizde çalışma izni alarak çalışanların (4/b) kapsamındaki sigortalılıkları

Türkiye’de kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması bulunan sözleşmeli veya sözleşmesiz ülke vatandaşı olan yabancı uyruklu kişiler, Türkiye’de ikamet ettikleri sürece Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılacaktır. Bunların vatandaşı bulunduğu ülkede sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmaları ya da buralardan emekli aylığı alıyor olmaları sigortalılık durumlarını etkilemeyecektir.

Örnek- Türkiye’de ikamet eden ve ülkemiz ile arasında sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan Uruguay vatandaşı olan (A)’nın Türkiye’de de 1.2.2014 tarihinde şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olması durumunda, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında 1.2.2014 tarihi itibarıyla sigortalılığı başlatılacaktır. ”

E- GENELGENİN ALTINCI KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- Altıncı kısımda yer alan "6.3- Adi malullük aylığı alıp Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında çalışanlar" alt başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki alt başlık açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“6.4- Belge Türü Değişiklik Talepleri

506 sayılı Kanunun mülga 3. maddesinin (II/C) fıkrası ile kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarından görev malullüğü aylığı alan sigortalılardan 63. madde gereği sosyal güvenlik destek primi kesileceği, bunlardan Kuruma yazılı talepte bulunanlar hakkında talep tarihini takip eden aybaşından itibaren ise ilave olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi alınacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda olanların bildirimleri, (02) veya (02 ile birlikte 18) belge türleri ile yapılmaktadır.

2008 yılı Ekim ayı başı itibariyle yürürlüğe giren Kanunun 5. maddesinin (c) bendinde; harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri veya 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56. maddesi uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre vazife malullüğü aylığı bağlanmış malullerden, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıklarının kesilmeyeceği, aylıkları kesilmeksizin 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında çalışanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümlerinin uygulanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kollarının da uygulanacağı, bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu kapsamda olanların; Harp Malulleri ile 3713 ve 2330 Sayılı Kanunlara Göre Vazife Malullüğü Aylığı Alanlardan Kısa Vade Sigorta Kollarına Tabi Olanlar(23) veya Harp Malulleri ile 3713 ve 2330 Sayılı Kanunlara Göre Vazife Malullüğü Aylığı Alanlardan Kısa ve Uzun Vade Sigorta Kollarına Tabi Olanlar (24) belge türlerinde bildirim yapılması gerekmektedir.

Yine Kanunun geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının;

-(c) bendinde, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ve mülga 64. maddelerine göre vazife malullüğü aylığı almakta iken; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla çalışmaya devam edenler ile sonradan bu Kanuna tabi çalışmaya başlayacaklar için sosyal güvenlik destek primi uygulanmaksızın bu Kanunun 5. maddesinin (c) bendi hükümlerinin uygulanacağı,

- (d) bendinde ise 5434 sayılı Kanuna göre vazife malullüğü aylığı almakta iken bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı talepleri doğrultusunda bu Kanunun iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri ve uzun vadeli sigorta kolları veya sosyal güvenlik destek primine ait hükümlerin uygulanacağı, bunlardan uzun vadeli sigorta primi ödeyenlerin belirtilen süre içinde yazılı talepte bulunmamaları halinde ayrıca iş kazası meslek hastalığı hükümlerinin uygulanacağı, sosyal güvenlik destek primi kesilmeyeceği, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre vazife malûllüğü aylığı bağlananlardan bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hakkında da yazılı talepleri doğrultusunda işlem yapılacağı, bu bent kapsamında olanlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmayacağı,

öngörülmüştür.

Gerek 506 sayılı Kanunun mülga 3. maddesinin (II/C) fıkrası gerek 5510 sayılı Kanunun 5. maddesinin (c) bendi ve geçici 14. maddesi kapsamında aylık bağlanıp tekrar hizmet akdine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan hizmetleri Tüm Sigorta Kollarına Tabi Çalışanlar (01) belge türünden bildirilmiş olanların, bu bildirimleri malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kollarına tabi olma yönünde irade beyanı olarak kabul edilebileceğinden bu kişilerin talepleri halinde;

- 1.10.2008 tarihinden önce (01) belge türü ile bildirilen sürelerinin Görev Malullüğü Aylığı Alıp Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına Tabi Çalışanlar (18) ve Sosyal Güvenlik Destek Primine Tabi Çalışanlar (02) belge türüne,

- 1.10.2008 tarihinden sonra (01) belge türü ile bildirilen sürelerinin ise Harp Malulleri ile 3713 ve 2330 Sayılı Kanunlara Göre Vazife Malullüğü Aylığı Alanlardan Kısa ve Uzun Vade Sigorta Kollarına Tabi Olanlar (24) numaralı belge türüne

çevrilecektir.

Örnek 1- Sigortalı (M), 15.4.1996 tarihinde 5434 sayılı Kanunun 45. maddesi kapsamında aylık bağlandığı ve 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sigortalı çalışmasının bulunmadığı, 1.10.2008 tarihi öncesi 8.6.2006-1.11.2007 aralığında (01), 1.10.2008 tarihi sonrasında, 2010/01. ay ile 2018/03. ay arası Sosyal Güvenlik Destek Primine Tabi Çalışanlar (02) belge türünden hizmet bildirildiği ve sigortalılığın devam ettiği anlaşılmıştır. Sigortalı (M), 9.3.2018 tarihindeki dilekçesinde hem bu tarihten önceki sehven (01) belge türü ile bildirilen hizmetlerinin (02) ve (18) belge türüne çevrilmesi hemde bu tarihten sonra uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı talep etmiştir. Bu durumda sigortalı(M)'nin,

- 8.6.2006-1.11.2007 tarihleri arasındaki (01) belge türünden bildirilmiş hizmetlerin; (02) ve (18) belge türüne

- Ekim 2008 tarihinden dilekçe tarihine kadar (9.3.2018), (02) belge türünden bildirilen hizmetlerin değiştirilmemesi, dilekçe tarihini takip eden aybaşından itibarende (24) belge türünden hizmetleri bildirilecektir.

Örnek 2- Sigortalı (K), 15.7.2001 tarihinde 3713 sayılı Kanun kapsamında aylık almaya başlamıştır. Sigortalı adına; 1.1.1995-31.12.1997 tarihleri arası (01), 1.1.2003-31.12.2008 tarihleri arası (01), 1.1.2010-31.12.2011 tarihleri arası (02), 1.1.2013-31.12.2017 tarihleri arası (01) belge türüyle hizmet bildiriminde bulunulmuştur. Sigortalı (K), 1.3.2019 tarihinde yapmış olduğu taleple 3713 sayılı Kanun kapsamında aylık almaya başladığı tarihten sonra adına bildirilen tüm hizmetlerin uzun vade sigorta kollarında geçerli kabul edilerek değiştirilmesini talep etmektedir. Bu durumda; 15.7.2001 tarihinden önce geçen hizmetlere hiçbir şekilde müdahale edilmeyecek, 1.1.2003-31.12.2008 tarihleri arası (01) belge türünden bildirilen hizmetler; (02) ve (18) belge türüne, 1.1.2013-31.12.2017 tarihleri arası (01) belge türünden bildirilen hizmetler; (24) belge türüne dönüştürülecektir. 1.1.2010-31.12.2011 arası (02) belge türünden bildirilen hizmetlerde (23) belge türüne dönüştürülecektir. "

F- GENELGENİN YEDİNCİ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- Birinci bölümde yer alan “1,1- Türkiye’de ikamet etmek” alt başlığının birinci paragrafındaki “İsteğe bağlı sigorta giriş bildirgesinde (EK-22) belirtilen ikamet adresi Türkiye’de ikamet etme şartı için yeterli sayılacaktır.” cümlesi “Kimlik Paylaşım Sistemindeki adres ikamet adresi olarak esas alınacaktır.” şekilde değiştirilmiştir.

2- Birinci bölümde yer alan “1.5- Kuruma yazılı olarak başvurmak” alt başlığının birinci paragrafındaki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İlk defa isteğe bağlı sigortalı olmak isteyenlerin e-devlet üzerinden veya “İsteğe Bağlı Sigorta Giriş Bildirgesi” ile Kuruma başvurmaları gerekmektedir. Tekrar isteğe bağlı sigortalı olmak isteyenlerin ise talep dilekçesi ile müracaatları yeterli olacaktır. SSİY’nin 124. maddesi gereğince adi posta veya Kuruma doğrudan yapılan başvuru ve bildirimlerde, başvuru veya bildirimin Kurumun gelen evrak kayıtlarına intikal tarihi; taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile yapılan başvuru ve bildirimlerde ise başvuru veya bildirimin postaya veya kargoya verildiği tarih; başvuru veya bildirim tarihi olarak kabul edilecektir.”

3- Birinci bölümde yer alan “4- 1.10.2008 tarihinden sonra zorunlu sigortalı olarak tescili yapılan sigortalıların primlerinin değerlendirme işlemleri” başlığının birinci paragrafındaki “ödemiş oldukları sürelerin” ibaresinden sonra gelmek üzere “kendileri veya hak sahiplerinin talep etmeleri durumunda”   ibaresi eklenmiştir.

4- İkinci bölümde yer alan “1- İsteğe bağlı sigortalılığın başlangıcı” başlığının ikinci paragrafındaki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Söz konusu belgelerin adi posta ile gönderilmesi veya Kuruma doğrudan verilmesi halinde isteğe bağlı sigortalılık, bildirge veya dilekçenin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden, taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile gönderilmesi halinde ise postaya veya kargoya verildiği tarihi takip eden günden itibaren başlatılacaktır.”

5- İkinci bölümde yer alan “2.1- Yazılı talepte bulunmak” alt başlığının birinci paragrafının “b)” bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, “c)” bendi ile Örnek 2-” den sonra gelmek üzere de “Örnek 3-” eklenmiştir.

“b) Talepte bulunulan ayın primi ödenmişse dilekçenin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih, istemesi halinde ise bulunduğu ay sonu itibariyle,

c) Talepte bulunulan ayın primini kısmi ödeyenlerin, ödediği primi karşıladığı gün itibariyle,

sona erdirilecektir.”

“Örnek 3- 28.2.2016 tarihi itibariyle borcu olmayan ve 15.3.2016 tarihinde 125 TL prim ödeyen sigortalı, 23.3.2016 tarihinde primini karşıladığı gün itibariyle sigortalılığını sonlandırmak için talepte bulunmuştur. Bu sigortalının ödemiş olduğu tutar yedi günlük süreyi karşıladığından 7.3.2016 tarihi itibariyle isteğe bağlı sigortalılığı sonlandırılacaktır. ”

6- İkinci bölümde yer alan “2.2.2.1- Aylık talep tarihi itibariyle prim borcu bulunup 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre aylık bağlanacak olan sigortalılar” başlığının birinci ve ikinci paragrafı kaldırılmış, kaldırılan paragraf yerine aşağıdaki paragraf eklenmiş, “Örnek 1-” de yer alan “Sigortalı tahsis talep tarihi itibariyle söz konusu prim borçlarını ödemeyeceğini “12 Aylık Sorgulama Süresine Göre İsteğe Bağlı Sigortalılık Süresi Tespiti” dilekçesi ile yazılı olarak beyan etmiştir.” cümlesi “Sigortalı söz konusu prim borçlarını ödemeyeceğini yazılı olarak beyan etmiştir.” şeklinde değiştirilmiş ve “olacaktır” ibaresinden sonra gelen “Bu sigortalının aylığı tahsis talep tarihini takip eden aybaşından (1.11.2010) itibaren başlatılacaktır.” ifadesi çıkartılmış, “Örnek 2-” değiştirilmiş ve “Örnek 3-” kaldırılmıştır.

“Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre aylık bağlanacak sigortalıların aylık talep tarihi itibariyle prim ve prime ilişkin borcu bulunmaması gerekmekte olup, prim borcu olan sigortalıların aylık talep tarihinden sonra yazılı talepte bulunmaları halinde isteğe bağlı sigortalılıkları primi ödenmiş son gün itibariyle sonlandırılacak, yazılı talepte bulunmaması halinde ise prim borcunun ödeneceği tarihe kadar isteğe bağlı sigortalılıkları devam ettirilecektir.”

“Örnek 2- 28.11.2018 tarihinde aylık bağlanması için talepte bulunan ve 2018 yılı Şubat ile Mart aylarına ait prim borçlarını ödemeyen ve söz konusu borçlarını ödemeyeceğine dair yazılı talebi olmayan sigortalı (C)’nin, aylık talep tarihinden önceki prim borçları ile birlikte 31.1.2019 tarihine kadar olan prim borçlarını 31.1.2019 tarihinde ödediği tespit edilmiştir. Sigortalı (C)’nin isteğe bağlı sigortalılığı, 31.1.2019 tarihine kadar devam ettirilecektir.”

7- İkinci bölümde yer alan “2.2.2.2- Aylık talep tarihi itibariyle prim borcu bulunup Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre aylık bağlanacak olan sigortalılar” başlığının ikinci paragrafı ve “Örnek 1-” aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, “Örnek 2-” ilave edilmiştir.

“Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre isteğe bağlı sigortalı (5. maddenin (g) fıkrası, 51. maddenin üçüncü fıkrası) olup, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında aylık bağlanacak isteğe bağlı sigortalıların aylık talep tarihinde prim ve prime ilişkin borcu bulunanların aylık talep tarihinden sonra yazılı talepte bulunmaları halinde, isteğe bağlı sigortalılıkları primi ödenmiş son gün itibariyle sonlandırılacak, yazılı talepte bulunmaması halinde ise, prim borcunu ödediği tarihe kadar isteğe bağlı sigortalılıkları devam ettirilecektir.”

“Örnek 1- Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaları bulunan ve en son isteğe bağlı sigortaya devam eden sigortalı 20.5.2018 tarihinde tahsis talebinde bulunmuştur. Sigortalı, 12 aylık sorgulama süresi içinde bulunan 2017 yılı Haziran, Eylül ve Kasım ayından sonra primlerini ödememiş olup, aylık talep tarihinde ya da sonraki bir tarihte ödenmeyen aylara ait prim borcunu ödemeyeceğine ilişkin yazılı talepte bulunduğundan, primi ödenmiş son gün itibariyle belirlenecek sigortalılık süresi;

.…/…./.…. - 31.5.2017 (01)

(05) 1.7.2017 - 31.8.2017 (01)

(05) 1.10.2017-31.10.2017 (01)

Olacaktır.

Örnek 2- 10.7.2018 tarihinde aylık bağlanması için talepte bulunan ve 2018 yılı Nisan ile Mayıs aylarına ait prim borçlarını ödemeyen ve söz konusu borçlarını ödemeyeceğine dair yazılı talebi olmayan sigortalı (L)’nin, aylık talep tarihinden önceki prim borçları ile birlikte 30.11.2018 tarihine kadar olan prim borçlarını 30.11.2018 tarihinde ödediği tespit edilmiştir. Sigortalı (L)’nin isteğe bağlı sigortalılığı, 30.11.2018 tarihine kadar devam ettirilecektir.”

8- İkinci bölümde yer alan “2.2.2.3 -İsteğe bağlı sigortalılık hizmet süresi tespiti talebinden vazgeçme” başlığının birinci paragrafı ve “Örnek -” değiştirilmiştir.

“Aylık talebinde bulunan sigortalılardan prim ödemeyeceğini yazılı olarak beyan eden isteğe bağlı sigortalılardan yapılan hizmet tespiti sonucunda aylığa hak kazanamadığı belirlenenlerin, prim ödemeyeceğine ilişkin vermiş oldukları talepleri geçersiz sayılarak isteğe bağlı sigortalılıkları devam ettirilecektir.

Örnek- İsteğe bağlı sigortalılığı devam ederken 29.5.2010 tarihinde aylık talebinde bulunan sigortalının 2010 yılı Nisan ve Mayıs ayı primlerini ödemediği anlaşılmış sigortalının 3.8.2010 tarihinde isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin tespitine ilişkin yazılı beyanına istinaden sigortalılık süreleri belirlenmiş ancak, yapılan incelemede aylık bağlamaya ilişkin gün sayısının 30 gün eksik olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda sigortalının beyanı geçersiz sayılarak isteğe bağlı sigortalılığı devam ettirilecektir.”

9- Dördüncü bölümde yer alan “1.1- 1.10.2008 öncesi isteğe bağlı sigortalılığın devamı” alt başlığının beşinci, altıncı ve yedinci paragrafları ile “Örnek 1-” ve “Örnek 2-” kaldırılmıştır.

10- Beşinci bölümde yer alan “3- Gelir vergisinden muaf kadın sigortalılar” başlığının birinci paragrafındaki “işyeri açmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 7162 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9. maddesinin (6) numaralı alt bendinde yapılan değişiklikle de 30.1.2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere veya yıl içinde gerçekleştirilen satış tutarı, ilgili yıl için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarından fazla olmamak üzere, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden” ibaresi eklenmiştir.

11- Altıncı bölümde yer alan “3- Kamu idarelerinde çalışıp iş sözleşmesi askıda olanların isteğe bağlı sigortalılığı” başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki başlık açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“4- Zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarihten sonradaki isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin değerlendirilmesi

Kanunun 50. maddesinde isteğe bağlı sigortalı olma koşullarından biri Kanuna tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışmak ya da tüm gün çalışmamak şeklinde belirlenmiş, 51. maddesinde ise isteğe bağlı sigortalılığın müracaatın Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren başlayacağı, ay içerisinde 30 günden az çalışan veya 80. madde uyarınca prim ödeme gün sayısı ay içindeki toplam çalışma saatinin 4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine bölünmesi suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı ay içerisinde isteğe bağlı sigortaya prim ödemeleri halinde, primi ödenen sürelerin zorunlu sigortalılığa ilişkin prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek üzere ekleneceği ve eklenen bu sürelerin 25.2.2011 tarihinden itibaren Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak kabul edileceği öngörülmüştür.

Diğer taraftan, Kanunun 53. maddesinin üçüncü fıkrasında isteğe bağlı sigortalılığın, 51. maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları hükmü saklı kalmak kaydıyla Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) veya (c) bentleri kapsamına tabi çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce sona erdirileceği, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 95. maddesinin üçüncü fıkrasında daay içinde 30 günden az veya kısmi çalışanlar hariç olmak üzere yeniden isteğe bağlı sigortaya devam etmek isteyenler hakkında yeniden talep şartı aranacağı öngörülmüştür.

İsteğe bağlı sigortalılığın hangi hallerde sona ereceği, Kanunun 51. maddesinin dördüncü fıkrasında belirlenmiş, söz konusu sigortalılığın zorunlu sigortalı olunması halinde sona erdirilmesi ise Kanunun 53. maddesinde düzenlenmiştir. İsteğe bağlı sigortalılığı devam etmekte iken Kanunun 53. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü saklı kalmak kaydıyla yazılı talepte bulunulmadığı sürece isteğe bağlı sigortalılık sona erdirilmemekte, ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde ödenmeyen süreler ise sigortalılık süresinden sayılmamaktadır.

Buna göre, Kanunun 51. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında 30 günden eksik süreleri için Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında isteğe bağlı sigortaya prim ödemekte iken zorunlu sigortalıkları sona erenlerin, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılıkları, zorunlu sigortalılıklarının bittiği tarih itibariyle sonlandırılacak, zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren ise herhangi bir yazılı talep aranmaksızın Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılık devam ettirilecektir.

Zorunlu sigortalılık sona erdikten sonra Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında 30 günden az isteğe bağlı sigorta primi;

- Ödenmiş olan süreler 30 güne tamamlanacak şekilde Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir. Zorunlu kısmi çalışma sona erdikten sonra, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yine kısmi olarak isteğe bağlı sigortaya ödenen primler, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında oluşturulacak isteğe bağlı sigorta süreleri için oluşacak prim borçlarında dikkate alınacak ve söz konusu sürelere ilişkin prim borçları, Kanunun 88. maddesinin yirmiikinci fıkrası gereğince tebliğ tarihinden itibaren Kanunun 89. maddesinin ikinci fıkrasına göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanarak tahsil edilecektir.

- Ödenmemiş olan süreler için ise zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında isteğe bağlı sigortalılık başlatılacak ve bu şekilde başlatılan sürelere ilişkin primlerin ödenmesinde Kanunun 52. maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alınacaktır.

Örnek 1- (4/a) kapsamında kısmi süreli çalışan ve ay içerisinde 30 günden eksik kalan süreleri isteğe bağlı sigorta ile tamamlayan sigortalı (C)’nin 17.8.2018 tarihinde 10 gün kısmi çalışma süresi bildirilerek (4/a) kapsamındaki zorunlu sigortalılığı sona ermesine rağmen isteğe bağlı sigortaya prim ödemeye devam etmiştir. Bu durumda, sigortalının 2018/Ağustos ayında; bildirilen zorunlu kısmi sigortalı hizmet süresini, sigortalılığın sona erdiği tarihe tamamlayacak şekilde 17-10=7 gün (4/a) kapsamındaki isteğe bağlı sigorta hizmeti oluşturulacak ve bu tarih itibariyle (4/a) kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılık sona erdirilecek ancak, 18.8.2018 tarihi itibariyle de (4/b) kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı başlatılacaktır. Sigortalının, zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarihten sonraki dönemler için (4/a) kapsamında ödediği kısmi isteğe bağlı sigorta primleri, (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirilecek ve arada oluşan prim farkları sigortalıya tebliğ edilmek suretiyle Kanunun 88. maddesinin yirmiikinci fıkrası kapsamında tahsil edilecektir.

Örnek 2- Örnek (1)’deki sigortalının zorunlu sigortalılığının sona erdiği 2018 yılı Ağustos ayı ve sonrasında isteğe bağlı sigortaya prim ödemediği varsayıldığında, yine aynı şekilde sigortalının (4/a) kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığı zorunlu kısmi çalışmanın sona erdiği 17.8.2018 tarihi itibariyle sonlandırılacak ve 18.8.2018 tarihinden itibaren (4/b) kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı başlatılarak isteğe bağlı sigortalılıktan dolayı prim ödemesi bulunmayan süreler için 12 ay kontrolü işletilecektir.

Örnek 3- (4/a) kapsamında ayda 12 gün kısmi süreli çalışan ve ay içerisinde 30 günden eksik kalan süreleri isteğe bağlı sigorta ile tamamlayan sigortalı (D)’nin 20.10.2017 tarihinde (4/a) kapsamındaki zorunlu sigortalılığı sona ermiş ve bu tarihten itibaren isteğe bağlı sigortaya prim ödememiştir. 7.5.2018 tarihi itibariyle yeniden ayda 7 gün kısmi süreli olarak çalışmaya başlamıştır. Sigortalı (D)’nin, (4/a) kapsamında başlatılan isteğe bağlı sigortalılığı 20.10.2017 tarihi itibariyle durdurularak (2017/Ekim ayında 12 gün zorunlu sigorta, 8 gün (4/a) kapsamında isteğe bağlı sigorta), 21.10.2017-6.5.2018 tarihleri arasında (4/b) kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı devam ettirilecektir. Sigortalı 7.5.2018 tarihinden itibaren yeniden ayda 7 gün kısmi süreli çalışmaya başladığından, (6 gün (4/b İBS) + 7 gün (Kısmi 4/a) = 13) bu nedenle 14.5.2018 tarihi itibarıyla 30 gün az İBS tescili başlatılacak ve 17 gün hizmet verilecektir.

Öte yandan, Kanunun ek 5. maddesi kapsamında prim öderken, (4/a) kapsamında kısmi olarak çalışmaya başlamaları nedeniyle tarım sigortalılıkları sonlananlardan, kısmi çalışmaları sırasında eksik gün sayılarını isteğe bağlı sigorta yoluyla tamamlayanların, kısmi çalışmalarının sona ermesi halinde, ek 5. madde kapsamındaki sigortalılıkları zorunlu sigortalılığın bittiği tarihi takip eden günden başlatılacaktır. (4/a)kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılıkları zorunlu sigortalılığın bittiği tarih itibariyle sona erip, zorunlu çalışmanın bittiği tarihi takip eden günden itibaren (4/b) kapsamında başlatılan isteğe bağlı sigortaya ilişkin ödedikleri primler, ek 5. madde kapsamındaki sigortalılıktan doğan borca mahsup edilecektir.

Örnek- 1.8.2015 tarihi itibariyle Kanunun ek 5. maddesi kapsamındaki sigortalılığı devam ederken 4.6.2016 tarihinde (4/a) kapsamında ayda 12 gün kısmi zamanlı çalışmaya başlayan sigortalı, 30 günden eksik sürelerini isteğe bağlı sigorta ile ödemek üzere müracaat etmiştir. Sigortalının ek 5. madde kapsamındaki sigortalılığı 3.6.2016 tarihi itibariyle sonlandırılmıştır. 2016 Haziran ayında; 3 gün ek-5, 12 gün (4/a) kapsamında zorunlu sigortalı, 15 gün (4/a) kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı sağlanan kişinin, zorunlu sigortalılığı 23.5.2017 tarihinde sona ermiştir. Bu durumda sigortalının (4/a)kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığı zorunlu sigortalılığın bittiği 23.5.2017 tarihinde sonlandırılacak (2017/Mayıs ayında 12 gün zorunlu, 11 gün (4/a) kapsamında isteğe bağlı sigorta hizmeti) ve tarım sigortalılığı 24.5.2017 tarihi itibariyle başlatılacaktır. Sigortalının zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren (4/b) kapsamında isteğe bağlı sigortaya prim ödediğinin sonradan anlaşılması halinde ise, bu kapsamda ödenen primler, ek 5. madde kapsamında tarım sigortalılığından tahakkuk edecek prim borçlarına mahsup edilecektir.”

G- GENELGENİN SEKİZİNCİ KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- Birinci bölümde yer alan “Fiili Hizmet Süresi Zammı” başlığının ikinci paragrafındaki açıklamalar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Diğer taraftan, 6385, 7077, 7078, 7146 sayılı kanunlar ve 703 sayılı KHK uyarınca Kanunun 40. maddesinde yapılan değişiklikler sonucu fiili hizmet süresi zammı uygulaması kapsamı genişletilmiş olup, söz konusu değişiklik gereğince yapılması gereken işlemler ilgili başlıklar altında açıklanmıştır.”

2- Birinci bölümde yer alan “1- Fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacak sigortalılar” alt başlığının birinci paragrafında yer alan “ise” ibaresi madde metninden çıkarılmış, “2013 yılı Şubat ayı başından” ibaresinden sonra gelmek üzere, 7078 sayılı Kanun ile tabloya eklenen “(19) numaralı sırasında belirtilen işyerlerinde ve işlerde çalışanlar 25.8.2017 tarihinden, ve (20) numaralı sırasında belirtilen işyerlerinde ve işlerde çalışanlar ise 3.8.2018 tarihinden” ibaresi eklenmiş, birinci paragraftan sonra gelen tablonun (13) ve (18) sıra numaraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, tablonun sonuna (19) ile (20) sıra numaraları ve tablonun altına aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

 

13) Türk Silâhlı Kuvvetlerinde, Jandarma Genel Komutanlığında ve Sahil Güvenlik Komutanlığında

Subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ve sözleşmeli erbaş ve erler (Ek, 28.2.2014 tarihli ve 2014/5 sayılı Genelge)

90

18) Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Cumhurbaşkanlığı

Yasama organı üyeleri ile Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar

90

19) Ceza infaz kurumlarında

Ceza infaz kurumu müdürü, idare memuru, infaz ve koruma başmemuru infaz ve koruma memuru ünvanlı kadrolarda bulunanlar ile Adalet Bakanlığı taşra teşkilatına tahsisli kadro veya pozisyonlarda bulunup ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklularla bilfiil irtibat içinde olan diğer görevliler,

90

20) İnsan sağlığına ilişkin işler

11.4.1928 tarihli ve 1219 sayılı Kanun,     25.2.1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu ve 18.12.1953 tarihli ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun kapsamında sağlık meslek mensubu sayılan ve insan sağlığı için koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde çalışanlar

60

“Emeklilik ve yaşlılık aylığı alanlar hariç ihtiyat pilotları hakkında Kanunun 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tablonun (13) numaralı sırada belirtilen hükümler uygulanacaktır.”

3- Birinci bölümde yer alan “2- Fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmada esas alınacak hususlar” alt başlığının ikinci, beşinci, sekizinci ve dokuzuncu paragraftan sonra gelmek üzere sırasıyla aşağıdaki paragraflar ve örnekler eklenmiş, üçüncü paragrafında yer alan “Türk Silahlı Kuvvetlerinde,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında” ibaresi, dördüncü paragrafında yer alan “Türk Silahlı Kuvvetleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı” ibaresi ve sekizinci paragraftan sonra gelen örneklerden sonra "Örnek 7-" eklenmiştir.

“Ancak, esas faaliyet konusu nedeniyle fiili hizmet süresi zammı belge türleri ile ilişkilendirilmemiş işyerlerinde, fiili hizmet süresi zammı kapsamında bulunan işler de yapılabilmekte olup, (örneğin, “motorlu piston imalatı” yapılan işyerinde bir dökümhanenin bulunması gibi) bu şekilde, esas faaliyet konusu bakımından fiili hizmet süresi kapsamında değerlendirilmeyen işyerlerince Kanunun 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki tabloda yer alan işleri yapan sigortalıların fiili hizmet süresi zammı kapsamında çalıştırıldığının belgelenerek (çalışanların diploma, sertifika vb. belgeleri) müracaat edilmesi halinde, bu sigortalıların çalışmalarının fiili hizmet süresi zammı kapsamına girip girmediği Kanunun 40. maddesinde öngörülen hükümlere bakılarak araştırılacak, uygun görülmesi durumunda Kanunun 40. maddesinde belirtilen süreye ilişkin tanımlama işlemi yapılacaktır.

Diğer taraftan, işverenlerce fiili hizmet süresi zammı kapsamında sigortalı çalıştırıldığının dilekçe ile beyan edilmesine rağmen kanıtlayıcı belge sunulamaması halinde işyerinde fiili hizmet süresi zammı kapsamında çalışılıp çalışılmadığının Kurumun kontrol ve denetimle görevli memurlarınca tespiti yapıldıktan sonra uygun görülen işyerlerinin tanımlama işlemi yapılacaktır.”

“Fiili hizmet süresi zammı kapsamındaki işyerlerinden Kurumumuza aylık prim ve hizmet belgesiyle yapılan fiili hizmet süresi zammı kapsamındaki bildirimlere yönelik 3.11.2017 tarihinden itibaren e-bildirge programında her ay için azami 26 gün bildirim kontrolü konulmuş olup, aynı işyerinden farklı belge türleri ile toplamda 30 günden fazla hizmet bildirilmeyecektir. (örneğin; (01) nolu belge türü ile 4 gün, (32) nolu belge türü ile 26 gün gibi)

Yine, e-bildirge programında 2018 yılı Mart ayından itibaren de bir işyerinden aynı sigortalılar için aynı döneme ait farklı belge türleri seçilerek toplamda 30 günden fazla hizmet bildirilmemesi yönünde kontrol konulmuştur.

E-bildirge programına her ay için azami 26 gün üzerinden fiili hizmet süresi zammı bildirilmesine yönelik kontrolün konulduğu 3.11.2017 tarihinden önceki sürelerde işverenlerce, bazı dönemlerde aynı işyerinden aynı sigortalı için;

 

Dönem yıl/ay

Belge Kodu

Belge Türü

Gün

Prime esas kazanç

2011/08

1

Asıl

3

94.05

2011/08

32

Asıl

28

1,723.13

2016/04

1

Asıl

3

207.45

2016/04

32

Asıl

27

2,831.49

2017/07

1

Asıl

30

1,958.28

2017/07

32

Asıl

30

1,958.28

şeklinde bildirim yapıldığı ve prime esas kazançların da buna göre oluşturulduğu tespit edilmiştir.

Bu çerçevede, 3.11.2017 tarihinden önce Kanunun 40. maddesi kapsamında 26 günden fazla bildirim yapılan sigortalılardan bu Genelgenin yayımı tarihi itibariyle aylık bağlanmamış olanların fiili hizmet süresi zammı kapsamındaki çalışmaları yukarıdaki istisnalar hariç olmak üzere 26 gün olarak dikkate alınacaktır.

İşverenlerce aynı sigortalı için aynı işyerinden fiili hizmet süresi zammı ile normal çalışma süreleri için toplamda 30 günün üzerinde yapılan bildirimler aşağıdaki tabloda örneklendiği şekilde dikkate alınacaktır.

 

İşverenlerce farklı belge türleri ile 30 günün üstünde hizmet bildirildiğini gösterir tablo

 

Dönem yıl/ay

Belge türü

İşverenin

bildirdiği

PÖGS

Olması

Gereken

PÖGS

Prime esas kazanç

2016/6

13

30

4

Değerlendirilen gün karşılığı kazanç

2016/6

33

30

26

Değerlendirilen gün karşılığı kazanç

2016/9

13

30

8

Değerlendirilen gün karşılığı kazanç

2016/9

33

22

22

Kazanç aynı

2016/12

13

30

10

Değerlendirilen gün karşılığı kazanç

2016/12

33

20

20

Kazanç aynı

2017/3

13

9

8

Değerlendirilen gün karşılığı kazanç

2017/3

33

22

22

Kazanç aynı

2017/7

13

29

28

Değerlendirilen gün karşılığı kazanç

2017/7

33

2

2

Kazanç aynı

Diğer taraftan, ay içinde işe girişi ya da işten çıkışı olanlar için fiili hizmet süresi zammına tabi belge türleri ile bildirimi yapılacak azami gün sayısı, sigortalı adına o ay bildirilecek toplam prim ödeme gün sayısının 30'a bölünmesi ile çıkan sonucun 26 ile çarpılmasıyla bulunacaktır. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilecektir. Fiili hizmet süresi zammı dışındaki çalışmalar için de normal belge türleri ile bildirim yapılacaktır. Her bir belge türü için eksik gün nedeni olarak “13-Diğer Nedenler” seçilecektir.

Örnek- Sigortalı 10.9.2018 tarihinden itibaren özel (B) hastanesinde "anestezi teknisyeni" olarak göreve başlamıştır. Sigortalının işe girdiği 10.9.2018 tarihinden o ayın son gününe kadar ki sürede toplam prim ödeme gün sayısı 21’dir. Sigortalının çalışmasından dolayı fiili hizmet süresi zammına esas azami gün sayısı, (21/30) x 26 =18,20’dir. Hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edileceği için bulunan gün sayısı 19 kabul edilecektir. Bu nedenle, işveren tarafından sigortalı için, (29) numaralı belge türünden azami 19 gün, (01) numaralı belge türünden asgari 2 gün olmak üzere toplamda 21 gün hizmet bildirilecektir.”

“(4/a) kapsamında çalışan sigortalılar için ise fiili hizmet süresi zammından faydalanacak işkolu kodları ile meslek kodları e-bildirge programında yayımlanmış olup, söz konusu meslek kodu listesinde yer alan meslekler dışında bildirim yapılmayacaktır. Ancak, meslek kodu listesinde yer almayan, ilgili Kanunlara göre sağlık mesleği olduğu kabul edilen meslekler için ise görüş alındıktan sonra gerekli işlemler yapılacaktır. Ayrıca, fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilen iş kolu kodu listesinde yer  almayan işyerleri ise anılan Kanunlara göre sağlık mensubu sayılan kişileri çalıştırdığını belgelemesi halinde gerekli tanımlama işlemi yapılacak ve bu işyerlerinde çalışan sağlık mensupları da fiili hizmet süresi zammından faydalandırılacaktır.”

“Örnek 7- (A) Eczanesi, "eczane kalfası" olarak çalıştırdığı sigortalı (B)'nin Kanunun 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki tablonun (20) numaralı sırasında yer alan hüküm çerçevesinde fiili hizmet süresi zammı kapsamında bildirimini yapabilmek için ilgilinin Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Türk Eczacıları Birliği işbirliği neticesinde düzenlenen eğitim sonucunda düzenlenen sertifikası ya da kurs bitirme belgesini de ekleyerek 18.1.2019 tarihinde dilekçe vermiştir. Yapılan incelemede, sigortalının ilgili Bakanlıkça onaylı kurs bitirme belgesinin bulunduğu, dolayısıyla da 1219 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi uyarınca sağlık meslek mensubu sayıldığından bu sigortalıyı çalıştıran işyerinin Kanunun 40. maddesinde belirtilen süreye ilişkin tanımlama işlemi yapılacak, sigortalı (B)'nin hizmetleri “3213.02-Eczane hizmetleri teknikeri” meslek koduyla bildirilecektir.

“İnsan sağlığına ilişkin işlerde çalışanlardan hekimlerin 1219 sayılı Tababet Ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunlar kapsamında sağlık meslek mensubu sayıldıklarının incelenebilmesi için Sağlık Bakanlığı ile yapılan çalışmalar sonucunda, Bakanlıkça belirlenen ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 15.8.2018 tarih ve 73686883-045.01-E.265 sayılı yazısı ekinde gönderilen listede yer alan unvanların fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması gereken sigortalılar olduğu hususunda mutabakat sağlanmış ve söz konusu liste https://hitap.sgk.gov.tr/HitapWeb/adresinde 29.8.2018 tarihli Duyuru ekinde yayınlanmıştır.

Diğer taraftan, 1219, 6283 veya 6197 sayılı kanunlar uyarınca sağlık meslek mensubu sayılmakla birlikte halen 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunun uyarınca görev yapanlarda insan sağlığı için koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde fiilen çalışmaları şartıyla fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacaklardır.

Ayrıca, Sağlık Bakanlığına bağlı ağız ve diş sağlığı merkez ve hastanelerinde görev yapan başta Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanları ile Röntgen Teknisyenleri Kanunun 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tablonun (11) sıra numarası uyarınca fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmamakta iken, konuya ilişkin olarak açılan davaların Danıştay Onbirinci Dairesinin 14.2.2018 tarihli E.2013/2768, K.2018/800, E.2013/21707 K.2018/801 ve E.2013/118, K.2018/802 sayılı kararları ile Sağlık Bakanlığı aleyhine sonuçlanması üzerine Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünce 81 İl Sağlık Müdürlüğüne dağıtımlı olarak yazılan tarihsiz 87307621-419 sayılı yazı ile Danıştay kararları ve Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları ile Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca Radyasyon Güvenliği Komitesi Kurulması ve Komitece karar verildikten sonra radyasyon görevlisi sayılan personelin fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmaları yönünde uygulamaya geçildiğinin bildirilmesi üzerine Kurumumuzca yapılan değerlendirme sonucunda ağız ve diş sağlığı merkez ve hastanelerinde görev yapan başta Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanları ile RöntgenTeknisyenleri Danıştay karar tarihi olan 14.2.2018 tarihinden sonra geçen çalışmalarından dolayı kurulacak olan Radyasyon Güvenliği Komitesinin kararı doğrultusunda radyasyon görevlisi sayılmaları halinde fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacaklardır.

669 ve 670 sayılı KHK’lar gereğince Gülhane Askeri Tıp Akademisine bağlı eğitim hastaneleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi ile asker hastaneleri, dispanser ve benzeri sağlık hizmet birimleri ile Jandarma Genel Komutanlığına ait sağlık kuruluşlarında çalışmakta iken Sağlık Bakanlığına, Gülhane Askeri Tıp Akademisine bağlı yükseköğretim birimlerinde görev yapmakta iken Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredilen personelden aylıklarını 926 sayılı Kanuna göre almaya devam edenler, bu şekilde aylık almaya devam ettikleri sürece Kanunun 40. maddesinde yer alan tablonun 13 sıra numarası uyarınca yararlandırıldıkları fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmaya devam edeceklerdir.”

4- Birinci bölümde yer alan “5- Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi çalışanların Kuruma bildirimi yapılacak fiili hizmet süresi zammının tespiti” başlığının birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve birinci paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi çalışanlardan Kanunun 40. maddesi kapsamında çalışması bulunanların yararlandırılacakları fiili hizmet süresi zammının tespiti, kurumlarca Kuruma gönderilen belgelerde, Hizmet Takip Programı (HİTAP) üzerinden düzenlenen fiili hizmet süresi zammı tespit belgelerinde veya fiili hizmet süresi zammı prim belgelerinde (Ek 29 ve Ek 30) bildirilen sürelere göre yapılacaktır.”

“Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi sigortalılardan radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işlerde, ceza infaz kurumlarında ve insan sağlığına ilişkin işlerde görev yapanların kurumlarca fiili hizmet süresi zammından faydalandırılmasının uygun görülmesi halinde konu Kurumumuzca da incelenmek üzere, kamu idarelerince halen kullanılmakta olan “3 nolu Kullanıcı” şifresi ile “www.sgk.gov.tr” internet adresindeki “E-SGK” bölümü altında yer alan “KAMU” alt başlığının “HİZMET TAKİP PROGRAMI HİTAP” (https://hitap.sgk.gov.tr/HitapWeb/) alt sekmesi üzerinden sigortalının TC Kimlik numarası kullanılarak “Başvurular/Yeni FHZ Bildirimi” alt başlığında yer alan ilgili belge türü seçilerek Fiili Hizmet Süresi Zammı Tespit Belgesinin elektronik ortamda düzenlenmesi gerekmektedir.”

5- Birinci bölümde yer alan “6- Fiili hizmet süresi zammı kapsamında geçen hizmetlerin Kurumca değerlendirilmesi” başlığının “f” bendinde “Örnek 2-” den sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf ile örnek eklenmiş, “j” bendinde yer alan “dışardan atanan bakanlar” ibaresinden sonra gelmek üzere, “ile cumhurbaşkanı yardımcıları, ceza infaz kurumlarında çalışanlar ve insan sağlığına ilişkin işlerde görev yapanlar” ibaresi ve “Türk Silahlı Kuvvetlerinde,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında” ibaresi eklenmiştir.

“Fiili hizmet süresi zammına tabi işyeri ve işlerde geçen sürelerin gerek 3600 gün gerekse 1800 gün olup olmadığının tespitinde, fiili hizmet süresi zammı kapsamındaki işyeri ve işlerde geçen tüm çalışma süreleri dikkate alınacaktır. Sigortalıların fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması gereken sürelerinin tespiti ise işverenlerce Kuruma verilen fiili hizmet süresi zammı kapsamındaki belge türleri esas alınarak yapılacaktır.

Örnek- Demir ve çelik fabrikası işyerinde her ay (01) nolu belge türü ile 4 gün normal çalışma süresi, (32) nolu belge türü ile de 26 gün üzerinden fiili hizmet süresi zammı kapsamında bir çalışma süresi bildirilen sigortalının yaş haddi indirimden yararlanabilmesi için aranan 3600 günün tespitinde, bu işyerinde ay içerisinde geçen tüm çalışma süreleri (26+4=30 gün) dikkate alınacak, ancak fiili hizmet süresi zammı kapsamında toplam prim ödeme gün sayısına ilave edilecek gün sayısı (32) nolu belge türü ile bildirilen gün sayıları toplanarak bulunacaktır.”

6- İkinci bölümde yer alan “1.2- İtibari hizmet süresine esas alınacak hizmetler ve eklenecek süreler” alt başlığının birinci paragrafında yer alan “Türk Silahlı Kuvvetlerinde,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında” ibaresi eklenmiştir.

7- İkinci bölümde yer alan “2- Kanunun geçici maddelerine ve 3160 sayılı Kanunun 15. maddesine göre itibari hizmet süresi uygulaması” başlığının dördüncü paragrafında yer alan “Türk Silahlı Kuvvetleri” ibaresinden sonra gelen “(Jandarma Genel Komutanlığı dahil)” ibaresi metinden çıkarılarak yerine “, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı” ibaresi eklenmiştir.

8- İkinci bölümde yer alan “2- Kanunun geçici maddelerine ve 3160 sayılı Kanunun 15. maddesine göre itibari hizmet süresi uygulaması” alt başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki alt başlık açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“3- Denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam ve paraşütçü olarak görev yapanların itibari hizmet süresinden yararlandırılmaları

Kamu idarelerinde Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam veya paraşütçü olarak görev yapanlardan 5434 sayılı Kanunun mülga 37., 3160 sayılı Kanunun 15. veya Kanunun 49. maddesi uyarınca itibari hizmet süresinden yararlandırılacak olanların, bu görevleri yerine getirebilmeleri için usulüne uygun sertifika almış olmaları ve yıllık uçuş veya dalış sürelerini tamamlamış olmaları gerekmektedir. Ancak, bu sigortalılardan açığa alınanlar, açıkta geçen sürelerinde itibari hizmet süresinden yararlandırılmayacaklardır.

Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olarak kamu idarelerinde pilot olan ve olmayan uçucu, denizaltıcı, dalgıç, kurbağa adam ve paraşütçülerin itibari hizmet süresinden yararlanmalarında da aynı belgeler istenecektir.”

Ğ- GENELGENİN DOKUZUNCU KISMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- Birinci bölümde yer alan “4.4- 2925 sayılı Kanun ile tevkifata istinaden 2926 sayılı Kanuna göre yapılan tescile dayalı hizmetlerin çakışması” alt başlığı “4.4-2925 sayılı Kanun ile 2926 sayılı Kanuna göre yapılan tescile dayalı hizmetlerin çakışması” şeklinde değiştirilmiştir.

2- Birinci bölümde yer alan “4.5.2- 2925 sayılı Kanun ile 2926 sayılı Kanuna tabi hizmetlerin çakışması” başlığı “4.5.2- 2925 sayılı Kanun ile tevkifata istinaden 2926 sayılı Kanuna tabi hizmetlerin çakışması” şeklinde değiştirilmiştir.

3- Birinci bölümde yer alan “4.5.2- 2925 sayılı Kanun ile 2926 sayılı Kanuna tabi hizmetlerin çakışması” alt başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki alt başlıklar açıklamalarıyla birlikte sırasıyla eklenmiştir.

“4.5.3- 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam ederken 1479 veya 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları başlatılanlar

2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları devam ederken 1479 veya 2926 sayılı kanunlara tabi sigortalılıkları başlatılmaması gerektiği halde, 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları durdurularak 1479 veya 2926 sayılı kanunlara tabi sigortalılıkları başlatılanların, talep etmeleri halinde 1479 veya 2926 sayılı kanunlara tabi sigortalılıkları geçerli sayılacaktır. Ancak talep etmemeleri halinde bu Genelgenin “4.5.1-” başlığında yer alan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.

Örnek 1- Sigortalı (A)’nın 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam ederken, bu defa 2926 sayılı Kanuna tabi tarımsal faaliyetinin 1.6.2004 tarihinde başlamasından dolayı 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı 31.5.2004 tarihinde durdurularak, 1.6.2004 tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı başlatılmıştır. Bu durumda sigortalı (A)’nın talebinin olması halinde 1.6.2004 tarihi itibariyle başlatılan mülga 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı geçerli sayılacaktır.

Örnek 2- Sigortalı (B)’nin 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam ederken, bu defa 29.3.2004 tarihinde muhtar seçilmesinden dolayı 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı 28.3.2004 tarihinde durdurularak, 29.3.2004 tarihi itibariyle (4/b) kapsamına tabi sigortalılığı başlatılmıştır. Bu durumda, sigortalı (B)’nin talep etmesi halinde 29.3.2004 tarihi itibariyle (4/b) kapsamında başlatılan sigortalılığı geçerli sayılacaktır.

Örnek 3- Sigortalı (C)’nin 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı devam ederken, bu defa vergi mükellefiyetinin 13.4.1997 tarihinde başlamasından dolayı 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı 12.4.1997 tarihinde durdurularak, 13.4.1997 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı başlatılmıştır. Bu durumda sigortalı (C)’nin talep etmesi halinde, 13.4.1997 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanuna tabi başlatılan sigortalılığı geçerli sayılacaktır. ”

4- Birinci bölümde yer alan “6- 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalıların kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden kendilerini sigortalı göstermesi” başlığının açıklaması aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve alt başlıkları açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“1479 sayılı Kanunun mülga 24. maddesinde; kollektif şirketlerin, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer, limited şirketlerin, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, donatma iştirakleri ortakları ile anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları bu Kanuna göre sigortalı sayılmıştır.

Diğer taraftan, 506 sayılı Kanunun mülga 2. maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılmıştır.

Öte yandan, devredilen Sosyal Sigortalar Kurumunun “Şirket Ortakları” konulu 9.2.1993 tarihli ve 16-60 Ek sayılı Genelgenin 1. maddesinde; 506 sayılı Kanunun 2. maddesine göre sigortalı olanların, sigortalılıkları sürerken çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi ortak oldukları takdirde, 506 sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar Bağ-Kur'a tabi tutulmayacakları, ancak kollektif şirket ve adi şirket ortaklarının, aynı şirkette bir hizmet akdine dayanarak çalışmaları yasal olarak mümkün olmadığından, bu durumda olanların Bağ-Kur ile ilgilendirilmeleri gerektiği, şirket ortağı ya da anonim şirketlerde kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olmaları dolayısıyla 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununa göre Bağ-Kur sigortalısı olanların sigortalılıkları sürerken bir hizmet akdine dayanarak çalışmaya başladıkları takdirde, Bağ-Kur sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 506 sayılı Kanuna tabi tutulmayacakları talimatlandırılmıştır.

Buna göre, 2008/Ekim öncesi dönemde şirket ortaklarının Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) kapsamındaki sigortalılık durumları aşağıda maddeler halinde açıklanmıştır.

6.1- Şirket ortağı olup Kurumca (4/b) kapsamında tescili yapılanların, ortağı olduğu şirketten daha sonra (4/a) kapsamında kapsamında bildirilmesi

1479 sayılı Kanunun mülga 24. maddesi kapsamında şirket ortağı olması nedeniyle (4/b) kapsamında sigortalı olan şirket ortağının, daha sonraki bir tarihte ortağı olduğu şirketten (4/a)kapsamında sigortalı bildirilmesi halinde, önce başlayan sigortalılık sona ermediği sürece diğer sigortalılık devreye girmeyeceğinden, (4/a)kapsamındaki sigortalılık iptal edilecek (4/b) kapsamındaki sigortalılığı geçerli sayılacaktır.

Örnek- Limited şirket ortağı (A), 1.6.1997 tarihinden itibaren (4/b) kapsamında sigortalı iken 15.8.2007 tarihinden itibaren ortağı olduğu şirketten (4/a) kapsamında bildirilmeye başlanmıştır. Sigortalı (A)’nın (4/b) kapsamında sigortalılığının daha önce başlaması nedeniyle, 15.8.2007 tarihinde başlatılan (4/a) sigortalılığı geçerli sayılmayacağından (4/b) kapsamında sigortalılığı devam ettirilecektir.

6.2- Şirket ortağı olup Kurumca (4/b) kapsamında tescili yapılmamış olanların, ortağı olduğu şirketten daha sonra veya aynı gün (4/a) kapsamında bildirilmesi

Kanunun "1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri" başlığını taşıyan geçici 8. maddesinde; tarım sigortalıları hariç olmak üzere, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) kapsamındaki sigortalılık niteliği taşıdıkları halde Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlayacağı öngörülmüştür.

Diğer taraftan, 2008/Ekim öncesinde Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hizmet akdiyle çalışırken, çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olanlar, 16-60 Ek sayılı Genelge gereğince (4/a) kapsamındaki sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 4/(b) kapsamına alınmamaktadır.

Ancak, 1.10.2008 tarihinden önce 1479 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılması gerektiği halde 506 sayılı Kanun kapsamında tescil yapıldığı söz konusu tarihten sonra tespit edilen sigortalılar, Kanunun geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirilmeyecek, (4/a)kapsamında yapılan tescil kaydı beyan kabul edilerek, (4/b) kapsamında sigortalı olması gereken tarih itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılacak ve (4/a) kapsamındaki hizmetler (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirilecektir. (4/a) kapsamındaki hizmetlerin (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin iş ve işlemler cari usullere göre sonuçlandırılacaktır.

Bu durum, (4/a) kapsamında çalışmaya başladığı tarih ile şirket ortağı olduğu tarih aynı olan sigortalılar için de uygulanacaktır. Burada esas olan, (4/a)kapsamında çalışma devam ederken (4/b) kapsamında sigortalılığı gerektiren şirket ortaklığının gerçekleşmesidir. Ancak, şirket ortağı olduğu gün diğer bir ifadeyle, (4/b) kapsamında sigortalı olması gerektiği halde aynı gün ortağı olduğu şirketten (4/a)kapsamında bildirim yapıldığı tespit edilenlerin, şirket ortaklığı nedeniyle (4/b) kapsamında bildirimi;

-Yapılanların (4/a) kapsamındaki sigortalılığı iptal edilecek (4/b) kapsamındaki sigortalılığı geçerli sayılacaktır.

-Yapılmayanların ise, (4/a)kapsamında yapılan tescil kaydı bildirim kabul edilerek, (4/b) kapsamında sigortalı olması gereken tarih itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılacak ve (4/a) kapsamındaki hizmetler 4/(b) kapsamında hizmet olarak değerlendirilecektir.

Örnek 1- 17.8.1999 tarihinden itibaren (E) limited şirket ortağı olan ancak, (4/b) kapsamında tescil edilmeyen sigortalı (B), 1.2.2000 tarihinden itibaren ortağı olduğu (E) limited şirketinden (4/a)kapsamında sigortalı bildirilmeye başlanmış ve şirket ortaklığı halen devam etmektedir. Sigortalı (B)’nin (4/a) kapsamında 1.2.2000 tarihinde başlatılan tescil kaydı beyan kabul edilip, (4/b) kapsamında şirket ortağı olduğu 17.8.1999 tarihi itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılacak ve (E) limited şirketinden bildirilen (4/a) kapsamındaki hizmet süreleri (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirilecektir.

Örnek 2- 7.9.2001 tarihinden itibaren (Y) limited şirket ortağı olan ancak, (4/b) kapsamında tescil edilmeyen sigortalı (C), 1.1.2002 tarihinden itibaren ortağı olduğu (Y) limited şirketinden (4/a)kapsamında sigortalı bildirilmeye başlanmış ve bu kapsamda yapılan bildirimler şirket ortaklığının sona erdiği 12.3.2013 tarihine kadar devam etmiştir. Sigortalı (C)’nin (4/a)kapsamında 1.1.2002 tarihinde başlatılan tescil kaydı, bildirim olarak kabul edilecek ve (4/b) kapsamında (Y)limited şirketine ortak olduğu 7.9.2001 tarihi itibariyle (4/b)kapsamında sigortalılığı başlatılacak ve (Y)limited şirketinden 1.1.2002 tarihi itibariyle başlatılan (4/a) kapsamındaki sigortalılık süreleri şirket ortaklığının sona erdiği 12.3.2013 tarihine kadar (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirilecektir.

Örnek 3- 23.5.2003 tarihinde (A) anonim şirketi kurucu ortağı olan ve yine 23.5.2003 tarihinden itibaren kurucu ortağı olduğu (A) anonim şirketinden (4/a) kapsamında sigortalı bildirimi yapılan sigortalı (D), şirket ortaklığından dolayı Kuruma herhangi bir bildirimde bulunmamıştır. (A) anonim şirketi ortaklığı halen devam eden sigortalı (D)’nin (4/b) kapsamında şirket ortağı olduğu 23.5.2003 tarihi itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılacak,1.10.2008 tarihinden yönetim kurulu üyeliği olmadığından 30.9.2008 tarihi itibariyle (4/b) sigortalılığı sonlandırılarak 1.10.2008 tarihinden sonraki (A) anonim şirketindeki(4/a) hizmetleri geçerli sayılacaktır .

Örnek 4- 1.1.1997 tarihinden itibaren (Z) limited şirket ortağı olan ancak, 4/(b) kapsamında tescil edilmeyen sigortalı (S), 1.1.2002 tarihinden itibaren ortağı olduğu(Z) limited şirketinden (4/a) kapsamında sigortalı bildirilmeye başlanmış ve bu kapsamda yapılan bildirimler şirket ortaklığının sona erdiği 27.7.2011 tarihine kadar devam etmiştir. Sigortalı (S)'nin (4/a) kapsamında (Z) limited şirketinde 1.1.2002 tarihinde başlatılan tescil kaydı, bildirim olarak kabul edilecek ve 4.10.2000 tarihi itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılacaktır. (Z) limited şirketinden 1.1.2002 tarihi itibariyle başlatılan (4/a) kapsamındaki sigortalılık süreleri şirket ortaklığının sona erdiği 23.7.2011 tarihine kadar (4/b) kapsamında hizmet olarak değerlendirilecektir.

6.3- (4/a) kapsamında sigortalı olup çalıştığı işyerine veya başka bir şirkete ortak olanlar

2008/Ekim öncesinde (4/a) kapsamında hizmet akdiyle çalışırken, çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olanlar, (4/a) kapsamındaki sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar (4/b) kapsamına alınmayacaktır.

(4/a) kapsamındaki çalışmaları sona erdirip en az bir gün ara vererek ortağı olduğu şirketten yeniden hizmet akdine tabi çalışmaya başlanması durumunda hizmetler kesintiye uğramış kabul edilecektir.

Örnek 1- 13.5.2005 tarihinden itibaren (A) anonim şirketi işyerinden (4/a) kapsamında sigortalı iken 20.6.2007 tarihinde, çalıştığı (A) anonim şirketine ortak ve yönetim kurulu üyesi olan ve kesintisiz devam eden (4/a) kapsamındaki sigortalılığı 31.5.2016 tarihinde sona eren sigortalı (B)’nin, (4/a) kapsamında sigortalılığı geçerli sayılarak 1.6.2016 tarihinden itibaren (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılacaktır.

Örnek 2- 19.5.2004 tarihinden itibaren (4/a) kapsamında (F) anonim şirketi işyerinden sigortalı iken, 30.6.2004 tarihinde (Y) limited şirketine ortak olan sigortalının (F) anonim şirketi işyerinden (4/a) sigortalılığı 26.7.2005 tarihinde sona ermiş ve ortağı olduğu (Y) limited şirketi işyerinden 27.7.2005 tarihinden itibaren (4/a) kapsamında işe giriş bildirgesi vererek 7.11.2017 tarihine kadar aralıksız (4/a) kapsamında hizmet bildirimi yapılmıştır. 3.1.2018 tarihinde de (Y) limited şirketindeki ortaklığından ayrılmıştır. Her ne kadar (4/a) kapsamında bildirilen hizmetlerin arasında boşluk olmadığı düşünülse de; H kişisi hizmet akdiyle çalıştığı (F)anonim şirketine değil, (Y) limited şirketine ortak olduğu için; 27.7.2005-7.11.2017 tarihleri arasındaki (4/a) kapsamında bildirilen hizmeti iptal edilecek, 27.7.2005-3.1.2018 tarihleri arası 4/(b) kapsamında tescili yapılarak, iptal edilen primler cari usullere göre aktarılacaktır.

Örnek 3- 20.5.2005 tarihinden itibaren ortağı olmadığı (Y) limited şirketinin işyerinden(4/a) kapsamında sigortalı iken 30.7.2006 tarihinde (S) limited şirketine ortak olan sigortalı (K)’nın (Y) limited şirketi işyerinden (4/a) sigortalılığı 1.2.2009 tarihinde sona ermiş ve 2.2.2009 tarihinden itibaren ortağı olduğu (S) şirketi işyerinden (4/a) kapsamında bildirilmeye başlanmıştır. Hem hizmet akdiyle çalıştığı (Y) limited şirketine ortak olmadığı, hem de 2008 Ekim ayından itibaren ortağı olduğu şirketten (4/a) kapsamında bildirilmesi mümkün olmadığı için; sigortalı (K)’nın 1.2.2009 tarihine kadar bildirilen (4/a)sigortalılığı geçerli sayılacak, 2.2.2009 tarihinden itibaren (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılacaktır.

Örnek 4- (G) limited şirketinin İstanbul'daki işyerinde 20.9.1995 tarihinden beri (4/a) kapsamında çalışmakta olan sigortalı (M) 7.2.2001 tarihinde (G) limited şirketine ortak olmuştur. Sigortalı (M)'nin (X) limited şirketinin İstanbul işyerinden 29.3.2018 tarihinde işten ayrılışı, 30/3/2018 tarihinde de (G) şirketinin Ankara'da faaliyet gösteren işyerinden ise işe giriş bildirgesi verildiği tespit edilmiştir. Öncelikle sigortalı (M) çalıştığı işyerine ortak olduğu için; (4/a)kapsamında 30/3/2018 tarihine kadar bildirilen hizmetleri geçerli sayılacaktır. Sigortalı (M) nin (G) limited şirketi ile olan hizmet akdi sonlanmadan, aynı şirketin farklı bir işyerinde, her ne kadar 1.10.2008 tarihinden sonra olsa da; geçiş işlemleri arasında tarih olarak bir boşluk olmadığı ve iki işyerinin de aynı vergi numarasına sahip olması nedenleri ile 29.3.2018 tarihinden sonra (G)limited işyerinin Ankara’da faaliyet gösteren işyerinden bildirilen (4/a) kapsamındaki hizmetleri de geçerli sayılacaktır.

Örnek 5- (Z) limited şirketi işyerinde 3.1.1995 tarihinden beri (4/a) kapsamında çalışmakta olan sigortalı (K) 7.11.2003 tarihinde (Z) ve (Y) limited şirketlerine ortak olmuştur. Sigortalı (K)'nın (Z) limited şirketi işyerinden 27.7.2011 tarihinde işten ayrılışı verilmiş, 28.7.2011 tarihinde (Y) limited şirketinden işe giriş bildirgesi düzenlenerek ortaklığının devam ettiği 29.5.2018 tarihine kadar (4/a) kapsamında hizmet bildirilmiştir. Sigortalı (K)'nın (Z) limited işyerinden 27.7.2011 tarihine kadar bildirilen hizmetleri geçerli kabul edilecektir. Ancak, kişinin önceden gelen hizmet akdi (Z) limited şirketi ile olduğu için; ortağı olduğu (Y) limited şirketinden hizmet bildirilmesi mümkün olmadığından, 28.7.2011-29.5.2018 tarihleri arasında (Y) işyerinden bildirilen hizmetleri iptal edilecektir. Sigortalı (K)'nın 28.7.2011 tarihinden itibaren (4/b) kapsamında tescili yapılarak, iptal edilen primler cari usullere göre aktarılacaktır.

6.4- (4/a) kapsamında sigortalı olup çalıştığı şirkete ortak olanlardan, şirkette kendinden başka sigortalı kalmayanlar

Tüzel kişiler, tıpkı gerçek kişiler gibi hak sahibi olabilen ve borç altına girebilen ve hukuk sisteminde kişi olarak kabul edilen mal veya kişi toplulukları olduğundan, tüzel kişilerin topluluğu oluşturan kişilerden ayrı bir kişilikleri bulunmaktadır. Diğer bir ifadeyle, hukukta belirli bir amaç çerçevesinde örgütlenmiş bazı insan ve mal toplulukları tek bir "varlık" niteliğinde kabul edilmiş ve bu topluluklara da insan gibi hak sahibi olmak, yükümlülük ve borç yüklenebilme olanağı tanınmıştır. Tüzel kişilikler yetkilerini organları marifetiyle kullanmakta olup, organlar ise gerçek kişilerden oluşmaktadır. Şirketlerin ortakları ile tüzel kişinin organı arasında kollektif, adi ve adi komandit şirketler hariç hizmet akdi kurulması mümkün bulunmaktadır.

Buna göre, ortağı olduğu şirketten (4/a)kapsamında hizmeti bildirilen ve kendinden başka (4/a)kapsamında sigortalı kalmayan şirket ortaklarının, çalıştıkları şirketin sermaye şirketi olması halinde ise, (4/a) kapsamında sigortalılığı devam ettirilecektir.

Örnek 1- Sigortalı (N), 5.4.2005 tarihinden itibaren (4/a) kapsamında sigortalı iken, 1.1.2006 tarihinde çalıştığı limited şirketine ortak olmuş 1.5.2013 tarihinden itibaren de şirkette kendisinden başka bildirilen sigortalı kalmamıştır. Sigortalı (N)’nin, ortağı olduğu şirketin sermaye şirketi olması ve kendinden başka bildirilen sigortalı bulunmayan dönemlerde de şirket tüzel kişiliği ile hizmet akdi kesintiye uğramadığından, (4/a) kapsamında bildirilen sigortalılığı devam ettirilecektir.”

5- İkinci bölümde yer alan “11.2- Tarım sigortalılarının Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin diğer statülerine tabi çalışması” alt başlığındaki “Örnek 2-”den sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf ve örnek eklenmiştir.

“6111 sayılı Kanunun ile Kanunun 53. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, 1.3.2011 tarihinden önce tarım kapsamında kaydı bulunan ve aynı zamanda muhtar olan sigortalıların, tarım kapsamındaki sigortalılıkları 28.2.2011 tarihine kadar devam ettirilecek, 1.3.2011 tarihi itibariyle muhtar sigortalısı olarak kayıt ve tescili yapılacaktır.

Örnek- Tarımsal faaliyetinin başladığı 1.12.2007 tarihi itibariyle 2926 sayılı Kanuna göre tescili yapılan ve bu kapsamdaki sigortalılığı kesintisiz devam eden sigortalı (D), 30.3.2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimlerinde köy muhtarı seçilmiştir. Sigortalı (D)’nin bu kapsamdaki sigortalılığı 53. madde gereği 29.3.2014 tarihi itibariyle “(01) (53. madde)” terk kodu ile sonlandırılarak, muhtar bağ numarası ile (9 ile başlayan bağ numarası) 30.3.2014 tarihi itibariyle köy muhtarı statüsünde tescil kaydı yapılarak muhtar sigortalılığı başlatılacaktır.”

6- İkinci bölümde yer alan “11- Tarım sigortalılarının diğer statülere tabi çalışmaları” başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki başlık açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“12-Muhtar sigortalılığı ile aynı anda Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin diğer sigortalılık statülerinde çalışması bulunanlar

7077 sayılı Kanunun 36. maddesi ile Kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasında yapılan ve 1.5.2017 tarihinden geçerli olan düzenleme gereğince, köy veya mahalle muhtarlığı nedeniyle Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olanlardan aynı bendin alt bentlerine tabi olacak şekilde çalışmaları bulunması halinde, muhtar kapsamındaki sigortalılığı esas alınacaktır.

Örnek 1- Limited şirket ortaklığından dolayı (4/b) kapsamında sigortalılığı 6.11.2010 tarihinde başlatılan ve devam eden kişi ayrıca 30.3.2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimlerinde muhtar olarak seçilmiştir. Limited şirket ortaklığından dolayı sigortalı olan bu kişinin muhtarlık görevinden dolayı sigortalılığı esas alınmamıştır. 30.4.2017 tarihinde bu kişinin şirket ortaklığından dolayı sigortalılığı (01) (53. madde) terk kodu ile sonlandırılıp sigortalılık statüsü muhtar seçilerek 1.5.2017 tarihi itibariyle (06) kodu ile yeniden başlatılacaktır.

Örnek 2- Vergi mükellefiyetinin başladığı 1.12.2007 tarihi itibariyle (4/b) kapsamında kayıt ve tescili yapılan ve bu kapsamdaki sigortalılığı kesintisiz devam etmekte iken 30.3.2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimlerinde muhtar seçilen ve vergi kaydına istinaden devam eden sigortalılığı nedeniyle muhtar sigortalılığı esas alınmayan sigortalının, 30.4.2017 tarihinde vergi kaydına istinaden başlatılan sigortalılığı (01)(53. madde) terk kodu ile durdurularak, sigortalılık statüsü muhtar seçilerek 1.5.2017 tarihi itibariyle (06) kodu ile yeniden başlatılacaktır.

Örnek 3- 30.3.2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimlerinde muhtar seçilen ve aynı tarih itibariyle (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılan sigortalının 23.1.2018 tarihinde vergi mükellefiyeti başlamıştır. Muhtar sigortalılığı devam eden bu kişinin vergi kaydından dolayı sigortalılığı esas alınmayarak, muhtar sigortalılığından dolayı başlatılan sigortalılığı devam ettirilecektir.

Ayrıca, tarımsal faaliyeti nedeniyle 1.11.2008 tarihi itibariyle Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında başlatılan sigortalılığı devam ederken,30.3.2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçiminde muhtar seçilenlerin seçildikleri tarih itibariyle tarım sigortalılıkları sonlandırılarak, seçildikleri tarih itibariyle muhtar bağ numarası ile (9 ile başlayan bağ numarası) muhtar statüsünde tescil kaydı yapılacaktır.

Örnek- Tarımsal faaliyetinin başladığı 1.12.2009 tarihi itibariyle Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalılığı başlatılan ve bu kapsamdaki sigortalılığı kesintisiz devam ederken 30.3.2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçimlerinde muhtar seçilen sigortalının 53. madde gereği 29.3.2014 tarihi itibariyle tarım sigortalılığı(01) (53. madde) terk kodu ile sonlandırılarak, 30.3.2014 tarihi itibariyle muhtar bağ numarası ile (9 ile başlayan bağ numarası)muhtar statüsünde tescil kaydı yapılacaktır.

13- Sigortalıların kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden kendilerini sigortalı göstermesi

Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde şirket ortakları (4/b) kapsamında sigortalı sayılmış, 53. maddesinin ikinci fıkrasında ise (4/b)kapsamında sigortalı sayılanların, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, (4/a)kapsamında sigortalı bildirilemeyecekleri öngörülmüştür.

Buna göre, 2008/Ekim sonrası şirket ortaklığı nedeniyle (4/b)kapsamında sigortalı olanlar kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden (4/a)bendi kapsamında sigortalı olamayacakları gibi, (4/a) kapsamında çalışırken çalıştığı işyerine ortak olanlar (4/b) kapsamına alınacak ve (4/a) kapsamındaki sigortalılıkları sonlandırılacaktır. Kişinin çalıştığı işyeri dışında bir şirkete ortak olması halinde, Kanunun 53. maddesinin birinci fıkrası gereği (4/a)kapsamında sigortalılığı devam ettirilecek ve (4/b) kapsamına alınmayacaktır.

Yine, (4/a) kapsamında çalıştığı anonim şirkette, ortak olmayan yönetim kurulu üyesi olanların (4/a) kapsamındaki sigortalılıkları devam ettirilecek, ancak sigortalının yönetim kurulu üyeliği yanında anonim şirkete ortak olması halinde (4/a) kapsamındaki sigortalılığı sonlandırılarak (4/b) kapsamında sigortalı sayılacaktır.

Örnek 1- 1.5.2005 tarihinden itibaren (4/a) kapsamında çalışan sigortalı (A), 15.9.2009 tarihinde çalıştığı limited şirketine ortak olmuştur. Kişinin çalıştığı işyerine ortak olması nedeniyle (4/a) kapsamında sigortalı (A)’nın (4/a) kapsamında sigortalılığı 14.9.2009 tarihinde sona erdirilecek, 15.9.2009 tarihinden itibaren (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılacaktır.

Örnek 2- 1.1.2013 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi olduğu anonim şirketten (4/a) kapsamında sigortalı bildirilen (C), 3.5.2014 tarihinde yönetim kurulu üyesi olduğu (1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi olunabilmesi için ayrıca ortaklık şartı aranmamaktadır.) şirkete ortak olmuştur. Sigortalı (C)’nin 2.5.2014 tarihinde (4/a) kapsamında sigortalılığı sona erdirilerek, 3.5.2014 tarihinden itibaren (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılacaktır.

7- Üçüncü bölümde yer alan “1- Vazife malulü sigortalıların hizmet birleştirme işlemleri” başlığının açıklamaları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“2330 sayılı Kanunun 4. maddesinde 6495 sayılı Kanunla 1.8.2013 tarihinden itibaren yapılan değişiklikle 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56. ve mülga 64. maddesi kapsamında aylık bağlanan malullerin, malul sayılmaları sebebiyle aylık bağlandığı tarihten önceki her türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, fiili hizmet süreleri ile bunların itibari hizmet ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri, malullük aylığı bağlanmasından sonra geçecek çalışma veya sigortalılık süreleriyle birleştirilmemesi hükme bağlanmıştır.

Söz konusu hüküm gereğince 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56. ve mülga 64. maddesi kapsamında aylık bağlandıktan sonra Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine tabi çalışmaya başlayanların aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları önceki çalışmaları ile birleştirilmeyecektir.

Öte yandan, 2330 sayılı Kanunun 4. maddesinde yapılan değişiklik 1.8.2013 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarihten önce 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56. ve mülga 64. maddesi kapsamında aylık bağlanmış olup aylık bağlandıktan sonra çalışmaya devam edenlerden hizmetleri birleştirilerek 1.8.2013 tarihinden önce aylık bağlananlar hakkında söz konusu değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunacaktır.

Ayrıca; vazife malullüğü aylığının bağlandığı tarihten önce, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri ilgili kanun hükümleri doğrultusunda durdurulanların, bu sürelerinin sigortalı ya da hak sahipleri tarafından ihya talebinde bulunulması halinde vazife malullüğü aylığının bağlandığı tarihten önceki süreler ihya edilmeyecektir. Yine, vazife malullüğü aylığının bağlandığı tarihten önce Kanunun 41. maddesi kapsamında borçlanabileceği süresi bulunanların da malullük aylığının bağlandığı tarihten önceki sürelere ilişkin borçlanma talepleri kabul edilmeyecektir.

Örnek 1- 1.8.1995 tarihinden geçerli olmak üzere 5434 sayılı Kanunun 56. maddesine göre vazife malullüğü aylığı bağlanan sigortalıya, 15.10.1990-24.5.1993 tarihleri arasında 506 sayılı Kanuna tabi hizmetleri de dikkate alınarak 15.7.2006 tarihinden geçerli olmak üzere malullük aylığı bağlanmıştır. Sigortalıya 1.8.2013 tarihinden önce aylık bağlandığından hizmet süreleri hakkında herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

Örnek 2- 15.7.2014 tarihinde 5434 sayılı Kanunun 56. maddesine göre vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaya devam eden sigortalı, 17.4.2018 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunmuş olup, sigortalının vazife malullüğü aylığı bağlandığı tarihten önceki 29.4.1989-31.12.2002 dönemine ait 506 sayılı Kanuna tabi hizmetleri ile vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonraki hizmetleri birleştirilmeyecektir.”

8- Üçüncü bölümde yer alan “1- Vazife malulü sigortalıların hizmet birleştirme işlemleri” başlığından sonra gelmek üzere aşağıdaki başlıklar açıklamalarıyla birlikte eklenmiştir.

“2- 3713 sayılı Kanuna ilave edilen ek 3. madde kapsamında aylık bağlanan sigortalıların hizmet birleştirme işlemleri

684 sayılı KHK ile 3713 sayılı Kanuna ilave edilen ek 3. madde kapsamında aylık bağlananların, aylığa hak kazanılmasından önce geçen her türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri, aylığa hak kazanılmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık haliyle birleştirilmeyecek ve sonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık/emekli, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir.

3- Yurt dışı ve yurt içi hizmet sürelerinin çakışması

Türk vatandaşlarının 3201 sayılı Kanuna göre borçlanmaya esas yurt dışındaki sigortalılık, işsizlik ve ev kadınlığı süreleri ile ülkemizdeki prim ödeme sürelerinin çakışması halinde yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır.

Kanuna göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmıştır.

Diğer taraftan, Kanuna göre sigortalılık fiili çalışmaya dayanmaması halinde iptal edilmekte olup kişilerin çalışmadıkları halde çalışmış gibi gösterilmesi sahte sigortalılık anlamına gelmekte, fiili çalışma ve sahte sigortalılık, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca iptal edilmektedir.

Ancak, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerdeki sigortalılık süresi ile Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki hizmetlerinin çakışması halinde sigortalıların ülkemizde bulunmadığı tarihlerdeki hizmetlerinin denetim ve kontrolle görevli memurların yanı sıra genel idare hizmetleri sınıfında çalışan personel tarafından da iptal edilebilecektir.

Öte yandan, bazı mesleklerde (örneğin gazetecilik v.b.) sigortalıların işlerini belirli bir yere bağlı olmadan yapmaları mümkün bulunmakta olup, bu tür durumlarda sigortalının adresinin yurt dışında bulunmasının bir önemi bulunmamaktadır.

Sosyal güvenlik sözleşmeleri Anayasanın 90. maddesine göre milletlerarası andlaşma niteliğinde olup, milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınmaktadır.

Ülkemizde sigortalı olanların sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerde geçici görevli olarak çalışmaları mümkün olup, işverenlerin bu şekilde sigortalı çalıştırmaları geçici görevli çalıştırılmasına ilişkin belge alınması ile mümkün olmaktadır.

Sigortalının yurt dışında bulunduğu ülkenin, ülkemizle sözleşmesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın;