T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü

 

Tarih : 18.06.2020

Sayı : 51592363-010.06.01-E.7156781

Konu : İşveren İşlemleri Genelgesi

 

GENELGE

2020/20

 

 

İÇİNDEKİLER

GENEL AÇIKLAMALAR

BİRİNCİ KISIM

İŞYERİ, İŞVEREN, İŞVEREN VEKİLİ, GEÇİCİ İŞ İLİŞKİSİ KURULAN İŞVEREN VE ALT İŞVEREN KAVRAMLARI İLE 5510 SAYILI KANUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (a) BENDİ KAPSAMINDA SİGORTALI ÇALIŞTIRAN İŞYERLERİNİN TESCİL İŞLEMLERİ .....................  17

BİRİNCİ BÖLÜM

İŞYERİ, İŞVEREN, İŞVEREN VEKİLİ, GEÇİCİ İŞ İLİŞKİSİ KURULAN İŞVEREN VE ALT İŞVEREN KAVRAMLARI           17

1-İŞVEREN KAVRAMI ...........................................................................................  17

1.1-İşveren sayılmada temel unsurlar .....................................................................  18

2-İŞVEREN VEKİLİ KAVRAMI ...............................................................................  19

3-GEÇİCİ İŞ İLİŞKİSİ KURULAN İŞVEREN KAVRAMI ........................................  20

4-İŞYERİ KAVRAMI ...............................................................................................  23

5-ALT İŞVEREN KAVRAMI ...................................................................................  25

5.1-İşyerinde sigortalı çalıştıran asıl işverenin varlığı ................................................  25

5.2-Alt işverenin yapmayı üstlendiği iş için sigortalı çalıştırması ve işin asıl işverenin

işyerinde yürütülmesi ...............................................................................................  25

5.3-Alt işverenin işyerinde asıl işverenin yapmış olduğu ana işin, bir bölümünde,
eklentilerinde, veya yardımcı işlerinde iş alması ......................................................  26

İKİNCİ BÖLÜM

SİGORTALI ÇALIŞTIRAN İŞYERLERİNİN TESCİL İŞLEMLERİ ............................  27

1-İŞYERİ BİLDİRGESİNİN GÖNDERİLMESİ VE TESCİL İŞLEMLERİ .....................  27

1.1- Tescil edilecek işyerlerinde işyeri bildirgesinin gönderilmesinden sonra işverenler veya yetki verilen kişilerce yapılacak işlemler ile işyeri bildirgesi ekinde verilecek belgeler....29

1.2-İşyeri bildirgesinin gönderilmesinden sonra ünite tarafından yapılacak işlemler ......  29

2- İŞYERİNİN RESEN TESCİLİ ....................................................................................  30

2.1-Resen yapılan işyeri tescillerinde diğer hükümler ....................................................  30

3. KENDİLİĞİNDEN VERİLEN İŞYERİ BİLDİRGESİ VEYA RESEN İŞYERİ TESCİLİ

HALİNDE ÜNİTECE YAPILACAK DİĞER İŞLEMLER ...............................................  31

3.1.- İş kolu kodunun belirlenmesi ve iş kolu kodunda değişiklik işlemleri ....................  31

3.2- İşyeri dosyasının açılması ve alt işverenlerin tescili ................................................  37

4- İHALE KONUSU VEYA ÖZEL SEKTÖR TARAFINDAN TEKRAREN VERİLEN İŞLERDE İŞYERİ DOSYASI TESCİL EDİLMEKSİZİN AYNI DOSYADAN İŞLEMLERİN YÜRÜTÜLMESİNİN USUL VE ESASLARI              38

4.1-  Aralarında yapılan sözleşme ile verilen veya 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunları dahil olmak üzere ihale edilen güvenlik, temizlik, taşıma ve benzeri nitelikteki hizmet alımı işinin yapıldığı bir işyeri dosyanın bulunması .......................................................................................................  39

4.2-  İşverenin yazılı talebinin olması ...............................................................................  39

4.3-  İşin aynı işverene verilmesi ....................................................................................  40

4.4-  Mevcut dosyadan yapılan iş ile söz konusu dosyadan yapılmaya devam edecek işin iş kolu kodunun aynı olması         40

4.5-  Yeni işin aynı işverene tekraren sözleşmeyle verilmiş veya ihale edilmiş olması ve yeni iş için, eski işin bitim tarihini takip eden aya ait aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmiş olması     41

4.6-  Mevcut dosyadan yapılmakta olan iş ile tekraren verilen veya ihale edilen işin personel çalıştırılmasına dayalı güvenlik, temizlik, taşıma ve benzeri nitelikteki hizmet alımı niteliğinde bir iş olması ....  41

4.7- Yukarıda belirtilen şartları taşımamasına rağmen tekraren (4.2 numaralı bölümde belirtilen şart hariç) verilen işlerin yeni işyeri dosyası tescil ettirilmeksizin tamamlandığının sonradan anlaşılması         41

5- SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNİN 27 NCİ MADDESİNİN ON BİRİNCİ FIKRASINA İSTİNADEN İŞYERİ DOSYALARININ BİRLEŞTİRİLMESİ....42

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

İŞYERİ DOSYALARINDA BİRLEŞME, NEVİ DEĞİŞİKLİĞİ, KATILIM, ADİ ŞİRKETLERE YENİ ORTAK ALINMASI İLE DEVİR, NAKİL, İNTİKAL İŞLEMLERİ ..................................................  42

1- ŞİRKETLERİN BİRLEŞMESİ, NEVİLERİNİN DEĞİŞMESİ VEYA DİĞER BİR ŞİRKETE KATILMASI, ADİ ŞİRKETLERDE YENİ ORTAK ALINMASI HALLERİNDE İŞYERİ DOSYASI TESCİL İŞLEMLERİ          42

2-İŞYERİ DOSYALARINDA DEVİR, NAKİL, İNTİKAL VE BÖLÜNME İŞLEMLERİ           44

2.1-İşyerinin devri veya intikali ..........................................................................................  45

2.2-İşyerinin nakli ...............................................................................................................  48

2.3- İşyerinin bölünmesi ....................................................................................................  50

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İŞYERİ TESCİL, İŞVERENLİK İŞLEMİNDE ÖZELLİKLİ KONULAR VE DİĞER HUSUSLAR              51

1-FARKLI ÜCRET ÖDEME DÖNEMLERİNDE VE KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA FARKLI STATÜDE SİGORTA BULUNMASI HALİNDE İŞYERİ TESCİLİ .......................................................  51

2-   TEK İHALE İLE BİRDEN FAZLA ÜNİTENİN GÖREV ALANINA GİREN BİR İŞİN YAPILMASI HÂLİNDE TESCİL İŞLEMİ ................................................................................................................................  51

3-   AYNI İŞVEREN TARAFINDAN YAPTIRILAN VE BİRDEN FAZLA YAPI RUHSATI BULUNAN ÖZEL NİTELİKTEKİ BİNA İNŞAATI İŞYERLERİNDE TESCİL İŞLEMİ     52

4-   BELİRLİ YERDE YAPILMAYAN VE BELİRLİ BİR MERKEZDEN SEVK VE İDARE EDİLEN İŞLERİN TESCİLİ       52

5-   İNŞAAT, TESİSAT, TAMİRAT VE TADİLÂT İŞLERİNDE İŞVERENLİK VE İŞYERİ TESCİLİ              53

5.1-  İnşaat, tamirat, tadilat ve tesisat işlerinin özel olarak yapılması halinde işverenlik ve işyeri tescili          53

5.2-  İnşaat, tamirat, tadilat ve tesisat işlerinin ihale suretiyle yaptırılması ..........................  54

6- KARA, DENİZ VE HAVA ARAÇLARINDA İŞVERENLİK VE TESCİL İŞLEMİ  56

6.1-  Kara taşıtlarında tescil işlemi ................................................................................  56

6.2-  Deniz taşıtlarında tescil işlemi ..............................................................................  56

6.3-Yabancı bandıralı gemilerde işyeri tescili ..............................................................  57

6.4- Aynı işkolunda bulunan birden çok kara veya deniz yahut hava ulaştırma araçlarının tescil işlemi       58

7- RUHSATLARA VE TİCARET SİCİL MÜDÜRLÜKLERİ TARAFINDAN YAPILAN BİLDİRİMLERE İSTİNADEN YAPILACAK İŞYERİ TESCİLİ ...................................................................................  58

7. 1- Genel Açıklamalar ..............................................................................................  58

7.2- Ticaret sicili müdürlüklerince tescil edilen şirket kuruluşlarına istinaden otomatik işyeri tescili              59

7.3-  Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişilerince verilen yapı ruhsatlarına istinaden otomatik işyeri tescili ...................................................................................  60

7.4- Diğer Hususlar .....................................................................................................  62

8-   İHALE KONUSU PERSONEL, ÖĞRENCİ VEYA DİĞER TAŞIMA İŞLERİNDE İŞYERİ DOSYASI TESCİL EDİLMESİ ...................................................................................................................  62

9- MADEN VE TAŞ OCAĞI İŞYERLERİNİN TESCİLİ VE İŞVERENLİK İLİŞKİLERİ         63

10-  NOTERLİK İŞYERLERİNİN TESCİLİ VE DEVRİ ..............................................  63

11-  MÜMEYYİZ KÜÇÜKLERE VE SINIRLI EHLİYETSİZLERE AİT İŞYERLERİNİN TESCİLİ     64

12-  KONSORSİYUM VE İŞ ORTAKLIĞI ŞEKLİNDE ÜSTLENİLEN İHALE KONUSU İŞLERİN TESCİLİ           64

12.1- Konsorsiyum ve iş ortaklığında alt işverenlik ....................................................  65

13- KONUT İŞYERLERİ İLE İŞHANI VE PASAJ İŞYERLERİNDE İŞVERENLİK              65

14-OKUL AİLE BİRLİKLERİNDE İŞYERİ TESCİLİ ..................................................  67

15- AİLE HEKİMLİKLERİNDE İŞYERİ TESCİLİ ......................................................  67

16- ÜLKEMİZLE ARASINDA SOSYAL GÜVENLİK SÖZLEŞMESİ OLMAYAN ÜLKELERDE İŞ ÜSTLENEN İŞVERENLERE AİT İŞYERLERİNİN TESCİLİ ........................................................  68

17- İSTİSNA AKDİ KAPSAMINDA ALMANYA’DA İŞ ALAN İŞVERENLERE AİT İŞYERLERİNİN TESCİLİ        70

18-  5510 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 20 NCİ MADDESİ KAPSAMINDA İŞYERİ TESCİLİ           71

19-  YED-İ EMİN, TASFİYE MEMURLARI VE KAYYUMLAR ............................  71

20-  LİBYA’DA İŞ ALAN TÜRK İŞVERENLERE AİT İŞYERLERİNİN TESCİLİ .  72

21-  İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN YARARLANAN KİŞİLER İLE TÜRKİYE İŞ KURUMU TARAFINDAN DÜZENLENEN MESLEK EDİNME, GELİŞTİRME VE DEĞİŞTİRME EĞİTİMİNE KATILAN KURSİYERLER İÇİN İŞYERİ DOSYASI TESCİLİ  72

BEŞİNCİ BÖLÜM

İŞYERİ DOSYALARININ KANUN KAPSAMINDAN ÇIKARILMASI VE İZ İŞLEMLERİ             72

1-İŞYERİ DOSYALARININ KANUN KAPSAMINDAN ÇIKARILMASI İŞLEMLERİ            73

1.1-En az iki yıllık süreden bu yana gayri faal olan işyerlerinin 5510 sayılı kanun kapsamından çıkarılması ve iz işlemleri                                                         73

1.2-“İşyeri teftişten sarfınazar tutanağı” ve “İşyerinin kanun kapsamından çıkarılma fişi       74

2- İŞYERİ DOSYALARININ İMHA İŞLEMLERİ ................................................  74

3-KANUN KAPSAMINDAN ÇIKMIŞ İŞYERLERİNDEN AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİ/MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ VERİLMESİ         74

İKİNCİ KISIM

SİGORTA PRİMİNE ESAS KAZANÇLAR İLE SİGORTA PRİMİNE TABİ OLMAYACAK KAZANÇLAR        76

BİRİNCİ BÖLÜM

GÜNLÜK KAZANÇ SINIRLARI VE PRİME ESAS KAZANCIN ÜST SINIRINI AŞAN PRİMLERİN İADE İŞLEMLERİ

1-GÜNLÜK KAZANÇ SINIRLARI ......................................................................  76

2-PRİME ESAS KAZANCIN ÜST SINIRINI AŞAN PRİMLERİN İADE İŞLEMLER            76

İKİNCİ BÖLÜM

KANUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (a) BENDİ KAPSAMINDAKİ SİGORTALILAR YÖNÜNDEN SİGORTA PRİMİNE ESAS OLAN VE OLMAYAN KAZANÇLAR İLE KISMEN PRİME TABİİ TUTULACAK KAZANÇLAR .....................................................................................................  78

1-    KANUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (a) BENDİ KAPSAMINDAKİ SİGORTALILAR YÖNÜNDEN PRİME ESAS KAZANÇLAR            78

1.1-Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar yönünden ücret ve ücret niteliğindeki kazançların prime tabii tutulması .........................................................................  79

1.2-     Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar yönünden ücret dışı ödemelerin prime tabii tutulması .......................................................................................................  80

1.3-     Hizmet akdinin feshinin geçersizliği halinde yapılacak ödemeler ...............  81

1.4. Sigortalıların idari yargı kararlarına istinaden görevlerine iade edilmesi üzerine yapılacak işlem            82

2-    KANUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (A) BENDİ KAPSAMINDAKİ SİGORTALILAR YÖNÜNDEN KISMEN PRİME TABİ TUTULACAK KAZANÇLAR ..................  83

2.1-  Yemek paraları .............................................................................................  83

2.2-  Çocuk zammı (yardımı) ................................................................................  84

2.3-  Aile zammı (yardımı) ....................................................................................  85

2.4-  Özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgarî ücretin % 30 unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları  86

3- KANUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (A) BENDİ KAPSAMINDAKİ SİGORTALILAR YÖNÜNDEN PRİME TABİ TUTULMAYACAK KAZANÇLAR        86

3.1.  Ayni Yardımlar ..............................................................................................  86

3.2.  Ölüm, Doğum ve Evlenme Yardımları .........................................................  86

3.3.  Görev Yollukları ...........................................................................................  86

3.4.  Seyyar Görev Tazminatı, Kıdem Tazminatı, İş Sonu Tazminatı veya Kıdem Tazminatı Mahiyetindeki Toplu Ödemeler ve Keşif Ücreti ...................................................................................  87

3.5.  İhbar Tazminatı ............................................................................................  87

3.6- Kasa Tazminatı (Mali Sorumluluk Tazminatı) .............................................  88

3.7. Kanunda İstisna Olarak Sayılmayan Diğer Ödemeler ................................  88

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

KANUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (A) BENDİ KAPSAMINDAKİ SİGORTALILAR YÖNÜNDEN PRİME ESASLARIN KAZANÇLARIN BELİRLENMESİNDE DİĞER HUSUSLAR         89

1-İŞVERENLERE YÖNELİK OLARAK AÇILAN ALACAK DAVALARINDA ALINAN KARARLARA İLİŞKİN YAPILACAK İŞLEMLER                            89

1.1-Alacak davaları yönünden ...........................................................................  89

1.2-Bahsekonu mahkeme kararlarına istinaden sosyal güvenlik il müdürlüklerince/sosyal güvenlik merkezlerince yapılacak diğer işlemler          90

2-657 SAYILI KANUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (B) BENDİ UYARINCA İSTİHDAM EDİLEN SÖZLEŞMELİ PERSONELE YAPILAN EK ÖDEMELERDEN SİGORTA PRİMİ KESİNTİSİ YAPILIP YAPILMAYACAĞI

..............................................................................................................................  90

3-ALTIN BEDELLERİNİN PRİME TABİ OLUP OLMAYACAKLARI                              91

4- İŞ AKDİNİN İKALE (BOZMA) SURETİYLE SONLANMASI HALİNDE YAPILACAK ÖDEMELERİN SİGORTA PRİMİNE ESAS KAZANCA DAHİL EDİLİP EDİLMEYECEĞİ VE İKALE (BOZMA) TAZMİNATI ADI ALTINDA YAPILAN ÖDEMELERİN KIDEM TAZMİNATI MAHİYETİNDEKİ TOPLU ÖDEMELER KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLİP DEĞERLENDİRİLMEYECEĞİ                             92

5-  ALIŞVERİŞ VEYA HEDİYE ÇEKİ/KARTI/FİŞLERİ İLE ÇALIŞANLAR İÇİN AYNI YARDIM ADI ALTINDA ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE YAPILAN DİĞER ÖDEMELERİN PRİME TABİ.............. TUTULUP TUTULMAYACAĞI  92

6-  6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUN 8 İNCİ MADDESİNİN 7 NCİ FIKRASI KAPSAMINDA YAPILAN ÖDEME İLE 5947 SAYILI KANUNUN 10. MADDESİ İLE 657 SAYILI KANUNUN EK 33. MADDESİNDE DÜZENLENEN; SÖZLEŞMELİ PERSONELE ÖDENEN NÖBET ÜCRETİNİN PRİME TABİ TUTULUP TUTULMAYACAĞI ...............................................................................................  93

7-  HUZUR HAKKI ÖDEMELERİNİN PRİME TABİ OLUP OLMADIĞI ..............  94

8-ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİNİN PRİME TABİ OLUP OLMADIĞI ...................  94

9-5746 SAYILI ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE 4691 SAYILI TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ KANUNUN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN UYARINCA NET ÜCRET ALAN SİGORTALILARIN PRİME ESAS KAZANCININ HESAPLANMASI..95

ÜÇÜNCÜ KISIM

AYLIK PRİM HİZMET BELGELERİNİN/ MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMELERİNİN SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA VERİLMESİNE DAİR USUL VE ESASLAR .........  103

BİRİNCİ BÖLÜM

5510 SAYILI KANUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (A) BENDİ
KAPSAMINDA SİGORTALI SAYILANLAR YÖNÜNDEN AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİNİN DÜZENLENMESİ KURUMA VERİLMESİ VE İŞLEME ALINMASI .................  103

1- AYLIK PRİM VE HİZMET BELGELERİNİN DÜZENLENMESİ .....................  103

1.1-İşveren ve işyerine ilişkin bilgiler ....................................................................  103

1.2- Sigortalılara ilişkin bilgiler ...............................................................................  104

1.3-Belgeye ilişkin bilgiler ....................................................................................  120

1.4- Belgeyi düzenleyen kişiye ilişkin bilgiler .......................................................  121

2- AYLIK PRİM VE HİZMET BELGELERİNİN KURUMA VERİLMESİ ............  121

2.1- Fiili hizmet süresi zammı kapsamında çalışan sigortalılarla ilgili yapılacak bildirimler

..............................................................................................................................  125

2.2 Aylık prim ve hizmet belgesinin sonradan verilmesi ve belgenin işleme alınma usülleri              127

3-E-SİGORTA UYGULAMASINA BAŞVURULMASI, E-SİGORTA SÖZLEŞMESİNİN E-DEVLETTEN ONAYLANMASI VE AKTİVASYON İŞLEMLERİ      129

3.1- Başvuru .........................................................................................................  129

3.2. E-Bildirge başvurusunda vekaletname ........................................................  130

3.3- E-Bildirge başvurusunda istisnai durumlar ...................................................  131

3.4. E-Bildirge şifre başvurusuna istinaden e-devlet üzerinden şifrenin alınması .  131

3.5-  Ünite tarafından yapılacak işlemler ...............................................................  133

3.6-  Şifrenin iptali ..................................................................................................  133

3.7-  Şifrenin çalınması, kaybolması, unutulması ...................................................  134

3.8-E-sigorta uygulamasına ilişkin diğer hususlar .................................................  134

4-MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİNİN DÜZENLENMESİ, VERİLMESİ VE İŞLEME ALINMASI                                                                                                                                        134

4.1-  Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin verilmesi ....................................  134

4.2-  Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin düzenlenmesi ............................  135

4.3-Diğer Hususlar ................................................................................................  137

DÖRDÜNCÜ KISIM

5510 SAYILI KANUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (A) BENDİ KAPSAMINDA SİGORTALI SAYILANLAR YÖNÜNDEN PRİMLERİN ÖDENMESİNE İLİŞKİN İŞLEMLER  139

BİRİNCİ BÖLÜM

KANUNUN 4. MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ (A) BENDİ KAPSAMINDA SİGORTALI OLANLAR YÖNÜNDEN PRİMLERİN ÖDENME SÜRELERİ VE USULLERİ             139

1- KANUNUN 4. MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ (A) BENDİ KAPSAMINDA SİGORTALI OLANLAR YÖNÜNDEN PRİMLERİN ÖDEME YÜKÜMLÜLERİ VE PRİM ÖDEME SÜRELERİ       139

2- PRİM BORÇLARININ KATMA DEĞER VERGİSİ İADE ALACAĞINDAN MAHSUP SURETİYLE ÖDENMESİ       142

3- PRİMLERİN ÖDENMESİ GEREKEN SÜRENİN SON GÜNÜNÜN TATİLE RASTLAMASI     145

4-  PRİM BORÇLARINA HALEF OLMA VE DİĞER HÜKÜMLER ...................  145

5-  GECİKME CEZASI VE ZAMMI UYGULAMASI ..........................................  146

5.1-  Prim ve diğer alacaklar yönünden hesaplama ............................................  146

5.2-  İdari para cezaları yönünden .......................................................................  148

6-Prim iade işlemleri ..........................................................................................  149

BEŞİNCİ KISIM

AFET VE DİĞER MÜCBİR SEBEP HALLERİNDE BELGELERİN VE BEYANNAMELERİN VERİLME SÜRESİ VE PRİMLERİN ERTELENMESİNE İLİŞKİN İŞ VE İŞLEMLER ..................  152

GENEL AÇIKLAMALAR .................................................................................  152

BİRİNCİ BÖLÜM

YANGIN, SU BASKINI, SEL, KURAKLIK, YER KAYMASI, DEPREM GİBİ AFETLERLE AĞIR HASTALIK, AĞIR KAZA, TUTUKLULUK VE SABOTAJ GİBİ NEDENLERLE BAKANLIK VE MALİYE BAKANLIĞINCA MÜŞTEREKEN BELİRLENEN VAKA, AFET VEYA MÜCBİR SEBEP HÂLLERİNDE BELGELERİN VERİLME SÜRESİ VE PRİMLERİN ERTELENMESİ .....................................................  153

1.BORÇLARIN DURUMUNA GÖRE YAPILACAK ERTELEME İŞLEMLERİ        153

1.1- Vaka, afet veya Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenen vaka, afet veya mücbir sebep tarihinden önce ödeme süresi dolmuş mevcut borçlar  153

1.2. Vaka, afet Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenen vaka, afet veya mücbir sebebin meydana geldiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar tahakkuk edecek borçların tespiti          154

1.3-    Vaka veya afetin belgelenmesi ................................................................  154

1.4-    Prim ödeme aczine düşüldüğünün belgelenmesi .....................................  155

1.5. Erteleme döneminde gecikme zammı hesaplanması ................................  155

1-6- Vaka, afet veya Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenen vaka, afet veya mücbir sebep durumunda aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar prim ve hizmet beyannamesinin verilme süresi            155

İKİNCİ BÖLÜM

YETKİLİ MAKAMLARCA GENEL HAYATI ETKİLEDİĞİNE DAİR KARAR VERİLEN VAKA, AFET VEYA MÜCBİR SEBEP HÂLLERİNDE YAPILACAK İŞLEMLER ........................  156

ALTINCI KISIM

PRİMLER VE İDARİ PARA CEZALARININ TERKİN VE ZAMANAŞIMI             158

BİRİNCİ BÖLÜM

SİGORTA PRİMİ, İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMİ VE İDARİ PARA CEZASI ALACAKLARININ TERKİNİ        158

1.ÖDEME VADESİNE GÖRE YAPILACAK TERKİN İŞLEMLERİ ..............  159

1.1-  ÖDEME VADESİ 31.12.2015 VEYA ÖNCEKİ BİR TARİHTE SONA ERMİŞ OLAN ALACAKLAR YÖNÜNDEN TERKİN İŞLEMLERİ .......................................................................................  159

1.2-  ÖDEME VADESİ 31.12.2015 TARİHİNDEN SONRA SONA ERMİŞ ALACAKLAR YÖNÜNDEN TERKİN İŞLEMLERİ ......................................................................................................  160

1.3-  ÖDEME VADESİ HEM 31.12.2015 TARİHİNDEN ÖNCE HEM DE 31.12.2015 TARİHİNDEN SONRA SONA ERMİŞ ALACAKLAR YÖNÜNDEN TERKİN İŞLEMLERİ ............................  161

1.4-  TERKİN YETKİSİ .....................................................................................  161

1.5-  TERKİN EDİLEN ALACAKLARIN SAYIŞTAY BAŞKANLIĞINA BİLDİRİLMESİ         161

İKİNCİ BÖLÜM

1.EĞİTİME KATKI PAYI, ÖZEL İŞLEM VERGİSİ VE DAMGA VERGİSİ ALACAKLARININ TERKİNİ            161

1.1- 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılmış işyeri dosyalarında mevcut eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi alacaklarının zamanaşımı nedeniyle terkini ...............................................  162

1.2-Zamanaşımına girmiş olması nedeniyle terkin edilmesi uygun görülen eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, damga vergisi alacaklarına ilişkin “Bütçe Gelirleri Tahakkuk Artıklarından Zamanaşımına Uğramış Olanlara İlişkin Ayrıntı Cetvel”inin düzenlenmesi        163

1.3- 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkarılmış işyeri dosyalarında mevcut eğitime katkı payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi alacaklarının zamanaşımına uğramamış olmasına rağmen, tahsil imkansızlığı veya alacağın tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olması nedeniyle terkini             164

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

1. SİGORTA PRİMİ VE İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMLERİNDE ZAMANAŞIMI  165

1-  İşverenlerce kendiliğinden düzenlenen ve yasal süresi içinde Kuruma verilen veya yasal süresi dışında verilmekle birlikte incelemeye sevk edilmeksizin işleme alınan prim belgelerinden/beyannamelerinden dolayı tahakkuk eden sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerinin tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi              166

2-  Mahkeme kararına, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere istinaden düzenlenen prim belgelerinden dolayı tahakkuk eden primlerin tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi              168

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İDARİ PARA CEZALARINDA ZAMANAŞIMI ..............................................  169

1. İDARİ PARA CEZALARINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ ..............................  169

1.1-  İdari para cezalarında tahakkuk zamanaşımı süresi .................................  169

1.2-  İdari para cezalarında tahsil zamanaşımı süresi ........................................  171

BEŞİNCİ BÖLÜM

1.ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN KESİLMESİ VE DURMASI ............................  173

1.1- Zamanaşımının kesilmesi .........................................................................  173

1.2. Zamanaşımının durması (işlememesi) ......................................................  175

ALTINCI BÖLÜM

ORTAK HÜKÜMLER ....................................................................................  176

1.ZAMANAŞIMINA İLİŞKİN ORTAK HÜKÜMLER .......................................  176

1.1- 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre zamanaşımı ....................................  176

1.2. Zamanaşımına giren borç ile ilgili olarak ünite tarafından yapılacak işlemler      177

1.3. Posta veya memur eliyle tebliğ edilemeyen borçların tebliğ edilme usulü          178

1.4- Terkin edilen alacakların, borcu yoktur yazısının verilmesine etkisi        178

1.5. Alacağın terkin edilmesi durumunda yapılacak işlem      178

1.6. İşsizlik sigortasının terkin edilmesi durumunda yapılacak işlem              178

1.7. Muhasebe İşlemleri ...................................................................................  178

YEDİNCİ KISIM

5510 SAYILI KANUNUN EK-9. MADDESİ KAPSAMINDA EV HİZMETLERİNDE SİGORTALI ÇALIŞTIRAN GERÇEK KİŞİLERE AİT TESCİL, PRİM TAHAKKUK VE TAHSİLAT İŞLEMLERİ       179

BİRİNCİ BÖLÜM

5510 SAYILI KANUNUN EK-9. MADDESİNİN KAPSAMI ...........................  179

1-5510 SAYILI KANUNUN EK-9. MADDESİ KAPSAMINDA ÇALIŞANLAR       179

İKİNCİ BÖLÜM

EV HİZMETLERİNDE AYDA AYNI KİŞİ YANINDA 10 GÜN VE DAHA FAZLA SÜRE İLE SİGORTALI ÇALIŞANLAR            180

1. EV HİZMETLERİNDE AYDA AYNI KİŞİ YANINDA 10 GÜN VE DAHA FAZLA SÜRE İLE SİGORTALI ÇALIŞANLARIN DURUMU ............................................................................  180

1.1-  EV HİZMETLERİNDE 10 GÜN VE DAHA FAZLA SÜRE İLE SİGORTALI ÇALIŞTIRANLARIN İŞVERENLİK UYGULAMALARI ............................................................................................  182

1.2-  EV HİZMETLERİNDE 10 GÜN VE DAHA FAZLA SÜREYLE SİGORTALI ÇALIŞANLARIN BİLDİRİMİ VE TESCİL İŞLEMLERİ ........................................................................................  182

1.3-  EKSİK GÜN BİLDİRİMİ/BEYAN DEĞİŞİKLİĞİ .......................................  184

1.4-  SİGORTALILIĞIN SONA ERMESİ ..........................................................  186

1.5-  EV HİZMETLERİNDE 10 GÜN VE FAZLA SÜRE İLE ÇALIŞANLARIN PRİM ORANLARI  186

1.6-  DAMGA VERGİSİ ....................................................................................  187

1.7-  İDARİ PARA CEZASI .................................................................................  187

1.8.  GENEL SAĞLIK SİGORTALILIĞI VE YARARLANMA ŞARTLARI ..........  187

1.9.  İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİMİ VE SAĞLANAN YARDIMLAR        188

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

EV HİZMETLERİNDE AYNI KİŞİ YANINDA AYDA 10 GÜNDEN AZ SÜRE İLE SİGORTALI ÇALIŞANLAR              188

1.EV HİZMETLERİNDE AYDA AYNI KİŞİ YANINDA 10 GÜN VE DAHA AZ SÜRE İLE SİGORTALI ÇALIŞANLARIN DURUMU ................................................................................  188

1.1-  Ev hizmetlerinde 10 günden az süreyle sigortalı çalışanların bildirimi ..........  188

1.2-  Ev hizmetlerinde 10 günden az çalışanların uzun vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası            189

1.3-  Ev hizmetinde 10 günden az süre ile sigortalılığı bulunanların diğer statülerdeki sigortalılığı       190

1.4-  Ev hizmetlerinde 10 günden az çalışanların prim oranları ............................  191

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

EV HİZMETLERİNDE ÇALIŞTIRILANLARA İLİŞKİN DİĞER HUSUSLAR         192

1- 1.4.2015 TARİHİNDEN ÖNCE EV HİZMETLERİNDE SİGORTALI ÇALIŞTIRAN GERÇEK KİŞİLER HAKKINDA YAPILACAK İŞLEMLER        192

2-1.4.2015 TARİHİNDEN SONRA İŞVEREN SİSTEMİNDE YAPILACAK İŞLEMLER      192

3-EV HİZMETLERİNDE KANUNUN EK-9. MADDE KAPSAMINDA ÇALIŞANLARIN ÜNİTELERCE TAKİBİ     192

BEŞİNCİ BÖLÜM

5510 SAYILI KANUNUN EK-9. MADDESİ KAPSAMINDA KONUT KAPICILIĞI İŞYERLERİNDE ÇALIŞANLAR              193

1.GENEL AÇIKLAMALAR .........................................................................................  193

2.KONUT KAPICILIĞI KAPSAMINDA OLANLAR ....................................................  194

3.KONUT KAPICILIĞI İŞYERLERİNİN İŞVERENLİK VE TESCİL UYGULAMALARI....194

4.1/3/2019 TARİHİNDEN İTİBAREN KOLAY İŞVERENLİK KAPSAMINA ALINAN KONUT KAPICILIĞI İŞYERLERİNDE İŞYERİ VE SİGORTALI TESCİL İŞLEMLERİ      194

5.TAHAKKUK VE PRİMLERİN ÖDENMESİ .............................................................  195

6.SİGORTALILIĞIN SONA ERMESİ VE BİLDİRİMİ .................................................  197

7.KONUT KAPICILIĞI İŞYERLERİNDE ÇALIŞANLARIN PRİM ORANLARI .........  197

8.DİĞER DÜZENLEMELER VE ORTAK HUSUSLAR .............................................  197

8.1-YABANCI UYRUKLULARIN EK 9. MADDE KAPSAMINDA KONUT KAPICILIĞI İŞYERLERİNDE ÇALIŞMASI              197

8.2-KONUT KAPICILIĞI İŞYERLERİNDE ÇALIŞTIRILACAKLARA İLİŞKİN İDARİ PARA CEZALARI    197

8.3.-KOLAY İŞVERENLİK KAPSAMINDA KONUT KAPICILIĞI İŞYERLERİNDE ÇALIŞANLARIN İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİMLERİ VE BU KAPSAMDA YAPILACAK YARDIMLAR    198

8.4-KOLAY İŞVERENLİK KAPSAMINDA KONUT KAPICILIĞI İŞYERLERİNDE PRİM TEŞVİK, DESTEK VE İNDİRİM UYGULAMALARI  198

8.5-İŞE GİRİŞİ SİSTEMDE KAYITLI OLMAYAN SİGORTALILARA İLİŞKİN YAPILACAK İŞLEMLER    198

SEKİZİNCİ KISIM

DİĞER HUSUSLAR ...............................................................................................  199

1.YOL VE YEMEK PRİM İADELERİ ......................................................................  199

2.KAMU SEKTÖRÜNE İLİŞKİN MAHİYET KODUNUN BELİRLENMESİ ...........  204

3. E-SİGORTA SÖZLEŞMELERİNİN İMHA SÜRESİ                     207

4.  MAHKEMELERDEN İNTİKAL EDEN MÜZEKKERE YAZILARI ......................  208

5.  5510 SAYILI KANUNUN EK-10. MADDESİ KAPSAMINDA OLANLARDAN İŞSİZLİK SİGORTASI KESİLMEMESİ ........................................................................................................  208

6.  HİZMET AKDİNİN FESHİNİN GEÇERSİZLİĞİ HALİNDE YAPILACAK ÖDEMELERE İLİŞKİN BELGELERİN VERİLMESİ VE PRİMLERİN ÖDENMESİ İŞLEMLERİ       210

7.ARABULUCULUK SÖZLEŞMELERİNİN MAHKEME İLAMI OLARAK SAYILIP SAYILMAYACAĞI     211

8.DAMGA VERGİSİNDEN MUAF OLAN BU İŞVERENLER ADINA TAHAKKUK ETMİŞ DAMGA VERGİLERİNİN TERKİN EDİLİP EDİLEMEYECEĞİ, BU VERGİLERİN ÖDENMİŞ OLMASI HALİNDE İADE EDİLİP EDİLEMEYECEĞİ VE SAHTE İŞYERİ TESCİL ETTİRDİĞİ TESPİT EDİLEN KİŞİLERCE, SAHTE TESCİLLİ İŞYERLERİNDEN BİLDİRİLEN AYLIK PRİM VE HİZMET BELGELERİNDEN DOLAYI TAHAKKUK ETMİŞ VE ÖDENMEMİŞ DAMGA VERGİLERİNİN TERKİN EDİLİP EDİLEMEYECEĞİ       212

9.MALİ TATİL UYGULAMASI ..................................................................................  213

10.BELGE, BİLDİRGE VE BEYANNAMELERİN KASTEN GERÇEĞE AYKIRI OLARAK DÜZENLENMESİ      213

10.1-Aylık prim ve hizmet belgeleri ile sigorta primleri yönünden .............................  214

10.2-4857 sayılı İş kanununa göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin olmadığının tespiti halinde yapılacak işlemler  215

11.ALACAKLARIN ZAMANAŞIMINA

UĞRATILMAMASI ....................................................................................................  216

12. SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNİN EK-4. MADDESİNİN UYGULANMASI            217

13.İDARİ PARA CEZALARINA VE KURUM ALACAKLARINA İLİŞKİN YAPILACAK BAZI İŞLEMLER  219

14.APARTMAN VE SİTE YÖNETİMLERİNİN DEFTER TÜRÜ HAKKINDA ..........  219

15.MAHSUP İŞLEMLERİ ..........................................................................................  220

15.1-İşyeri dosyası ve borç türleri seçimi ...................................................................  220

15.2-Rızaen yapılan ödemelerde mahsup ..................................................................  220

16.ARABULUCULUK FAALİYETİ SONUCU ANLAŞMA SAĞLANMASI HALİNDE FESİH TARİHİNİN BELİRLENMESİ .........................................................................................................  221

 

Genel Açıklamalar

Kurumumuz merkez teşkilatında İşverenler Daire Başkanlığının görev alanı içinde düzenlenmiş olan işlemler taşra birimlerimizde işyeri tescil ve e-sigorta servisleri ile prim tahakkuk ve tahsilat servislerince yerine getirilmektedir.

İşverenler Daire Başkanlığının görev alanı içinde düzenlenen ve taşra birimlerimizde işyeri tescil ve e-sigorta servisleri ile prim tahakkuk ve tahsilat servislerince yerine getirilen iş ve işlemlere ilişkin olarak uyulacak usul ve esaslar ile dikkate alınacak hususlar bu genelgede açıklanmıştır.

BİRİNCİ KISIM

İŞYERİ, İŞVEREN, İŞVEREN VEKİLİ, GEÇİCİ İŞ İLİŞKİSİ KURULAN İŞVEREN VE ALT İŞVEREN KAVRAMLARI İLE 5510 SAYILI KANUNUN 4. MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (a) BENDİ KAPSAMINDA SİGORTALI ÇALIŞTIRAN İŞYERLERİNİN TESCİL İŞLEMLERİ

BİRİNCİ BÖLÜM

İşyeri, İşveren, İşveren Vekili, Geçici İş İlişkisi Kurulan İşveren ve Alt İşveren

Kavramlar

1- İşveren kavramı

5510 sayılı Kanunun 12. maddesinin birinci fıkrasında;

“4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işverendir.”

Üç, dört ve beşinci fıkralarında ise sırasıyla;

“4. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran işçi sendikaları ve konfederasyonları veya işveren tarafından; 4. maddenin dördüncü fıkrasına tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran kamu idareleri veya eğitim gördükleri okullar tarafından yerine getirilir.”

“2.7.1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştırmaya yetkili makam tarafından yerine getirilir.”

“Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların işvereni, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, işveren vekilleri ise Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumunun sorumlu müdür ve amirleridir.”

Hükümleri yer almıştır.

Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hizmet akdine istinaden çalışan sigortalılar ile aynı fıkranın (c) bendine göre kamu görevlisi, memur olarak tanımlanan sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile adi ortaklık, iş ortaklığı, apartman kapıcılığı, ortak aile sağlığı merkezleri, bakanlıklar, ticaret sicil müdürlükleri, valilikler, kaymakamlıklar gibi tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak nitelenecektir.

5510 sayılı kanunun bu tanımına göre işverenlik sıfatının kazanılması için Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştırmak yeterli olduğundan, işverenin gerçek veya tüzel kişi olması veya tüzel kişiliğinin olmaması işverenlik sıfatını etkilemeyecektir.

Kanuna göre işveren sayılmak için sigortalı vasfında birilerini çalıştırmak yeterli olduğundan işyerinin maliki olmayan kiracısı, işleteni de 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştırması halinde işveren sayılacaktır.

Sigortalı çalıştıran işyerindeki amacın ekonomik olması zorunlu olmadığından amacı sosyal ve kültürel olan işyerlerinde de belirtilen niteliklerde sigortalı çalıştırılması halinde sigortalı-işveren ilişkisi kurulmuş olacaktır.

1.1- İşveren sayılmada temel unsurlar

1.1.1- Hizmet akdine göre sigortalı sayılan birini çalıştırma

5510 sayılı Kanun uygulamasında işveren sayılmada en önemli unsur olarak 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştırmak esas alınmıştır. Bu doğrultuda işverenlik sıfatı Kanunda belirtilen sigortalı sayılan kişileri çalıştırmanın bir sonucu olarak ortaya çıkmakta olup bu nitelikte birini çalıştırmayan kişiler Kanun uygulamasında işveren olarak tanımlanmayacaklardır.

Öte yandan Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen Toplum Yararına Çalışma Programlarından yararlananlar ve Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler için Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü olmakla birlikte 5510 sayılı Kanun kapsamında işveren sayılmayacaktır.

Yine iş kaybı tazminatından yararlananlar için Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü olmakla birlikte 5510 sayılı Kanun kapsamında işveren sayılmayacaktır.

Ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olanları çalıştıran kişiler de işveren sayılmayacaktır. Bir işin veya işyerinin sahibi olmak ile işvereni olmak arasında anlam farkı bulunmakta olup hukuken malik sıfatında olan kişi her zaman işveren olarak tanımlanamayabilecektir. Bu kapsamda sigortalı çalıştıran kişi ister işyerinin maliki, ister kiracısı olsun sigortalı çalıştırdığı sürece 5510 sayılı Kanuna göre işveren sayılacaktır.

Örnek 1: Bir işyeri olan ve tek başına çalışan terzi yanında hizmet akdi ile çalışan kişi bulunmadığı için işveren sayılmayacaktır.

Örnek 2: 1 nolu örnekte yer verilen terzi, en az bir sigortalı çalıştırmaya başladığı takdirde işveren olarak tanımlanır ve 5510 sayılı Kanundan doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gerekir.

Tüm sigorta kolları kapsamında olmayan ve bazı sigorta kolları bakımından sigortalı sayılan kimseleri çalıştıran kişiler de işveren sayılacaktır.

Örnek 3: Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu; ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan ve iş kazası ve meslek hastalığı ile analık sigortası kapsamında olan hükümlü ve tutukluların işvereni sayılmaktadır.

5510 sayılı Kanunun 6. maddesinde sigortalı sayılmayan kişiler düzenlenmiştir. Bu doğrultuda, maddede belirtilen kişileri çalıştıranlar işveren olarak nitelendirilmeyeceklerdir.

Örnek 4: İşverenin işyerinde sadece ücretsiz çalışan eşi sigortalı sayılmadığından bakkal işyeri işleten ve ücretsiz olarak eşini çalıştıran kişi işveren olarak nitelenmeyecektir.

Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre işveren-sigortalı ilişkisinin kurulabilmesi için sigortalının işverenle arasında Kanunun 3. maddesinde tanımlanan hizmet akdi bağının bulunması, işveren veya işveren vekili ya da alt işveren tarafından işe alınıp, hizmet akdine tabi çalıştırılması gerekmekte olup hizmet akdinin unsurları ve oluşumunda 2013-11 sayılı Kurum genelgesinde hizmet akdine ilişkin açıklanan hususlar dikkate alınacaktır.

Kanunda yer alan tanıma istinaden Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıyı hizmet akdine istinaden çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak nitelendirilecek olup hizmet akdinden başka türlü bir akdi bağ ile (istisna akdi ve vekalet akdi gibi) bir iş yapan kişiye iş yaptıran kişi işveren sayılmayacaktır.

Örnek 5: Bir inşaat firması yaptığı bir belirsiz süreli iş sözleşmesiyle bir inşaat mühendisini istihdam etmiştir. Söz konusu mühendis belirlenen ücret karşılığında işverenin emir, talimat ve direktifleri ile hareket etmekte olup söz konusu ilişki, hizmet akdi olarak ortaya çıkmakta ve sigortalılık işverenlik ilişkisi kurulmaktadır.

Söz konusu örnekteki inşaat firması tarafından bir proje serbest çalışan bir inşaat mühendisine sipariş edilir ve söz konusu mühendis tarafından kendine ait işyerinde yapılarak teslim edilirse burada hizmet akdinin bağımlılık unsuru oluşmayacak, iş, sahibine karşı bağımsız olarak bir emek sonucu meydana getirilmiş olacağından bu durumda istisna akdi söz konusu olacak ve işverenlik ilişkisi kurulmayacaktır.

2-İşveren vekili kavramı

5510 sayılı Kanunun 12. maddesinin ikinci fıkrasına göre işveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse işveren vekili olarak tanımlanmakta ve Kanunda geçen işveren deyiminin, işveren vekilini de kapsadığı belirtilmektedir.

4857 sayılı İş Kanununun 'tanımlar' başlıklı 2. maddesinde de, "İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.

Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz." hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre işveren vekili sayılmak için işin veya görülen hizmetin bütününü yönetmek ve işveren ad ve hesabına hareket etmek unsurlarının birleşmesi gerekmektedir. Bu durumda işin bütününü yönetmek koşulu gerektiğinden uygulamada gerekli görevlendirme yapılması halinde bir fabrikanın genel müdürü işveren vekili sayılabilecekken aynı fabrikanın pazarlama, insan kaynakları, üretim birimlerinin olması ve her birimin müdürünün olması halinde söz konusu birim müdürleri işveren vekili sayılmayacaktır.

Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların işveren vekili, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumunun sorumlu müdür ve amirleri olacaktır.

İşveren vekili Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır. İşveren vekili bu doğrultuda, Kanunda belirtilen ve işverenin sorumlu kılındığı belgelerin, beyannamelerin verilmesi, primlerin ödenmesi yükümlülüklerinden dolayı işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen, mali ve hukuki anlamda sorumlu sayılacaktır. Yine işveren vekili ödenmeyen prim borcu ve buna bağlı olan borçlardan tıpkı işveren gibi sorumlu olacaktır. Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitlerde ve işyerinde tutulan tutanaklarda işveren hazır değilse işveren vekili muhatap tutulacaktır.

Öte yandan işverenin aynı anda birden çok kişiye çeşitli konularda vekâlet vermesi mümkündür. Vekâlet verilen bu kişilerden biri işveren vekili olarak atanabileceği gibi, bu kişiler dışında başka bir kişinin de işveren vekili olarak görevlendirilmesi mümkün olup, işverenin herhangi bir işi kendi adına yerine getirmesi için vekâletle yetkilendirdiği her kişi işveren vekili olarak addedilemez, işveren vekiline işveren tarafından verilen temsil yetkisi; işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev almayı kapsamalıdır. Yönetimde bir görev verilmemiş ise salt temsil yetkisi verilen kişiler işveren vekili olarak kabul edilemez. Örneğin; bir işçisine, muhasebecisine ya da herhangi bir kişiye sadece bankadan para çekme, e-Sigorta kullanıcı kodu ve şifresi alma ve kullanma veya noterde işlem yapma vb. gibi verilen vekâletname tek başına o kişiyi “işveren vekili” yapamayacaktır.

Bu itibarla; ünitelerimizde işverenler tarafından işveren vekili yetkisi verilmediği halde, sadece e-sigorta kullanıcı kodu almaya ve kullanmaya vekaletname ile görevlendirilmiş kişilerin işveren vekili olarak yapılan kayıtlarının yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile yapılan açıklamalar gereğince düzeltilmesi gerekmekte ve yukarıda açıklanan hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.

Diğer yandan gerçek veya tüzel kişi bir işverenin aynı vergi/T.C. numarası adı altında 5510 sayılı Kanun kapsamında birden fazla işyeri bulunması halinde her bir işyerinin sorumlusu işveren vekili kabul edilemez. İşveren vekili işveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse olduğundan, işveren adına tescilli bütün işyerlerinden sorumlu olan kişi işveren vekili olarak kabul edilecektir.

Örnek 1: A bankasının Türkiye genelindeki ayrı tescil edilmiş her şubesinin müdürü işveren vekili olmayıp A Bankasının yönetim kurulunca işveren vekili olarak yetkilendirilmiş kişisi yetkilendirilen kişi yoksa genel müdürü veya yönetim kurulu başkanı işveren vekili olarak kabul edilecektir.

3-Geçici iş ilişkisi kurulan işveren kavramı

4857 sayılı İş Kanunun 7. maddesinde,

" Geçici iş ilişkisi, özel istihdam bürosu aracılığıyla ya da holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde görevlendirme yapılmak suretiyle kurulabilir.

Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi, Türkiye İş Kurumunca izin verilen özel istihdam bürosunun bir işverenle geçici işçi sağlama sözleşmesi yaparak bir işçisini geçici olarak bu işverene devri ile;

a) Bu Kanunun 13. maddesinin beşinci fıkrası ile 74. maddesinde belirtilen hâllerde, işçinin askerlik hizmeti hâlinde ve iş sözleşmesinin askıda kaldığı diğer hâllerde,

b) Mevsimlik tarım işlerinde,

c) Ev hizmetlerinde,

d) İşletmenin günlük işlerinden sayılmayan ve aralıklı olarak gördürülen işlerde,

e) İş sağlığı ve güvenliği bakımından acil olan işlerde veya üretimi önemli ölçüde etkileyen zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkması hâlinde,

f)  İşletmenin ortalama mal ve hizmet üretim kapasitesinin geçici iş ilişkisi kurulmasını gerektirecek ölçüde ve öngörülemeyen şekilde artması hâlinde,

g) Mevsimlik işler hariç dönemsellik arz eden iş artışları hâlinde, kurulabilir.

Geçici işçi sağlama sözleşmesi ikinci fıkranın (a) bendinde sayılan hâllerin devamı süresince, (b) ve (c) bentlerinde sayılan hâllerde süre sınırı olmaksızın, diğer bentlerde sayılan hâllerde ise en fazla dört ay süreyle kurulabilir. Yapılan bu sözleşme ikinci fıkranın (g) bendi hariç toplam sekiz ayı geçmemek üzere en fazla iki defa yenilenebilir. Geçici işçi çalıştıran işveren, belirtilen sürenin sonunda aynı iş için altı ay geçmedikçe yeniden geçici işçi çalıştıramaz.

Bu Kanunun 29. maddesi kapsamında toplu işçi çıkarılan işyerlerinde sekiz ay süresince, kamu kurum ve kuruluşlarında ve yer altında maden çıkarılan işyerlerinde bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında geçici iş ilişkisi kurulamaz.

Geçici işçi çalıştıran işveren, grev ve lokavtın uygulanması sırasında 18.10.2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 65. maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla geçici iş ilişkisiyle işçi çalıştıramaz.

İkinci fıkranın (f) bendi kapsamında geçici iş ilişkisi ile çalıştırılan işçi sayısı, işyerinde çalıştırılan işçi sayısının dörtte birini geçemez. Ancak, on ve daha az işçi çalıştırılan işyerlerinde beş işçiye kadar geçici iş ilişkisi kurulabilir. İşçi sayısının tespitinde, kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür. Geçici işçi sağlama sözleşmesi ile çalışan işçi, 30. maddenin uygulanmasında özel istihdam bürosu ve geçici işçi çalıştıran işverenin işçi sayısına dâhil edilmez.

Geçici işçi çalıştıran işveren, iş sözleşmesi feshedilen işçisini fesih tarihinden itibaren altı ay geçmeden geçici iş ilişkisi kapsamında çalıştıramaz.

Geçici işçi, geçici işçi çalıştıran işverenden özel istihdam bürosunun hizmet bedeline mahsup edilmek üzere avans veya borç alamaz.

Geçici işçi çalıştıran işveren;

a)   İşin gereği ve geçici işçi sağlama sözleşmesine uygun olarak geçici işçisine talimat verme yetkisine sahiptir.

b)  İşyerindeki açık iş pozisyonlarını geçici işçisine bildirmek ve Türkiye İş Kurumu tarafından istenecek belgeleri belirlenen sürelerle saklamakla yükümlüdür.

c)   Geçici işçinin iş kazası ve meslek hastalığı hâllerini özel istihdam bürosuna derhâl, 31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13. ve 14. maddelerine göre ilgili mercilere bildirmekle yükümlüdür.

d)     Geçici işçileri çalıştıkları dönemlerde, işyerindeki sosyal hizmetlerden eşit muamele ilkesince yararlandırır. Geçici işçiler, çalışmadıkları dönemlerde ise özel istihdam

bürosundaki eğitim ve çocuk bakım hizmetlerinden yararlandırılır.

e)   İşyerindeki geçici işçilerin istihdam durumuna ilişkin bilgileri varsa işyeri sendika temsilcisine bildirmekle yükümlüdür.

f)   20.6.2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 17. maddesinin altıncı fıkrasında öngörülen eğitimleri vermekle ve iş sağlığı ve güvenliği açısından gereken tedbirleri almakla, geçici işçi de bu eğitimlere katılmakla yükümlüdür.

Geçici işçinin, geçici işçiyi çalıştıran işverenin işyerindeki çalışma süresince temel çalışma koşulları, bu işçilerin aynı işveren tarafından aynı iş için doğrudan istihdamı hâlinde sağlanacak koşulların altında olamaz.

Geçici iş ilişkisinde işveren özel istihdam bürosudur. Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi, geçici işçi ile iş sözleşmesi, geçici işçi çalıştıran işveren ile geçici işçi sağlama sözleşmesi yapmak suretiyle yazılı olarak kurulur. Özel istihdam bürosu ile geçici işçi çalıştıran işveren arasında yapılacak geçici işçi sağlama sözleşmesinde; sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihi, işin niteliği, özel istihdam bürosunun hizmet bedeli, varsa geçici işçi çalıştıran işverenin ve özel istihdam bürosunun özel yükümlülükleri yer alır. Geçici işçinin, Türkiye İş Kurumundan veya bir başka özel istihdam bürosundan hizmet almasını ya da iş görme edimini yerine getirdikten sonra geçici işçi olarak çalıştığı işveren veya farklı bir işverenin işyerinde çalışmasını engelleyen hükümler konulamaz. Geçici işçi ile yapılacak iş sözleşmesinde, işçinin ne kadar süre içerisinde işe çağrılmazsa haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebileceği belirtilir. Bu süre üç ayı geçemez.

İkinci fıkranın (f) bendi kapsamında kurulan geçici iş ilişkisinde, geçici işçi çalıştıran işveren işyerinde bir ayın üzerinde çalışan geçici işçilerin ücretlerinin ödenip ödenmediğini çalıştığı süre boyunca her ay kontrol etmekle, özel istihdam bürosu ise ücretin ödendiğini gösteren belgeleri aylık olarak geçici işçi çalıştıran işverene ibraz etmekle yükümlüdür. Geçici işçi çalıştıran işveren, ödenmeyen ücretler mevcut ise bunlar ödenene kadar özel istihdam bürosunun alacağını ödemeyerek, özel istihdam bürosunun alacağından mahsup etmek kaydıyla geçici işçilerin en çok üç aya kadar olan ücretlerini doğrudan işçilerin banka hesabına yatırır. Ücreti ödenmeyen işçiler ve ödenmeyen ücret tutarları geçici işçi çalıştıran işveren tarafından çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne bildirilir.

Sözleşmede belirtilen sürenin dolmasına rağmen geçici iş ilişkisinin devam etmesi hâlinde, geçici işçi çalıştıran işveren ile işçi arasında sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesi kurulmuş sayılır. Bu durumda özel istihdam bürosu işçinin geçici iş ilişkisinden kaynaklanan ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden sözleşme süresiyle sınırlı olmak üzere sorumludur.

Geçici işçi, işyerine ve işe ilişkin olmak kaydıyla kusuru ile neden olduğu zarardan, geçici işçi çalıştıran işverene karşı sorumludur.

İşverenin, devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçisini, holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi hâlinde de geçici iş ilişkisi kurulmuş olur. Bu fıkra kapsamında geçici iş ilişkisi, yazılı olarak altı ayı geçmemek üzere kurulabilir ve en fazla iki defa yenilenebilir. İşçisini geçici olarak devreden işverenin ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden, devreden işveren ile birlikte sorumludur. Dördüncü, beşinci, onuncu ve on dördüncü fıkralar ve dokuzuncu fıkranın (a) ve  (f) bentleri ile (d) bendinin birinci cümlesinde düzenlenen hak ve yükümlülükler bu fıkraya göre kurulan geçici iş ilişkisinde de uygulanır."

Hükümleri bulunmaktadır.

5510 sayılı Kanunun 12. maddesinde 4857 sayılı İş Kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işverenin bu kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu hükme bağlanmış olup, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin alt işveren ve sigortalıyı geçici olarak devir alanın yükümlülüğü başlığını taşıyan 31. maddesinde de, sigortalıyı geçici iş ilişkisi çerçevesinde devralan işverenin, müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu yükümlülüklerini sigortalıyı devir aldığı işverenle yapmış olduğu sözleşmeyi Kuruma ibraz etmesi kaydıyla kendisine verilecek numara ile sigortalıyı devir aldığı işverene ait işyeri dosyası üzerinden yerine getirebileceği, sigortalıyı geçici iş ilişkisi çerçevesinde devralan işveren adına işyeri dosyası açılmayacağı öngörülmüştür.

İşçisini geçici iş ilişkisi çercevesinde başka bir işverene devreden işverenin bu kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi, Kanunun ve yönetmeliğin yukarıda belirtilen hükümleri karşısında geçici iş ilişkisine istinaden işçi çalıştıran işverenin de (devralan) 5510 sayılı kanundan doğan yükümlülüklerden dolayı müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu dikkate alınarak, işçiyi devralan işverence müracaat edilmesi halinde işçiyi devralan işveren adına işyeri dosyası açılmayarak tıpkı alt işverende olduğu gibi asıl işverenin işyeri dosyası üzerinden verilecek numara ile yükümlülükleri yerine getirmesi sağlanacaktır.

4-İşyeri kavramı

5510 sayılı Kanununun 11. maddesinde işyeri tanımlanmış olup; söz konusu tanımlamaya göre işyerinin, sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerler olduğu, işyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçların da işyerinden sayıldığı belirtilmiştir.

Kanununda yer alan ilgili hükme istinaden bir yerin işyeri olarak nitelenmesi için o yerde sigortalı sayılan birinin varlığı gerekmektedir.

Örnek 1: Merkezi Ankara’da bulunan ve burada 6 sigortalı istihdam eden firma, İzmir ve İstanbul’da iki şubeye sahip ve her bir şube de 5 kişi çalıştırmaktadır. Firma İzmir ve Ankara’da iki depoya sahiptir ancak buralarda sigortalısı bulunmamaktadır. Söz konusu firmanın sigortalı sayılanları çalıştırdığı merkezi ve iki şubesi Sosyal Güvenlik Kurumu açısından işyeri niteliğine sahip olacak iken sigortalı çalıştırmadığı iki deposu işyeri sayılmadığından Sosyal Güvenlik Kurumu açısından işyeri niteliğine sahip olmayacaktır

Örnek 2: Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olan ve hizmet akdiyle kimseyi çalıştırmayan bir büfe sahibinin işini yaptığı dükkanı da Kanun açısından işyeri sayılmaktadır ancak söz konusu yerde ilgili kişi tarafından sigortalı çalıştırılmadıkça ilgili kişi işveren sayılmayacak, işyeri bildirgesi vermesi ve Kanunun işverene yüklediği diğer yükümlülükleri yerine getirmesi gerekmeyecektir.

Diğer yandan Kanunda yer alan tanıma istinaden işyerine bağlı yerler, eklentiler ile araçlarda işyeri kavramı içinde değerlendirilecek olup işyerine bağlı yerler, eklentiler ile araçlara ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

İşyerine bağlı yer: Asıl işin ayrıntısı ve tamamlayıcısı olan yerlerdir. Bir yerin işyerine bağlı yer olarak nitelenmesi için bu yerin tatili halinde diğer işlerinde sekteye uğraması ve işyerinde gaye olan amacın meydana gelmemesi, bu işlerin ve görüldüğü yerlerin birbirine sıkı sıkıya bağlı ve tabi olması, her birinin müstakilen aynı ana gaye ve neticeyi meydana getirememesi, ancak hep birlikte bütünü teşkil etme şartları aranacaktır.

Örnek 3: Bir iplik fabrikasında iplik boyama, apreleme, paketleme kısımları gibi tamamlayıcı kısımlar bulunmakta olup bu kısımlar bir bütün olarak işin ayrıntılarını oluşturmakta ve bütün olarak işyerinde amaç olunan iplik üretimini meydana getirmektedirler.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 27. maddesinin altıncı fıkrasına istinaden esas işin ayrıntısı veya tamamlayıcısı niteliğinde olan ve sigortalıları birbirine karışmayan işlerin ayrı ve bağımsız olarak yürütüldüğü yerler de bağımsız işyeri sayılacaktır.

Öte yandan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 27. maddesinin altıncı fıkrasına istinaden esas işin ayrıntısı veya tamamlayıcısı niteliğinde olan ve sigortalıları birbirine karışmayan işlerin ayrı ve bağımsız olarak yürütüldüğü yerlerin bağımsız işyeri olarak nitelendirilmesi için bu işlerin farklı mekanlarda veya yerlerde görülmesi gerekecek olup aynı mekanda veya yerde yapılan işler bağımsız işyeri sayılmayacaktır.

Örnek 4: Bir iplik fabrikasında iplik boyama, apreleme kısımları yer almakta olup paketleme işlemi farklı bir yerde yapılmaktadır. Söz konusu iplik paketleme işinin yapıldığı yer ayrı bir işyeri olarak tescil edilecektir.

Eklentiler: İşyerine fiziki olarak bağlı olan dinlenme yerleri, kreş, avlu, yemekhane, uyku, yıkanma, muayene, büro gibi yerler eklentileri oluşturmaktadır. Bu gibi yerlerde Kanunun uygulamasında işyeri kapsamı içerisinde değerlendirilecektir.

Ancak bu yerlerdeki işler de ayrı ve bağımsız bir şekilde yürütülüyorsa ve buralarda çalışan sigortalılar esas işyerinde çalışan sigortalılarla karışmıyorlarsa buralar da ayrı ve bağımsız işyeri sayılacaktır.

Örnek 5: Bir fabrikanın yemekhanesi fabrikanın kurulu bulunduğu alanda bulunmayıp, farklı bir yerde yer alıyor, işler ayrı ve bağımsız bir şekilde yürütülüyor ve burada çalışan sigortalılar esas işyerinde çalışan sigortalılarla karışmıyorsa, söz konusu yemekhane ayrı ve bağımsız işyeri sayılacak ve ayrı bir dosya tescil edilecektir.

Araçlar: İşyerindeki her türlü otobüs, otomobil, kamyon gibi taşıt aracının yanı sıra, vinç, buldozer, dozer, forklift gibi her türlü seyyar veya sabit araçlar da işyeri olarak sayılacaktır.

Araçların işyerinden sayılması için aynı yönetim altında örgütlenmesi gerekecek olup işyerinde bulunan ve farklı bir kişiye, işverene ait olan araç işyerinden sayılmayacaktır.

Devamlı bir işyerinde bu işyerinde görülen işin ayrıntısı ve tamamlayıcısı olmayan bir iş yapılması ve bu işin ayrı bir işvereni olması halinde söz konusu işin yapıldığı yer ayrı bir işyeri sayılacaktır. Bu gibi durumlarda iç içe girmiş işyerleri söz konusu olacağından, ayrı ayrı işverenler tarafından sigortalı çalıştırılması halinde bu yerler bağımsız işyeri olacaktır.

Örnek 6: Bir sinemada bulunan kantin, bir gemide bulunan büfe, bir oteldeki berber işyeri gibi yerlerde ayrı ayrı işverenler tarafından sigortalı çalıştırılması halinde bu yerler bağımsız işyeri sayılacaktır.

Öte yandan Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen Toplum Yararına Çalışma Programlarından yararlananlar ve Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler için Türkiye İş Kurumu da prim ödeme yükümlüsü olmakla birlikte 5510 sayılı Kanun kapsamında işyeri sayılmayacaktır.

Yine iş kaybı tazminatından yararlananlar için Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü olmakla birlikte 5510 sayılı Kanun kapsamında işyeri sayılmayacaktır.

5-Alt işveren kavramı

Kanunun 12. maddesinin altınca fıkrasında, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denileceği, sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işverenin, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı, belirtilmiştir.

Kanunun söz konusu hükmüne istinaden asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz edebilmek için;

-  İşyerinde sigortalı çalıştıran asıl işverenin varlığı,

-  Alt işverenin yapmayı üstlendiği iş için sigortalı çalıştırması,

-  İşin asıl işverenin işyerinde yürütülmesi,

-Alt işverenin işyerinde asıl işverenin yapmış olduğu ana işin bir bölümünde, eklentilerinde veya yardımcı işlerinde iş alması,

şartlarının aynı anda gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılacaktır. Söz konusu şartlara ilişkin olarak aşağıda belirtilen açıklamalara göre ilgilinin alt işveren olup olmadığı yönünde işlem yapılacaktır.

5.1-   İşyerinde sigortalı çalıştıran asıl işverenin varlığı

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin doğabilmesi için, işyerinde sigortalı çalıştıran bir asıl işverenin bulunması gerekmektedir. Sigortalı çalıştırmayan işverenlik sıfatını kazanamayacağı için bu durumdaki kişilerden iş alanlar da alt işveren sayılmayacaktır.

Bu doğrultuda asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, diğer bir deyişle asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına sigortalı çalıştırıyor olmasına dikkat edilecektir.

Diğer yandan asıl işverenin işverenlik sıfatını koruması adına, işyerinde sigortalı çalıştırarak işin bütününü başka bir işverene devretmemiş olması gerekmektedir. Bu kapsamda işin bütünün bir başka işverene bırakıldığı durumlarda alt işverenlik söz konusu olmayacaktır. Bu doğrultuda işin belli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde bir başkasına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, dolayısıyla sigortalı çalıştırılmadığı için işverenlik sıfatına haiz olunmadığı durumlarda işi devralan kişi alt işveren, devreden de asıl işveren olarak nitelendirilmeyecektir.

5.2-   Alt işverenin yapmayı üstlendiği iş için sigortalı çalıştırması ve işin asıl
işverenin işyerinde yürütülmesi

Kanuna istinaden asıl işveren- alt işveren ilişkisinin kurulması için alt işverenin yapmayı üstlendiği işte çalıştırdığı sigortalıların, o iş için alınmış ve çalıştırılmış olması gerekmektedir. Esasen iş alanın söz konusu işi var olan ve 5510 sayılı Kanun kapsamında bulunan işyerinin (devamlı işyeri) sigortalı işçileri ile yapması durumunda, iş alan alt işveren olarak kabul edilmeyecektir.

Örnek 1: Bir fabrikaya yemek pişirilmesi işini kendine ait müstakil işyerinde yapan ve burada çalıştırmış olduğu işçileri ile yemekleri fabrikaya getirip servis yapan kişi yardımcı hizmetler olarak nitelendirilecek olan söz konusu işi fabrika işyerinde , bölüm veya eklentilerinde yapmamış olduğundan, sosyal sigorta yükümlülüklerini fabrika işyeri dosyası üzerinden alt işveren olarak değil, kendi adına açılmış olan devamlı işyeri dosyası üzerinden yerine getirecek ve alt işveren olarak nitelenmeyecektir.

Bu doğrultuda yapılan işin devamlı işyerinden yapılabilecek mahiyette bir iş olup olmadığına dikkat edilecek olup bir işyerinin, faaliyetine devam etmesinin taahhüt edilen işe bağlı olmaması, taahhüt konusu işten bağımsız olarak faaliyetini devam ettirmesi, dolayısıyla taahhüt konusu iş olmasaydı dahi mevcut olacak olan bir işyeri olması halinde, devamlı mahiyette bir işyerinin varlığı kabul edilerek işi üstlenen kişi alt işveren olarak değil işveren olarak işlem görecektir.

Ayrıca işin tamamının yürütümü ile sorumlu olan işverenden iş alan, ancak sigortalı çalıştırmayanların da alt işverenliği söz konusu olmayacaktır. Bu anlamda, alınan işte sigortalı çalıştırmayıp tek başına ya da ortakları ile işi yürüten kişi alt işveren olarak nitelendirilemeyecektir.

Örnek 2: Bir inşaat işine ilişkin olarak müteahhitten inşaat işinde sıva işini alan ve sigortalı çalıştırmaksızın söz konusu işi tek başına yapan kişi alt işveren sayılmayacaktır.

5.3- Alt işverenin işyerinde asıl işverenin yapmış olduğu ana işin bir bölümünde, eklentilerinde veya yardımcı işlerinde iş alması

Kanunun 12. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan düzenlemeye istinaden alt işverenin asıl işverene ait işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya işin bölüm veya eklentilerinde iş alması gerekmektedir.

İşyerinde yapılan ana işin ne olduğu hususu, işyerinin ne amaçla tesis edilmiş olduğuna bakılarak tespit edileceğinden, ana işin bir bölümünden iş alarak kendi adına ve hesabına işçi çalıştıran kişi alt işveren olarak nitelendirilecektir. Bölüm tabiri değişik ürün çeşitlerinin üretildiği yerleri ifade edebileceği gibi aynı ürünün değişik üretim aşamalarını da ifade edebilecektir.

Örnek 3: Bir bisküvi fabrikasında bisküvi üretimi yapılan veya gofret yapılan kısımlar işin ayrı bir bölümü olabileceği gibi tüm ürünlerin paketlendiği kısım da işin bir bölümü olarak kabul edilecek olup söz konusu paketleme işini müstakilen alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran kişi alt işveren olarak nitelendirilecektir.

Diğer yandan Kanunda yer alan alt işverenin “işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya işin bölüm veya eklentilerinde iş alması” ibaresinde Kanunda verilecek işin yapılan asıl işle ilgili olacağına ilişkin bir belirleme yapılmamıştır. Bu doğrultuda Kanunda verilecek işin; “asıl işin tamamlayıcısı/ayrıntısı” mı yoksa asıl işin ifasına yardımcı olacak “yardımcı iş” (işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin olmakla beraber doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan, üretimin zorunlu bir unsuru olmayan ancak asıl iş devam ettikçe devam eden ve asıl işe bağımlı olan iş) mi olduğu hususunda sınırlandırma yoluna gidilmediğinden, verilecek işin; her ikisini de kapsadığı değerlendirilecektir. Bu doğrultuda Kanunda belirtilen ve eklenti olarak belirtilen yerlerde görülen işin de asıl işle ilgili olan veya ona yardımcı olan işler olması halinde işi alan kişi alt işveren olarak değerlendirilecektir.

Örnek 4: Bir tekstil fabrikasına bir bölüm eklenmesi için yapılacak olan inşaat işinin dokuma işinden farklı nitelikte iş olduğu dikkate alındığında, inşaat işini yüklenen kişinin dokuma işvereninin alt işvereni sayılması mümkün olmayacaktır.

Örnek 5: Bir fabrikanın güvenliğinin sağlanması veya çalışanlarının yemek ihtiyacının karşılanması ya da çalışanların işyerine getirilip götürülmesi amacıyla yaptırılan işler işyerinin yardımcı işleri olarak kabul edileceğinden bu gibi işleri üstlenenler 5510 sayılı Kanun karşısındaki yükümlülüklerini fabrika işyerine ait işyeri dosyası üzerinden alt işveren olarak yerine getirebileceklerdir.

Bir işverenden iş alan alt işveren, aldığı işin bölüm veya eklentilerini sözleşme ile başka birine verse dahi alt işverenden işi alan kişi alt işverenin alt işvereni olmayacaktır. Ancak asıl işverenin muvafakatı olursa asıl işverenin alt işvereni olabilecektir. Keza ilgili Kanun maddesinde de görüldüğü üzere alt işveren olarak nitelenmenin temeli o işyerinde işi yürüten asıl işverenden iş almaya dayandırılmıştır.

Örnek 6: Bir tekstil fabrikasında kumaş boyama işi asıl işveren tarafından alt işverene verilebilecek olup söz konusu boyama işinin ilgili alt işveren tarafından kendi içinde daha alt bölümlere ayrılıp alt işveren niteliğindeki başka kimselere verilme imkanı bulunmamaktadır. Ancak asıl işverenin muvafakatı olması halinde işin alt işveren tarafından bölünerek başka alt işverenler verilmesi mümkün bulunmakta olup bu durumda söz konusu alt işverenler asıl işverenin işyeri dosyasından işlem göreceklerdir.

İKİNCİ BÖLÜM

Sigortalı Çalıştıran İşyerlerinin Tescil İşlemleri

1- İşyeri bildirgesinin gönderilmesi ve tescil işlemleri

5510 sayılı Kanunun 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemeye istinaden işverenler, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlü tutulmuşlardır.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğin 27. maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeye istinaden işyerinde, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran, sigortalı çalıştırılan bir işyerini devir alan ya da bu nitelikte işyeri kendisine intikal eden işveren, Kanunun 11. maddesinde belirtilen sürelerde vermekle yükümlü olduğu örneği Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği eki Ek-6' da bulunan işyeri bildirgesini Kuruma elektronik ortamda göndermekle zorunlu tutulmuştur.

5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlayacak olan işyerleri dışında devir, nakil, intikal, birleşme, nevi değişikliği ve katılım durumlarında işyeri bildirgesi verilmesi gereken hallerde de işyeri bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilecektir.

Örnek 1: Kurumumuzda tescilli bulunan ve Bursa ilinde faaliyet gösteren işyerinin İstanbul iline 7.9.2018 tarihi itibariyle nakledilmesi halinde söz konusu nakil işlemine ilişkin işyeri bildirgesi ilgili işyerinin İstanbul’da nakledildiği yeri içine alan sosyal güvenlik merkezine nakil tarihini takip eden 10 gün içinde gönderilecektir.

İşyeri bildirgesinin en geç sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarihte Kurumun ilgili ünitesine gönderilmesi gerekmekle birlikte Kurumumuzun başka bir ünitesine intikal etmesi halinde de işyeri bildirgesinin yanlış üniteye ulaştığı tarih üzerinde durulmaksızın, söz konusu belgenin yasal süresi içinde verilmiş olduğu kabul edilecektir.

Örnek 2: 11.09.2018 tarihinde sigortalı çalıştırılmaya başlanılan bir işyeri ile ilgili olarak düzenlenen işyeri bildirgesinin Eskişehir Yunus Emre Sosyal Güvenlik Merkezine verilmesi (gönderilmesi) gerekirken aynı tarihte Bursa Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezine verilmesi (gönderilmesi) halinde işyeri bildirgesinin anılan üniteye ulaştığı tarih üzerinde durulmaksızın, söz konusu belgenin yasal süresi içinde verilmiş olduğu kabul edilecektir.

İşyeri bildirgesinin düzenlenmesi sırasında ilgili sosyal güvenlik merkezinin hatalı seçilmesi halinde, tescil işlemi yapılmamış olmak ve işyeri bildirgesinin verilmesi gereken yasal süre geçirilmemiş olmak kaydıyla bildirgeyi düzenleyen kişiler tarafından da ilgili sosyal güvenlik merkezi düzeltilebilecektir. Ayrıca işyeri bildirgesi gönderildikten sonra, işyeri tescil işlemi yapılmamış olmak kaydıyla bildirgenin verilmesi gereken yasal süresinin son gününe kadar (son gün dahil) bildirgeyi düzenleyen kişiler tarafından işyeri bildirgesinin iptal edilmesi veya hatalı girilen bilgilerin düzeltilmesi de mümkün bulunmaktadır.

Örnek 3: (A) gerçek kişi işvereni tarafından 16.10.2018 tarihinde sigortalı çalıştırılmaya başlanılacak işyerine ilişkin işyeri bildirgesi 10.10.2018 tarihinde Kuruma gönderilmiştir. Söz konusu işyerinde 16.10.2018 tarihinde çalıştırılmaya başlanılacak sigortalı sayısı 2 olmasına karşın çalıştırılmaya başlanılacak sigortalı sayısı alanına 3 olarak girilmiştir. Söz konusu (A) işvereni tarafından 16.10.2018 tarihine kadar (bu tarih dahil olmak üzere) hatalı girilen sigortalı sayısı düzeltilebilecektir.

Öte yandan işyeri bildirgesinin düzenlenmesi sırasında bildirgenin gönderileceği sosyal güvenlik merkezinin hatalı seçildiğinin bildirge verme süresi sona erdikten sonra fark edilmesi halinde, bildirgeyi düzenleyen ve gönderen kişilerce işlem yapılamayacak, bildirgenin hatalı gönderilmiş olduğu ilgili sosyal güvenlik merkezince nakil veya transfer işlemi yapılacaktır.

Dolayısıyla,

-İşyerinin aynı il içinde aynı Ana SGM’ye bağlı başka bir Alt SGM’ye gönderilecek olması halinde dosya transfer işlemi

-İşyerinin aynı il içinde farklı Ana SGM’ye bağlı başka bir Alt SGM’ye gönderilecek olması halinde işyeri nakil işlemi

yapılacaktır.

İşyeri bildirgesinde çalıştırılmaya başlanılacak sigortalı sayısı alanında belirtilen sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulduğunun tespit edilmesi halinde konuya ilişkin ihbar ve şikayet olmaması halinde herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

Örnek 4: (B) Ltd. Şti. tarafından 03.09.2018 tarihinde sigortalı çalıştırılmaya başlanılacak işyerine ilişkin işyeri bildirgesi aynı tarihte Kuruma gönderilmiştir. Söz konusu işyerinde çalıştırılmaya başlanılacak sigortalı sayısı 2 olmasına karşın çalıştırılmaya başlanılacak sigortalı sayısı alanına 3 olarak girilmiştir. Söz konusu durumun ilgili ünite tarafından tespit edilmiş olması halinde konuya ilişkin bir ihbar ve şikayet olmaması halinde herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

Diğer yandan işyeri bildirgesinde çalıştırmaya başlanılacak sigortalı sayısı belirtildiği halde Kuruma sigortalı işe giriş bildirgelerinin verilmeyerek sigortalı çalıştırılmaması halinde ise konuya ilişkin bir ihbar ve şikayet olmaması kaydıyla işverenin Kuruma yazılı olarak müracaat etmesi şartıyla işyeri dosyası işlemden kaldırılacaktır.

1.1- Tescil edilecek işyerlerinde işyeri bildirgesinin gönderilmesinden sonra işverenler veya yetki verilen kişilerce yapılacak işlemler ile işyeri bildirgesi ekinde verilecek belgeler

Bilindiği üzere Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 29. maddesi “İşyeri bildirgesi ile birlikte verilecek diğer belgeler” başlığını taşımakta olup söz konusu madde kapsamında işyeri bildirgesi ile birlikte verilecek belgeler düzenlenmiştir.

Bu doğrultuda işyeri bildirgelerinin gönderilmesinin ardından, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 29. maddesinde yer alan belgelerden verilmesi gerekenler 7 iş günü içerisinde işyeri bildirgesinin gönderildiği Kurum ünitesine posta yoluyla gönderilecek veya elden ibraz edilecektir. İşyeri bildirgesinin Kuruma gönderilmesinin ardından Kuruma verilecek belgeler arasında Kuruma gönderilmiş olan işyeri bildirgesinin çıktısı yer almayacak olup işyeri bildirgesinin çıktısı istenilmeyecektir.

7 iş günlük sürenin hesaplanmasında işyeri bildirgesinin gönderildiği gün hesaba katılmayacak olup sürenin hesaplanmasına takip eden günden itibaren başlanacaktır.

Örnek 1: (A) gerçek kişi işvereni tarafından 4.10.2018 tarihinde sigortalı çalıştırılmaya başlanılacak işyerine ilişkin işyeri bildirgesi 3.10.2018 tarihinde Kuruma gönderilmiştir. İşyeri bildirgesinin gönderilmesinin ardından Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 29. maddesinde sayılan belgelerden verilmesi gereken belgelerin bulunması halinde en geç işyeri bildirgesinin Kuruma gönderildiği 3.10.2018 tarihini takip eden 7 iş günü içinde (en geç 12.10.2018 tarihine kadar) ilgili sosyal güvenlik merkezine ibraz edilecektir.

Kurumlarca elektronik ortamda Kurumumuza çeşitli bilgiler aktarılmakta ve bu bilgiler Kurum ünitelerimizce elektronik ortamda görüntülenebilmekte, yine Kurumumuza özel olarak aktarılmayan bilgiler de (tüzel kişilerin; hükmi şahsiyetin tescil edildiği Ticaret Sicil Gazetesi gibi) ilgili Kurum uygulamalarından sorgulanabilmektedir. Bu doğrultuda Kurum ünitelerimizce elektronik ortamda ulaşılabilecek belge ve bilgiler için belge/bilgi talep edilemeyecektir.

Öte yandan ek belgeler ilgili üniteye bizzat başvurarak verilebileceği gibi taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile gönderilebilecektir.

Adi posta veya Kuruma doğrudan yapılan başvuru ve bildirimlerde, başvuru veya bildirimin Kurumun gelen evrak kayıtlarına intikal tarihi; taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile yapılan başvuru ve bildirimlerde ise başvuru veya bildirimin postaya veya kargoya verildiği tarih; başvuru veya bildirim tarihi olarak kabul edilecektir.

1.2-İşyeri bildirgesinin gönderilmesinden sonra ünite tarafından yapılacak işlemler

İşyeri bildirgesinin gönderilmesinden sonra ünite tarafından tescil işlemi yapılacak olup Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 29. maddesinde sayılan ve Kuruma verilmesi gereken belgelere istinaden yapılacak işyeri tescillerinde ise söz konusu maddede sayılan ve işyeri tesciline esas belge ve/veya belgelerin Üniteye ibrazından sonra tescil işlemi yapılacaktır.

Kuruma gönderilen işyeri bildirgelerinde belgenin gönderildiği tarih ve referans numarası yer aldığından bahse konu bildirgelere ilgili sosyal güvenlik merkezince ayrıca tarih ve sayı verilmeyecektir.

Bildirgenin gönderildiği tarih Kuruma verildiği tarih kabul edilecektir. İşyerinin tescil tarihi ise(kanun kapsamına alınış tarihi) sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarih olacaktır. Sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarih işyeri bildirgesinin verildiği tarihten önceki bir tarih ise işyeri bildirgesi süresinde verilmemiş kabul edilecektir.

2- İşyerinin resen tescili

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin “Tespit veya resmî belgelere istinaden tescil” başlıklı 32. maddesinde;

“ İşveren tarafından işyeri bildirgesinin verilmemiş olması hâlinde, işyeri;

a)    Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlere,

b)   Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya Kanunun 8. maddesinin yedinci fıkrasına göre kamu idareleri ile 5510 sayılı Kanunun 100. maddesine göre 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar, diğer gerçek ve tüzel kişilerden, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan, Kanunun 90. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarına göre Kuruma yapılacak bildirimlerden veya ruhsat vermeye yetkili mercilerden alınan ve sadece beyan esasına dayanmayan bilgilere,

c)   Mahkeme kararlarına,

istinaden re’sen tescil edilir.”

Düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu düzenleme doğrultusunda sigortalı niteliğinde kişileri çalıştıran işverence, işyerinin 5510 sayılı Kanunun 11. maddesinde belirtilen süreler içerisinde bildirilmemesi ve tescil işlemi yapılmaması halinde, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 32. maddesinde belirtildiği şekilde resen tescil işlemi yapılacaktır.

2.1-Resen yapılan işyeri tescillerinde diğer hükümler

İşyeri tescil ekranında resen tescil kısmında daha önceden işverene ait T.C. Kimlik No/ Vergi Kimlik No girilmesi zorunlu değilken, Kurumumuza verilmesi gereken “Aylık Prim ve Hizmet Belgesi" ile vergi kanunlarına göre vergi dairesine verilmesi gereken “Muhtasar Beyannamesi” nin birleştirilmesi kapsamında resen işyeri tescil işlemlerinde de, işverene ait T.C. Kimlik Numarasının/ Vergi Kimlik Numarasının girilmesi zorunlu hale getirilmiştir.

İşyeri işverenine ait T.C. Kimlik Numarasının/ Vergi Kimlik Numarasının, bildirimi yapan Kurum ve Kuruluşlarca eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi nedeniyle resen tescil işleminin gerçekleştirilememesi halinde;

Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya Kanunun 8. maddesinin yedinci fıkrasına göre kamu idareleri ile Kanunun 100. maddesine göre 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuru1uş1ar, diğer gerçek ve tüzel kişi1erden, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuru1uş1ardan, Kanunun 90. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarına göre Kuruma yapılacak bildirimlerden veya ruhsat vermeye yetkili mercilerden alınan ve sadece beyan esasına dayanmayan bilgiler ve Mahkeme kararlarına, istinaden tescil edilmesi gereken işyerleri için işverenlere ait eksik olan T.C. Kimlik No/Vergi Kimlik No bilgileri öncelikle ve ivedilikle bildirimi yapan Kurum ve Kuruluşlardan

temin edilecek, sonuç alınamaması halinde ise ilgisine göre ilgili Kurum ve Kuru1uşlardan

(Vergi Daireleri, Nüfus Müdürlükleri vs.) temin edilerek tescil işlemi yapılacaktır.

3- Kendiliğinden verilen işyeri bildirgesi veya resen işyeri tescili halinde ünitece yapılacak diğer işlemler

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 28. maddesi uyarınca sigortalı çalıştırmaya başlandığı işyeri bildirgesi verilmek suretiyle anlaşılan veya Kurumca tespit olunan Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince sigortalı çalıştırılan işyerine; Kurumca ‘Mahiyet kodu’, ‘İşkolu kodu’, ‘Ünite kodu’, ‘Sıra numarası’, ‘İl kodu’, ‘İlçe kodu’ ve ‘Kontrol numarası’nı ihtiva eden bir işyeri sicil numarası verilecek ve bu numara işverene tebliğ edilecektir.

Mahiyet kodu; yapılan işin özel veya kamu sektörüne ait daimi veya geçici olduğunu belirtmeye yönelik olup tek hane rakamdan ibarettir. Özel sektöre ait devamlı işyerlerine, ‘2’ ve özel sektöre ait geçici işyerlerine ‘4’ mahiyet kodu verilir.10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin % 50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmeler, özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarına ait devamlı işyerlerine ‘1’, geçici işyerlerine ‘3‘ mahiyet kodu verilir.

İşkolu kodu; yapılan işin İş Sağlığı Ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre hangi iş koluna girdiğini belirtmeye yönelik olup dört hane rakamdan,

Ünite kodu; işyerinin işlem gördüğü üniteyi belirtmeye yönelik olup iki hane rakamdan,

Sıra numarası; her işyerine ilgili ünite tarafından iller itibarıyla ve sıra takip etmek suretiyle verilen bir numara olup yedi hane rakamdan,

İl kodu; işyerinin hangi ilde olduğunu belirtmeye yönelik olup il trafik kod numarasından

İlçe kodu; işyerinin hangi ilçede olduğunu belirtmeye yönelik olup iki hane rakamdan

Kontrol numarası; işyeri sicil numarasının doğru kullanılmasını sağlamaya yönelik olup iki hane rakamdan,

ibaret olacaktır.

3.1.- İş kolu kodunun belirlenmesi ve iş kolu kodunda değişiklik işlemleri

Bilindiği üzere 10.1.2013 tarihli ve 6385 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 9. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 81. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi; “Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının % 2’sidir. Bu primin tamamını işveren öder. Bu oranı % 1,5 oranına düşürmeye ya da % 2,5 oranına artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiş, 10. maddesi ile de 83 ve 84. maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Diğer yandan 5510 sayılı Kanunun Ek-1. maddesinde;

“İşverenler tarafından 8., 9. ve 11. maddelere göre Kuruma yapılan sigortalı ve işyerlerine ilişkin bildirimler; 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 3. maddesi, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 62. maddesi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 48. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanununun 3. maddesi hükümleri uyarınca Bakanlık ile ilgili bölge müdürlüklerine ve Türkiye İş Kurumuna yapılması gereken bildirimlerin yerine geçer.”

Hükmü yer almaktadır.

Öte yandan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki iş güvenliği hizmetleri ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında sendika üye sayılarının belirlenmesi işlemleri 6’lı iş kolu kodu baz alınarak yapılmakta olup söz konusu bilgiler tarafımızca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili birimlerince kullanılmaktadır. Bu doğrultuda işyeri bildirgesinin e-sigorta kanalıyla gönderilmesi veya tespit tutanağına istinaden ünite tarafından resen düzenlenmesi aşamasında işyeri sicil numarasının oluşturulmasında ve verilmesinde iş kolu kodunun doğru olarak verilmesi önem arz etmektedir.

Bu kapsamda üniteler tarafından ilk tescil aşamasında yeni tescil edilen işyerlerinde ve sonrasında işverenler tarafından yapılan iş kolu kodu değişiklik taleplerinde aşağıda belirtildiği şekilde işlem yapılacaktır.

3.1.1.- Yeni kısa vadeli sigorta kolları prim oranının yürürlük tarihi

5510 sayılı Kanunun 81. maddesinin birinci fıkrasının 6385 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik (c) bendi 1.9.2013 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiğinden, KVSK (kısa vadeli sigorta kolları) prim oranının sigortalının prime esas kazancının % 2’si olduğuna dair hüküm;

-Ayın 1’i ila 30’u arasındaki çalışmaları karşılığında ücret alan sigortalılar bakımından 1.9.2013-30.9.2013 ayından;

-Ayın 15’i ila takip eden ayın 14’ü arasındaki çalışmaları karşılığında ücret alan sigortalılar bakımından 15.9.2013-14.10.2013 döneminden,

itibaren uygulamaya konulmuştur.

Dolayısıyla, gerek 2013/Eylül ayından önce tescil edilmiş gerekse 2013/Eylül ayı ve sonrasında tescil edilen işyerleri için 2013/Eylül ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinden başlanılarak kısa vadeli sigorta kolları prim oranı % 2 esas alınarak (Kanunun 81. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen sigortalılar hariç) tahakkuk ve tahsil olunacaktır.

2013/Eylül ayı öncesine ilişkin geriye yönelik düzenlenecek aylık prim ve hizmet belgelerinde ise (toplu iş sözleşmelerine istinaden düzenlenen belgeler de dahil) bu belgelerin ilişkin olduğu aylarda/dönemlerde geçerli olan kısa vadeli sigorta kolları prim oranları esas alınacaktır.

3.1.2.- Yeni tescil edilecek işyerlerinde iş kolu kodunun belirlenmesi

İşyeri tescil işlemleri sırasında işkolu kodlarının hatalı verilmesinin, dolayısıyla işverenlerce sonradan düzeltilmesine yönelik başvuruda bulunulmasına neden olunmamasını teminen yeni tescil edilecek işyerleri için gönderilen işyeri bildirgelerindeki işkolu kodlarının ve işin mahiyetinin uyumlu olup olmadıkları tescili istenilen işyerinin vergi mükellefiyeti olup olmamasına göre ünite tarafından kontrol edilecektir;

İşyeri işvereninin vergi mükellefiyetinin bulunması durumunda;

a. “www.gib.gov.tr/İnternet Vergi Dairesi/ Sık Kullanılanlar/e-Vergi Levhası Sorgulama” adresinden “e-vergi levhası” görüntülenerek işyeri bildirgesinde belirtilen işyeri adresi ile e-vergi levhasında yer alan işyeri adresinin aynı olması durumunda e-vergi levhasında yer alan iş kolu kodu,

b. “www.gib.gov.tr/İnternet Vergi Dairesi/ Sık Kullanılanlar/e-Vergi Levhası” adresinden “e-vergi levhası” görüntülenerek işyeri bildirgesinde belirtilen işyeri adresinin, e-vergi levhasında yer alan işyeri adresinden farklı olması durumunda işyeri bildirgesi verilen işyerinin bağlı olduğu vergi dairesinden işkolu kodunu gösteren resmi yazının ibraz edilmesi istenilerek, bu belgede belirtilen işkolu kodu, tescil işleminde esas alınacaktır.

İlgili vergi dairesinden alınan yazıda belirtilen işkolu kodunun veya “e-vergi levhası” ekranından yapılan sorgulama sonucunda ekrana gelen iş kolu kodunun, işyeri bildirgesi verilen işyerinin iş kolu kodundan farklı olduğunun anlaşılması halinde ilgili vergi dairesince işkolu kodu değiştirilmediği sürece vergi dairesinin kayıtları esas alınacaktır.

İşyeri işvereninin vergi mükellefiyetinin bulunmaması durumunda (“e-vergi levhası” ekranında kaydı bulunmayan işverenlerce); İşyeri bildirgesi verilen işyerinin iş kolu kodu ve yapılan işin uyumlu olup olmadığı ünite tarafından değerlendirilecek ve herhangi bir ihbar, şüphe ve şikayet olmaması halinde işyeri bildirgesinde belirtilen iş kolu kodu esas alınacak ihbar, şüphe ve şikayet olması halinde ise iş kolu kodunun belirlenmesi amacıyla işkolu kodunun tespiti amacıyla durum denetim ve kontrolle görevli memurlara intikal ettirilecektir.

3.1.3.- İşkolu koduna yapılan itirazlar üzerine yapılacak değerlendirmeler

İşyeri tescil işlemlerinin bitirilmesinden, dolayısıyla işverenler tarafından iş kolu koduna sonradan itirazda bulunulması halinde, işverenin talebi üzerine yapılacak işkolu kodu değişikliklerinde,

İşyeri işvereninin vergi mükellefiyetinin bulunması durumunda;

a. “www.gib.gov.tr/İnternet Vergi Dairesi/ Sık Kullanılanlar/e-Vergi Levhası Sorgulama” adresinden “e-vergi levhası” görüntülenerek talepte bulunulan işyeri adresi ile e-vergi levhasında yer alan işyeri adresinin aynı olması durumunda e-vergi levhasında yer alan iş kolu kodu esas alınarak,

b. “www.gib.gov.tr/İnternet Vergi Dairesi/ Sık Kullanılanlar/e-Vergi Levhası” adresinden “e-vergi levhası” görüntülenerek talepte bulunulan işyeri adresinin, e-vergi levhasında yer alan işyeri adresinden farklı olması durumunda talepte bulunulan işyerinin bağlı olduğu vergi dairesinden işkolu kodunu gösteren resmi yazının ibraz edilmesi istenilerek, bu belgede belirtilen işkolu kodu esas alınarak,

İşkolu Kodu İtiraz Komisyonunca karar alınmak suretiyle işyeri tescil ve e-sigorta servisince gerekli işlemler yapılacaktır.

İlgili vergi dairesinden alınan yazıda belirtilen işkolu kodunun veya “e-vergi levhası” ekranından yapılan sorgulama sonucunda ekrana gelen iş kolu kodunun, işverenin talep ettiği iş kolu kodundan farklı olduğunun anlaşılması halinde ilgili vergi dairesince işkolu kodu değiştirilmediği sürece vergi dairesinin kayıtları esas alınacaktır.

İşyeri işvereninin vergi mükellefiyetinin bulunmaması durumunda (“e-vergi levhası” ekranında kaydı bulunmayan işverenlerce) talep edilecek işkolu kodu değişikliklerinde işyeri dosyasında yer alan işyeri bildirgesi, denetim raporu, tutanak, resmi yazı, varsa işyeri açma ve çalışma ruhsatı v.b. belgelere bakılarak, İşkolu Kodu İtiraz Komisyonunca işkolu kodu belirlenecek ve alınan karar doğrultusunda işyeri tescil ve e-sigorta servisince gerekli işlemler yapılacaktır. İşkolu kodunun Komisyonca belirlenememesi halinde ise işkolu kodunun tespiti amacıyla durum denetim ve kontrolle görevli memurlara intikal ettirilecektir.

3.1.4.- İşkolu kodu değişikliğinin 2013/Eylül ayı öncesine hüküm ihtiva etmesi halinde yapılacak işlemler

Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanunun mülga 83. maddesinde;

“Kısa vadeli sigorta kolları primi, yapılan işin iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre tespit edilir. İş kolları tehlikenin ağırlığına göre sınıflara, bu sınıflar da özel iş şartlarına ve tehlikeyi önlemek için alınmış olan tedbirlere göre derecelere ayrılır. Hangi iş kollarının hangi tehlike sınıfına girdiği, tehlike sınıf ve derecesine ait prim oranlarının ve tehlike derecelerinin belirlenmesinde uygulanacak esaslar, ilgili bakanlıkların görüşleri de alınarak Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak bir tarife ile tespit edilir. Prim tarifesi gerekli görülürse aynı usûlle değiştirilebilir.

Yapılan işin birinci fıkrada belirtilen tarifeye göre hangi tehlike sınıf ve derecesine girdiği ve ödenecek kısa vadeli sigorta kolları primi oranı Kurumca belirlenerek işverene ve 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara tebliğ edilir. İş kazasını ve meslek hastalığını önleyecek tedbirler hakkındaki mevzuat hükümlerine uygun bulunmadığı tespit edilen işler, Kurumca daha yüksek primli derecelere konulabilir.

Kurum, işyerinin tespit edilmiş bulunan tehlike sınıf ve derecesini yaptıracağı incelemelere dayanarak kendiliğinden veya işverenin ya da 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların isteği üzerine değiştirebilir. Kurumca yapılacak değişikliklere ilişkin kararın takvim yılından en az bir ay önce işverene, işveren tarafından değişiklik isteğinin de takvim yılından en az iki ay önce Kuruma bildirilmesi şarttır.

Böylece karara bağlanacak değişiklikler, karar veya istekten sonraki takvim yılı başında yürürlüğe girer.

İşverenler ile 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlar, tehlike sınıf ve derecesi ile prim oranı hakkında Kurumca yapılacak yazılı bildirimi aldıktan sonra bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. Kurum, bu itirazı inceleyerek en geç üç ay içinde karara bağlayarak sonucunu itiraz edene bildirir. İlgililer, Kurumun kararı üzerine, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili mahkemeye başvurabilir. Kuruma itiraz edilmesi veya mahkemeye başvurulması, primlerin takip ve tahsilini durdurmaz.

İşverenin veya 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların itirazı; işyerinin tehlike sınıfı ve derecesi ile kısa vadeli sigorta kolları prim oranının tebliğine ilişkin yazının işverence veya 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlar tarafından tebellüğünden itibaren bir ay içinde yapılmış ise, değiştirilen iş kolu kodu ve tehlike sınıfı ile tehlike derecesinin hatalı uygulandığı tarihten, bir aylık süre dışında yapılmış ise, itirazın Kurum kayıtlarına intikali tarihini izleyen yılbaşından, üçüncü fıkrada belirtilen sürelerin aşılması durumunda ise, Kurumca yapılacak değişikliğe ilişkin kararın tebliğini izleyen takvim yılı başından geçerli olarak uygulanır.

Bu değişiklik nedeniyle tehlike sınıf ve derecesinin yükselmesi halinde, kararın işverene veya 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara tebliğ edildiği tarih ile yürürlük tarihi arasındaki süreye ilişkin kısa vadeli sigorta kollarına ait prim farkının tebliği tarihini takip eden bir ay içerisinde Kuruma ödenmesi halinde, fark prim için gecikme cezası ve gecikme zammı alınmaz. Aksi takdirde, fark primi 89. madde uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil olunur. Tehlike sınıf ve derecesinin düşmesi halinde ise, kısa vadeli sigorta kolları sigortası prim farkı, işverenin varsa borçlarına mahsup edilir, yoksa iade edilir. Bir ay içinde iade edilmesi halinde faiz ödenmez.”

Hükmü yer almaktadır.

Bu doğrultuda Kurumca yapılacak değişiklik veya işverenlerce yapılan itirazlar ile işin mahiyetinde sonradan meydana gelen değişiklikler üzerine yapılacak işlemlerin 2013/Eylül ayından önceki sürelere ilişkin olması halinde 5510 sayılı Kanunun mülga 83 ve 84. maddelerine ve yapılacak değişiklik sonrasında KVSK prim oranının yükselmesine, düşmesine veya değişmemesine bakılarak işlem yapılacaktır.

Bu doğrultuda;

a- Tehlike sınıfı ile prim oranının değişmemesi halinde;

İşkolu kodunda değişiklik talebinde bulunan işyerleri ile ilgili olarak, işveren servisince yapılan incelemelerde işkolu kodunun hatalı verilmiş olduğunun tespitinin ardından, hatalı işkolu koduna ilişkin tehlike sınıf ve prim oranı ile doğru işkolu koduna ilişkin tehlike sınıf ve prim oranının aynı olduğunun anlaşılması durumunda, bu nitelikteki işyerlerinin, işkolu kodunun değiştirilmesi amacıyla konu işyeri tescil servisine bildirilecektir.

İşkolu kodu değiştirilmesi gereken işyerlerinin eski işkolu kodu ile yeni işkolu koduna ait tehlike sınıfının aynı olup olmadığı işyeri tescil servis şefi/yetkilisi tarafından kontrol edildikten sonra, işyeri tescil servisinde çalışan personel tarafından sistem üzerinde gerekli düzeltme işlemleri aynı gün içerisinde yapılacaktır.

b- Tehlike sınıfı ile prim oranının yükselmesi halinde;

İşkolu kodunda değişiklik talebinde bulunan işyerleri ile ilgili olarak, işveren servisince yapılan incelemelerde işkolu kodu hatalı verilmiş olduğu tespit edilen işyerlerinin, işkolu kodlarının, tehlike sınıfı ve prim oranı daha yüksek olan bir işkolu kodu ile değiştirilmesine karar verilmesi durumunda, değişiklikler 5510 sayılı Kanunun mülga 83. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılacak ve 7201 sayılı Kanuna göre işverenlere tebliğ edilecektir.

c- Tehlike sınıfı ile prim oranının düşmesi halinde;

İşkolu kodunda değişiklik talebinde bulunan işyerleri ile ilgili olarak Sigorta Primleri Servisince yapılan incelemede, işkolu kodunun hatalı verilmiş olduğu tespit edilen işyerlerinin, işkolu kodlarının, tehlike sınıfı ve prim oranı daha düşük olan bir işkolu kodu ile değiştirilmesi yönünde değerlendirmede bulunmaları halinde, söz konusu değişikliğin yapılmasının uygun olup olmayacağının tespiti için durum incelenmek üzere Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarına aktarılacaktır.

Bu bakımdan, sigorta primleri servisince, işyeri dosyasındaki belgelere göre, işyerinin tehlike sınıfının daha düşük bir tehlike sınıfındaki işkolu kodu ile değiştirilmesi yönünde değerlendirmede bulunmaları halinde, durum mevcut işkolu kodu ve prim oranı ile değiştirilmesi uygun görülen işkolu kodu ve prim oranı da belirtilerek gerekli belgelerle birlikte (işyeri bildirgesi veya işyeri açma ve çalışma ruhsatı, rapor, resmi yazı v.s. belgeler) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarına intikal ettirilecektir.

Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyerinde yapılan incelemeler sonucunda düzenlenecek raporlarda, işyerinin işkolu kodunun değiştirilip değiştirilmeyeceği, değiştirilecek ise hangi işkolu kodunda ve hangi tarih itibariyle tasnif edilmesi gerektiği hususlarına yer verilecektir.

Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca düzenlenen raporlara istinaden, işkolu kodunun değiştirilmesine karar verilmesi halinde, değişiklik 7201 sayılı Kanuna göre işverenlere tebliğ edilecektir.

3.1.5.- İşkolu kodu değişikliğinin 2013/Eylül ayı ve sonrasına hüküm ihtiva etmesi halinde yapılacak işlemler

İşkolu koduna yapılan itirazlar üzerine değişikliğin 2013/Eylül ayı ve sonrasına hüküm ihtiva etmesi halinde yeni işkolu kodunda,

-    Değişiklik talebi 2013/Eylül ayından önce yapılmış ise değişiklik 1.9.2013 ya da 15.9.2013 tarihi itibariyle,

-    Değişiklik talebi 2013/Eylül ayı ve sonrasında yapılmış ise değişiklik, talepte bulunulan tarih itibariyle,

gerçekleştirilecektir.

Örnek 1: 23.6.2009 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alınmış (C) Limited Şirketine “1073- Makarna, şehriye, kuskus ve benzeri unlu mamullerin imalatı” işkolu kodunun verildiği, ancak işyeri tescil işlemleri sırasında işkolu kodunun hatalı verildiği gerekçesi ile anılan işveren tarafından 20.3.2013 tarihinde işkolu kodunun “1072- Peksimet ve bisküvi imalatı; dayanıklı pastane ürünleri ve dayanıklı kek imalatı” olarak değiştirilmesi için talepte bulunulduğu ve talep edilen işkolu kodunun da İşkolu Kodu İtiraz Komisyonunca uygun görüldüğü varsayıldığında değişiklik 1.9.2013 tarihi itibariyle gerçekleştirilecektir.

Örnek 2: 17.5.2010 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alınmış (D) Limited Şirketine “2052- Tutkal imalatı” işkolu kodunun verildiği, anılan işveren tarafından 11.10.2017 tarihinde işkolu kodunun “2053- Uçucu yağların imalatı” olarak değiştirilmesi için talepte bulunulduğu ve talep edilen işkolu kodunun da İşkolu Kodu İtiraz Komisyonunca uygun görüldüğü varsayıldığında değişiklik 11.10.2017 tarihi itibariyle gerçekleştirilecektir.

3.1.6-   2013/Eylül ayı öncesine ilişkin geriye doğru tescil edilecek işyerleri

Mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının tespiti, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarının raporları, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden veya işverenler tarafından kendiliğinden verilen işyeri bildirgesine istinaden 2013/Eylül ayı öncesine ilişkin tescil edilecek işyerleri için mülga prim tarifelerinin yürürlükte olduğu dönemler ve hükümler dikkate alınarak işlem yapılacaktır.

3.1.7-   İş kolu kodu belirlenmesi ve değişiklik işlemlerinde diğer hususlar

3.1.7.1- Bilindiği üzere alt işverenler yükümlülüklerini asıl işverene ait işyeri sicil numarasına ilave olarak verilecek üç haneli alt işveren numarası ile asıl işverenin işyeri dosyası üzerinden yerine getirmektedirler. Diğer yandan Kanun uygulaması kapsamında asıl işverenler ve alt işverenler her zaman aynı iş kolu kodunda değerlendirilmekle birlikte, 6331 ve 6356 sayılı Kanun uygulamaları bakımından kullanılmak üzere alt işverenlerin faaliyet konularına uygun olarak seçtikleri altılı NACE kodu bilgisi ayrıca tutulacaktır.

Bu bakımdan 6331 ve 6356 sayılı Kanun uygulamaları bakımından alt işverenlerinin tehlike sınıflarının tespitinde alt işverenlerce altılı NACE kodu girilmesi sırasında asıl işverene ait faaliyet konusu işe ilişkin iş kolu bilgileri değil, kendi yapmış oldukları faaliyet konusu işe ilişkin iş kolu bilgileri girilecektir. Alt işveren işlemlerini asıl işverene ait işyeri dosyasından yerine getirdiğinden alt işverenin iş kolu kodunun asıl işverenden farklı olması halinde asıl işverenin iş kolu kodu bilgilerinde herhangi bir değişiklik yapılmayacağından alt işverenin kendi yapmış olduğu işe ilişkin iş kolu kodu bilgileri sisteme girilecektir.

Örnek 3: “Madencilik işkolunda” faaliyet gösteren (A) Ltd.Şti. tarafından işletilen maden işyerinde hizmet alımı yoluyla değişik işkolu kollarında faaliyet gösteren alt işverenlerin işe alındığı varsayıldığında söz konusu alt işverenler için asıl işverene ait faaliyet konusu işe ilişkin iş kolu bilgileri değil, kendi yapmış oldukları faaliyet konusu işe ilişkin iş kolu bilgileri girilecektir.

3.1.7.2-  İşkolu koduna ilişkin itirazların denetime intikal etmesi durumunda denetim gerekçeleri işyerinde yerel denetim yapılarak sonuçlandırılacaktır. Ancak, sadece yerel denetim yapılarak konuyla ilgili kanaat oluşturulamaması durumunda işyeri kayıt ve belgeleri de incelenecektir.

3.1.7.3-  Dereceleme işlemleri 5510 sayılı Kanunun 83. maddesine istinaden yayımlanan Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Tarifesinin 11. maddesine istinaden yürütülmekte olup, anılan maddenin yürürlükten kaldırılmış olması ve kısa vadeli sigorta kolu prim oranının % 2’ye sabitlenmesi nedeniyle kısa vadeli sigorta kolları priminin binde 2 oranında artırılması veya eksiltilmesi söz konusu olamayacağından 2013 ve müteakip yıllarda dereceleme işlemleri yapılmayacaktır.

3.1.7.4-  İşyeri tescil işlemlerinin ardından altılı işkolu kodu sisteme girilmeden işlemler sonuçlandırılmayacaktır. Yine işyeri tescil işlemleri sırasında birden fazla faaliyet yürütülen işyerlerine ilişkin olarak bu bölümün 3.1.2 numaralı Yeni tescil edilecek işyerlerinde iş kolu kodunun belirlenmesi başlığında yapılan açıklamalar doğrultusunda yalnızca bir tane işkolu kodu verilecektir.

3.1.7.5-  Ayrıca Web tabanlı işyeri tescil programından e-Sigorta kanalıyla işkolu kodu değişiklik talebinde bulunan işverenlerin listesi alınarak gerek kağıt ortamında gerekse e-Sigorta kanalıyla yapılan işkolu kodu değişiklik talepleri ivedilikle sonuçlandırılacaktır.

3.1.7.6-Ayrıca aynı dörtlü işkolu kodunun altındaki altılı işkolu kodlarının farklı tehlike sınıflarına girmesi (Örneğin 0311.01’in tehlikeli, 0311.02’nin çok tehlikeli sınıfta yer alması) mümkün olduğundan, dörtlü işkolu kodu aynı olsa dahi altılı işkolu kodunun değiştirilmesine ilişkin talepler de bu bölümün 3.1.2, 3.1.3, 3.1.4 numaralı başlıklarında belirtildiği şekilde işlem yapılacaktır.

3.1.7.7-İşkolu kodu değişikliklerinin ardından yeni altılı işkolu kodu örneği bu genelge eki Ek-1 ve Ek-2’de yer alan matbu formlar kullanılmak suretiyle, posta yoluyla 7201 sayılı Kanuna göre işverenlere tebliğ edilecektir.

3.2- İşyeri dosyasının açılması ve alt işverenlerin tescili

Kanun kapsamına alınacak nitelikteki her iş veya işyerine yukarda belirtilen esaslara göre bir işyeri sicil numarasının verilmesinden sonra, bu numara işyeri bildirgesinin özel hanesine veya tespit tutanağı bahis konusu ise, bu tutanağın başına yazılacak ve bir işyeri dosyası açılıp, bu dosyaya işyeri bildirgesi veya tutanak konacaktır. Tescili yapılan işyerinin işyeri dosyasının kapağına işyeri sicil numarası, işyeri adresi, işyeri unvanı, işverenin işe başlama tarihi vb. yazılacaktır. Bu belgelerdeki bilgiler dosya kapağının üzerindeki ilgili hanelere okunaklı ve itinalı bir şekilde yazılacaktır.

Mahiyet ve işkolu kodlarında, tehlike sınıf ve derecesinde, işverenin ve işyerinin isim, ünvan ve adres değişikliklerinde bu bilgiler dosya kapaklarındaki hanelerine muntazaman ve vaktinde işlenecektir.

Asıl işverenlerden iş alan alt işverenler için asıl işverene ait işyeri sicil numarasına ilave olarak verilecek üç haneli alt işveren numarası verilerek, alt işverenlerce çalıştırılan sigortalılara ilişkin bildirimlerin bu işyeri sicil numarası üzerinden yapılması sağlanacak olup, alt işverenler için ayrıca işyeri dosyası açılmayacaktır.

Diğer yandan uygulamada asıl işverenlerce alt işverenlerin sözleşmelerinin sona erdiği hususunun ilgili sosyal güvenlik merkezine yazılı olarak bildirildiği durumlarda; alt işverenin işini bitirdiği tarihin işyeri tescil kütüklerine kaydedilmesi gerekirken e-Sigorta şifresinin askıya alındığı, dolayısıyla e-sigorta şifresi askıya alınan işverenin sigortalı işten ayrılış bildirgelerini de gönderemeyerek idari para cezasına maruz bırakıldıkları gibi durumlarla karşılaşılabilmektedir.

Bu durumda web tabanlı işyeri tescil programlarında mevcut “Tescil Değ. İşlemleri”, “Aracı İşlemleri” seçenekleri işaretlenmek suretiyle erişilen ekranda yer alan “Aracı Bitirme Tar.” alanına, alt işverenin işinin sona erdiği tarih yazılacak olup, e-Bildirge şifrelerinin askıya alınması işlemi kesinlikle yapılmayacaktır.

Dolayısıyla, alt işverenin işinin bitirildiği tarihin işyeri tescil kütüklerine kaydedilmesi halinde, işin sona erdiği tarihten sonraki aylara ilişkin aylık prim ve hizmet belgesi gönderilmesine e-Bildirge programlarınca izin verilmeyecek olmakla birlikte, e-Sigorta kullanıcı kodu ve şifresi aktif olacağından alt işverenlerin işten ayrılış bildirgelerini göndermeleri mümkün olacaktır.

Öte yandan özellikle ihale konusu işler bakımından alt işverenin tescilinin yapılmasını müteakip durumdan ihale makamına bilgi verilecek olup işverenden ihale makamından temin edilecek ve asıl işverenin alt işveren çalıştırmasında mahsur olup olmadığına ilişkin herhangi bir belge getirmesi veya ibrazı istenmeyecektir.

4- İhale konusu veya özel sektör tarafından tekraren verilen işlerde işyeri dosyası tescil edilmeksizin aynı dosyadan işlemlerin yürütülmesinin usul ve esasları

Bilindiği üzere Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 27. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde;

“İşverenin talebi üzerine aynı işverene, aynı iş kolunda olmak üzere işin bitiminden itibaren bir ay içerisinde tekraren verilen veya ihale edilen güvenlik, temizlik, taşıma ve benzeri nitelikteki hizmet alımı işlerinde yeni bir işyeri bildirgesi verilmeksizin söz konusu işlerin yürütüldüğü işyeri dosyası üzerinden işlemler yürütülebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurumca belirlenir.”

Hükmü yer almaktadır.

Yapılan düzenlemeyle önceki işin tekrarı niteliğinde olan sözleşme veya ihale konusu yeni iş için, işyeri dosyası açılmaksızın iş ve işlemlerin mevcut işyeri dosyasından yürütülebilmesi amaçlanmaktadır.

İlgili hüküm kapsamında yeniden işyeri dosyası tescil ettirilmeksizin mevcut olan işyeri dosyasından işlemlerin yürütülebilmesi için;

a)   Aralarında yapılan sözleşme ile verilen veya 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunları dahil olmak üzere ihale edilen güvenlik, temizlik, taşıma ve benzeri nitelikteki hizmet alımı işinin yapıldığı bir işyeri dosyanın bulunması,

b)  İşverenin yazılı talebinin olması,

c) İşin aynı işverene verilmesi,

ç) Mevcut dosyadan yapılan iş ile söz konusu dosyadan yapılmaya devam edecek işin iş kolu kodunun aynı olması,

d) Yeni işin aynı işverene tekraren sözleşmeyle verilmiş veya ihale edilmiş olması ve yeni işe eski işin bitim tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde başlanacak olması,

e) Mevcut dosyadan yapılmakta olan iş ile tekraren verilen veya ihale edilen işin personel çalıştırılmasına dayalı adam/gün sayısı belli hizmet işi niteliğinde bir iş olması,

şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.

4.1- Aralarında yapılan sözleşme ile verilen veya 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunları dahil olmak üzere ihale edilen güvenlik, temizlik, taşıma ve benzeri nitelikteki hizmet alımı işinin yapıldığı bir işyeri dosyanın bulunması

İşveren tarafından tekraren alınan veya ihale suretiyle yüklenilen iş için işyeri dosyası tescil edilmeksizin işlerin yürütülmesine ancak bu konuda daha önce açılmış geçici mahiyette bir işyeri dosyasının bulunması şartıyla izin verilecektir.

4.2 - İşverenin yazılı talebinin olması

İşveren tarafından tekraren alınan veya ihale suretiyle yüklenilen iş için işyeri dosyası tescil edilmeksizin daha önce açılmış mevcut işyeri dosyası üzerinden işlemlerin yürütülmesinde işverenin konuya ilişkin yazılı talebinin olması şartı aranacaktır.

Bu doğrultuda işverenlerin veya yetki verilen kişilerin konuya ilişkin olarak taleplerini içeren ve bu Genelge eki Ek-3'te yer alan başvuru formu ile birlikte yeni işin sözleşme tarihiyle yeni işe başladığı tarih (bu tarih dahil) arasında işyerinin işlem gördüğü sosyal güvenlik il müdürlüğüne/ sosyal güvenlik merkezine başvurmaları gerekmektedir.

Öte yandan söz konusu uygulamadan yararlanmak amacıyla işverenin yazılı talebi aranmakla birlikte işverenin ilgili uygulamadan yararlanmak amacıyla üniteye yazılı talebi olmaksızın mevcut işyeri dosyasından sona eren ihalenin bitim tarihini takip eden aydan itibaren bildirimde bulunmaya devam etmesi halinde iradesini bu yönde ortaya koyduğu kabul edilerek, bu genelgenin “4- İhale konusu veya özel sektör tarafından tekraren verilen işlerde işyeri dosyası tescil edilmeksizin aynı dosyadan işlemlerin yürütülmesinin usul ve esasları” başlığında düzenlenen diğer şartların sağlanmış olması koşuluyla da ihale konusu veya özel sektör tarafından tekraren verilen işlerde işyeri dosyası tescil edilmeksizin aynı dosyadan işlemlerin yürütülmesine izin verilecek ve 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında idari para cezası uygulanmayacaktır.

Önceden beri süre gelen işin tekraren üstlenilmesi ve 1 aylık süreden sonra işe başlanması/sigortalı çalıştırmaya başlanacak olması halinde, bahse konu yeni alınan işe ilişkin işyerinin tescilinde 5510 sayılı Kanunun 11. maddesi ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 27. maddesi hükümlerine göre yeni işyeri dosyası tescil edilecektir.

Örnek 1: (X) Firması tarafından (A) şirketine 31.12.2017 tarihine kadar verilen temizlik işi tekraren 2018 yılı içinde aynı şirkete verilmiştir. Söz konusu işe ilişkin sözleşme 14.12.2017 tarihinde imzalanmış olup (A) şirketi tarafından söz konusu işe 2.1.2018 tarihi itibariyle başlanılmıştır. (A) şirketi tarafından tekraren alınan temizlik işine ilişkin işlemlerin işyeri dosyası tescil edilmeksizin konuya ilişkin olarak daha önce açılmış mevcut işyeri dosyası üzerinden yürütülmesinin istenilmesi halinde ilgili şirketin yetkili kişileri tarafından işin bitim tarihi olan 31.12.2017 ila 31.1.2018 arasında bu Genelge eki Ek-3'te yer alan başvuru formu ile işyerinin işlem gördüğü sosyal güvenlik il müdürlüğüne/ sosyal güvenlik merkezine başvurulması gerekmektedir.

Örnekte yer alan (X) firması tarafından 31.1.2018 tarihine kadar yazılı başvuru olmamasına rağmen tekraren verilen işte 2018 yılı Ocak ayında sigortalı çalıştırıldığına dair aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin Kuruma verilmesi halinde işverenin mevcut işyeri dosyasından bildirimine izin verilecek ve yazılı başvuruda bulunulmama nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında idari para cezası uygulanmayacaktır.

Söz konusu Ek-3 Başvuru Formu ekinde işi veren/ihale eden kurum ve kuruluş tarafından düzenlenen ve işin söz konusu işverene verildiğine/ihale edildiğine ilişkin belge de yer alacaktır.

4.3-   İşin aynı işverene verilmesi

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 27. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer verilen düzenleme doğrultusunda yeniden işyeri dosyası tescil ettirilmeksizin mevcut olan işyeri dosyasından işlemlerin yürütülebilmesine izin verilebilmesi için işin aynı işverene verilmesi şartı aranacaktır.

Örnek 2- (A) kamu kurumu tarafından ihale suretiyle ve 2017 yılı için (B) işverenine verilen temizlik işinin 2018 yılı için de (B) işverenine verilmesi halinde yeni işyeri dosyası tescil edilmeksizin mevcut işyeri dosyasından bildirimlere devam edilecek, (C) işverenine verilmesi halinde mevcut olan işyeri dosyasından işlemler yürütülmeyecektir.

Örnek 3- (A) kamu kurumu tarafından ihale suretiyle ve 2017 yılı için (B) işverenine verilen temizlik işi ilgili idarenin uygun görmesiyle 2017 yılı Mayıs ayında (C) işverenine devredilmiş ve (C) işvereni adına işyeri dosyası açılmıştır. 2018 yılı için söz konusu işin (C) işverenine verilmesi halinde işlemlerin (C) işverenin adına tescil edilmiş işyeri dosyasından yürütülebilmesine izin verilecektir.

4.4- Mevcut dosyadan yapılan iş ile söz konusu dosyadan yapılmaya devam edecek işin iş kolu kodunun aynı olması

Yeniden işyeri dosyası tescil ettirilmeksizin mevcut olan işyeri dosyasından işlemlerin yürütülebilmesi için tekraren alınan iş ile ünitede bulunan mevcut dosyada yapılan işin iş kolu kodunun aynı olması gerekmektedir.

Bu doğrultuda tekraren işi üstlenen işveren tarafından Genelge ekinde yer alan Ek-3 başvuru formu ve eki belgelerin verilmesini müteakip ilgili ünite tarafından mevcut işyeri dosyasında yer alan bilgiler ve belgeler ile verilen belgelerdeki bilgiler karşılaştırılacak olup iş kolu kodlarının aynı olması halinde tekraren alınan iş için mevcut dosyadan bildirimde bulunulmasına izin verilecek iş kolu kodlarının farklı olması halinde ise mevcut dosyadan bildirimde bulunulmasına izin verilmeyecektir.

Örnek 4- (B) kamu kurumuna ilişkin temizlik işi 2017 yılı için (A) Ltd.Şti. tarafından ihale suretiyle yüklenilmiş olup söz konusu işe ilişkin geçici işyeri dosyası 8121- Binaların genel temizliği iş kolu kodundan tescil edilmiştir. 2018 yılı için aynı şirket tarafından (B) kamu kurumuna ait özel güvenlik işinin yüklenilmesi halinde ise söz konusu işe ilişkin özel güvenlik faaliyet kodu 8010 olacağından mevcut işyeri dosyasından bildirimde bulunulmasına izin verilmeyecektir.

4.5- Yeni işin aynı işverene tekraren sözleşmeyle verilmiş veya ihale edilmiş olması ve yeni iş için, eski işin bitim tarihini takip eden aya ait aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmiş olması

Yeniden işyeri dosyası tescil ettirilmeksizin mevcut olan işyeri dosyasından işlemlerin yürütülebilmesine izin verilebilmesi için yeni işin aynı işverene tekraren sözleşmeyle verilmiş veya ihale edilmiş olması ve yeni iş için, eski işin bitim tarihini takip eden aya ait aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin verilmiş olması gerekmektedir.

Bununla birlikte eski işin bitim tarihini takip eden aya ait aylık prim ve hizmet belgesinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin verilmemesi halinde mevcut dosyadan bildirim yapılmayacaktır.

Diğer yandan eski işin bitim tarihini takip eden aya ait aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin yasal süresi dışında mevcut dosyadan verilmesi halinde işlemlerin mevcut dosyadan yürütülmesine devam edilecek ve 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında idari para cezası uygulanmayacak ancak aylık prim ve hizmet belgesinin /muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin geç verilmesinden dolayı idari para cezası uygulanacaktır.

Örnek 5- (A) firmasına ait temizlik işi 2017 yılı için 1 yıllık olarak (B) firmasına verilmiş olup söz konusu iş 2017 yılı sonu itibariyle bitecektir. 2017 yılı Kasım ayında (A) firması ile (B) firması arasında imzalanan sözleşme ile mevzubahis temizlik işi tekraren (B) firmasına verilmiştir. 31.12.2017 itibariyle mevzubahis dosyadan bildirilen iş tamamlanmış olup (B) firması tarafından tekraren alınan iş için işyeri dosyası tescil edilmeksizin mevcut bulunan dosyadan bildirimde bulunulmasına izin verilebilmesi için 2018 yılı Ocak ayı aylık prim ve hizmet belgesinin / muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin verilmiş olması gerekmektedir.

4.6- Mevcut dosyadan yapılmakta olan iş ile tekraren verilen veya ihale edilen işin personel çalıştırılmasına dayalı güvenlik, temizlik, taşıma ve benzeri nitelikteki hizmet alımı niteliğinde bir iş olması

Yeniden işyeri dosyası tescil ettirilmeksizin mevcut olan işyeri dosyasından işlemlerin yürütülebilmesine izin verilebilmesi için tekraren verilen veya ihale edilen işin personel çalıştırılmasına dayalı güvenlik, temizlik, taşıma ve benzeri nitelikteki hizmet alımı niteliğinde bir iş olması gerekmekte olup yapım işleri bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

4.7- Yukarıda belirtilen şartları taşımamasına rağmen tekraren (4.2 numaralı bölümde belirtilen şart hariç) verilen işlerin yeni işyeri dosyası tescil ettirilmeksizin tamamlandığının sonradan anlaşılması

Yukarıda belirtilen şartları taşımamasına rağmen tekraren (4.2 numaralı bölümde belirtilen şart hariç) verilen işlerin yeni işyeri dosyası tescil ettirilmeksizin tamamlandığının sonradan anlaşılması halinde her bir sözleşmeyle veya ihaleyle verilen iş için ayrı ayrı işyeri tescil edilmesi gerekmekteyse de söz konusu işlerin bitmiş olması, Kurumun, işverenlerin ve sigortalıların zararı olmaması nedeniyle gereksiz emek ve zaman kaybına yol açmamak adına her bir işyeri için işyeri dosyası tesciline gidilmeyecek ancak, işyeri bildirgesi verilmesi gerektiği halde verilmeyen her bir iş için ayrı ayrı 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında idari para cezası uygulanacaktır.

5- Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 27. maddesinin on birinci fıkrasına istinaden işyeri dosyalarının birleştirilmesi

Bilindiği üzere Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 27. maddesinin on birinci fıkrasında;

“Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyeri işverenleri tarafından yazılı olarak talep edilmek kaydıyla, devamlı mahiyette işlem gören veya görecek olan aynı kamu kurum ve kuruluşu işverenine ait iş kolu kodu aynı olan ve birden fazla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü sınırları içindeki tüm işyeri dosyalarının birleştirilmek suretiyle tek dosyada işlem görmesine istihdam teşvik ve desteklerinden yersiz yararlanmaya mahal vermeyecek şekilde Kurumca izin verilebilir.”

Düzenlemesi yer almaktadır.

Bu doğrultuda; Kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyeri işverenleri tarafından yazılı olarak talep edilmek kaydıyla;

-    Aynı ilde devamlı mahiyette işlem gören veya görecek iş kolu kodu aynı olan ve Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran tüm işyerlerinin birleştirilmek suretiyle il bazında iş kolu koduna göre ayrı ayrı işyeri tescil edilmesi,

-    Devamlı mahiyette işlem gören veya görecek olan iş kolu kodu aynı olan birden fazla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü sınırları içindeki tüm işyeri dosyalarının iş kolu kodları dikkate alınarak bölge/ülke çapında birleştirilmesi,

işlemleri yapılacaktır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

İşyeri Dosyalarında Nevi Değişikliği, Birleşme, Katılım, Adi Şirketlere Yeni Ortak

Alınması İle Devir, Nakil, İntikal İşlemleri

1- Şirketlerin birleşmesi, nevilerinin değişmesi veya diğer bir şirkete katılması, adi şirketlerde yeni ortak alınması hallerinde işyeri dosyası tescil işlemleri

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 11. maddesinin 4. fıkrasında yeralan;

“29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda, bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilân tarihini; adi şirketlerde şirkete yeni ortak alınması durumunda ise en geç yeni ortağın alındığı tarihi takip eden on gün içinde, işyeri bildirgesi ile Kuruma bildirilmek zorundadır.”

Hükmü uyarınca; bu durumlarda ticaret sicilindeki kayıtların değişmesini gerektiren başka bir deyişle nevisi değişen, katılan veya birleşen şirkete ait kaydın bir defterden başka bir deftere taşınmasını ve eski kaydın kapanmasını gerektiren bir işlem söz konusu olduğundan bu gibi durumlarda işveren ve işverene esas olan vergi kimlik numarası da değiştiğinden söz konusu durumların gerçekleşmesini takip eden 10 günlük süre içerisinde Kuruma işyeri bildirgesi gönderilecektir.

Diğer yandan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği gereği bu işyeri bildirgeleri elektronik ortamda verilecektir.

Adi şirketlerde (adi ortaklıklarda) şirkete (ortaklığa) yeni ortak alınması durumunda ise en geç yeni ortağın alındığı tarihi takip eden on gün içinde, işyerinin işlem gördüğü Kurumun ilgili ünitesine işyeri bildirgesi gönderilecektir.

Adi ortaklıkta (adi şirketlerde) ortaklardan ayrı bir hukuki süje yani tüzel kişilik olmadığından, şirket adına yapılan işlemlerden ötürü tüm ortaklar sorumluluk altına girmektedir. Ayrıca adi ortaklıklar bağımsız işletme birimleri olarak görülmekte olduğundan, iki kişilik adi ortaklıkta ortaklardan birinin çıkması adi ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuracaktır. Bu durumda adi ortaklık tarafından işletilen işyeri üzerindeki ortaklığın müstakil yapısının kalkması ve ortaklığın sona ermesiyle işyerinin tek kişi adına tescil edilmesi gerekmekte olup müstakil yapısı kalkan ortaklığın işlettiği işyerinin yeni işvereninin gerçek kişi olması sebebiyle, bu durum işyerinin devri mahiyetinde değerlendirilerek ortaklığın sayısının bire düştüğü tarihi takip eden 10 gün içinde işyerinin devrine ilişkin işyeri bildirgesi verilecektir.

Örnek 1: 2 gerçek kişiden oluşan (B) adi ortaklığının ortaklarından (A)’nın 23.10.2018 tarihi itibariyle ortaklıktan ayrılması durumunda, adi ortaklık niteliği ortadan kalkacağından ortaklıktan ayrılma tarihini takip eden 10 gün içinde işyeri bildirgesinin işyerinin bulunduğu yerdeki sosyal güvenlik merkezine gönderilmesi gerekecektir.

Şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya bir şirketin diğer bir şirkete katılması ya da adi şirketlerde yeni ortak alınması veya adi ortaklığın gerçek kişiye dönüşmesi durumunda yeni işyeri dosyası tescil edilmeyecek, mevcut dosya üzerinden değişiklikler işlenmek suretiyle işlemler devam ettirilecektir.

Örnek 2 : (A) İmalat Ltd. Şti. unvanıyla Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezinde 3.4.2017 tarihinde bir işyeri açılmış ve bu işyerine ………… 1234567.06 sicil numarası verilmiştir. (A) İmalat Ltd. Şti'nin nevi değiştirerek (A) İmalat A. Ş'ye dönüşmesi ve durumunda 4.9.2018 tarihinde ticaret sicili gazetesinde ilan edilmesi halinde ilan tarihini takip eden on gün içinde (en geç 14.9.2018 tarihine kadar) işyeri bildirgesi ile Kurum'a bildirilmesi zorunludur. Kurum söz konusu nevi değişikliğine dair işyeri bildirgesini aldığında işyeri sicil numarasını değiştirmeyecek ancak işveren ile ilgili kayıtlarını güncelleyecektir.

Birleşme işlemi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 136 ila 148. maddelerinde düzenlenmiş olup, söz konusu Kanunun 136. maddesinin ikinci fıkrasında 136 ilâ 158. maddelerin uygulamasında, kabul eden şirketin “devralan”, katılan şirketin“ devrolunan” diye adlandırılacağı, dördüncü fıkrasında da, birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devraldığı ve birleşmeyle devrolunan şirketin sona ererek ve ticaret sicilinden silineceği belirtilmiştir.

Bu doğrultuda Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin birleşmesi halinde yeni dosya açılmaksızın iş ve işlemler devreden şirkete ait işyeri dosyası/dosyaları üzerinden devralan şirket adına gerçekleştirilecektir.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda, bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilân tarihini; takip eden 10 gün içinde işyeri bildirgesi verilmesine ilişkin olarak; ticaret sicilinde yapılan değişikliklerin üçüncü kişiler nezdinde hüküm ifade edebilmesi ancak değişikliğin ilanı ile mümkün olduğundan, yapılan değişikliğin ilan edilmemiş olması durumunda değişiklik bu durumu bilmeyenler bakımından bir hüküm ifade etmeyecektir. Bu doğrultuda, ilan tarihinden kasıt ticaret sicili gazetesinin yayınlanmış olduğu tarih olup; şirketin ticaret sicilindeki kayıt - tescil tarihi, başvuru tarihi, ticaret sicil gazetesindeki karar tarihi vs. ilan tarihi olmamaktadır.

Buna göre, şirketlerin birleşmesi, nevilerinin değişmesi veya katılımı hallerinde bu değişikliğin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı tarihi takip eden 10 gün içinde işyeri bildirgesi ile Kurumumuza bildirilmiş olması halinde, işyeri bildirgesini verme yükümlülüğü yasal süresi içerisinde yerine getirilmiş sayılacaktır.

Öte yandan nevi değişikliği, birleşme ve katılım hallerinin ticaret sicil gazetesinde ilan tarihini takip eden 10 gün içinde işyeri bildirgesiyle bildirilip bildirilmediği hususu ünite tarafından ticaret sicil gazetesinden de sorgulanacaktır.

Örnek 3 : (B) Limited Şirketi 2.5.2018 tarihinde nev’i değiştirmiş olup; söz konusu nev’i değişikliği 15.5.2018 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlanmıştır. Bu durumda, işyeri bildirgesinin 15.5.2018 tarihini takip eden 10 gün içerisinde (25.5.2018 tarihi dahil olmak üzere bu tarihe kadar) Kuruma verilmesi gerekmektedir.

Şirketlerin, unvan değişikliklerinde işyeri bildirgesi verilmeyecek, bu değişikliğin yer aldığı Ticaret Sicil Gazetesinin de ekli olduğu bir yazı ile Kuruma bildirilmesi yeterli kabul edilecektir.

Öte yandan kurumsal işlemlerden yada tescil düzeltmelerinden dolayı nevi değişikliği yapılması durumunda oluşacak idari para cezası iptal edilecektir.

2- İşyeri dosyalarında devir, nakil, intikal ve bölünme işlemleri

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 11. maddesinin 5. fıkrasında;

“İşyerinin faaliyette bulunduğu adresten başka bir ildeki adrese nakledilmesi, sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene devredilmesi veya intikal etmesi halinde, işyerinin nakledildiği, yeni işverenin işi veya işyerini devraldığı tarihi takip eden on gün içinde, işyerinin miras yoluyla intikali halinde ise mirasçıları, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, işyeri bildirgesini Kuruma vermekle yükümlüdür. İşyerinin aynı il sınırları içinde Kurumun diğer bir ünitesinin görev alanına giren başka bir adrese nakledilmesi halinde, adres değişikliğinin yazı ile bildirilmesi yeterlidir. Bu işlerde çalışan sigortalıların, sigorta hak ve yükümlülükleri devam eder.”

Hükmü yer almaktadır.

Yine 5510 sayılı Kanunun 89. maddesinin birinci fıkrasında;

“Sigortalının çalıştırıldığı işyeri aktif veya pasifi ile birlikte devralınır veya intikal ederse ya da başka bir işyerine katılır veya birleşirse eski işverenin Kuruma olan prim ile gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu hükme aykırı sözleşme hükümleri Kuruma karşı geçersizdir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Kurum yetkilidir.”

Düzenlemesi yer almıştır.

Söz konusu durumlara ilişkin olarak dikkat edilecek hususlar aşağıda sayılmıştır.

2.1- İşyerinin devri veya intikali

2.1.1- İşyerinin devri

İşyerinin devrinden bahsedilebilmesi için faaliyet halinde iken bütün tesisat ve işçileri ile birlikte diğer bir işveren tarafından devir alınması veya o işverene intikal etmesi şartı aranacaktır.

Bir işyerinin devri demek onun bütün hukuki neticeleriyle birlikte, yani aktifi ve pasifi, işçisi ve tesisatı ile birlikte faaliyet halinde bir başkasına geçmesi demek olup bu şartlarla yapılan bir devir anlaşması, çalışanların hizmet akitlerinin kesintisiz olarak devamı, yani yeni işverenin bu akitleri tanımasını kapsayacağından el değiştirme sayılacaktır. Aksi halde, ilk işveren kendi işçilerinin akdini feshederek faaliyetini tatil etmişse ortada 5510 sayılı Kanunun tarifine uygun bir işyeri kalmamış olacaktır. Böyle bir işyerini sadece binası, tesisatı, makina ve sair demirbaşları ile başkasına satmak veya kiralamak hukuken mülkiyetin veya kullanma hakkının devredilmesi demektir ki, bu durum el değiştirmenin varlığına yeterli sayılmayacaktır.

Bu kapsamda işyerinin devir edilmesinin unsuru, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan kişiler ile birlikte diğer maddi ve maddi olmayan unsurların başkasına geçmesi olduğundan bu durumda 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan kişiler bulunmaksızın yapılan bir devir nedeniyle işyeri bildirgesi verme yükümlülüğü bulunmayacaktır.

İşyeri bildirgesi, sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin devri halinde, yeni işveren tarafından, en geç işin veya işyerinin devralındığı tarihi takip eden on gün içinde işyerinin işlem gördüğü Kurumun ilgili ünitesine gönderilecektir.

10 günlük süre;

Devir işleminin ticaret sicil gazetesinde yayımlanmaksızın sözleşme ile yapılması halinde ise sözleşme tarihini,

Devir işleminin ticaret sicil gazetesinde yayımlanması halinde ilan tarihini,

takip eden günden itibaren başlayacaktır.

Örnek 1: (A) Ltd. Şti. ne ait olan tekstil fabrikası içinde yer alan makineler ve sigortalılar ile birlikte yapılan sözleşme ile 7.5.2018 tarihi itibariyle (B) Ltd. Şti. ne devredilmiştir. Söz konusu sözleşmenin akdedildiği tarihi izleyen 10 gün içinde işyerinin devrine ilişkin işyeri bildirgesi (B) Ltd. Şti. tarafından ilgili üniteye gönderilecektir.

Öte yandan yapılan sözleşme kapsamında sadece fabrikanın içindeki makinalar ile devredilmesi çalışan sigortalıların işten çıkış işlemlerinin sözleşmenin imzalanmasından önce yapılmış olması halinde ise sosyal güvenlik uygulaması noktasında devir söz konusu olmayacağından işyerinin devrine ilişkin işyeri bildirgesi verilmeyecektir.

Diğer taraftan bir işyerinin devredilmesi durumunda yeni işveren eski işverenin Kuruma olan borçlarından sorumlu olmakla birlikte hile, muvaaza, salt prim borçlarından kurtulma veya üçüncü kişileri yanıltma amacına yönelik olarak işyerinin devir veya satış gösterilmesi halleri hariç olmak üzere; söz konusu sorumluluğun alanını daha önceki veya daha sonraki işverenlere yüklemek, sorumluluk kapsamını uzatmak mümkün olmayacaktır.

Örnek 2: (A) işverenine ait işyeri sigortalıları ile birlikte 4.9.2018 tarihinde (B) işverenine devrolmuş (B) işvereni tarafından da yeni işyeri bildirgesi verilerek tescil edilmiştir. Sonrasında ise işyeri (B) işvereni tarafından sigortalıları ile birlikte 3.12.2018 tarihinde (C) işverenine devrolmuş ve (C) işvereni tarafından da yeni işyeri bildirgesi verilerek tescil edilmiştir. Söz konusu olayda hile, muvaaza, salt prim borçlarından kurtulma veya üçüncü kişileri yanıltma amacına yönelik olarak işyerinin devir veya satış gösterilmesi halleri hariç olmak üzere; (A) işvereni ile (B) işvereni arasında yapılan devir işleminin sonucu (A işverenine ait olan Kuruma olan borçlar) (C) işverenine yansıtılmayacaktır, (C) işvereni yalnızca (B) işvereniyle yaptığı sözleşmesinin sonuçlarından, (B) işvereninin kuruma olan borçlarından sorumlu olacaktır.

İşyerinin devrine ilişkin sürelerin kanıtlanması ve bildirime esas sürelere uyulup uyulmadığının belirlenmesi noktasında öncelikli olarak işverenler tarafından yapılan beyanlar kabul edilecek olup ihbar veya şikayet olması halinde devire ilişkin noter onaylı sözleşme, resmi kurumlara ait kanıtlayıcı belgeler gibi unsurların işverenden istenmesiyle devrin yapıldığı tarih ve buna ilişkin işyeri bildirgesinin süresinde verilip verilmediğinin kontrolü yapılabilecektir.

Diğer yandan tüzel kişiliklerin üçüncü kişiler nezdinde borçlara ve haklara ehil olabilmeleri kurulduklarının tescil ve ilan edilmesi ile birlikte mümkün bulunmaktadır. Tüzel kişiliğin ticaret siciline tescil edilerek ilan edilmesi ile birlikte artık kurucularından ayrı, bağımsız, hukuk düzeninin kabul ettiği bir kişiliğin varlığı kabul edilmektedir. Tüzel kişiliklerin sigortalı vasfında kişi çalıştırmaları durumunda sigortalının çalıştırıldığı yer işyeri, sigortalıyı çalıştıran tüzel kişilik de işveren olarak nitelendirilmektedir.

Bu doğrultuda işverenin değişmesi, işyerinde işveren sıfatının taşıyan gerçek ya da tüzel kişinin değişmesidir. Tüzel kişiliği olan ortaklıklarda, ortaklardan birinin, daha fazlasının veya tamamının hisselerini başka birine/birilerine devretmesi, şirketteki hakim durumu değiştirse bile, şirketin tüzel kişiliğinde bir değişiklik oluşturmayacağından, hisse devri işveren değişikliği olarak nitelendirilemeyecek işyeri tescil kütüğündeki bilgiler güncellenecektir.

Örnek 3: Bir limited şirketin ortaklarının hisselerini başka gerçek veya tüzel kişilere satmaları tüzel kişiliği sona erdirmediğinden başka bir ifade ile tüzel kişiliğin hissedarları değişmiş olsa dahi ticaret sicilinde o tüzel kişilik adına kayıt devam ettiğinden bu şekildeki hisse devri işveren değişikliği olarak görülmeyecek ve hissedar değişikliği nedeniyle işverenden işyeri devir bildirgesi istenilmeyecektir. Söz konusu durumda yeniden işyeri dosyası tescil ettirilmeyecek ancak işyeri dosyası üzerinde gerekli değişiklikler yapılacaktır.

Örnek 4: Bir limited şirketin tek gerçek kişi ortağı bulunmaktadır. Söz konusu ortak tarafından hisselerin tamamı (%100’lük kısmı) bir başkasına satılmıştır. Hisselerin başka gerçek kişiye satılması tüzel kişiliği sona erdirmediğinden başka bir ifade ile tüzel kişiliğin hissedarı değişmiş olsa dahi ticaret sicilinde o tüzel kişilik adına kayıt devam ettiğinden bu şekildeki hisse devri işveren değişikliği olarak görülmeyecek ve hissedar değişikliği nedeniyle işverenden işyeri devir bildirgesi istenilmeyecektir. Söz konusu durumda yeniden işyeri dosyası tescil ettirilmeyecek ancak işyeri dosyası üzerinde gerekli değişiklikler yapılacaktır.

Örnek 5: İki ortaklı (A) limited şirketinde ortakların ayrı ayrı % 50 lik hisseleri bulunmaktadır. Ortaklardan birisi hisselerini diğer ortağa satmıştır. Hisselerin diğer ortağa satılması tüzel kişiliği sona erdirmediğinden başka bir ifade ile tüzel kişiliğin hisse sahibi değişmiş olsa dahi ticaret sicilinde o tüzel kişilik adına kayıt devam ettiğinden bu şekildeki hisse devri işveren değişikliği olarak görülmeyecek ve hissedar değişikliği nedeniyle işverenden işyeri devir bildirgesi istenilmeyecektir. Söz konusu durumda yeniden işyeri dosyası tescil ettirilmeyecek ancak işyeri dosyası üzerinde gerekli değişiklikler yapılacaktır.

2.1.1.1- Bazı iş ve işyerlerinde devir ve devri gerektirmeyen haller

2.1.1.1.1- Apartman, iş hanı ve pasaj gibi işyerlerinde

Kapıcılık, kalorifercilik, odacılık gibi hizmetlerin görülmesi sebebiyle 5510 sayılı Kanunun uygulandığı apartman, iş hanı ve pasaj gibi işyerlerinin tamamının gerçek veya tüzel kişiye ait olması durumunda tüm olarak başka gerçek veya tüzel kişilere devir veya intikal etmesi halinde diğer devamlı işyerlerinde olduğu gibi devir işlemi uygulanacaktır.

Kat Mülkiyeti Kanununa tâbi bir apartmanın bağımsız bölümlerinden bir veya birkaçı sahip değiştirirse, işyerinin tümü ile devri bahis konusu olmadığı için, sadece kat malikleri listesinde isim değişikliği yapılması yeterli olacaktır.

2.1.1.1.2- İcra tarafından satılan işyerlerinde

İcra dairesi tarafından haczedilen işyerinin başka bir kişi tarafından icradan alınması halinde, bu işyerinin bütün hukukî neticeleriyle ve anlaşma ile devri bahis konusu olmadığından devir işlemi yapılması mümkün değildir. Bu itibarla icradan satın alarak sigortalı çalıştıran işveren adına ayrı bir işyeri dosyası açılacaktır.

2.1.2- İşyerinin intikali

Bir işyerinin işvereni gerçek kişi ise, onun ölümü ile bu işyerinin mirasçısına kalması halinde hukuken intikalden söz edilir. Böyle bir işyeri mirasçı tarafından reddedilmeyip kabul edilmişse, çalışmakta olan işçilerin akdi bağları da intikal etmiş olacağından intikal hali meydana gelecektir.

İşyeri bildirgesi, gerçek kişi olan işverenin ölümü halinde ise, mirasçılarınca, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde işyerinin işlem gördüğü Kurumun ilgili ünitesine verilecektir. Mirasın reddi halinde bu üç aylık süre içerisinde mirasın reddine ilişkin belgenin verilmesiyle işyeri bildirgesi vermeye ilişkin yükümlülük ortadan kalkacaktır.

Öte yandan Medeni Kanunun 606. maddesine göre; “Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe miras bırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.” Yine Medeni Kanunun 610. maddesinde de; “ Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.” Hükmü yer almaktadır.

Bu itibarla, işyeri bildirgesi murisin ölüm tarihinden itibaren 3 aylık sürenin sonuna kadar Kuruma verilebileceği gibi 3 aylık süre dolmadan da verilebilecektir.

Örnek 1: A gerçek kişi işvereni 8.5.2018 tarihinde vefat etmiştir. Söz konusu işverenin 2 mirasçısı bulunmaktadır. İlgili mirasçıların vefat tarihinden itibaren 3 ay içinde (8.8.2018 tarihine kadar) sulh hukuk mahkemesinden alacakları reddi miras kararını ilgili üniteye ibraz etmeleri halinde işyeri bildirgesi verilmeyecektir. Söz konusu mirasçılar tarafından 3 ay içinde herhangi bir red işlemi yapılmaması halinde ise miras kabul edilmiş sayılacak olup 3 aylık sürenin sona erdiği 8.8.2018 tarihinde intikale ilişkin işyeri bildirgesi verilmesi gerekecektir. Diğer yandan 3 aylık süre dolmadan 8.6.2018 tarihinde işyeri bildirgesi verilmesi halinde ise bu tarihte (8.6.2018 tarihinde) işyerinin intikali yapılacaktır.

Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 550. maddesi gereği vasiyeti yerine getirme görevlisinin işyeri bildirgesi verme yükümlülüğü bulunmadığından, işyerinin miras yoluyla intikali halinde mirasçılar, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, işyeri bildirgesini vermekle yükümlüdür.

Diğer taraftan devir veya intikal nedeniyle düzenlenen işyeri bildirgesine istinaden ayrıca işyeri dosyası tescil edilmeyecek, işlemlerin eski işyeri numarasından devam ettirilebilmesi için, devir veya intikale ilişkin gerekli değişiklikler tescil kütüklerine kaydedilecektir.

2.2-İşyerinin nakli

İşyerinin faaliyette bulunduğu ilden başka bir ile nakledilmesi halinde, işyeri bildirgesi, işyerinin nakledildiği adresin bağlı bulunduğu üniteye, en geç işyerinin nakledildiği tarihi takip eden on gün içinde verilecektir.

Diğer yandan işyerinin, başka bir ildeki adrese nakledilmesi nedeniyle düzenlenen işyeri bildirgesine istinaden yeni işyeri dosyası tescil edilecektir.

Öte yandan yeni tescil edilen işyeri dosyasından dolayı işverenlerce yeni e-sigorta kullanıcı kodu ve şifresi alınması icap etmekte olup gerekli işlemler yeni alınan e-sigorta şifresi ile yapılacaktır.

İşyerinin nakli dolayısıyla yapılan tescil işleminin ardından işyeri sicil numarası değiştiğinden, nakil tarihi itibariyle hizmet akdi devam eden sigortalılar için eski işyeri dosyasından sigortalı işten ayrılış bildirgesi, yeni işyeri dosyasından sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenmesi gerekmektedir.

Aylık prim ve hizmet belgelerinin/muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin düzenlenmesi sırasında, nakil tarihi itibariyle hizmet akdi devam eden sigortalıların işyerinin nakledildiği tarihten önceki sürelere ilişkin hizmetlerinin ve kazançlarının eski işyeri dosyası için verilmiş olan e-Sigorta şifresi ile işyerinin nakledildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin hizmetlerinin ve kazançlarının ise yeni işyeri dosyası için verilmiş e-Sigorta şifresi ile bildireceklerdir.

Örnek 1: (A) Ltd. Şti. unvanlı işyeri, Tekirdağ ilinden 14.5.2018 tarihi itibariyle Edirne iline nakledilmiştir.

- İşyerinin nakline ilişkin işyeri bildirgesi en geç 24.5.2018 (dahil) tarihine kadar Edirne Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne verilecek,

- 2018/Mayıs ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlenmesi sırasında, sigortalıların nakil tarihinden önceki 13 günlük hizmetlerinin eski e-Sigorta şifresi ile nakil tarihinden sonraki hizmetleri yeni e-Sigorta şifresi ile bildirilecek,

-   Hizmet akdi devam eden sigortalılar için eski işyeri dosyası üzerinden sigortalı işten ayrılış bildirgesi, yeni işyeri dosyası üzerinden sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenecek,

-   Yeni işyeri dosyasından dolayı 14.5.2018 tarihinden sonraki hizmetlere ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlenmesi sırasında ayın kalan gün sayısının 18 olduğu dikkate alınacaktır.

Diğer yandan işyerinin nakline ilişkin sürelerin kanıtlanması ve bildirime esas sürelere uyulup uyulmadığının belirlenmesi noktasında öncelikli olarak işverenler tarafından yapılan beyanlar kabul edilecek olup ihbar veya şikayet olması halinde nakle ilişkin sözleşme, resmi kurumlara ait kanıtlayıcı belgeler gibi unsurların işverenden istenmesiyle nakil işleminin yapıldığı tarih ve buna ilişkin işyeri bildirgesinin süresinde verilip verilmediğinin kontrolü yapılabilecektir.

İşyerinin aynı il içinde başka bir ünitenin görev bölgesine nakledilmesi hâlinde işyeri bildirgesi verilmeyecektir. Nakil tarihini takip eden 10 gün içinde durum, işverence eski ve yeni üniteye bir yazı ile bildirilecek, yapılan yazılı bildirim üzerine yeni işyeri dosyası tescil edilecektir. Yeni ünite, nakil bilgilerine dayanarak işverene işyeri sicil numarasını bildirecek, eski ünitede bulunan işyeri dosyasındaki tescile esas bilgi ve belgelerin birer örneği yeni ünitedeki dosyasına konulacaktır.

İşyerinin başka bir ünitenin görev alanına giren adrese nakledilmesi halinde, durum yeni ünite tarafından bildirimin kendisine yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde eski işyeri dosyasının bulunduğu üniteye yazılı olarak bildirilecek ve yapılan bildirim üzerine eski işyeri dosyası Kanun kapsamından çıkartılacaktır.

Öte yandan Ankara’da Rüzgarlı ve Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezleri, Hatay’da Hatay Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ve İskenderun Sosyal Güvenlik Merkezi, Mersin’de Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ve Tarsus Sosyal Güvenlik Merkezi, İstanbul’da Bağcılar, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Gaziosmanpaşa, Kadıköy, Pendik, Küçükçekmece Sosyal Güvenlik Merkezleri ile Kocaeli’nde İzmit Sosyal Güvenlik Merkezi ve Gebze Sosyal Güvenlik Merkezi ile Türkiye genelindeki diğer sosyal güvenlik il müdürlükleri ana sosyal güvenlik merkezi olarak işlem görmektedirler. Yukarıda belirtilen sosyal güvenlik merkezleri ve sosyal güvenlik il müdürlükleri dışındaki sosyal güvenlik merkezleri de alt sosyal güvenlik merkezi olarak işlem görmektedirler.

Bu kapsamda il içinde yapılan işyeri nakillerinde ana sosyal güvenlik merkezi (SGM) ve alt sosyal güvenlik merkezi ayrımına göre yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır.

2.2.1- İşyerinin aynı il içinde aynı ana sosyal güvenlik merkezine bağlı başka bir alt sosyal güvenlik merkezinin görev alanına giren adrese nakledilmesi

İşyerinin aynı il içinde aynı ana SGM’ye bağlı başka bir alt SGM’nin görev alanına nakledilmesi halinde dilekçe ile yapılacak başvuruya istinaden, işyeri dosyası, eski adresin bağlı bulunduğu alt SGM tarafından ana SGM’ye, ana SGM tarafından da yeni adresteki işyerinin bağlı bulunduğu alt SGM’ye transfer edilecektir. Bu doğrultuda nakil işlemi değil dosya transfer işlemi gerçekleştirilmektedir. Eski işyeri dosyasına ait sicil numarasının yalnızca ilçe kodu ve SGM numarası değiştirildiğinden, nakil tarihinden sonraki işlemleri, eski işyeri dosyasından verilen e-Sigorta kullanıcı kodu ve şifresi ile yapılmaya devam edilecektir.

Mevcut sigortalılar için sigortalı işe giriş ve işten ayrılış bildirgesi verilmeyeceği gibi, transfer işlemin yapıldığı ayda hizmet akdi devam eden sigortalılar için düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgeleri/ muhtasar ve prim hizmet beyannameleri işyerinin hangi tarih itibariyle nakledildiği üzerinde durulmaksızın 30 gün üzerinden düzenlenerek tek bildirge/beyanname halinde Kurum’a gönderilebilecektir.

Örnek 2: İşyeri 15.5.2018 tarihinde, Gölbaşı SGM’nin görev alanına giren adresten Çankaya Sosyal Güvenlik Merkezinin görev alanına giren bir adrese nakleden bir işveren tarafından,

-  Hem Gölbaşı SGM’ ye, hem de Çankaya SGM’ye dilekçe ile başvurulacak

-  Gölbaşı SGM tarafından işyeri dosyası ana SGM olan Ulucanlar SGM’ye, Ulucanlar SGM tarafından da Çankaya SGM’ ye transfer edilecek,

-  İşyerinde çalışan sigortalıların hizmetleri ve kazançları mevcut e-Sigorta kullanıcı kodu ve şifresi ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na gönderilecektir.

2.2.2- İşyerinin aynı il içinde ve aynı alt sosyal güvenlik merkezinin görev alanına giren başka bir adrese nakledilmesi

İşyerinin aynı ünitenin görev alanına giren başka bir adrese nakledilmesi halinde, yeni adres, işyerinin nakledildiği tarihten itibaren 10 gün içinde işyerinin işlem gördüğü üniteye yazı ile bildirilecektir. Bu durumda yeni işyeri dosyası tescil edilmeyecek, işyeri dosyası için herhangi bir transfer işlemi yapılmayacak sadece işyerinin adresi güncellenecektir. Söz konusu durumda e-sigorta kullanıcı kodu ve şifresi alınmasına gerek olmadığı gibi, hizmet akdi devam eden sigortalılar yönünden sigortalı işten ayrılış ve işe giriş bildirgesi düzenlenmesine de gerek bulunmayacaktır.

2.2.3-İşyerinin aynı il içinde farklı ana sosyal güvenlik merkezine bağlı, başka bir alt sosyal güvenlik merkezinin görev alanına giren adrese nakledilmesi yapılacak işlemler

İşyerinin aynı il içinde farklı ana SGM’ye bağlı, başka bir alt SGM’nin görev alanına giren bir adrese nakledilmesi halinde, 10 günlük süre içinde ve dilekçe ile yapılacak başvuruya istinaden yeni adresteki işyerinin bağlı bulunduğu alt SGM tarafından, nakil dolayısıyla yeni bir işyeri dosyası tescil edilecektir.

Yeni tescil edilen işyeri dosyasından dolayı yeni bir e-Sigorta kullanıcı kodu ve şifresi alınması ve nakil tarihi itibariyle hizmet akdi devam eden sigortalılar için eski işyeri dosyasından sigortalı işten ayrılış bildirgesi, yeni işyeri dosyasından sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenmesi icap etmektedir.

Bu durumda, aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenmesi sırasında, nakil tarihi itibariyle hizmet akdi devam eden sigortalıların işyerinin nakledildiği tarihten önceki sürelere ilişkin hizmetlerinin ve kazançlarının eski işyeri dosyası için verilmiş olan e-Sigorta şifresi ile işyerinin nakledildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin hizmetlerinin ve kazançlarının ise yeni işyeri dosyası için verilmiş e-Sigorta şifresi ile bildirilmesi gerekmektedir.

2.3- İşyerinin bölünmesi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun ‘nun Bölünme başlıklı 159. Maddesinde;

“ a) Tam bölünmede, şirketin tüm malvarlığı bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler. Tam bölünüp devrolunan şirket sona erer ve unvanı ticaret sicilinden silinir.

b) Kısmi bölünmede, bir şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler veya bölünen şirket, devredilen malvarlığı bölümlerinin karşılığında devralan şirketlerdeki payları ve hakları elde ederek yavru şirketini oluşturur.”

Hükümleri yer almaktadır.

Bu doğrultuda Türk Ticaret Kanununa tabi olan şirketlerin bölünmeleri ve bölünme sonrasında bölünen şirketin tüzel kişiliği ortadan kalktığı için ve şirketin ikiden fazla farklı şirkete devrolması durumu ortaya çıktığından bölünen şirkete ait işyeri dosyasının bölünme sonrası ortaya çıkan yeni şirketlerden birine devredilmesinin talep edilmesi halinde, yapılan işlem işyerinin devri olarak nitelendirilmeyecek olup bölünme sonrasında ortaya çıkan işyerleri için en geç sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarihte işyeri dosyası tescil edilecektir.

Örnek 1: A Anonim Şirketi 7.1.2020 tarihinde ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünün onayı ile B, C ve D anonim şirketleri olarak üçe bölünmüştür.  Söz konusu A Anonim Şirketinin vergi kimlik numarasının altında Kurumumuzda işlem görmekte olan 1 adet işyeri dosyası bulunmakta olup söz konusu işyeri dosyasında 150 sigortalının bildirimi yapılmaktadır. Söz konusu durumda 150 sigortalının bölünme sonrasında ortaya çıkan yeni şirketlere dağıtılması halinde A Anonim Şirketine ait işyeri dosyasından kaynaklanan tüm aktif ve pasifleri ile sigortalıların aktarımı yapılamayacağından bölünme sonrasında ortaya çıkan yeni şirketler için en geç sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarihte işyeri dosyası tescil edilecektir.

Diğer yandan Türk Ticaret Kanununa tabi olan şirketlerin bölünmeleri, bölünme sonrasında birden fazla yeni şirketin ortaya çıkması ve bölünen şirketin vergi kimlik numarası altında Kurumda işlem gören işyeri dosyalarının sayısının da bölünme sonucunda ortaya çıkan şirketlerle aynı olması halinde; mevcut işyeri dosyalarından kaynaklanan tüm aktif ve pasifler ile sigortalıların, bölünme sonrasında ortaya çıkan şirketlere aynen aktarımı yapılması durumda Kanunun öngördüğü şekilde devir işlemi yapılarak işlemler mevcut işyeri dosyalarından yerine getirilecek olup devir tarihini takip eden 10 gün içinde işyeri bildirgesi verilecektir.

Örnek 2- B Anonim Şirketi 8.1.2020 tarihinde ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünün onayı ile C, D, E ve F anonim şirketleri olarak dörde bölünmüştür. B Anonim Şirketinin vergi kimlik numarası altında Kurumumuzda işlem görmekte olan 4 adet işyeri dosyası bulunmakta olup bir numaralı işyeri dosyasından 35, iki numaralı işyeri dosyasından 75, üç numaralı işyeri dosyasından 80 ve dört numaralı işyeri dosyasından ise 45 sigortalının bildirimi yapılmaktadır. Söz konusu durumda bölünme sonrasında 1 numaralı işyerinin tüm aktif ve pasifi ile sigortalıları C şirketine, 2 numaralı işyerinin tüm aktif ve pasifi ile sigortalıları D şirketine, 3 numaralı işyerinin tüm aktif ve pasifi ile sigortalıları E şirketine ve 4 numaralı işyerinin tüm aktif ve pasifi ile sigortalıları F şirketine aktarılması halinde 5510 sayılı Kanun kapsamında bir devir söz konusu olacağından devir tarihini takip eden 10 gün içinde işyeri devir bildirgesi verilecektir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İşyeri Tescil, İşverenlik İşleminde Özellikli Konular ve Diğer Hususlar

1-Farklı ücret ödeme dönemlerinde ve kamu kurum ve kuruluşlarında farklı statüde sigortalı bulunması halinde işyeri tescili

Tescili yapılacak işyerinde, hem ayın 1’i ila 30’u arasında, hem de ayın 15’i ila müteakip ayın 14’ü arasındaki çalışmalarına istinaden ücret alan sigortalıların bulunması halinde, her iki çalışma döneminden dolayı iki ayrı işyeri bildirgesi düzenlenerek ayrı ayrı işyeri tescili yapılacaktır.

Aynı kamu kurum ve kuruluşunda, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamına giren sigortalıların çalıştırılması halinde, (a) bendi kapsamına giren sigortalılar için ayrı, (c) bendi kapsamına giren sigortalılar için ayrı işyeri bildirgesi düzenlenerek ayrı ayrı işyeri dosyası tescil edilecektir.

2- Tek ihale ile birden fazla ünitenin görev alanına giren bir işin yapılması hâlinde tescil işlemi

Tek ihale ile birden fazla ünitenin görev alanına giren bir işin yapılması hâlinde, istihkaklarının bir ödenmesi ve teminatlarının tek olması şartıyla, işe ilk başlanılan yeri çevresine alan ünitece tek işyeri sicil numarası verilebilecektir. Aynı anda birden fazla ünitenin görev alanlarında işe başlanılması halinde, hangi üniteden tek işyeri sicil numarası alınacağı işverenin talebine göre belirlenecek, işverence, ilgisi bulunan diğer ünitelere yazılı olarak bilgi verilecektir.

Örnek 1: (A) kamu kurumuna ait olan ve söz konusu kamu kurumunun 5 ayrı ilde bulunan birimlerinin temizlik işi (B) Ltd. Şti ne ihale edilmiştir. Söz konusu işte istihkaklarının bir ödenmesi ve teminatlarının tek olması şartıyla, işe ilk başlanılan yeri çevresine alan ünitece tek işyeri sicil numarası verilebilecektir.

Örnek 2: 1 numaralı örnekteki ihale konusu işe 5 ilde aynı gün başlanılması halinde, hangi üniteden tek işyeri sicil numarası alınacağı işverenin talebine göre belirlenecek, işverence, ilgisi bulunan diğer ünitelere yazılı olarak bilgi verilecektir.

3- Aynı işveren tarafından yaptırılan ve birden fazla yapı ruhsatı bulunan özel nitelikteki bina inşaatı işyerlerinde tescil işlemi

Aynı işveren tarafından yaptırılan ve birden fazla yapı ruhsatı bulunan özel nitelikteki bina inşaatı işyerlerinde, parsellerinin bitişik ya da yakın olması ve sigortalıların birbirine karışması şartıyla inşaatların tek sicil numarasında yürütülmesine ünitece izin verilebilecektir.

4- Belirli yerde yapılmayan ve belirli bir merkezden sevk ve idare edilen işlerin tescili

Sigortalı çalıştırılmaya başlanılan, devir alınan veya başka bir işverene intikal eden işin belirli bir yerde yapılmaması hâlinde işyeri bildirgesi işverenin ikametgâhının bulunduğu, yeri çevresine alan üniteye gönderilecektir.

Örnek 1: Bir durağa bağlı olmaksızın şoför çalıştırılan taksi işyerlerinde işyeri bildirgesi işverenin ikametgâhının bulunduğu, yeri çevresine alan üniteye verilecektir.

Sigortalı çalıştırılmaya başlanılan, devir alınan veya başka bir işverene intikal eden işin bir ‘il’den diğer bir ‘il’e geçmesi ve devam etmesi hâlinde işin başladığı yeri çevresine alan üniteye, birden farklı ilde yapılan işin aynı zamanda başlaması durumunda işverenin talebine göre belirlenecek olan üniteye işyeri bildirgesi verilecektir.

Büro, yazıhane gibi belli bir merkezden sevk veya idare edilmeyen ve faaliyeti belirli bir yere bağlı olmayan işler, belirli yerde yapılmayan işler olarak kabul edilecek ve belirli bir yerde yapılmayan işlerde işverenin ikametgâhı ile işin görüldüğü yerler Kuruma ait ayrı ünite bölgelerinde bulunuyorsa, sigorta işlemlerinin işverenin yazılı başvurusu üzerine, işin yapıldığı yeri çevresine alan ünite veya ünitelerinden biri tarafından yürütülmesine Kurumca izin verilmesi durumunda işyeri bildirgesi o üniteye verilecektir.

Örnek 2: Kendine ait aracıyla Ankara ili içinde seyyar olarak tekstil ürünleri satışı yapan (A) işvereninin söz konusu işte çalıştırdığı 2 sigortalısı bulunmaktadır. (A) işvereni Keçiören Sosyal Güvenlik Merkezi dahilinde ikamet etmekte olup işyeri bildirgesi Keçiören Sosyal Güvenlik Merkezine verilerek işyeri tescil edilebileceği gibi sigorta işlemlerinin işverenin yazılı başvurusu üzerine, işin yapıldığı yeri çevresine alan ünite veya ünitelerinden biri tarafından yürütülmesine Kurumca izin verilmesi durumunda işyeri bildirgesi o üniteye de verilebilecektir

Faaliyeti belirli bir yere bağlı olmamakla beraber, büro, yazıhane gibi belirli bir merkezden sevk ve idare edilen işler, belirli bir yerde yapılmış sayılacak ve işyeri bildirgesi, işin sevk ve idare edildiği yeri çevresine alan üniteye verilecektir.

5- İnşaat, tesisat, tamirat ve tadilât işlerinde işverenlik ve işyeri tescili

5.1- İnşaat, tamirat, tadilat ve tesisat işlerinin özel olarak yapılması halinde işverenlik ve işyeri tescili

İnşaat ruhsatlarına istinaden yapılan gerçek veya tüzel kişilere ait inşaatlar ile mülkiyeti (tapusu) gerçek veya tüzel kişilere ait bina ve diğer inşaatlar ile tamirat, tadilat ve tesisat işyerlerinde yapılan işler, bizzat mülkiyet sahipleri tarafından sigortalı çalıştırılmak suretiyle yapılıyor ise belirtilen kişiler işveren kabul edilecek ve işyeri dosyası bu kişiler adına tescil edilecektir.

Örnek 1: Arsa sahibi (A) şahsı, arsası üzerine yaptıracağı dükkan inşaatını sigortalı çalıştırmak suretiyle tamamlaması halinde, işveren (A) şahsının kendisi olacak ve işyeri dosyası söz konusu kişi adına açılacaktır.

Diğer yandan inşaat, tamirat, tadilat ve tesisat işlerinin ruhsatsız yaptırılmış olması işverenlik sıfatını etkilemediğinden Kurumumuz işlemleri ruhsatlı işlerde olduğu gibi yapılacaktır.

İnşaat, tamirat, tadilat ve tesisat işlerinin sahipleri tarafından herhangi bir sigortalı çalıştırılmaksızın tümüyle (inşaat uygulamasındaki deyimle anahtar teslimi olarak) yaptırılmak üzere başka bir gerçek veya tüzel kişiye verilmesi halinde; mülkiyet sahibi ile yapımı üstlenen arasında istisna akdi bulunacağından, işlerin yapımını üstlenen kişi müteahhit sıfatı ile işveren olarak kabul edilecektir.

Belirtilen işlerin malzemeli veya malzemesiz yapılması işverenlik durumlarını değiştirmeyecektir.

Bu hallerde işyeri bildirgesi işlerin yapımını üstlenen kişi tarafından verilerek işyeri dosyası söz konusu kişi adına açılacaktır. Söz konusu durumda inşaatın yapımını yüklenen kişilerin işi malzemeli veya malzemesiz yapmış olmaları işverenlik sıfatlarında değişiklik yapmayacaktır.

Örnek 2: (A) isimli şahıs kendi arsasına yaptıracağı fabrika binası için belediyeden ruhsat almıştır. Fabrikanın inşası işi (B) ye (anahtar teslimi şartıyla) verilmiştir. 5510 sayılı Kanun kapsamında (B) şahsı işveren olarak esas alınacaktır.

Öte yandan inşaat, tamirat, tadilat ve tesisat işlerinin yapımını sigortalı çalıştırarak gerçekleştiren kişi (mülkiyet sahibi veya müteahhit), yapılan işlerin bir kısmını sair şahıslara yaptırdığı takdirde, işin kısımlarını yapan bu kişi veya kişiler bu işte sigortalı çalıştırdıkları takdirde alt işveren sayılacaktır.

Diğer yandan mülkiyet sahibi veya müteahhit tarafından, sigortalı çalıştırılarak yapılan işlerin bir kısmının sair şahıslara yaptırılması aşamasında, söz konusu şahıslar, yanlarında Kurumdan tescilli devamlı işyerlerinin işçileri dışında sigortalı çalıştırarak işi yapmaları halinde alt işveren sayılacak olup devamlı işyerlerinin işçileri ile işi yapmaları halinde ise alt işveren sayılmayacaklardır.

Örnek 3: (A) isimli şahıs kendi arsasına yaptıracağı fabrika binası için belediyeden ruhsat almıştır. Fabrikanın inşası işi (B) ye (anahtar teslimi şartıyla) vermiştir. (B) şahsı yapılmasını sahibine karşı taahhüt ettiği işin bazı kısımlarını ayrı anlaşmalarla, (C), (D) ve (E) işverenlerine verirse aralarında istisna akdi doğmuş olacağından, bu işverenler Kurumdan tescilli devamlı işyerlerinin işçileri dışında sigortalı çalıştırdıkları takdirde "alt işveren" sayılacaklardır.

5.1.1-Özel olarak yapılan inşaat, tamirat, tadilat ve tesisat işlerinin devri

Özel bir bina inşaatını tümü ile yapmak üzere (yani anahtar teslimi şartıyla) sahibinden, alan müteahhit, akdin feshedilmesi, inşaatın mühürlenmesi gibi sebeplerle inşaatı yarım bırakır veya bıraktırırsa, kalan işlerin mülk sahibi tarafından çalıştırılan işçilerle tamamlanması veya başka müteahhitlere verilmesi halinde, bir işverenden diğerine hukukî neticeleriyle devir bahis konusu olmayacağından, işe devam eden veya işi ikmal eden adına ayrıca işyeri dosyası açılacaktır.

Kurumumuz mevzuatı açısından bir işyerinin devri, onun bütün hukuki neticeleriyle birlikte, yani aktifi veya pasifi, işçisi ve tesisatı ile birlikte faaliyet halinde bir başkasına geçmesi demektir. Bu şartlarla yapılan bir el değiştirme, çalışanların hizmet akitlerinin kesintisiz olarak devamı, yani yeni işverenin bu akitleri tanımasını kapsayacağından, Kurumumuz uygulamaları bakımından devir sayılacaktır. Aksi halde, ilk işverenin kendi işçilerinin akdini feshederek faaliyetini geçici veya sürekli olarak durdurmak suretiyle işyerini sadece binası, tesisatı, makina ve sair demirbaşları ile başkasına satmak veya kiralamak istemesi durumunda ortada 5510 sayılı Kanunun tarifine uygun bir işyeri kalmamış olacağından bu şekilde yapılacak işlemler Kurumumuz uygulamaları açısından devir olarak nitelendirilmeyecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde akdin feshedilmesi, inşaatın mühürlenmesi gibi sebeplerle inşaatın yarım bırakılması veya bıraktırılması, kalan işlerin mülk sahibi tarafından çalıştırılan işçilerle tamamlanması veya başka müteahhitlere verilmesi halinde yapılan işin faal haldeyken diğer bir müteahhite veya işverene devredilmemiş olmasından dolayı söz konusu durum devir olarak tanımlanmayacak ve yeni işyeri dosyası tescil edilecektir.

Öte yandan özel olarak yaptırılan inşaat, tamirat, tadilat ve tesisat konusu işler işçi çalıştırılırken başka bir ifade ile faal haldeyken bütün tesisat ve sigortalıları ile birlikte bir işverenden başka bir işverene devredilirse kanunun öngördüğü şekilde bir devir işlemi var olduğundan devir işlemi yapılacak olup işlemler mevcut işyeri dosyasından devam ettirilecektir.

Tamamı ikmal edilmemiş aynı ada ve parseldeki inşaatın yarım bırakılması ve başka bir işverence tamamlanması hususunda ikinci bir işyeri dosyası açılmak üzere üniteye müracaat edilmesi halinde, inşaatın bitiminden sonra seviye tespiti hususunda, gerek işverenler (işi yarım bırakan ve tamamlayan) arasında gerekse ünitelerimizce yapılacak işlemlerde sorun yaşanmamasını teminen, inşaatın seviye tespitini gösteren nitelikte bir belge istenilecektir.

Özel nitelikteki inşaatın devamı sırasında işverenin vefat etmesi üzerine işin varislerine intikal etmesi halinde; varislerin, mirası reddetmedikleri sürece intikal durumundan dolayı 5510 sayılı Kanunun 11. maddesi hükmüne istinaden işyeri bildirgesi vermesi gerekmektedir. Bu durumda varisler adına yeniden işyeri dosyası açılması yoluna gidilmeyecek, varisler tarafından işyeri bildirgesi verilmesi suretiyle aynı işyeri dosyası üzerinden işlemlere devam edilecektir.

5.2- İnşaat, tamirat, tadilat ve tesisat işlerinin ihale suretiyle yaptırılması

İhale suretiyle işin yapımını üzerine alan gerçek veya tüzel kişi müteahhit sıfatını alacak ve 5510 sayılı Kanun karşısında işveren olacaktır.

Ancak, ihale yolu ile bir işin yapımını yüklenen müteahhidin 5510 sayılı Kanuna göre işveren sayılabilmesi için, ihale suretiyle aldığı işin yapımı dolayısıyla sigortalı çalıştırması ve bu işçilerin ihale konusu işte çalıştırılmak üzere işe alınmış olması gerekmektedir. Taahhüt edilen işin ayrıca sigortalı alınmaksızın müteahhidin esasen mevcut olan aynı mahiyette devamlı işyeri sigortalılarıyla yapılmış olması halinde, ihale konusu işten dolayı ayrıca işverenlik sıfatı söz konusu olmayacağından, taahhüt edilen işin ayrı bir işyeri olarak tesciline gerek bulunmayacaktır.

Yine, bir müteahhidin ihale yolu ile almış olduğu işin mahiyeti icabı mevcut işyeri dışında yapılması gerekmeyen (malzeme satımı, mal teslimi, proje çizimi ve buna benzer) işlerden olması halinde de, ihale konusu işin ifası sırasında işçi alınmış olsa dahi, ihale konusu işin yapıldığı ayrı ve bağımsız bir işyeri mevcut olmadığından, başka bir ifade ile alınan işçi devamlı işyerine alınmış olduğundan ihale konusu işten dolayı tescili gereken bir işyeri ve işverenlik durumu söz konusu olmayacaktır.

5.2.1- İhale konusu inşaat, tamirat, tadilat ve tesisat işleri veya hizmet işlerinin devri

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun Sözleşmenin devri başlıklı 16. maddesinde;

“Sözleşme, zorunlu hallerde ihale yetkilisinin yazılı izni ile başkasına devredilebilir. Ancak, devir alacaklarda ilk ihaledeki şartların aranması zorunludur. Ayrıca, isim ve statü değişikliği gereği yapılan devirler hariç olmak üzere, bir sözleşmenin devredildiği tarihi takibeden üç yıl içinde aynı yüklenici tarafından başka bir sözleşme devredilemez veya devir alınamaz. İzinsiz devredilen veya devir alınan veya bir sözleşmenin devredildiği tarihi takibeden üç yıl içinde devredilen veya devir alınan sözleşmeler feshedilerek, devreden ve devir alanlar hakkında 20, 22 ve 26. madde hükümleri uygulanır.”

Hükmü yer almıştır.

2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 66. maddesinde ise;

"Sözleşme, ita amirinin yazılı izni ile başkasına devredilebilir. Ancak, devir alacaklarda ilk ihaledeki şartlar aranır. İzinsiz devir yapılması halinde sözleşme bozulur ve müteahhit veya müşteri hakkında 62. madde hükümleri uygulanır."

Düzenlemesine amirdir.

Bu doğrultuda 4735 ve 2886 sayılı Kanunlara tabi müesseselerden ihale sözleşmesi ile bir inşaatın yapımını üzerine alan müteahhitin ihale makamının izni olmaksızın işi başkasına devretme imkanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla işlemler, ihale edilen işe ilişkin ilk tescil edilen işyeri dosyası üzerinden yapılacaktır.

İhale uhdesinde kalan işverenler tarafından işin bölümlere ayırılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği ve sigortalı çalıştırılmadığı durumlarda yanında sigortalı çalıştırmayan yüklenici işveren sıfatını taşımadığından iş alanlar ile arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi oluşmayacak yanında sigortalı çalıştıran ve ihale konusu işteki mal ve hizmetlerin yürütülmesini sağlayan işverenler bağımsız işveren olarak kabul edilip adlarına işyeri dosyası açılacaktır.

Yukarıda belirtilen hususlar kapsamında her halükarda ana işverenin sigortalı çalıştırması halinde söz konusu işveren adına işyeri dosyası açılacak ana işverenden iş alan ve bu iş için görevlendireceği sigortalıları çalıştıran işverenler ise alt işveren olarak tescil edilebilecektir.

Diğer yandan ihale makamları, zaman zaman ihale konusu işi üstlenen müteahhidin işin belli bir bölümünü yaptıktan sonra (işi tamamlamadan) eksik kalan kısmının başka bir müteahhit tarafından tamamlanmasına yönelik anlaşmalara muvafakat etmekte olup eksik kalan işlerin yapılması hususunda düzenlenen sözleşmede öngörülen teminatları da almaktadır.

Bu doğrultuda ihale konusu işin eksik kalan kısmının sonradan düzenlenen sözleşmeye istinaden işi devir alan tarafından yapılması ve üstlenilen bu kısım için ayrıca teminat alınması halinde, işin devrine idarece muvafakat edildiğine ilişkin yazılı sözleşmenin ibraz olunması kaydıyla, bu nitelikteki sözleşmede, işin önceki kısımlarından dolayı işi devir alanın sorumluluğunun bulunduğu hususunda herhangi bir hükme yer verilip verilmediği üzerinde durulmaksızın, işi devir alan adına ayrıca işyeri dosyası açılarak eksik kalan kısımlar ile ilgili işlemler açılacak yeni dosyadan yürütülecek, taahhüt edilen ihale konusu işin ihale makamının muvafakatı ile yüklenicisinin değişmesi durumunda işyeri dosyasında devir işlemi yapılmayarak yeni müteahhit adına ayrıca bir işyeri dosyası açılacaktır.

Öte yandan söz konusu durumda işyeri dosyası tescil ettirilmemesi halinde ise; devir tarihi itibariyle devralan adına yeni işyeri dosyası açılacak, devir tarihinden sonraki bildirimler bu işyeri dosyasına aktarılacak ayrıca işyeri bildirgesinin verilmemesi nedeniyle idari para cezası uygulanacaktır. Asgari işçilik işlemlerine ilişkin işlemler ise her bir işyeri dosyasından ayrı ayrı yapılacaktır.

6- Kara, deniz ve hava araçlarında işverenlik ve tescil işlemi

Bir yerden diğer yere karadan, denizden veya havadan, insan, hayvan veya eşya taşıyan motorlu veya motorsuz araçlar ile çekme, kazma, kaldırma, yükleme gibi işleri yapan müteharrik makinalar (dozer, grayder, ekskavatör, loder, traktör, vinç gibi) ve ilaçlama işi yapan araçlarda (ilaçlama uçakları) sigortalı çalıştırıldığı takdirde, bunlar birer işyeri sayılmaktadır.

6.1- Kara taşıtlarında tescil işlemi

Kara taşıt işyerlerinde sigortalıları hizmet akdiyle çalıştıran kişiler işveren olarak nitelendirilecektir. Araçların hukuken maliki durumunda olan kimseler bu işyerlerinde 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında belirtilen sigortalı tarifine uygun kişileri çalıştırmadıkça, kanunen işveren sayılmayacaklar ve işyeri dosyası tescil ettirmeyeceklerdir. Araçları sahibinden kiralayan veya sair şekilde fiilen elinde bulunduran kişi bunları sigortalı çalıştırmak suretiyle işletiyorsa işveren sayılacak ve bu kişi tarafından işyeri bildirgesi verilerek ilgili taşıt işyeri olarak tescil edilecektir.

Diğer yandan uygulamada, taksi, minibüs, kamyon, otobüs gibi araçların sahipleri tarafından mülkiyeti muhafaza kaydıyla, plakanın kiralanması gibi yollarla başkalarının kullanımına bırakıldığı durumlar söz konusu olabilecek olup bu durumlarda sahibinden mülkiyeti muhafaza kaydıyla kiralayan ve kendi namına işleten kişi;

-    Aracı bizzat kullanıyor ve yanında başka bir kimseyi çalıştırmıyorsa ortada 5510 sayılı Kanunun hükmüne uygun nitelikte bir işyeri bahis konusu olamayacağından, ne maliki ne de kendisi işveren sayılamayacak ve işyeri dosyası tescil edilmeyecektir.

-    Aracı bizzat kullansın ya da kullanmasın her iki halde de yanında hizmet akdine dayanarak başkalarını çalıştırıyorsa, mülkiyetine sahip olan kişi değil, mülkiyeti muhafaza kaydıyla aracı kiralayan kişi doğrudan doğruya kendisi işveren olacak ve işyeri dosyası bu kişi adına tescil edilecektir.

6.2- Deniz taşıtlarında tescil işlemi

Gerek Ticaret Kanununa, gerekse Deniz İş Kanununa göre deniz ve göllerde yolcu ve yük nakleden, kurtarma, arama, sondaj, söndürme, temizleme gibi işleri yapan ve genel olarak tekne denilen (gemi, yat, motor, römorkör, vinç, mavna, şat, kayık gibi) işyerlerinde iş

akdine (hizmet akdine) dayanılarak çalıştırılan kişiler gemi adamı ismini almaktadır.

Ticaret Kanunu hükümlerine göre gemisini deniz ticaretinde kullanan gemi sahibine donatan, gemiyi sevk ve idare eden kişiye kaptan denilmektedir.

5510 sayılı Kanun karşısında, sahibi bulunduğu gemide hizmet akdiyle gemi adamı (yani sigortalı) çalıştıran donatan işveren sayılacak, donatan gemisini, işletilmek üzere başkasına kiralamışsa gemiyi işleten kişi işveren olacaktır.

Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 946. maddesinde;

“ Bir geminin bağlama limanı o gemiye ait seferlerin yönetildiği yerdir.”

955. maddesinde ise;

“ Gemi, bağlama limanının tabi olduğu sicil müdürlüğünce tescil olunur.

Bir geminin seferleri yabancı bir limandan veya bir kara kentinden yahut bizzat gemiden yönetildiği takdirde, malik, gemisini dilediği yer siciline tescil ettirebilir.

Malikin, Türkiye’de yerleşim yeri veya ticari işletmesi yoksa, bu Kanunda yazılı hakları kullanmak ve görevleri yerine getirmek üzere, sicil müdürlüğüne o bölgede oturan bir temsilci göstermesi gereklidir.”

Hükümleri yer almaktadır.

Bu doğrultuda gemi, yat, motor, römorkör, vinç, mavna, şat, kayık gibi deniz taşıtlarına ilişkin tescil işlemine ilişkin olarak işyeri bildirgesi öncelikli olarak deniz taşıtının bağlama limanının tabi olduğu sicil müdürlüğünün bulunduğu yer sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine, geminin seferleri yabancı bir limandan veya bir kara kentinden yahut bizzat gemiden yönetildiği takdirde ise işverenin gemisini tescil ettirdiği sicil müdürlüğünün bulunduğu yer sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine gönderilecektir.

6.3-Yabancı bandıralı gemilerde işyeri tescili

5510 sayılı Kanunun 11. maddesinin ikinci fıkrasında;

‘İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür. Şirket kuruluşu aşamasında, çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe başlama tarihini, ticaret sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleri Kuruma yapılmış sayılır. Ticaret sicili memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en geç on gün içinde Kuruma bildirmek zorundadır.’

Hükmü yer almaktadır.

Bu bağlamda, bir gemi adına işyeri dosyası tescil edilebilmesi için işverenin o gemi de 5510 sayılı kanuna tabi sigortalı çalıştırması ve işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte kuruma vermesi gerekmektedir.

Öte yandan maliki yabancı olan ve ülkemiz arasında sosyal güvenlik sözleşmesi olan bir ülkenin bayrağını taşıyan gemide, Türk vatandaşı olarak çalışan gemi adamları hakkında ve işyeri dosyasının tescilinde de ilgili sözleşme hükümlerine göre işlem yapılacaktır.

Maliki yabancı olan, yabancı bir ülkenin bayrağını taşıyan ve ülkemiz ile arasında bir sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan gemide, Türk gemi adamlarının çalışması halinde;

a) Türk vatandaşları veya Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiliklerce yabancı bayraklı bir geminin gemi adamları ile birlikte kiralanması halinde, bu gemide çalışan Türk personel 5510 sayılı kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında sigortalı sayılacak,

b) Geminin maliki yabancı bir firma olduğu halde, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş bir firmanın gemi adamları ile birlikte bu gemiyi kiralaması durumunda, söz konusu gemi Türk Ticaret Kanununun 941. madde çerçevesinde Türk bayrağı altında tescil edilmiş ise bu gemide çalışan gemi adamları 5510 sayılı kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacak,

ve işyeri dosyası 6.2- Deniz taşıtlarında tescil işlemi başlıklı bölümde belirtildiği şekilde tescil edilecektir.

6.4- Aynı işkolunda bulunan birden çok kara veya deniz yahut hava ulaştırma araçlarının tescil işlemi

Aynı işverene ait olup, aynı işkolunda bulunan birden çok kara veya deniz yahut hava ulaştırma araçları için tek işyeri dosyası tescil edilecektir. Aynı işkolunda birden fazla nakil aracı bulunan işverence nakil araçlarının kayıtlı olduğu ilgili idareyi gösterir belge ibraz edilerek tek işyeri bildirgesi düzenlenecek ve işyeri, idarenin bulunduğu bölgeyi içine alan Kurum ünitesince tescil edilecektir.

İstanbul ilinde bulunan deniz ulaşım araçları için dosya tescil işlemi Beyoğlu Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünce yapılacaktır.

7- Ruhsatlara ve Ticaret Sicil müdürlükleri tarafından yapılan bildirimlere istinaden yapılacak işyeri tescili

7. 1- Genel açıklamalar

Bilindiği üzere, 10.3.2018 tarihli ve 30356 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7099 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 18. ve 19. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 11. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi;

“Şirket kuruluşunun ticaret sicil müdürlüklerine bildirilmesi halinde yapılan bu bildirim Kuruma yapılmış sayılır ve ilgililerce ayrıca işyeri bildirgesi düzenlenmez.” şeklinde değiştirilmiş,

Aynı maddenin altıncı fıkrasına “Bu bildirimlerden hangisinin işyerinin bildirilmesi yerine geçeceği Kurumca belirlenir, belirlenenlerle ilgili ayrıca işyeri bildirgesi düzenlenmez” hükmü eklenmiş,

Anılan Kanunun 100. maddesinin üçüncü fıkrası “Kurum, bu Kanun gereği verilecek her türlü belge veya bilginin internet, elektronik ve benzeri ortamda gönderilmesi hususunda, gerçek veya tüzel kişiler ile yazılı sözleşme ile yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişilere izin vermeye, bu kişileri aracı kılmaya veya zorunlu tutmaya, Kuruma verilmesi gereken her türlü belge, bildirge ve taahhütnamenin gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara verilmesini mecbur kılmaya, söz konusu belgeleri diğer kamu idarelerine ait formlarla birleştirmeye ve bu belgeleri kamu idarelerinin elektronik bilgi işlem ortamından almaya, bu kişilere yapılacak bildirimleri Kuruma verilmiş saymaya, bu Kanunun uygulaması ile ilgili işveren, sigortalı ve diğer kurum, kuruluş ve kişilerin talepleri üzerine veya re’sen düzenleyeceği her türlü bilgi ve belgeyi bilgi işlem ortamında oluşturmaya, bu şekilde hazırlanacak olan bilgi ve belgelerin sadece internet ve benzeri iletişim ortamından ilgili kişilere verilmesini kararlaştırmaya yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Buna göre, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırılmasa dahi ticaret sicil müdürlüklerince tescil edilen şirket kuruluşları ile Kuruma verilen yetki doğrultusunda yalnızca yapı ruhsatına istinaden Kurumca otomatik işyeri tescili yapılacağı, bu durumda ilgililerce ayrıca işyeri bildirgesi düzenlenmeyeceği ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği 29. maddesinde belirtilen belgeler ile genelge ekinde yer alan formlardan Ek-4'ün ve Ek-5’in valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine, Ek-5’in ticaret sicil müdürlüklerine verilerek Kurumca ayrıca söz konusu belgelerin istenmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Bu doğrultuda, işyerinin otomatik tescil işlemi sırasında yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır.

7.2- Ticaret Sicili Müdürlüklerince tescil edilen şirket kuruluşlarına istinaden otomatik işyeri tescili

7.2.1- Genel açıklamalar

Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanunun 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik ile sigortalı çalıştırılmasa dahi ticaret sicil müdürlüklerince tescil edilen şirket kuruluşlarına istinaden işyeri tescilinin otomatik yapılmasına karar verilmiştir. Ticaret sicil müdürlüklerince tescil edilen şirketlerin otomatik olarak işyeri tescilinin yapılabilmesi için ticaret sicil müdürlüklerine yapılan şirket kuruluşu başvurularında verilen bilgiler Ticaret Sicil Müdürlüklerince Kuruma on-line olarak aktarılacaktır. Bu aktarma sonucunda ticaret sicil müdürlüklerince tescil edilen şirketin otomatik işyeri tescil işlemi ve e-Sigorta aktivasyon işlemi yapılacak ve işveren Kuruma müracaat etmeden e-Sigorta işlemlerini yapabilecektir.

Ayrıca, ticaret sicil müdürlükleri şirket kuruluş dilekçesi ve bildirim formu ekinde kendisine verilen belgeleri Kurumca istenilmesi durumunda ibraz etmek üzere muhafaza edecektir.

Yukarıda anlatılan süreç ticaret sicil müdürlüklerince tescil edilen şirketlerin otomatik işyeri tescili ile alakalı olup; otomatik tescil işlemi yapıldıktan sonra işverenin işyerini devretmesi, kapatması, yeni bir e-Sigorta kullanıcısı belirlenmesi gibi diğer bütün işlemlerde Kuruma verilmesi gereken belgelerin ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğüne/ sosyal güvenlik merkezine verilmesi gerekmektedir.

7.2.2-   Ticaret Sicili Müdürlüklerince tescil edilen şirket kuruluşlarına istinaden otomatik işyeri tescili

Ticaret sicili müdürlüklerince tescil edilen şirket kuruluşuna istinaden Kurum tarafından işyeri tescilinin otomatik olarak oluşturulması aşağıda belirtilen aşamalar göz önünde bulundurularak yapılacaktır.

-Ticaret sicili müdürlüklerince tescil edilen şirket kuruluşuna istinaden yapılacak otomatik tescillerde sigortalı çalıştırılıp çalıştırılmadığı önem arz etmediğinden, sigortalı çalıştırılmaya ilişkin şirket kuruluş dilekçesi ve bildirim formunda bir bilgi bulunmasa dahi işyeri dosyası otomatik olarak tescil edilecektir. Bu durumda ayrıca işyeri bildirgesi verilmeyecektir.

-Şirket kuruluş dilekçesi ve bildirim formunda sigortalının çalıştırılmaya başlanacağına dair tarih bulunması halinde dosyanın kapsama alınma tarihi olarak bu tarih, müracaat tarihi olarak şirketin kuruluş tarihi; sigortalı çalıştırılmaya başlanacağına dair tarihin bulunmaması halinde ise dosyanın kapsama alınma tarihi ve müracaat tarihi olarak şirketin kuruluş tarihi esas alınacaktır.

-Ticaret sicili müdürlüklerince tescil edilen şirket kuruluşuna istinaden işyeri dosyası otomatik oluşturulacak ve işyeri tescil ekranında listeleme menüsünde yer alan işyerine ilişkin bilgileri içeren bu genelge ekinde yer alan EK-6 formunun dökümü alınarak işverene tebliğ edilecektir.

-Sigortalı çalıştırılmasa dahi otomatik tescil yapılan işyerinde daha sonra işveren tarafından sigortalı çalıştırılmaya başlanılması halinde, işyerinin kanun kapsamına alınış tarihi sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarih esas alınarak güncellenecektir. Ancak bu durumda işyeri bildirgesi istenilmeyecek ve işyeri bildirgesinin verilmemesinden dolayı 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idari para cezası uygulanmayacaktır.

-Ticaret sicili müdürlüklerince tescil edilen şirket kuruluşuna istinaden otomatik işyeri tescili yapıldıktan sonra otomatik tescil edilen şirket adına aynı adres için işyeri bildirgesi verilmesi halinde işyeri tescil edilmeyecek ve işlemler otomatik tescil edilen dosya üzerinden yürütülecektir.

-Otomatik işyeri tescili şirketlerin ilk kuruluşu için söz konusu olduğundan, işyeri bildirgesi verilmesini gerektiren işlemler (şube açılışı, devir, nev’i değişikliği, işyerinin nakli gibi) için işyeri bildirgesi verme yükümlülüğü bulunmaktadır.

-Otomatik tescil edilen şirketin ihale konusu iş alması, bina inşaatı, şirket kuruluş adresinden faklı bir adreste yeni bir işyeri açması gibi nedenlerle sigortalı çalıştırmaya başlanması halinde işyeri bildirgesi verilecek, verilmemesi halinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idari para cezası uygulanacaktır.

-Sigortalı çalıştırılmasa dahi otomatik tescil yapılan işyerinde tescil tarihinden itibaren 2 yıl içinde sigortalı çalıştırılmaması halinde oluşturulan dosya sistem tarafından kapsamdan çıkarılacaktır. Ancak 2 yıllık süreden sonra sigortalı çalıştırılması halinde dosya yeniden aktif hale getirilebilecek ve işlemler bu dosya üzerinden yürütülecektir.

-Ticaret sicili müdürlüklerince tescil edilen şirket kuruluşuna istinaden otomatik tescil edilen işyerlerinden, e-sigorta başvuru sözleşmesi ilgililere e-devlet üzerinden gönderilecek olup ilgililerin onaylaması durumunda e-Sigorta kullanıcı adı ve şifresi aktif hale getirilecektir.

7. 3- Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişilerince verilen yapı ruhsatlarına istinaden otomatik işyeri tescili

7.3.1- Genel açıklamalar

Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanunun 11. maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik ile Kuruma verilen yetki doğrultusunda Kurum; valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişilerince verilen yapı ruhsatlarına istinaden otomatik işyeri tescili yapılmasına karar vermiştir. Yapı ruhsatlarına istinaden otomatik işyeri tescili yapılabilmesi için yapı ruhsatına başvuranlar tarafından ruhsat vermeye yetkili mercilere yapılan yapı ruhsatı başvurularında verilen bilgiler ruhsat vermeye yetkili merci Kuruma on-line olarak aktarılacaktır. Bu aktarma sonucunda yapı ruhsatına istinaden işyerinin otomatik tescil işlemi ve e-Sigorta aktivasyon işlemi yapılacak ve işveren Kuruma müracaat etmeden e-Sigorta işlemlerini yapabilecektir.

Ayrıca, ruhsat vermeye yetkili merci yapı ruhsatı ekinde kendisine verilen belgeleri Kurumca istenilmesi durumunda ibraz etmek üzere muhafaza edecektir.

Yukarıda anlatılan süreç yapı ruhsatlarının verilmesinde otomatik işyeri tescili ile alakalı olup tescil işlemi yapıldıktan sonra işverenin işyerini devretmesi, kapatması, yeni bir e-Sigorta kullanıcısı belirlenmesi gibi diğer bütün işlemlerde Kuruma verilmesi gereken belgelerin ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü/Sosyal Güvenlik Merkezine verilmesi gerekmektedir.

7.3.2- Yapı ruhsatına istinaden işyeri tescili

İşyeri tescilinin otomatik olarak oluşturulması aşağıda belirtilen aşamalar göz önünde bulundurularak yapılacaktır.

-Yapı ruhsatına istinaden yapılacak otomatik tescillerde sigortalı çalıştırılıp çalıştırılmadığı önem arz etmediğinden sigortalı çalıştırılmaya ilişkin yapı ruhsatında bir bilgi bulunmasa dahi işyeri dosyası tescil edilecektir. Bu durumda ayrıca işyeri bildirgesi verilmeyecektir.

-Yapı ruhsatında sigortalının çalıştırılmaya başlanacağına dair tarih bulunması halinde dosyanın kapsama alınma tarihi olarak bu tarih, müracaat tarihi olarak ruhsatın onay tarihi, sigortalı çalıştırılmaya başlanacağına dair tarihin bulunmaması halinde ise dosyanın kapsama alınma tarihi ve müracaat tarihi olarak ruhsatın onay tarihi esas alınacaktır.

-Yapı ruhsatında yapı sahibi ve yapı müteahhidi bölümlerinde belirtilen kişilerin aynı olması halinde yapı sahibi adına, farklı olması halinde ise yapı müteahhidi adına dosya tescili yapılacaktır.

-Yapı ruhsatına istinaden işyeri dosyası otomatik oluşturulacak ve işyeri tescil ekranında listeleme menüsünde yer alan işyerine ilişkin bilgileri içeren bu genelge eki Ek-6 formunun dökümü alınarak işverene tebliğ edilecektir. Yapı ruhsatına ilişkin işyeri tescili otomatik olarak oluşturulduğundan, inşaat ruhsatıyla birlikte Üniteye bizzat gelerek başvuran ruhsat sahibi adına ayrıca işyeri tescili yapılmayacaktır.

-Sigortalı çalıştırılmasa dahi otomatik tescil yapılan işyerinde daha sonra işveren tarafından sigortalı çalıştırılmaya başlanılması halinde işyerinin kanun kapsamına alınış tarihi sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarih esas alınarak güncellenecektir. Ancak bu durumda işyeri bildirgesi istenilmeyecek ve işyeri bildirgesinin verilmemesinden dolayı 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idari para cezası uygulanmayacaktır.

-Yapı ruhsat onay tarihinden önceki bir tarihte sigortalı çalıştırıldığının tespit edilmesi durumunda işyeri bildirgesi verme yükümlülüğünün bulunması nedeniyle, sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarih esas alınarak işyeri tescili güncellenerek 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idari para cezası uygulanacaktır.

-Sigortalı çalıştırılmasa dahi otomatik tescil yapılan işyerinde tescil tarihinden itibaren 2 yıl içinde sigortalı çalıştırılmazsa oluşturulan dosya sistem tarafından kapsamdan çıkarılacaktır. Ancak 2 yıllık sürenin sonunda kapsamdan çıkarılan işyeri dosyasının oluşturulmasına esas olan yapı ruhsatının geçerli olduğuna dair veya söz konusu yapı ruhsatına ilişkin yenileme ruhsatı ile başvurulması halinde dosya yeniden aktif hale getirilebilecek ve asgari işçilik tespitine ilişkin 5510 sayılı Kanunun 85. maddesi uyarınca ünitece yapılacak araştırma işlemi bu dosya üzerinden yürütülecektir.

-Yapı ruhsatına istinaden otomatik işyeri tescili yapıldıktan sonra yapı sahibi/yapı müteahhiti adına ilçe bazında aynı T.C./Vergi Kimlik, ada ve parsel numarasıyla işveren tarafından işyeri bildirgesi verilmesi halinde işyeri tescil edilmeyecek ve işlemler otomatik tescil edilen dosya üzerinden yürütülecektir.

-Yapı ruhsatına istinaden otomatik tescili yapılan kişi tarafından herhangi bir sigortalı çalıştırılmaksızın anahtar teslimi suretiyle işin yaptırılması ve işi alan müteahhit tarafından işyeri dosyası açılmak üzere başvuru yapılması durumunda, otomatik tescil edilen işyeri dosyası üzerinden işlemler yürütülecektir. Ancak bu durumda, dosyanın tescil edildiği sosyal güvenlik il müdürlüğü/ sosyal güvenlik merkez müdürlüğü tarafından dosyada müteahhit adına güncelleme işlemleri gerçekleştirilecektir.

-Kurum tarafından otomatik tescil edilen işyeri dosyasından hiç bildirimde bulunulmamasına karşın asgari işçilik miktarının tespiti için başvuru yapılması halinde ünitece yapılacak araştırma işlemi, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 112. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca otomatik tescil edilen dosyadan yapılacaktır.

-    Yapı ruhsatına istinaden otomatik tescil edilen işyerlerinden, e-sigorta başvuru sözleşmesi ilgililere e-devlet üzerinden gönderilecek olup ilgililerin onaylaması durumunda e-Sigorta kullanıcı adı ve şifresi aktif hale getirilecektir.

-    Yapı ruhsatı dışında kalan diğer tüm ruhsatlar bakımından sigortalı çalıştırılması halinde işyeri dosyası tescil edilebilmesi için işyeri bildirgesi verme yükümlülüğü bulunmaktadır.

7.4- Diğer hususlar

Bu genelgenin 7- Ruhsatlara ve Ticaret Sicil müdürlükleri tarafından yapılan bildirimlere istinaden yapılacak işyeri tescili başlıklı kısmında belirtilen hükümler 7099 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 18. ve 19. maddesinin yürürlüğe girdiği 10.3.2018 tarihinde uygulanmaya başlanır.

8- İhale konusu personel, öğrenci veya diğer taşıma işlerinde işyeri dosyası tescil edilmesi

Taşımalı eğitim kapsamında il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince öğrenci taşınması, kamu kurum ve kuruluşlarının personelinin taşınması ya da yük nakline veya yükleme boşaltma işlerinin ihale kapsamında gerçek veya tüzel kişiler ile kooperatif veya birlikler tarafından üstlenilerek ikmal edilmesi halinde işyeri dosyalarının kimlerin adına açılması gerektiği ile asıl –alt işveren hususlarında yürütülecek olan işlemler yapılan işe ve işleri yapanların sigortalılık durumları birlikte değerlendirilerek aşağıda açıklanmıştır.

İhale konusu olan söz konusu işlerin gerçek veya tüzel kişilerce ya da birlik ve kooperatiflerce üstlenilmesi durumunda;

8.1- Yüklenicilerin gerçek kişi, kooperatif, birlik veya şirket olmaları ve ihale konusu işi 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırmaksızın gerek kendilerinin, veya üyelerinin ya da ortaklarının vasıtasıyla, gerekse sözleşme yaptığı araç sahiplerinin araçlarında bilfiil çalışarak yapmaları halinde işyeri dosyası açılmayacaktır.

8.2-Yüklenicilerin, kooperatif, birlik veya şirket olmaları ve ihale konusu işi kendilerinin veya üyeleri ya da ortakları vasıtasıyla 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırmaksızın yapmaları halinde, ihale konusu iş nedeniyle işi yapanlar ile kooperatif, birlik veya şirket arasında hizmet akdi bulunmadığı dikkate alınarak ihale konusu iş nedeniyle işyeri dosyası açılmayacaktır.

8.3- Söz konusu işlerin gerçek kişi, kooperatif, birlik veya şirket olarak üstlenilerek 4/1-(a) kapsamında sigortalı çalıştırılarak yapılması halinde, işi üstlenen kişi veya kooperatif, birlik veya şirket işveren sayılacak dolayısıyla işyeri dosyası işi üstlenen bu kişiler adına açılacak işin bölümünden iş alıp kendi adına sigortalı çalıştıran kişiler ise alt işveren olarak aynı dosyadan yükümlülüklerini yerine getireceklerdir.

8.4- Gerçek kişi, kooperatif, birlik veya şirket olarak üstlenilen ihale konusu işlerin tümünün yüklenicinin devamlı işyeri işçileri vasıtasıyla yapılması veya söz konusu işlerin kısmen devamlı işyeri sigortalıları kısmen de yüklenicilerin kendisi (şirket ortakları, kooperatif, birlik üyeleri tarafından) tarafından yapılması durumunda da ihale konusu iş nedeniyle Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırılmadığı dikkate alınarak ihaleli iş nedeniyle işyeri dosyası açılmayacaktır.

9-   Maden ve taş ocağı işyerlerinin tescili ve işverenlik ilişkileri

3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca maden ruhsatını alan gerçek veya tüzel kişinin ruhsata konu işi 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında işçi çalıştırarak fiilen kendisinin yapması durumunda işyeri dosyası ruhsatı alan kişi adına açılarak 5510 sayılı kanunda belirtilen yükümlülükler bu kişilerce yerine getirilecektir.

Diğer yandan 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca maden arama ruhsatının, ön işletme ruhsatı ve işletme ruhsatı hakkının bazı şartlar yerine geldiği takdirde gerçek veya tüzel kişilere devri mümkün olmaktadır.

Bu bakımdan adına işyeri tescil edilmiş ve Kurumda işveren olarak kayıtlı olan kişilerin bu haklarını başkalarına tamamen devrettikleri resmen tevsik ve tespit olunduğu ve devralan kişilerin ruhsatlı işyerinde sigortalı çalıştırdıkları beyan ve tespit edildiği takdirde, bu kişiler yeni bir işyeri dosyası açılmaksızın işyeri devir alan işveren olarak işlem göreceklerdir.

Söz konusu ruhsatları uhdesine bulunduran kişiler, maden arama ve işletme sahalarını, kendileri herhangi bir sigortalı çalıştırmaksızın başka özel veya tüzel kişilere (işletilmesinden elde edilecek maden cevherinden ton başına belli bir hisse almak, veya şahıstan belli bir nispette kâr almak, rödavans gibi yol ve usullerle) devretmişlerse işyerini fiilen işleten ve sigortalı çalıştırdığını Kuruma beyan eden kişiler işveren sıfatını haiz olacaklardır.

Sosyal güvenlik kanununun uygulanmasında, açılması ve işletilmesi için diğer Kanunların aradığı ruhsat ve sair şartları haiz olan ile olmayanlar arasında işverenlik sıfatı bakımından fark gözetilmemiştir. Ancak, maden işletmesini ruhsat sahibinden çeşitli şekillerde alıp çalıştıran kişiler Kuruma kendi adına işyeri bildirgesi vermemiş ve madeni fiilen kimin işlettiği muteber bir belge, sözleşme ile veya mahalli inceleme ile tespit edilememiş ise, bu takdirde sigortalı çalıştırılan bu gibi işyerlerinin resmî ruhsat sahibi işveren olarak işlem görecektir.

Maden işyerlerinin ruhsat sahipleri, maden işletmesini başkalarına devretmiş olmakla beraber, Maden Kanunun ilgili maddeleri uyarınca madendeki teknik faaliyetin tanzim ve kontrolünü kendi adına yürütmek üzere birtakım kişileri hizmet akdi ile çalıştırıyorsa, bu takdirde bu işyerinin esas işvereni kendisi olacak, fiilen işleten kişiler ise 5510 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca alt işveren addedileceklerdir.

10-   Noterlik işyerlerinin tescili ve devri

Noterlik görevine ataması yapılan noterin noterlik faaliyetlerini yanında Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırması halinde noter adına işyeri dosyası tescil edilerek 5510 sayılı kanundan doğan her türlü yükümlülükler bu dosya üzerinden yerine getirilecektir.

Diğer yandan noterin atanması, emekli olması veya ölümü halinde noter işyerlerinin belirtilen nedenlerle boş kaldığı dönemde, noterin ayrılmasıyla boşalan noterlik işyerinde işlemler noter vekilleri tarafından yürütülmektedir. Bu doğrultuda noter işyerlerinin vekaleten yürütüldüğü dönemlerle sınırlı olmak üzere, noter vekillerinin noterliği vekaleten yürütmüş olduğu dönemlerde kendi vergi kimlik numaraları üzerinden işverenlik/mükellefiyet yükümlülüklerini yerine getirdikleri, işyerinde çalışan sigortalılarla arasındaki ilişkinin çalıştıran ile çalışan konumunda olması yani hizmet akdine dayanması, Noterler Birliği ile noter vekili olarak kabul edilen kişilerin 5510 sayılı Kanun karşısındaki tüm yükümlülükleri nedeniyle mahkeme kararlarından da anlaşılacağı gibi kendilerinin sorumlu tutulmaları karşısında işveren olarak addedilmesi uygun görüldüğünden, noterlik işyerlerinin boşta kalmış olduğu dönemlerde noterliğin işlemlerini yürütmekle görevli noter vekilleri mevcut noterlik dosyalarında isim tashihi yapılarak işveren olarak kaydedilecektir.

Ayrıca noterliğe yeni noter atanıncaya dek noterliğin tüm işlemlerini yürütmekle görevli olan noter vekillerinin bu dönemdeki işverenliğinin yasal zorunluluktan kaynaklandığı dikkate alınarak, noterlik işyerindeki işverenliğinin öncesinde başlamış olan 4/a kapsamındaki sigortalılığının devam ettirilmesi, dolayısıyla kendi işyerinden 4/a kapsamındaki sigortalılığının bu dönem zarfında kabul edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan Adalet Bakanlığınca noterlik görevinden ayrılan şahsın yerine yeni bir noterin atanması halinde, 5510 sayılı Kanunun 11. maddesi bakımından bir devir keyfiyeti yani işyerinin sigortalıları ve bütün hukuki sonuçları ile birlikte başka bir şahsa devri söz konusu olmayacağından devir bildirgesi verilmeyecektir. Ancak bu durumda, yeni atanan noter göreve başlama tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanuna göre sigortalı çalıştırır ise en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarih itibariyle işyeri bildirgesi verilecektir.

11-   Mümeyyiz küçüklere ve sınırlı ehliyetsizlere ait işyerlerinin tescili

İşverenin 18 yaşından küçük olması halinde, işyeri bildirgesinin işverene ait bölümlerinin “18 yaşından küçük kimseye velayeten velisinin adı” ibaresi ile doldurularak imzalanmasını müteakip, veli işveren vekili sayılarak işyeri tescil edilecektir. Söz konusu durumda kendisine veli atanan kişi (çocuk) işveren olacaktır.

İşverenin, Medeni Kanuna göre sınırlı ehliyetsiz olması nedeniyle kendisine vasi atanması halinde, işyeri bildirgesinin işverene ait bölümlerinin “Sınırlı ehliyetsiz kimseye vesayeten vasisinin adı” ibaresi ile doldurularak imzalanmasını müteakip, vasi işveren vekili sayılarak işyeri tescil edilecektir. Söz konusu durumda kendisine vasi atanan kişi (sınırlı ehliyetsiz kimse) işveren olacaktır.

12- Konsorsiyum ve iş ortaklığı şeklinde üstlenilen ihale konusu işlerin tescili

4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 14. maddesinde; ortak girişimlerin iş ortaklığı ve konsorsiyumlardan oluştuğu, iş ortaklığı üyelerinin; hak ve sorumluluklarıyla işin bütününü yapmak üzere, konsorsiyum üyelerinin ise, hak ve sorumluluklarını ayırarak işin kendi uzmanlık alanlarını yapmak üzere bir araya geldikleri; iş ortaklığı anlaşma ve sözleşmesinde, iş ortaklığını oluşturan gerçek veya tüzel kişilerin taahhüdün yerine getirilmesinde müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları; konsorsiyum anlaşma ve sözleşmesinde ise, gerçek veya tüzel kişilerin işin hangi kısmını taahhüt ettikleri ve taahhüdün yerine getirilmesinde koordinatör ortak aracılığıyla koordinasyonun sağlanacağı belirtilmiştir.

Bu doğrultuda ihale yoluyla yapılan işlerin konsorsiyum şeklinde üstlenilmesi hâlinde, konsorsiyumu oluşturan üstlenicilerin her birine müstakilen istihkak ödenmesi ve bu üstleniciler tarafından idareye ayrı ayrı teminat verilmiş olması kaydıyla üstlenicilerin her birine, verecekleri işyeri bildirgelerine istinaden Kurumca ayrı ayrı işyeri sicil numarası verilebilecektir. İhale konusu işin iş ortaklığı şeklinde üstlenilmesi durumunda ise, işyeri, iş ortaklığı adına ve tek işyeri sicil numarası verilerek tescil edilecektir.

12.1- Konsorsiyum ve iş ortaklığında alt işverenlik

Öte yandan 5510 sayılı Kanununun 12. maddesinin birinci fıkrasında; "4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işverendir."

hükmü yer almaktadır.

Yine bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanununun 12. maddesinin altıncı fıkrasında "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur. "

hükümleri yer almaktadır.

Kanunun söz konusu hükmüne istinaden asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz edebilmek için;

-  İşyerinde sigortalı çalıştıran asıl işverenin varlığı,

-  Alt işverenin yapmayı üstlendiği iş için sigortalı çalıştırması,

-  İşin asıl işverenin işyerinde yürütülmesi,

-Alt işverenin işyerinde asıl işverenin yapmış olduğu ana işin bir bölümünde, eklentilerinde veya yardımcı işlerinde iş alması,

şartlarının aynı anda gerçekleşmesi gerekmektedir.

Bu itibarla; her ne kadar 5510 sayılı Kanunun alt işverenlikle ilgili maddesinin lafzında üçüncü kişi ibaresi yer alsa da; ilgili maddede üçüncü kişi ile kastedilen husus, sigortalı çalıştıran gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olduğundan; İş Ortaklıklarını oluşturan işverenlerin her birinin ayrı ayrı iş ortaklığından bağımsız ve ayrı şekilde işverenlik sıfatı bulunması nedeniyle, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin ortaya çıkması bakımından yukarıda söz edilen şartların gerçekleşmesi şartıyla, iş ortaklığını oluşturan işverenlerden her biri iş ortaklığının alt işvereni olarak tescil edilebilecektir.

Örnek 1 : (A) A.Ş ve (B) A.Ş İş ortaklığı tarafından taahhüt edilen yol yapım işi dolayısıyla iş ortaklığını oluşturan ortaklardan A A.Ş nin alt işveren olarak tescil edilmesi talep edilmiştir. Asıl işveren olan (A) A.Ş ve (B) A.Ş iş ortaklığından iş alan (A) A.Ş nin bağımsız ve ayrı şekilde işverenlik sıfatı Bulunması nedeniyle, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin ortaya çıkması bakımından yukarıda söz edilen şartların gerçekleşmesi şartıyla, alt işveren olarak tescil edilmesi mümkün olacaktır.

13- Konut işyerleri ile işhanı ve pasaj işyerlerinde işverenlik

Kapıcı ve kaloriferci gibi hizmetlilerin çalıştırıldığı konutlar (apartmanlar) işyeri sayılacaktır.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 34. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümlerine göre;

“Kat malikleri, ana gayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışardan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (Yönetici), kurula da (Yönetim kurulu) denir.

Ana gayrimenkulün sekiz veya daha fazla bağımsız bölümü varsa, yönetici atanması mecburidir.”

Hükümleri yer almıştır.

Aynı Kanunun 38. maddesine göre de; yöneticinin, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumlu olduğu, 40. maddesinde de, yöneticinin, kaide olarak vekilin haklarına sahip olduğu açıklanmıştır.

Bu doğrultuda yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde kat malikleri kurulu işveren, yönetici ise işveren vekili sayılacaktır.

Öte yandan işyeri tescil aşamasında işyeri dosyasının karar defterinde yöneticinin kim olduğu ve işyeri tescili hususunda yetkilendirildiği hususuna ilişkin karar alınmış olması koşuluyla apartmanda ikamet edenlere ait bir liste de alınmak suretiyle işyeri dosyası kat malikleri kurulu adına tescil edilecektir.

Diğer yandan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun, yukarıda belirtilen hükmü gereğince yönetici tayininin isteğe bağlı bıraktığı 8'den az bağımsız bölümü olan apartmanlarda bir yönetici seçilmemiş ancak aralarından veya dışarıdan bir kişiye yönetim görevini vermişlerse yönetim görevi verilen kişiler 5510 sayılı Kanun uyarınca işveren vekili sayılacaklar kat malikleri kurulu da işveren sayılarak işyeri dosyası kat malikleri kurulu adına tescil edilecektir.

Kat mülkiyetinin bahis konusu olmadığı ve tamamı bir kişiye ait bulunan apartmanlarda, kapıcı ve kaloriferci çalıştırılması halinde bunları hizmet akdi ile işe alan ve çalıştıran kişi kim ise işveren o olacaktır. Böyle bir apartmanda oturan kiracılar tarafından alınıp çalıştırılan kapıcı ve kalorifercinin işvereni apartmanın sahibi değil, kiracılar olacaktır.

Tek mesken olarak kullanılan bir evde (mesela bir villa veya köşkte) kapıcı, kaloriferci, bahçıvan çalıştırılıyorsa, bunların sigortalı sayılması suretiyle bahse konu evin işyeri ve bunları çalıştıran kimse de işveren olarak esas alınacaktır.

İhtiva ettiği bir çok oda veya dairelerde çeşitli işyeri (büro, atölye, ticarethane gibi) bulunan iş hanı, pasaj ve benzeri toplu işyeri binalarında temizlik, bekçilik, odacılık, kâtiplik, asansör ve kalorifer işleri gibi müşterek hizmetlerin yürütülmesi amacıyla sigortalı çalıştırılması halinde söz konusu yerler işyeri sayılacaktır.

Bu gibi iş hanı ve pasajların gerçek veya tüzel kişiliği haiz sahipleri, bahsi geçen hizmetler için sigortalı çalıştırdıkları takdirde işveren sayılacaklardır.

İşhanı veya pasajın yönetimi (bekçi, odacı, temizlikçi, kaloriferci, v.s. gibi şahısların çalıştırılması gibi işler için) malikler dışından (kiracılar dahil) atanan bir yönetici veya müdüre verildiği takdirde, yöneticilik görevi yapan bu şahıslar işveren vekili konumunda olacaklar, iş hanı ve pasaj yönetim kurulu adına işleri yönetecekleri için iş hanı ve pasaj adına dosya tescil edilecektir.

İş hanı ve pasajlar, dini bir kuruluşa veya cemaate veya hayır kurumuna ait ise, buraları her bakımdan temsil eden yönetim kurulu veya mütevelli heyeti işveren olarak işlem görecektir.

Tamamı bir gerçek veya tüzel kişiye, dini bir kuruluşa veya cemaate veya hayır kurumuna veya tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşa ait olan ve kiracıların bulunduğu han ve pasajlarda, malik (mülk sahibi) işveren sayılmayacak, sigortalı olması gereken temizlikçi, odacı, bekçi, kaloriferci vs. gibi şahısları işe alan kiracılar, işveren olarak kabul edilecektir.

14- Okul aile birliklerinde işyeri tescili

Okul aile birliklerinin işyeri olmayı gerektiren yerleri kendilerinin işletmeleri veya herhangi bir şekilde kendilerinin sigortalı çalıştırmaları halinde, işveren ilgili birlik, aksi durumda yani işyeri olmayı gerektiren yerlerin kiralama usulü ile işlettirilmesi halinde ise işveren, ilgili kira sözleşmesine taraf olan kiracı kişi veya kuruluş olacaktır. Dolayısıyla okul aile birliğinin bizatihi söz konusu işyerini kendisinin işletmesi veya herhangi bir şekilde sigortalı çalıştırması halinde mahiyet kodu “2” olarak, kiralama yoluyla işlettirildiği durumlarda ise kiracı kişi veya kuruluş adına tescil edilen işyerinin mahiyet kodu“4” olarak verilerek işyeri dosyası tescil edilecektir.

15- Aile hekimliklerinde işyeri tescili

5258 sayılı Kanunun 8. maddesine dayanılarak 25.5.2010 tarih ve 27591 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 18. maddesinin dördüncü fıkrasında, aile hekimlerinin, sağlık hizmetlerine yardımcı olmak amacıyla ebe, hemşire, sağlık memuru, tıbbi sekreter gibi ilave sağlık hizmetleri personeli ile güvenlik, temizlik, kalorifer, sekretarya vb. hizmetler için ferden veya müştereken personel çalıştırabileceği ya da hizmet satın alabileceği belirtilmiş, 29. maddesinde ise aile sağlığı merkezinin, aile hekimlerinin ve aile sağlığı elemanlarının, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Bakanlık, ilgili mülkî idare amirleri ve yerel sağlık idare amirleri veya bunların görevlendireceği personelin denetimine tâbi olduğu belirtilmiştir.

Aile sağlığı merkezlerinde aile hekimi, aile sağlığı elemanı ve aile hekiminin isteği halinde çalıştırabileceği yardımcı personel (güvenlik, temizlik, sekreterya vb.) olmak üzere üç türlü personelin istihdamı söz konusudur. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları ilgili kanun ve yönetmeliklerinde sayılan merciler ile sözleşme imzalamış ve sözleşme ücreti karşılığı çalışan sağlık görevlileridir. Aile hekimi, aile sağlığı elemanının 5510 sayılı Kanundan kaynaklanan yükümlülükleri Sağlık Bakanlığının ilgili birimi tarafından yerine getirilecektir. Aile hekimleri tarafından istekleri halinde çalıştırılacak yardımcı personel hakkında (güvenlik, temizlik, sekreterya vb.) ise Bakanlık, ilgili mülkî idare ve sağlık idaresinin 5510 sayılı Kanun açısından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının işvereni ilgili il sağlık müdürlüğüdür ve işyeri mahiyet kodunun “ 1” olarak verilerek tescil edilmesi gerekmektedir. Aile hekiminin ihtiyari olarak çalıştırdığı yardımcı personelin işvereni ise aile hekimidir ve bu durumdaki işyerinin mahiyet kodu “2” olarak verilerek tescil edilecektir.

Bu doğrultuda sözleşme yapılarak çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarının bildirimleri, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) veya (c) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsüne bakılarak Sağlık Bakanlığının ilgili birimi adına tescilli/tescil edilecek işyeri dosyalarından yapılacak,

Buna karşın, aile hekimleri tarafından sağlık hizmetlerine yardımcı olmak amacıyla hizmet akdine istinaden ebe, hemşire, sağlık memuru, tıbbi sekreter gibi ilave sağlık hizmetleri personeli ile güvenlik, temizlik, kalorifer, sekretarya vb. hizmetler için sigortalı çalıştırılması halinde, bu sigortalıların, aile hekimleri tarafından düzenlenecek olan işyeri bildirgelerine istinaden “Gerçek Kişi İşyeri Tescil” ekranından “2” mahiyet kodu ve “8621-Genel Hekimlik Uygulama Faaliyetleri” işkolu kodu ile aile hekimi adına tescil edilecek olan işyeri dosyasından bildirilecektir.

Diğer taraftan, Sağlık Bakanlığınca, birden fazla aile hekiminin, aile sağlığı merkezlerinde çalıştırılabildiği, dolayısıyla, bu merkezlerde aile hekimleri tarafından işe alınan yardımcı personel için tescil edilecek işyeri dosyalarının ne şekilde tescil edileceği söz konusu olabilmektedir.

25.1.2013 tarihli ve 28539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 26. maddesinde;

“Aile sağlığı merkezinde birden çok aile hekimi hizmet veriyor ise, aile hekimleri kendi aralarında bir yönetim planı oluşturarak yönetici belirler ve yönetici ismini müdürlüğe bildirirler. Yönetici seçimi zorunlu haller dışında yılda bir kez yapılır. Yönetim tarafından alınan kararlar karar defterine işlenir. Yönetici, aile sağlığı merkezinin işletilmesinden birinci derecede sorumlu olduğu gibi bu merkezin müdürlük ve toplum sağlığı merkezi ile koordinasyonunu sağlamakla da görevlidir. Yöneticinin diğer aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları üzerinde herhangi bir idari görev ve sorumluluğu bulunmaz.”

Hükmü yer almaktadır.

26.8.2010 tarihli ve 27684 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 275 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ise;

“Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinin son fıkrasının Maliye Bakanlığı'na verdiği yetkiye istinaden, aynı maddenin birinci fıkrasında tevkifat yapacaklar arasında sayılmayan aile hekimlerinin, aile hekimliği hizmetlerinin verilmesiyle ilgili olarak temizlik, sekreterlik, şoförlük gibi hizmetler için yanlarında çalıştıracakları hizmet erbabına yapılacak ücret ödemeleri, serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemeler ile işyerine ilişkin kira ödemeleri ve esnaf muaflığından yararlananlardan mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemelerden maddede belirtilen oranlarda tevkifat yapmaları uygun bulunmuştur. Birden çok aile hekiminin görev yaptığı aile sağlığı merkezlerinde ise bu yükümlülük yönetici olarak belirlenen aile hekimi tarafından yerine getirilecektir.”

Düzenlemesi yer almaktadır.

Söz konusu hükümler doğrultusunda birden fazla aile hekiminden oluşan aile sağlığı merkezlerinde aile sağlığı merkezi işveren, yönetici konumunda olan aile hekimi ise işveren vekili olarak esas alınacak olup aile hekimliğindeki yönetici hekimin T.C. kimlik numarası görev süresi ile sınırlı olmak kaydıyla aile hekimliği ile ilişkilendirilecektir.

Her yıl gerçekleşen yönetici değişikliğine istinaden karar defteri ilgili üniteye ibraz edilecek olup ünite tarafından yeni işveren vekili olan aile hekimine ilişkin bilgiler işyeri tescil kütüğüne görev süresi ile sınırlı olmak kaydıyla işlenecektir.

16- Ülkemizle arasında sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlere ait işyerlerinin tescili

5510 sayılı Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde;

“Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır. Bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri halinde, 50. maddenin ikinci fıkrasındaki Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında isteğe bağlı sigorta hükümleri uygulanır. Bu kapsamda, isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz. Bu bent kapsamında yurt dışındaki işyerlerinde çalışan sigortalıların, bu sürede ödedikleri isteğe bağlı sigorta primleri 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sayılır.”

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 87. maddesinde;

“Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri, Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.

Yurtdışına sigortalı götürecek işverene ait işyeri, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulu ve tescilli olmalıdır. Yabancı ülke mevzuatına göre kurulan firmalarca yurtdışında gerçekleştirilen işlerde çalıştırılan Türk vatandaşları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.

İşverenler, yurt dışında yapacakları işi, yeni tescil edecekleri işyeri dosyasından bildirilecek sigortalılarca gerçekleştireceklerse; işletme merkezlerinin bağlı olduğu üniteye işyeri dosyası tescil ettirerek, sosyal sigorta yükümlülüklerini bu dosyadan yerine getireceklerdir. İşyeri bildirgesi ekine, bu Yönetmeliğin 29. maddesinde sayılan belgelerden ayrı olarak işin alındığını belgeleyen sözleşme örneği ile ilgili ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti Dış Temsilciliği yazısı veya Ticaret Bakanlığınca düzenlenecek belge eklenir. Aynı ülkede kısa vadeli sigorta kolu prim oranı aynı olan başka bir iş üstlenilmesi halinde, bu işyerinde çalışan sigortalılarla ilgili sosyal sigorta yükümlülükleri de, daha önce tescil edilmiş olan işyeri dosyası üzerinden yerine getirebileceklerdir. ”

Hükümleri yer almakta olup ülkemizle arasında sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlere ait işyerlerinin tescilinde Yönetmelikte belirtildiği şekilde işlem yapılacaktır.

Diğer yandan ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerin sosyal güvenliklerinin sağlanması ve prime esas kazançlarının tespiti konusunda 24.11.2016 tarih ve 15865092 sayılı Başkanlık OLUR'u ile;

1-   Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçiler ve işverenleri tarafından düzenlenerek Türkiye İş Kurumunca onaylanan Yurt Dışı Hizmet Akdindeki işe başlama tarihi esas alınarak işyerlerinin tescilinin sağlanması,

2-   Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerin çalışma süresinin tespitinde; adlarına işten ayrılış bildirgesi verilmeyenler ile aylık prim ve hizmet belgesinde işten çıkış tarihi belirtilmeyenler hakkında başkaca bilgi ve belge olmaması halinde, işçi ve işverenleri tarafından düzenlenerek Türkiye İş Kurumunca onaylanan Yurt Dışı Hizmet Akdinde belirtilen ''sözleşmenin süresi ve sona erdirilmesi'' maddesinde belirtilen tarihler arasındaki sürelerin tamamında (konunun incelenmesi yoluna da gidilmeden) sigortalı sayılması,

3- Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerin ücretlerinin tespitinde; işçi ve işverenleri tarafından düzenlenerek Türkiye İş Kurumunca onaylanan Yurt Dışı Hizmet Akdinde belirtilen aylık ücretin, (5510 sayılı kanunun 82. maddesini birinci fıkrasındaki alt ve üst sınır arasında kalmak üzere) aylık prime esas kazanç tutarının tespitinde esas alınması,

gerektiğine karar verilmiş olup yapılan işlemlerin buna göre yapılmasına dikkat edilecektir.

17- İstisna akdi kapsamında Almanya’da iş alan işverenlere ait işyerlerinin tescili

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti Hükümeti arasında imzalanan Türk firmaları işçilerinin istisna akdi çerçevesinde istihdamına ilişkin anlaşma 20 Aralık 1991 tarih ve 21087 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu anlaşma gereğince Türk işverenleri ile Almanya’da kurulu firmalar arasındaki ilişki istisna akdine, bu anlaşma çerçevesinde Almanya’da çalıştırılan işçiler ile bunları Almanya’ya götüren Türk işverenler arasındaki ilişki ise hizmet akdine dayanmaktadır.

Bu nedenle Türk firmalarınca bu anlaşma uyarınca Almanya’ya götürülen işçilerden dolayı firmaların Türkiye’de bulunan merkez işyerleri için Almanya’daki işe uygun işkolu kodu ve tehlike sınıfı verilmek suretiyle devamlı nitelikte olmak üzere işyeri dosyası açılarak sigortalıların tüm sigorta işlemleri bu dosyalardan yürütülecektir.

Diğer yandan söz konusu uygulamaya ilişkin olarak çıkarılan ve yürürlükte bulunan 24.4.2004 tarih ve 25142 sayılı Resmi Gazetede yayımlanana “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile AFC Hükümeti Arasında Türk Firmaları İşçilerinin İstisna Akdi Çerçevesinde İstihdamına İlişkin Anlaşmanın Uygulanması Hakkında Tebliğ”in Primlerin Ödenmesi başlıklı 12. maddesi;

“Firmalar tarafından AFC’ne çalışmak üzere gönderilen işçilerin sigorta primleri, bu işçilerin AFC’nde bulunduğu süre için 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 78. maddesine göre belirlenen sigorta primine esas kazancın alt sınırının iki katından az olmamak kaydıyla bu miktar ile üst sınır arasındaki kazanç üzerinden ve işe başlama ve işten ayrılma tarihlerinin ayın birinci ve otuzuncu günleri dışındaki bir tarihe rastlaması halleri hariç, her ay otuz gün çalıştığı kabul edilmek suretiyle ödenir.

Prim ödeme gün sayıları ile sigorta primleri hesabına esas kazanç tutarının SSK’na yukarıda belirtilen alt sınırın iki katından az bildirilmesi halinde, eksik bildirimin işçinin kusurundan veya yasal zorunluluklardan kaynaklandığının ve bildirimin fiili duruma uygun olduğunun firma tarafından kanıtlanması koşuluyla bu bildirimler geçerli sayılır.

Firmalar tarafından Türkiye’deki işyerine aldıkları işçilerin AFC’ne götürüldüğü tarihe kadar geçen sürede işyerinde fiilen çalıştırılmaması veya kendilerine ücret ödenmemesi halinde, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun değişik 79. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları da nazara alınarak gerekli işlem yapılır.”

Hükmünü amirdir.

Bu doğrultuda söz konusu istisna akdi anlaşması kapsamında firmalar tarafından Almanya’ya çalışmak üzere gönderilen işçilerin sigorta primleri, bu işçilerin Almanya’da bulunduğu süre için 5510 sayılı Kanununun 82. maddesine göre belirlenen sigorta primine esas kazancın alt sınırının iki katından az olmamak kaydıyla bu miktar ile üst sınır arasındaki kazanç üzerinden ve işe başlama ve işten ayrılma tarihlerinin ayın birinci ve otuzuncu günleri dışındaki bir tarihe rastlaması halleri hariç, her ay otuz gün çalıştığı kabul edilmek suretiyle ödenecektir.

18- 5510 sayılı kanunun geçici 20. maddesi kapsamında işyeri tescili

5510 sayılı Kanunun geçici 20. maddesi kapsamında sandık statüsüne tabi personelin çalıştırıldığı yerler, 5510 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında tescili yapılan işyeri kapsamına girmemektedir.

Diğer yandan, geçici 20. madde kapsamında sandık statüsüne tabi personelin çalıştırıldığı yerler 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işyeri olarak kabul edildiğinden, sandık statüsüne tabi personel çalıştırmaya başlayan bankaların, sigorta ve reasürans şirketlerinin, ticaret odalarının, sanayi odalarının, borsaların veya bunların teşkil ettikleri birliklerin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerince tescil edilmesi gerekmektedir.

Ancak, 12.10.2009 tarih ve 2009/121 sayılı Genelgede de açıklandığı üzere, 5510 sayılı Kanunun Ek-1'inci maddesi ile 1.8.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, Kanunun 11. maddesine göre yapılan işyeri bildirimleri aynı zamanda Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne de yapılmış sayıldığından, yeni açılan ve sandık statüsüne tabi personel çalıştırmaya başlayan bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler bu hususu Kurumumuza bildirmekte, Kurumumuzca da bu bilgiler elektronik ortamda Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne aktarılmaktadır.

Bu itibarla, sandık statüsüne tabi personelin çalıştırıldığı yerler 5510 sayılı Kanun uyarınca tanımı yapılan işyeri kapsamına girmemekle birlikte, 4857 sayılı Kanun uyarınca işyeri olarak kabul edildiğinden, 1.8.2009 tarihinden itibaren sandık statüsüne tabi sigortalı çalıştırmaya başlanılan yerlerin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine bildirilebilmesi amacıyla, sandık statüsüne tabi personel çalıştırmaya başlayan kurum, kuruluş ve bankaların, işyeri bildirgesi düzenlenmek suretiyle durumu Kurumumuza bildirmeleri gerekmektedir.

Diğer taraftan, sandık statüsüne tabi çalışan sigortalılar dolayısıyla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine bildirilmek amacıyla tescil edilen işyerlerinden, sigortalı işe giriş bildirgesi veya aylık prim ve hizmet belgesi gönderilmesi gibi bir durum söz konusu olamayacağından, bahse konu işyeri dosyalarının tescil işlemi yapıldıktan sonra, tescil tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılarak ize ayrılması gerekmektedir.

Öte yandan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 20. maddesi kapsamında sigortalılıkları sağlanan iştirakçilerin, 4447 sayılı Kanunun 46. maddesi hükmü gereğince İşsizlik Sigortası kapsamında olmaları nedeniyle bunların çalıştırıldıkları işyerlerinin de tescil edilmesi gerekmektedir.

19- Yed-i emin, tasfiye memurları ve kayyumlar

Yed-i Emin: Bir malın muhafazası veya idaresi adli mercilerce tayin suretiyle kendisine verilen şahıs veya şahıslara,

Tasfiye Memuru: Bir mameleke (borç-alacak dahil) alacakların tahsili, borçların ödenmesi ve bakiyenin müstehliklere (kullanıcılara) verilmesi işlerini yapmak üzere adli mercilerce tayin edilen şahıs veya şahıslara,

Kayyum: Belli bir malın belli bir süre yönetilmesi ya da belli bir işin yapılması için resmi makamlarca yetkili olarak görevlendirilmiş şahıslara denilmektedir.

a)   Yed-i emin, tasfiye memurları ve kayyumlar yargı kararı ile işveren adına hareket etmek üzere atandıkları için, yed-i emin ve tasfiye memurları ve kayyumlar görevlerini atamaya istinaden yerine getirdiklerinden, işverenin serbest iradesi ile yapılmış bir görevlendirmede olmadığından işverenle aralarında hizmet akdi ilişkisi doğmayacaktır.

b)  Yed-i emin, tasfiye memurları ve kayyumlar görevleri sırasında işyerinde sigortalı olmaları gereken kişiler çalıştırıldığı takdirde, yed-i emin ve tasfiye memurları ve kayyumlar adına işyeri dosyası tescil edilmeyecek, işyerinin sahibi olanlar adına tescilli bulunan veya tescili sağlanacak işyeri dosyalarından çalıştırılan kişilerin bildirimleri yapılacaktır.

20- Libya’da iş alan Türk işverenlere ait işyerlerinin tescili

Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi arasında 13.9.1984 tarihinde imzalanan sosyal güvenlik sözleşmesi ile bu sözleşmenin uygulamasına ait idari anlaşma 1.9.1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşmenin yürürlük tarihi itibariyle 20.8.1976 tarihli eski sosyal güvenlik sözleşmesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Yeni sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile birlikte Libya’da iş yapmakta olan Türk işverenlerin yanında çalışan Türk işçileri ile Türkiye’de iş yapmakta olan Libyalı işverenlerin yanında çalışan Libya’lı işçiler daimi işçi statüsünde sayılmış ve bu işçiler uzun vadeli sigorta kolları (malüllük, yaşlılık ve ölüm) bakımından ana ülke, kısa vadeli sigorta kolları (iş kazaları ile meslek hastalıkları ve analık) bakımından ise hem ana ülke hem de çalışılan ülke mevzuatına tabi tutulmuşlardır.

Libya’da Libyalı işveren veya üçüncü bir ülke işvereni nezdinde çalışan Türk işçileri ile Türkiye de Türk işveren veya üçüncü bir ülke işvereni nezdinde çalışan Libyalı işçiler geçici işçi sayılmış ve bunlar çalıştıkları ülke mevzuatına tabi kılınmışlardır.

Söz konusu kapsamda yer alan sigortalılar için işletme merkezlerinin bağlı olduğu üniteye, yapılacak işe uygun işkolu kodu ve tehlike sınıfı verilmek suretiyle işyeri dosyası tescil ettirilecek ve sosyal sigorta yükümlülükleri bu dosyadan yerine getirilecektir.

21- İşsizlik ödeneğinden yararlanan kişiler ile Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edinme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler için işyeri dosyası tescili

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu gereğince işsizlik ödeneğinden yararlanan kişiler ile Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edinme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler için Türkiye İş Kurumunun ilgili il müdürlüklerince, Kurumumuzun ilgili ünitesinde işyeri dosyası tescil ettirilecektir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

İşyeri Dosyalarının Kanun Kapsamından Çıkarılması ve İz İşlemleri

Bilindiği üzere işyeri dosyalarının kanun kapsamından çıkarılması ve iz işlemlerinin zamanında yapılmaması, ünitelerde gerçekte ne kadar faal, ne kadar gayri faal işyeri dosyasının bulunduğunun bilinmesini engellendiği gibi borçlarının bulunmadığı hususunda talepte bulunan işverenlerle ilgili olarak yapılan sorgulamaların gecikmeli sonuçlandırılması, faal durumda bulunan ve ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyen işverenlerin borçlarının zamanında takip edilememesi gibi olumsuzluklara yol açabilmektedir.

Bu doğrultuda yukarıda belirtilen olumsuz durumların ortaya çıkmasının önlenmesi için işyeri dosyalarının kanun kapsamından çıkarılması, ize ayrılması ve imha işlemlerinin zamanında yapılması önem arz etmekte olup söz konusu işlemler aşağıda belirtildiği şekilde yapılacaktır.

1-İşyeri dosyalarının kanun kapsamından çıkarılması işlemleri

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin işyeri dosyalarının işlemden kaldırılması başlığını taşıyan 34. maddesinde “özel nitelikteki inşaat işyerleri ile ihale konusu işyerleri hariç olmak üzere, kapanma, terk veya tasfiye olmadığı hâlde, işyerinde en az iki yıl süre ile sigortalı çalıştırılmadığı, işverenler tarafından bildirilen veya Kurumca tespit edilen işyeri dosyaları, sigortalı çalıştırılmaya son verilen tarih itibarıyla ünitece Kanun kapsamından çıkarılır." hükmü yer almıştır.

Buna göre işyeri dosyalarının kanun kapsamından çıkarılmasına ilişkin işlemler aşağıda belirtildiği şekilde yapılacaktır.

1.1-En az iki yıllık süreden bu yana gayri faal olan işyerlerinin 5510 sayılı kanun kapsamından çıkarılması ve iz işlemleri

Yönetmeliğin yukarıda belirtilen hükmü uyarınca, en son aylık prim ve hizmet belgesinin verilmiş olduğu tarihten itibaren üzerinden iki yıl geçmiş olan işyeri dosyaları sistem tarafından otomatik olarak en son bildirim yapılan ay sonu itibariyle 5510 sayılı kanun kapsamından çıkartılmaktadır.

Ancak gerek özel bina inşaatı ile ihale konusu işlerin bitirilmesi, gerekse devamlı nitelikteki işyerlerinin kapanma, terk veya tasfiye olduğunun bildirilmesi veya tespit edilmesi halinde, bu nitelikteki işyeri dosyaları iki yıllık süre beklenilmeksizin bildirime veya tespite esas belgelerin işveren servisine intikal ettiği tarihten sonra sigortalı çalıştırılmaya son verilen tarihten itibaren 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılacaktır.

"Otomatik Kanun Kapsamından Çıkış" menüsü vasıtasıyla kapsamdan çıkış işleminin yapıldığı tarih itibariyle iki yıllık süreden bu yana aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi girişi yapılmamış olan tüm işyerlerinin, 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkış işlemi otomatik olarak yapılacak ve bu şekilde 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılmış işyeri dosyalarının listeleri alınacaktır.

Özel bina inşaatlarına ait işyeri dosyaları işin bitiş tarihi 2011/13 sayılı Kurum genelgesinin aşağıda belirtilen “8.1-Özel bina inşaatlarında işin başlama ve bitiş tarihlerinin tespiti” başlıklı bölümünde belirtildiği şekilde belirlenerek kanun kapsamından çıkartılacaktır.

8.1-Özel bina inşaatlarında işin başlama ve bitiş tarihlerinin tespiti

“Gerektiğinde, inşaatın başladığı ve bitirildiği tarihin işverence resmî makamlardan alınacak belgelerle kanıtlanması istenebilir. İnşaatın başladığı ve bittiği tarihin resmî belge ile kanıtlanamaması, aksine bir tespit olmadıkça, yapı ruhsat tarihi inşaatın başladığı tarih, inşaatın bitiş tarihi ise işverence Kuruma yapılan başvuruda dilekçe tarihi beyan edilen tarihten itibaren bir ay içerisinde ise beyan edilen tarih, değilse dilekçenin Kuruma intikal ettirildiği tarih olarak kabul edilir. Söz konusu tarihlere işverenlerce itiraz edilmesi durumunda inşaatın başlama ve bitiş tarihleri ile ilgili Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılacak tespit sonucuna göre işlem yapılacaktır.

İhale konusu işyeri dosyalarında ise işin bitiş tarihi aynı genelgenin aşağıda belirtilen “8.2- İhale konusu işlerde işin başlama ve bitiş tarihlerinin tespiti” başlıklı bölümünde belirtildiği şekilde belirlenerek kanun kapsamından çıkartılacaktır.

8.2- İhale konusu işlerde işin başlama ve bitiş tarihlerinin tespiti

Fiilen işin başlangıç ve bitiş tarihlerinin, işverence ihale makamlarından alınacak belgelerle kanıtlanması istenebilir. Bu tarihlerin resmî belge ile kanıtlanamaması hâlinde, aksine bir tespit olmaması durumunda yüklenici tarafından Kuruma müracaat tarihi işin başlama tarihi olarak kabul edilir. İşverence Kuruma yapılan başvuruda dilekçe tarihi beyan edilen tarihten itibaren bir ay içerisinde ise beyan edilen tarih, değilse dilekçenin Kuruma verildiği tarih işin bitiş tarihi olarak kabul edilir.

Diğer yandan otomatik olarak kanun kapsamından çıkarılmış işyeri dosyaları veya gerek özel bina inşaatı ile ihale konusu işlerin bitirilmesi, gerekse devamlı nitelikteki işyerlerinin kapanma, terk veya tasfiye olduğunun bildirilmesi veya tespit edilmesi halinde kanun kapsamından çıkış işlemi yapılan işyeri dosyalarının Kuruma borcunun bulunmaması halinde iz işlemi de yapılacaktır.

1.2-“İşyeri teftişten sarfınazar tutanağı” ve “İşyerinin kanun kapsamından çıkarılma fişi”

5510 sayılı Kanun kapsamından çıkış işlemlerinin hangi tarih itibariyle yapıldığı, kanun kapsamından çıkış tarihi, nedeni ve işlemi yapan personelin kullanıcı kodu sistemde kayıtlı tutulduğundan söz konusu bilgilerin istenildiği zaman görüntülenmesi mümkün bulunmaktadır.

Bu nedenle, işyerlerinin gerek otomatik gerekse de ayrı ayrı kanun kapsamından çıkartılması sırasında “işyeri teftişten sarfınazar tutanağı” ve “işyerinin kanun kapsamından çıkarılma fişi” düzenlenmeyecektir.

2- İşyeri dosyalarının imha işlemleri

İşyeri dosyalarının imha işlemlerinde 18.10.2019 tarihli ve 30922 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 17 ila 22. maddeleri uyarınca işlem yapılacaktır.

Diğer yandan işyeri dosyalarına ilişkin yapılacak ayıklama ve imha işlemlerinde uyulacak saklama süreleri, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Saklama Süreli Standart Dosya Planı ve Devlet Arşivleri Başkanlığınca yayımlanan ortak alanlar için düzenlenmiş, Kamu Kurum ve Kuruluşları Danışma, Denetim ve Yardımcı Hizmet Birimleri Tespit ve Değerlendirme Formu'ndaki süreler olacaktır.

3- Kanun kapsamından çıkmış işyerlerinden aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmesi

Bilindiği gibi Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin işyeri dosyalarının işlemden kaldırılması başlığını taşıyan 34. maddesinde “özel nitelikteki inşaat işyerleri ile ihale konusu işyerleri hariç olmak üzere, kapanma, terk veya tasfiye olmadığı hâlde, işyerinde en az iki yıl süre ile sigortalı çalıştırılmadığı, işverenler tarafından bildirilen veya Kurumca tespit edilen işyeri dosyaları, sigortalı çalıştırılmaya son verilen tarih itibarıyla ünitece Kanun kapsamından çıkarılır."

hükmü yer almıştır.

Yönetmeliğin yukarıda belirtilen hükmü uyarınca, en son aylık prim ve hizmet belgesinin verilmiş olduğu tarihten itibaren üzerinden iki yıl geçmiş olan işyerine ait işyeri dosyaları sistem tarafından otomatik olarak en son bildirim yapılan ay sonu itibariyle kanun kapsamından çıkarılmaktadır.

Diğer yandan kanun kapsamdan çıkışı yapılmış ancak henüz ize ayrılmamış olan işyerlerinden aylık prim ve hizmet belgesinin verilmek istenilmesi durumunda “işyeri dosyanız kanun kapsamından çıkmış olması nedeniyle giriş yapılamaz. Bağlı bulunduğunuz sosyal güvenlik merkezine müracaat ediniz” uyarısı verilerek işverenlerin işyeri dosyalarının işlemlerinin yürütüldüğü sosyal güvenlik merkezlerine müracaat edilmesi sağlanarak, kapsamdan çıkan işyeri dosyalarının kapsamdan çıkış kaydının kaldırılarak yeniden aylık prim ve hizmet belgesi verilmesi mümkün bulunmaktadır.

Bu kapsamda kapsamdan çıkmış ancak henüz iz yapılmamış olan işyeri dosyaları ile ilgili olarak işverenlerce aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmesi hususunda müracaat edilmesi halinde kapsamdan çıkan işyeri dosyalarının kapsamdan çıkış kaydının kaldırılarak yeniden aylık prim ve hizmet belgesi verilmesi sağlanacaktır.

İKİNCİ KISIM

SİGORTA PRİMİNE ESAS KAZANÇLAR İLE SİGORTA PRİMİNE TABİ OLMAYACAK KAZANÇLAR

BİRİNCİ BÖLÜM

Günlük Kazanç Sınırları ve Prime Esas Kazancın Üst Sınırını Aşan Primlerin

İade İşlemleri

1-Günlük kazanç sınırları

İşverenlerin ve sigortalıların ödeyecekleri primler sigorta primine esas günlük kazanç sınırları baz alınarak belirlenmekte olup söz konusu kazanç sınırları 5510 sayılı Kanunun 82. maddesinde belirlenmiştir.

Buna göre;

Sigortalının bir günlük prime esas tutulacak kazancının alt sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı ise 16 yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç alt sınırı 1.1.2017 tarihinden önce 6,5 bu tarihten sonra ise 7,5 katı olarak alınacaktır.

1.10.2008 tarihinden öncesine ait olan iş ve işlemlerde ise 506 sayılı Kanunun mülga 78. maddesine göre işlem yapılacaktır.

Sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurtdışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçiler için günlük prime esas kazanç üst sınırı, günlük asgari ücretin 1.10.2014 tarihinden itibaren 3 katı olarak uygulanacaktır.

Ayrıca ülkemiz ile arasında sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinin ücretlerinin tespitinde; işçi ve işverenleri tarafından düzenlenerek Türkiye İş Kurumunca onaylanan Yurt Dışı Hizmet Akdinde belirtilen aylık ücret, 5510 sayılı kanunun 82. maddesinin birinci fıkrasındaki alt ve üst sınır (3 kat) arasında kalmak üzere aylık prime esas kazanç tutarının tespitinde esas alınacaktır.

Günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanacaktır.

Sigortalının kazancı alt sınırın altında ise bu kazanç ile alt sınır arasındaki farka ait sigorta primleri ile ücretsiz çalışan sigortalılara ait sigorta primlerinin tümünü işveren ödeyecektir.

Örnek 1: İşverenin 18 yaşından büyük olan çocuğu ücret almadan işyerinde çalışmaktadır. Bu kişinin 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olması gerektiğinden sigorta primlerinin tümünü işveren ödeyecektir.

2-Prime esas kazancın üst sınırını aşan primlerin iade işlemleri

Bilindiği üzere Kanunun 82. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Sigortalıların bu Kanunun 53. maddesine göre belirlenen aynı sigortalılık haline tâbi olacak şekilde birden fazla işte çalışması nedeniyle Kuruma ödenen primler toplamı, bu sigortalılık hali için belirlenen prime esas kazanç üst sınırı üzerinden hesaplanacak miktarı aşarsa, aşan kısmın tamamı, sigortalının talebi üzerine en geç talep tarihini takip eden ay içinde hissesi oranında

sigortalıya defaten geri ödenir. Geri verilen primler için ayrıca gecikme cezası ve gecikme

zammı ile faiz ödenmez.”

hükmü yer almaktadır.

Bu doğrultuda sigortalıların Kuruma bildirilecek sigorta primine esas kazanç tutarı, prime esas kazanç altı sınırının 7,5 katını aşmayacaktır. Söz konusu 7,5 kat sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurtdışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçiler için günlük prime esas kazanç üst sınırı, günlük asgari ücretin 3 katı olarak uygulanacaktır.

Örnek 1: (A) sigortalısının 2017 yılı Mart ayında prim gün sayısı 30 olmuş ve 14.000,00 TL ücrete hak kazanmıştır.

2017 yılında günlük asgari ücretin alt sınırı 59,25 TL

Günlük kazanç üst sınırı: 59,25 TL x 7,5 :444,38 TL olacaktır.

Aylık kazanç üst sınırı: 444,38 TL x 30 : 13,331.40 TL ilgili sigortalı için 2017 yılı Mart ayı için Kuruma bildirilecek prime esas kazanç tutarının üst sınır olacaktır.

Diğer yandan bilindiği üzere e-Bildirgede sigortalıların gün ve kazançları bildirilirken prime esas kazanç üst sınırının üstünde bildirim yapılmasına izin verilmemektedir. Ancak gerek part-tıme çalışmaları nedeniyle, gerekse aynı sürelerde birden fazla işyerindeki çalışmaları nedeniyle, aynı ayda birden fazla işyerinde çalışan ve birden fazla işyerinden bildirilen sigortalıların prime esas kazançlarının toplamı prime esas kazanç üst sınırını (tavanı) zaman zaman aşabilmektedir.

Örnek 2: (A) sigortalısı 2017 yılı Ocak ayında (B) işyerinde 20 gün çalışmış ve 7.000,00 TL (C) işyerinde ise 30 gün çalışmış ve 8.000,00 TL ücrete hak kazanmıştır.

Söz konusu sigortalının prim gün sayısı her ne kadar 50 olsa da 30 gün olarak kabul edilecek olup bu durumda sigortalının, ay içindeki 30 güne karşılık gelen toplam kazancı;

8.000,00 TL + 7,000,00 TL = 15.000,00 TL

30 günlük üst sınırı (13.331,40 TL’yi) aşmış olacaktır.

Kanunun yukarıda yer alan hükmü doğrultusunda sigortalıların birden fazla işte çalışması nedeniyle Kuruma ödenen primler toplamının, prime esas kazanç üst sınırını aşması halinde, aşan kısım iade edilebilecek olup söz konusu iade işlemi sigortalının talebi halinde yapılacaktır.

Örnek 3 : 2017 yılı Ocak ayında (A) işyerinden 20 gün 5.500,00 TL (B) işyerinden 20 gün 8.500,00 TL bildirim yapılmış bir sigortalının 14.000,00 TL- 13.331,40 TL : 668.60 TL’ye isabet eden sigortalı hissesinin iadesi için SGK’ya müracaat etmesi gerekir

Öte yandan prime esas kazanç üst sınırı aşan kazancı bulunan sigortalıların, üst sınırı aşan kazançların iadesi hususunda talepte bulunmaları halinde, iade en geç talep tarihini izleyen ayın sonuna kadar yapılacaktır. Ayrıca tavanı aşan kazançların iadesi sırasında işveren hissesine ait primlerin iadesi söz konusu olmadığı gibi, sigortalı hissesine isabet eden tutarlar için kanuni faiz de ödenmeyecektir.

Tavanı aşan kazançlarının iadesi hususunda talepte bulunmuş sigortalılara; tavanı aşan kazancının; % 14 oranındaki sigorta priminin( % 9 MYÖ Primi ve % 5 GSS Primi ) ve % 1 oranında işsizlik sigortası priminin iadesi yapılacaktır.

Öte yandan Sosyal Güvenlik Destek Primi kapsamında çalışan sigortalıların tavanı aşan kazançlarının iadesi hususunda talepte bulunmuş olması halinde ; tavanı aşan kazancının; % 7,5 oranındaki prim tutarı iade edilecektir.

Örnek 4 : 2017 yılı Ocak ayında (A) işyerinden 20 gün 5.500,00 TL (B) işyerinden 20 gün 8.500,00 TL bildirim yapılmış bir sigortalının, toplam spek tutarı olan 14.000,00 TL-spek 13.331,40 TL = 668.60 TL’ye isabet eden sigortalı hissesinin iadesi için 668,60 TL’ye isabet eden sigortalı hissesinin iadesi için SGK’ya müracaat etmesi halinde kendisine ;

668,60 TL x 15/100: 100,29 TL iade yapılacaktır.

Aynı ayda birden fazla işyerinde çalışan ve prime esas kazançlarının toplamı prime esas kazanç üst sınırını (tavanı) aşan sigortalılara ilişkin işyerlerinin birden fazla ünite bölgesinde olması halinde iade başvurusu müracaat edilen ünite tarafından yapılacak, muhasebe işlemleri Kurumunun ilgili birimleri arasında yazışma yapılarak sonuçlandırılacaktır.

Öte yandan aynı ayda birden fazla işyerinde çalışan ve prime esas kazançlarının toplamı prime esas kazanç üst sınırını (tavanı) aşan sigortalılara ilişkin işyerlerinin birden fazla ilde bulunması halinde de iade başvurusunun gereği müracaat edilen ünite tarafından yapılacak olmakla birlikte , farklı illerdeki aynı ayda birden fazla hizmetin olması durumunda bu hizmetlerin doğruluğunun araştırılması gerekecek ve bu hizmetler doğruluklarının incelenmesi amacıyla Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarına intikal ettirilecektir.

Diğer yandan aynı ayda birden fazla işyerinde çalışan ve prime esas kazançlarının toplamı prime esas kazanç üst sınırını (tavanı) aşan sigortalılara ilişkin işyerlerinin birden fazla ilde bulunması halinde yapılacak prim iade işlemlerinde mükerrer prim iadesinin önlenmesi amacıyla diğer illerle mutlaka yazışma yapılarak işlemler sürdürülecektir.

İKİNCİ BÖLÜ

Kanunun 4. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendi Kapsamındaki Sigortalılar Yönünden Sigorta Primine Esas Olan ve Olmayan Kazançlar ile Kısmen Prime Tabii Tutulacak Kazançlar

Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas olan ve olmayan kazançları ile kısmen prime tabii tutulacak kazançlarına ilişkin esaslar Kanunun 80. maddesi, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 97. maddesinde belirtilmiş olup söz konusu hususlara ilişkin açıklamalar aşağıda yer almıştır.

1- Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar yönünden prime esas kazançlar

Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas alınacak olan kazançları Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin bir, iki ve üç numaralı alt bentlerinde açıklanmıştır. Buna göre;

“Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.

a) Prime esas kazançların hesabında;

1) Hak edilen ücretlerin,

2)  Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,

3)  İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,

brüt toplamı esas alınır.”

1.1-Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar yönünden ücret ve ücret niteliğindeki kazançların prime tabii tutulması

5510 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasının on iki numaralı bendinde ücret, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutar olarak tanımlanmıştır.

5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların yukarıda açıklanan ücretlerinin prime esas kazanca dahil edilebilmesi için Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre hak edilmesi yeterli olup, sigortalıların ay içindeki prime esas kazanç tutarlarının hesaplanması sırasında, söz konusu ücretlerin ödenip ödenmediğine veya ne zaman ödendiğine bakılmaksızın, hak edildiği ayın prime esas kazancına dahil edilmek suretiyle prime tabi tutulacaktır.

Örnek 1: 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki (D) sigortalısının 2018/Eylül ayına ait aylık brüt ücretinin 3.000,00 TL olduğu, söz konusu ayda yapmış olduğu fazla çalışmaya istinaden 200,00 TL tutarında fazla mesai ücretine hak kazandığı ve 3.000,00 TL tutarındaki ücretin 2018/Kasım ayında, 200,00 TL tutarındaki fazla mesai ücretinin ise 2018/ Aralık ayında ödendiği varsayıldığında, bahse konu sigortalının aylık ücreti ile fazla mesai ücretinin hangi tarihte ödendiği üzerinde durulmaksızın, 2018/Eylül ayına ilişkin olarak düzenlenecek aylık prim ve hizmet belgesinde, prime esas kazanç tutarı 3.200,00 TL olarak Kuruma bildirilecektir.

4857 sayılı Kanunun 59. maddesinde iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği öngörülmüştür.

Bu doğrultuda, sigortalıların hak kazanıp da kullanmadıkları yıllık izin sürelerine ait ücretlerin hizmet akdinin feshinden sonra ödenmesi halinde, 4857 sayılı Kanunun 59. maddesine göre akdin feshedildiği tarihte hak kazanıldığı nazara alınarak, bu nitelikteki yıllık izin sürelerine ilişkin ücretler akdin feshedildiği ayın kazancına dahil edilecektir. Akdin feshedildiği ayda çalışılan gün sayısına tekabül eden günlük prime esas kazancın, prime esas günlük kazanç alt sınırının 7,5 katından fazla olması halinde, aşan kısım prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.

Diğer yandan iş akdinin askıda olduğu bir dönemde fiili çalışması olmayan bir sigortalıya yıllık izin ücretinin ödenmesi halinde yıllık izin ücreti prime esas kazanç bildirimi yapılan en son ayın kazancına dahil edilecektir. Aynı şekilde istirahat nedeniyle iş akdi askıda olan bir sigortalının akdin askıda olduğu dönemde hizmet akdinin feshedilmesi ve yıllık izin hakkının da kullanılmamış olması halinde izin ücretinin de hizmet akdinin feshedilmesi ile birlikte ödenecek olması nedeniyle yıllık izin ücreti prime esas kazanç bildirimi yapılan en son ay için verilecek aylık prim ve hizmet belgesiyle tahakkuk ettirilerek prim kesilecektir.

Diğer taraftan,

-   Toplu iş sözleşmeleri uyarınca veya kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve toplu iş sözleşmesi dışında kalan personel ile toplu iş sözleşmesine tabi olmakla birlikte sendikalara üye olmamaları nedeniyle özel sektöre ait işyerlerinde sözleşme kapsamında bulunmayan personele geriye yönelik olarak ücret farkı ödenmesine karar verilmesi halinde, söz konusu ücret farkları, ilişkin oldukları ayların,

-   Toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulandığı işyerlerinde, bir aydan fazla istirahat alan sigortalılara, Kurumumuzca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin yanı sıra işverenlerce de toplu iş sözleşmelerine dayanılarak istirahatli bulunan süre için ayrıca ücret ödenmesi durumunda, bu ücretler istirahatli bulunulan ayların,

-   Kamu kurumlarında Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için mahkeme kararları veya idarece verilen kararlar gereğince geriye yönelik ücret ödenmesi halinde bu ücretler ilişkin oldukları ayların,

kazancına dahil edilerek prime tabi tutulacaktır.

Örnek 2: Özel nitelikteki bir işyerinde 2018/Mayıs ayında imzalanan toplu iş sözleşmesine istinaden ücretlere Ocak ayından itibaren 250 TL tutarında zam yapılması halinde geriye yönelik olarak 2018 Ocak ila Mayıs dönemi aylarına ilişkin her bir ay için ödenecek olan 250,00 TL ücret farkı 2018 Ocak ila Mayıs dönemi prime esas kazançlarına dahil edilecektir.

1.2- Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar yönünden ücret dışı ödemelerin prime tabii tutulması

Sigortalıların prime esas kazanç tutarlarının hesaplanması sırasında, ücret dışındaki diğer ödemeler öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilecektir.

Ücret dışında sigortalılara ödenmekte olan prim, ikramiye gibi her türlü ödemeler, ödemenin yapıldığı ayın kazancına dahil edilerek prime tabi tutulmaktadır. Ancak, sözü geçen ödemelerin ücret ile birleştirilerek prime tabi tutulması durumunda, bazı sigortalıların aylık prime esas kazançları tutarı, prime esas kazancın üst sınırını aşabilmektedir.

Bu durumda, sigortalılara, ücretinin yanı sıra prime esas kazanca dahil edilebilecek nitelikte ücret dışında ödeme yapılması halinde, bu nitelikteki kazançlar, prime esas günlük kazanç üst sınırının otuz katı aşılmamak kaydıyla prime tabi tutulacak, buna karşın her iki kazanç toplamının üst sınırı aşması halinde, ücret dışındaki ödemenin üst sınırı aşan kısmı, Kanunun 82. maddesi hükmü de dikkate alınarak en fazla takip eden iki ayın prime esas kazanç tutarına dahil edilecektir.

Örnek 1: Aylık brüt ücreti 10.000,00 TL olan (D) sigortalısının 2017/Ocak ayında ücretsiz izinli olduğu ve ilgili ayda brüt 10.000,00 TL ikramiye ödendiği varsayıldığında, 1.1.2017 ila 31.12.2017 tarihleri arasında aylık kazanç üst sınırının 13.331,40 TL olduğu nazara alınarak bahse konu sigortalının, Ocak ayında prim ödeme gün sayısı bulunmadığından ücret dışındaki ikramiye Şubat ve Mart aylarının prime esas kazançlarına dahil edilecektir.

2017 /Ocak ayındaki prime esas kazancı=0 TL

2017/Şubat ayındaki prime esas kazancı 10.000,00 TL ücret + 3.331,40 TL ikramiye = 13.331,40 TL

2017/ Mart ayındaki prime esas kazancı 10.000,00 TL ücret + 3.331,40 TL ikramiye = 13.331,40 TL

olarak Kuruma bildirilecek,

3.331,40 TLX 2=6.662,80 TL prime esas kazanca dahil edilen ikramiye,

10.000,00 TL- 6.662,80 TL =3.337,20 TL tutarındaki ikramiye ise prime esas kazanca dahil edilmemiş olacaktır.

Toplu iş sözleşmelerine tâbi işyerleri ile kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemeler de yine ödendiği ayın kazancına dahil edilecektir.

Sigortalılara çeşitli nedenlerle (ücretsiz izin, istirahat gibi) ay içinde çalışmasının bulunmadığı ve ücret ödenmediği aylarda prime esas kazanca dahil olacak nitelikte ücret dışında bir ödeme yapılması halinde, ücret dışındaki bu ödemeler, ödemenin yapıldığı ayda sigortalının prim ödeme gün sayısının bulunmaması nedeniyle ödemenin yapıldığı tarihi takip eden iki ayı geçmemek üzere ilgili ayların prime esas kazancına dahil edilecektir. Ancak ödemenin yapıldığı tarihi takip eden iki ayda da ücret ödemesine hak kazanılmadığı durumlarda, ücret dışındaki bu ödemeler prime esas kazanca dahil edilemeyecektir.

Diğer taraftan, toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda bu ödemeler 5510 sayılı Kanunun 82. maddesi hükmünde belirtilen prime esas kazanç alt ve üst sınırları da nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tâbi olduğu en son ayın kazancına dahil edilecektir.

1.3- Hizmet akdinin feshinin geçersizliği halinde yapılacak ödemeler

İş Kanununun uygulandığı otuz veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde en az altı aylık kıdemi bulunan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin geçerli sebep gösterilmeden veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iş mahkemesince veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verilmesi halinde;

İşçiyi başvurusu halinde bir ay içinde işe başlatmayan işverence işçiye ödenen ve mahkeme veya özel hakemce belirlenen en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarındaki tazminatın, niteliği itibariyle ücret sayılabilecek bir kazanç durumunda olmaması ve işe başlatılmayan sigortalının sigortalılık niteliğinin de kalmaması nedeniyle anılan tazminat tutarı prime tabi tutulmayacaktır.

Feshin geçersizliğine dair mahkeme veya özel hakem kararının kesinleştirilmesine kadar işçiye çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların da işverenin işçiyi işe başlatması veya başlatmamasına bakılmaksızın ödeneceğinden, bu düzenleme ile, feshin geçersizliğine dair karar alan işçiyi, işe başlatıp başlatmama konusunda işverene verdiği inisiyatife karşılık işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesini hüküm altına alarak korumuş, sözleşmenin fesih tarihini, en çok dört aya kadar ileri bir tarihe atmış bulunmaktadır.

Buna göre, işçinin işe iadesi için kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak üzere başvurmuş olması kaydıyla, işe başlatılsın veya başlatılmasın bu nitelikteki işçilere çalıştırılmayan süre için ödenen en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar, akdin feshedildiği aydan başlanılarak ilgili ayların prime esas kazançlarına dahil edilerek işsizlik sigortası primi de dahil olmak üzere tüm sigorta kollarına ait primler kesilecek ve bu süreler hizmetten sayılacaktır.

Öte yandan, işçi işe başlatıldığında bildirim süresine ait (ihbar) ücreti ile kıdem tazminatı peşin olarak ödenmiş ise işçiye ödenecek en çok dört aya kadar olan ücret ve diğer alacaklarından mahsup edileceğinden, 5510 sayılı Kanunun değişik 80. maddesi uyarınca bildirim süresine ait (ihbar) ücret ile kıdem tazminatının prime tabi tutulmaması nedeniyle işçiye işe başlatılması halinde ödenecek en çok dört aya kadar olan ücret ve diğer hakları mahsup edilmemiş haliyle prime tabi tutulacak ve bu süreler prim ödeme gün sayısından sayılacaktır.

Bu doğrultuda, 4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesi uyarınca işçiye ödenecek olan en çok dört aya kadar ücret ve diğer alacaklardan (haklardan) prim alınarak bu süreler prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilecektir.

1.4. Sigortalıların idari yargı kararlarına istinaden görevlerine iade edilmesi üzerine yapılacak işlem

Anayasa ile tanınan, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri yürütmek üzere “diğer kamu görevlilerinin” çalıştırılması, bu kişilerin “atanma, görev, yetki, her türlü özlük hakları ile hukuki durumlarının kanunlarla düzenlenmesi” esasının sonucu olarak bazı kişiler; toplu iş sözleşmesi ile istihdam edilen ve iş hukuku kurallarına bağlı bulunan işçilerden farklı olarak idare hukuku içinde yer almaktadırlar.

Bu nedenle, bazı işyerlerinin hukuki statüleri, hangi istihdam şeklinde personel çalıştırılacağını belirtmekte ve bunlardan bir kısmı, memur ya da işçi statüsünde olmayan sözleşmeli personel niteliğini taşımaktadır. Kamu hizmeti görevi yapan bu durumdaki personel ile işveren arasındaki ilişkiden doğan uyuşmazlıklar da idari yargının görev alanına girmektedir.

Bu durumdaki personelin görevlerine işverenlerince son verilmesi veya işten uzaklaştırılması üzerine görevlerine iadesi amacıyla idari yargı nezdinde açılan davalar üzerine anılan mahkemelerce yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi durumunda, esas hakkında karar verilinceye kadar eski, yani idari işlemin tesisinden önceki durumun devamı sağlanmaktadır. İdareler bu kararların gereklerine göre ve gecikmeksizin işlem yapmaya veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu konudaki ana kural, yürütmenin durdurulması kararının geriye yürür biçimde sonuç doğurması, dava konusu işlemin yapıldığı andan önceki durumun geri gelmesidir.

Aynı şekilde, kamu personeli durumunda olan bir kimsenin işverence görevine son verilmesi üzerine işveren (idare) aleyhine açtığı iptal davası sonucunda mahkemece işlemin iptaline karar verilmişse, idarece yapılmış idari işlem ve buna bağlı olarak yapılmış diğer işlemlerin eski durumuna getirilmesi gerekmektedir.

İptal davası sonucunda iptal veya göreve iade kararı verilmesiyle yasa gereği, kişinin görevde olmadığı sürelerdeki hakları kendisine verilmekte, ücreti ödenmekte ve kişinin bu idari davadan önceki durumu işverence (idarece) sağlanmaktadır.

İdari yargı tarafından verilen kararlara istinaden sigortalılara fiilen çalışmadıkları süreler için ücret ve benzeri nitelikte ödeme yapılması halinde; ücretler, ilişkin olduğu aylara mal edilmek, ücret dışındaki diğer ödemeler ise ödendiği ayın kazancına dahil edilmek suretiyle prime tabi tutulacaktır.

Öte yandan İdare Mahkemesi kararlarına göre görevlerine iade edilen sigortalı personel ile ilgili olarak ödenmesine karar verilen ücretlere ilişkin düzenlenmesi gereken ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin;

1)   17/4/2012 tarihine kadar kesinleşen mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği tarihini takip eden günü,

2)   17.4.2012 tarihinden sonra mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği tarihini takip eden günü,

takip eden ayın 23’üne kadar, Kuruma, e-sigorta kanalıyla gönderilmesi veya kağıt ortamında verilmesi halinde yasal süresi içinde verilmiş kabul edilecektir.

Aynı şekilde İdare mahkemesi kararlarına göre görevlerine iade edilen sigortalı ile ilgili olarak, ödenmesine karar verilen ücretlere ilişkin sigorta primlerinin, mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği tarihi takip eden günü, izleyen ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödenmesi halinde yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilecektir.

2- Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar yönünden kısmen prime tabi tutulacak kazançlar

2.1- Yemek paraları

Sigortalılara yemek parası adı altında yapılan ödemelerin, işyerinde veya müştemilatında işveren tarafından yemek verilmemesi şartıyla, fiilen çalışılan gün sayısı dikkate alınarak 16 yaşından büyükler için belirlenen günlük asgari ücretin % 6'sının, yemek verilecek gün sayısı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarı, prime esas kazançların tespitinde dikkate alınmayacak, dolayısıyla bu tutardan prim kesilmeyecektir.

Bu durumda, yemek parası adı altında yapılan ödemelerden prime esas kazanca dahil edilecek tutar,

Brüt Günlük Asgari Ücret x % 6= X(Günlük istisna tutarı)

Yemek Parası Verilen Gün Sayısı (Ay içinde fiilen çalışılan gün sayısı) X (Günlük istisna tutarı) = Aylık İstisna Tutarı,

Ödenen Yemek Parası – İstisna Tutarı = Prime Esas Kazanca Dahil Edilecek Yemek Parası,

formülü vasıtasıyla hesaplanacaktır.

Öte yandan, sigortalılara ay içinde yemek parası olarak nakit ödeme yapılmaksızın, çalıştıkları işyerinin dışında yemek üretimi yapan başka firma veya şahıslar tarafından (örneğin yemek kuponu, yemek kartı, yemek çeki karşılığında) gerek işyerinde, gerekse işyerinin dışında yemek verilmesi halinde, işverenlerce bu firma veya şahıslara fatura karşılığında yemek bedeli olarak ödenen fatura bedelleri prime esas kazanca dahil edilmeyecektir. Ancak hayatın olağan akışına aykırı muvazaalı uygulamaların tespit edilmesi durumunda yemek kuponu, yemek kartı, yemek çeki gibi araçlara yüklenen bu tutarlar prime esas kazanca dahil edilecektir.

Örnek 1 : Aylık brüt ücreti 3.000,00 TL olan sigortalıya 2017/Mayıs ayında 250 TL tutarında yemek parası ödenmiştir. Sigortalının ilgili ayda hafta sonları fiilen çalışmadığı göz önüne alındığında yemek parası adı altında yapılan ödemelerden prime esas kazanca dahil edilecek tutar;

Brüt Günlük Asgari Ücret x% 6= Günlük İstisna Tutarı

Günlük İstisna Tutarı x (Ay içinde Fiilen Çalışılan gün sayısı) Yemek Parası Verilen Gün Sayısı = İstisna Tutarı

59,25 TL x % 6= 3,56 (Günlük İstisna tutarı)

3,56 x 22 Gün= 78,32 TL (İstisna Tutarı)

250 TL – 78,32 TL= 171,68 TL (Prime Esas Kazanca dahil edilecek yemek parası)

2.2- Çocuk zammı (yardımı)

Sigortalının hizmet akdinin devam etmesi şartıyla ve fiilen çalışmasının olup olmadığı üzerinde durulmaksızın sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı sayılmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan çocuklarından 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5.6.1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitimi Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ya da işletmelerde meslekî eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın Kanuna göre malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarından en fazla iki çocuk (iki çocuk dahil) için çocuk zammı adı altında yapılan ödemelerin, çocuk başına 16 yaşından büyükler için belirlenen aylık asgari ücretin %2'si,

657 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi kapsamında çalışan sigortalıların aynı şartları haiz her bir çocuğu için % 4’ü oranındaki tutarı,

Aylık prime esas kazançların hesaplanmasında dikkate alınmayacaktır.

Örnek 1: Özel sektörde çalışan ve aylık brüt ücreti 2.000,00 TL olan (E) sigortalısına 2017/Eylül ayında 3 çocuğu göz önüne alınarak çocuk başına 100 TL çocuk zammı verilmiştir.

Sigortalı (E)'nin prime esas kazancına dahil edilecek tutar;

Brüt Aylık Asgari Ücret X%2=Aylık İstisna Tutarı (Tek çocuk için)

Aylık İstisna Tutarı (Tek Çocuk için) X Çocuk Sayısı (İki çocuğa kadar) = İstisna Tutarı,

1.777,50 x % 2= 35,55 TL (Tek çocuk için istisna Tutarı)

35,55 x 2 = 71,10 TL (İki Çocuk için istisna tutarı)

200 - 71,10 = 128,90 TL ( İki çocuk için prime esas kazanca dahil edilecek çocuk zammı)

Diğer taraftan üçüncü çocuk için verilen 100 TL lik tutar için istisna söz konusu olmadığından bu tutarın tamamı prime esas kazanca tabii tutulacaktır.

Örnek 2- Özel sektörde çalışan ve aylık brüt ücreti 3.000,00 TL olan (E) sigortalısına 2017/Eylül ayında 3 çocuğu göz önüne alınarak çocuk başına 30 TL çocuk zammı verilmiştir.

Sigortalı (E)'nin prime esas kazancına dahil edilecek tutar;

Brüt Aylık Asgari Ücret X%2=Aylık İstisna Tutarı (Tek çocuk için)

Aylık İstisna Tutarı (Tek Çocuk için) X Çocuk Sayısı (İki çocuğa kadar) = İstisna Tutarı,

1.777,50 x % 2= 35,55 TL (Tek çocuk için istisna Tutarı)

35,55 x 2 = 71,10 TL (İki Çocuk için istisna tutarı)

İki çocuk için verilen çocuk yardımı, iki çocuk için belirlenen istisna tutarının altında olduğundan prime esas kazanca tabi tutulmayacak ancak üçüncü çocuk için verilen çocuk yardımı (30 TL ) için istisna söz konusu olmadığından bu tutarın tamamı prime esas kazanca tabi tutulacaktır.

2.3- Aile zammı (Yardımı)

Sigortalılara aile zammı adı altında yapılacak ödemelerin, sigortalının hizmet akdinin devam etmesi şartıyla fiilen çalışmasının olup olmadığı üzerinde durulmaksızın, sigortalının eşinin Kanuna tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmaması ve Kurumdan gelir veyahut aylık almaması durumunda, 16 yaşından büyükler için belirlenen aylık asgari ücretin %10'u,

657 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi kapsamında çalışan sigortalıların aynı şartları haiz eşi için % 20’si oranındaki tutar aylık prime esas kazançların hesaplanmasında dikkate alınmayacaktır.

Bu durumda, aile zammı adı altında yapılan ödemelerden prime esas kazanca dahil edilecek tutar;

Brüt Aylık Asgari Ücret X % 10 = İstisna Tutarı,

Ödenen Aile Zammı – İstisna Tutarı = Prime Esas Kazanca Dahil Edilecek Aile Zammı,

Formülü vasıtasıyla hesaplanacaktır.

Örnek 1: Aylık brüt ücreti 2.000,00 TL olan (E) sigortalısına 2017/Eylül ayında 400 TL tutarında aile zammı verilmiştir. Sigortalı (E) nin prime esas kazancına dahil edilecek tutar;

1.777,50 X %10 = 177,75 TL ( istisna Tutarı)

400 TL – 177,75 TL = 222,25 TL (Prime esas kazanca dahil edilecek aile zammı)

Diğer taraftan, sigortalılara yemek parası ile çocuk ve aile zamlarının yıllık olarak bir defada ödenmesi halinde, bu defa ödemenin yapıldığı tarihteki 16 yaşından büyükler için belirlenen asgari ücret üzerinden,

Yemek parası için;

Brüt Günlük Asgari Ücret X % 6= Günlük İstisna tutarı

Yemek Parası Verilen Gün Sayısı (Yıl içinde fiilen çalışılan gün sayısı) X Günlük İstisna tutarı = Yıllık İstisna Tutarı,

Yıllık Olarak Ödenen Yemek Parası – Yıllık İstisna Tutarı = Yıllık Prime Esas Kazanca Dahil Edilecek Yemek Parası,

Çocuk zammı için;

Brüt Aylık Asgari Ücret X % 2 = Aylık İstisna Tutarı (Tek çocuk için)

Aylık İstisna Tutarı(Tek Çocuk için) X Çocuk Sayısı (İki çocuğa kadar) X 12 Ay = Yıllık İstisna Tutarı,

Yıllık Olarak Ödenen Çocuk Zammı – Yıllık İstisna Tutarı = Yıllık Prime Esas Kazanca Dahil Edilecek Çocuk Zammı,

Aile zammı için ise,

Brüt Aylık Asgari Ücret X % 10 = Aylık İstisna Tutarı

Aylık İstisna Tutarı X 12 Ay= Yıllık İstisna Tutarı

Yıllık Olarak Ödenen Aile Zammı – Yıllık İstisna Tutarı = Yıllık Prime Esas Kazanca Dahil Edilecek Aile Zammı,

Formülü vasıtasıyla ödemenin yapıldığı ayın kazancına dahil edilecektir.

2.4- Özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgarî ücretin % 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları

Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “… işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgarî ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tâbi tutulmaz.” denilmektedir.

Sigortalı adına ay içinde özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payı adı altında işverence yapılan ödemeler toplamının aylık asgari ücretin % 30’una isabet eden kısmı prime esas kazanca dahil edilmeyecek, kalan tutar ise ödendiği ayın prime esas kazancına dahil edilecektir.

Özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payı adı altında işverenlerce yapılan ödemelerden prime esas kazanca dahil edilecek tutar;

Brüt Aylık Asgari Ücret X % 30 = İstisna Tutarı,

Özel Sağlık Sigortası Primi + Bireysel Emeklilik Katkı Payı – İstisna Tutarı = Prime Esas Kazanca Dahil Edilecek Özel Sağlık Sigortası Primi ve Bireysel Emeklilik Katkı Payı Tutarı,

Formülü vasıtasıyla hesaplanacaktır.

Buna karşın, sigortalının özel sağlık sigortası ve bireysel emeklilik katkı payının ödendiği aydaki prime esas kazancının, 82. maddeye istinaden belirlenen prime esas kazanç üst sınırının üzerinde olması halinde, söz konusu özel sağlık sigortası ve bireysel emeklilik katkı payları takip eden iki ayda üst sınır aşılmamak kaydıyla sigortalının prime esas kazancına dahil edilecektir.

Sigortalı adına işveren tarafından yalnızca özel sağlık sigortası primi veya yalnızca bireysel emeklilik katkı payı ödenmiş olması durumunda ise, prime esas kazanca dahil edilecek tutar, ödenen özel sağlık sigortası primi veya bireysel emeklilik katkı payı üzerinden %30 oranındaki istisna tutarının düşülmesi suretiyle hesaplanacaktır.

3- Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar yönünden prime tabi tutulmayacak kazançlar

3.1- Ayni yardımlar

İşverenlerce sigortalılara ayni (mal) olarak yapılan yardımlar, tutarları üzerinde durulmaksızın, prime esas kazançlara dahil edilmeyecektir. Ancak, ayni yardımların sigortalılara nakden ödenmesi halinde (örneğin yağ parası, un parası, ayakkabı parası, giyim yardımı gibi) prime tabi tutulması gerekmektedir.

3.2- Ölüm, doğum ve evlenme yardımları

Ölüm, doğum ve evlenme hallerinde işverenlerince sigortalılara yapılan nakdi yardımlar, miktarı ne olursa olsun prime esas kazançların hesabında dikkate alınmayacaktır.

Sigortalının anne ve babası, eşi veya çocuğunun ölümü halinde sigortalıya verilen ölüm yardımı ile sigortalının evlenmesi veya çocuğunun olması halinde işveren tarafından yapılan doğum ve evlenme yardımları prime esas kazançların hesabına dahil edilmeyecektir.

3.3- Görev yollukları

6245 sayılı Harcırah Kanununun 3. maddesinde belirtilen yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı niteliğinde yapılan ödemeler yolluk kapsamındadır.

Bu bakımdan, sigortalılara bireysel iş sözleşmesine veya toplu sözleşmeye dayanılarak ve işveren tarafından sigortalının geçici bir görevle başka yere gönderilmesi veya görev yerini değiştirmesi dolayısıyla verilen ve yolluk kavramına giren ödemeler prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.

1.9.2012 tarihli 28398 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İşveren Uygulama Tebliğinin 7.8-Prime Tabi Tutulmayacak Kazançlar” başlıklı maddesinin “7.8.3-Görev Yollukları” başlıklı alt maddesinde yapılan açıklamada 6245 sayılı Harcırah Kanununa atıfta bulunulmuş ise de yapılan atıf, görev yolluğu kavramı kapsamına giren ödemelerin neler olduğunun belirtilmesinden ibaret olup, sigortalının görevli bulunduğu yerden geçici bir görevle başka yerlere gönderilmesi veya görev yerinin değiştirilmesi dolayısıyla yol masrafı, gündelik (yevmiye), yer değiştirme masrafı olarak duruma bağlı yapılan ödemelerdir ve “görev yolluğu” olarak yapılan bu ödemelerin belge ile kanıtlanması halinde prime esas kazanca dahil edilmemesi gerekmektedir.

Yol yardımı ya da yol parası ise sigortalıya işe gidip gelebilmesinde destek olarak verilen ek bir ödeme olup; söz konusu ödemenin 5510 sayılı Kanunun 80. maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtildiği şekilde "(b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur.” hükmü gereği prime esas kazanca dahil edilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda işe gelip gitmek amacıyla sigortalıya ödenen yol paraları bu kapsama alınmayacak olup bu ödemelerin tamamı prime esas kazanca dahil edilecektir.

Diğer taraftan, sigortalıya yapılan bir ödemenin görev yolluğu mahiyetinde olduğunun belge ile kanıtlanması gerektiğinden, bu durumu ispatlayacak görev yolluğu ile ilgili evrakların işveren tarafından muhafaza edilmesi ve Kurumumuzca istenildiğinde ibraz edilmesi gerekmektedir.

3.4- Seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödemeler ve keşif ücreti

6245 sayılı Kanunun 1. maddesinde sayılan daire ve müesseselerde çalışan sigortalılardan, arazi üzerinde seyyar olarak vazife gören işçilere ilgililerin belediye hudutları haricinde ve belirli bir görev sahası dahilinde, seyyar olarak yaptıkları vazifenin gerektirdiği masrafların karşılığını teşkil etmek üzere 6245 sayılı Kanunun 49. maddesine göre ödenen seyyar görev tazminatı, sigorta primine esas kazanca dahil edilmeyecektir.

İş akdinin feshi veya çeşitli sebeplerle işten ayrılan işçilere işveren tarafından bir defaya mahsus olmak üzere ödenen kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödemeler ve keşif ücreti; prime esas kazancın hesaplanması sırasında dikkate alınmayacaktır.

Ancak, yukarıda belirtilen ödemeleri kanıtlayıcı nitelikteki belgeler, gerektiğinde denetim elemanlarına ibraz edilecektir.

3.5- İhbar tazminatı

4857 sayılı Kanunun 17. maddesinde, belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerektiği, işçinin kıdemine göre değişen süreler sonunda iş sözleşmesinin feshedilmiş sayılacağı, bildirim şartına uymayan tarafın, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminatı (ihbar tazminatı) ödemek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu durumda sigortalının işyeri ile hukuki ilişkisi iş sözleşmesinin feshi ile sona ermiş olduğundan, ödenen tazminat, ücret niteliğinde olmadığı için prime esas kazanca da dahil edilemeyecektir.

Ayrıca, işverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, 4857 sayılı İş Kanununun 18, 19, 20 ve 21. maddeleri hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğinden, İş Kanununun 18. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18, 19, 20 ve 21. maddelerinin uygulama alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda da işçinin işyeri ile olan hukuki bağı, iş sözleşmesinin feshi ile sona erdiğinden, işçiye ödenen kötü niyet tazminatı prime esas kazanca da dahil edilemeyecektir.

Ancak, işçiye bildirim süresince iş araması için belli bir süre izin verilmesi İş Kanununun gereği olup, bu süre zarfında işçi-işveren arasındaki hukuki bağ sona ermediğinden bildirim süresi içinde işçinin aldığı ücretler prime esas kazanca da dahil edilecektir.

Aynı şekilde 4857 sayılı Kanun dışında 6098 sayılı Borçlar Kanunu ve diğer Kanunlara tabi çalışanlara kendi mevzuatlarında yer alan düzenlemeleri uyarınca yapılacak benzer nitelikteki ihbar tazminatı ödemeleri de ücret niteliğinde olmadığı için prime esas kazanca dahil edilemeyecektir. Ancak bu Kanunlara göre işçiye bildirim süresince iş araması için belli bir süre izin verilmesi ve bu süre zarfında işçi-işveren arasındaki hukuki bağ sona ermediğinden bildirim süresi içinde işçinin aldığı ücretler prime esas kazanca da dahil edilecektir.

3.6-   Kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı)

İşyerlerinde para veya kıymetli evrak ya da eşya muhafazası ile görevli bulunan sigortalılara muhtemel açıkları kapatmak amacıyla işverenler tarafından ödenen kasa tazminatları, ücret niteliğinde sayılamayacağından, prime esas kazançtan istisna tutulması gerekmektedir.

Ancak, kasa tazminatı niteliğinde olan ödemelerin para ve kıymetli evrak veyahut eşya muhafazası ile görevli bulunan sigortalıya ödenmesi gerektiğinden, bu tür sorumluluğu bulunmayan sigortalılara bu nitelikte bir ödemenin yapılması halinde söz konusu ödemeler prime esas kazanca dahil edilecektir.

3.7-   Kanunda istisna olarak sayılmayan diğer ödemeler

5510 sayılı Kanunun değişik 80. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemelerin prime tabi tutulacağı ve diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnaların 5510 sayılı Kanunun uygulanmasında dikkate alınmayacağı öngörüldüğünden, sigortalılara yakacak, temizlik, aydınlatma ve benzeri nitelikte yapılan giderler yahut tahsil veya mesken yardımı gibi kanunda ismen sayılmayan bu tür ödemelerin tamamı, (ödeme her ne adla yapılırsa yapılsın) ödendiği ayın kazancına ilave edilmek suretiyle prime tabi tutulacaktır.

Öte yandan, Kanundaki “diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnaların 5510 sayılı Kanunun uygulanmasında dikkate alınmayacağı “hükmüne istinaden 6772 sayılı “Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkında Kanun”a istinaden ödenmekte olan ikramiyeler prime tabi tutulacağı gibi, İş Kanununun 61. maddesindeki istisnai hüküm üzerinde durulmaksızın yıllık izin ücretlerinin tamamı da sigorta ve genel sağlık sigortası primine esas kazançlara

dahil edilecektir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Kanunun 4. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendi Kapsamındaki Sigortalılar Yönünden Prime Esasların Kazançların Belirlenmesinde Diğer Hususlar

1-İşverenlere yönelik olarak açılan alacak davalarında alınan kararlara ilişkin yapılacak işlemler

Bilindiği üzere Kurumumuzun taraf olduğu hizmet tespit davalarında karara bağlanan süreler sigortalılık hizmeti olarak işleme alınmakta olup, işverenlere yönelik olarak açılan alacak davalarında alınan kararlara ilişkin aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır.

1.1-Alacak davaları yönünden

Alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalı bildirimi yoksa: Mahkeme kararlarında, alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalılık bildiriminin bulunmadığının anlaşılması halinde mahkemede karar verilen alacak tutarları için her hangi bir işlem yapılmayacak, başka bir ifade ile dava konusu sürelerde davacı kişinin sigortalılık bildiriminin bulunmadığının tespiti halinde, işverenlerden aylık prim ve hizmet belgesi istenmeyecek veya bu belgeler ünitelerimizce re’sen düzenlenmeyecektir. Öte yandan mahkeme kararlarında her ne kadar alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalılık bildiriminin bulunmadığı anlaşılmış olsa da ilgili dönem veya dönemler için karar verilen alacak tutarları alacak davasına konu olan kişler arasında bir çalışma ilişkisinin bulunabileceğine karine oluşturduğundan gerekli incelemenin yapılması amacıyla konu Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarına havale edilecek ve düzenlenecek rapora göre işlem yapılacaktır.

Alacak davasına konu olan dönemlerde sigortalı bildirimi varsa: İşverenler tarafından sigortalı bildirimi yapıldığı halde, kazançlarının eksik ödendiğini ileri süren sigortalılarca, işverenleri aleyhine açılan alacak davalarında, mahkemelerce alacak tutarına ilişkin kararların verilmiş olması halinde alacak davalarına ilişkin mahkeme kararları, prime esas kazanca tabi olan ücret ve ücret dışı alacaklar yönünden işleme alınacaktır.

Alacak davasına konu olan dönemlere ilişkin kazançların ücret olması halinde:

Öncelikli olarak mahkeme kararında dönemler belliyse ücret kazançları ilgili aylara mal edilecektir. Ücretin dönemi belli değilse mahkemeden konu hakkında bilgi alınacaktır. Söz konusu ücret alacaklarının dönemleri mahkemeden temin edilmesi halinde ilgili aylara temin edilememesi halinde ise alacak davasına konu olan dönemdeki sigortalılık bildirimi yapılan son ayın, kazancına mal edilecektir.

Alacak davasına konu olan dönemlere ilişkin kazançların ücret dışı olması halinde:

5510 sayılı Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği, toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82. madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edileceğinden, alacak davasına konu olan ücret dışı ödemelerin öncelikli olarak hizmet akdi devam ediyorsa ödendiği ayın kazancına, hizmet akdi askıdaysa veya devam etmiyorsa prime esas kazancın tabii olduğu en son ayın kazancına mal edilecektir.

Mahkeme kararındaki ücret ve ücret dışı ödemenin birlikte bildirilmesi( ayrıştırılmaması) halinde:

Mahkemeden ücret ve ücret dışı ödemelerin ayrı ayrı miktarları ve hangi aylara ait olduğu istenecek, bildirilmesi halinde ücret ve ücret dışı alacaklara uygulanan işlemler yapılacak, bildirilmemesi halinde ise ücret ve ücret dışı ödemelerin toplamı alacak davasına konu olan dönemde prime esas kazanç bildirimi yapılan en son ayın kazancına mal edilecektir.

1.2-Bahsekonu mahkeme kararlarına istinaden sosyal güvenlik il müdürlüklerince/sosyal güvenlik merkezlerince yapılacak diğer işlemler

Kuruma eksik bildirim yapıldığı mahkeme kararınca tespit edilen sigortalılara ilişkin prime esas kazanca ait prim belgelerinin bir aylık süre içinde düzenlenerek Kuruma verilmesine ilişkin yazı 7201 sayılı Kanuna göre işverenlere tebliğ edilecek,

İşverenlerce, söz konusu belgelerin bir aylık süre içinde Kuruma verilmemesi halinde, bir aylık sürenin bitimini müteakip ünitece ilgili belgeler re’sen düzenlenecek ve muhteviyatı sigorta prim borçları 7201 sayılı Kanuna göre işverenlere tebliğ edilecek,

Tebliğin alındığı tarihten itibaren bir aylık süre içinde itirazda bulunulması halinde ise, itiraz Ünitedeki “Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu” tarafından değerlendirilecek,

Komisyonca alınan karar 7201 sayılı Kanuna veya 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinin yirmi üçüncü fıkrasında yer alan hükümler dikkate alınarak işverenlere tebliğ edilecektir.

2-657 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca istihdam edilen sözleşmeli personele yapılan ek ödemelerden sigorta primi kesintisi yapılıp yapılmayacağı

Bilindiği üzere, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5. maddesinin 2.10.2011 tarihli, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında;

“ (…) Sözleşmeli olarak istihdam edilen personele yapılacak ek ödemenin tutarı ise, aynı birimde aynı unvanlı kadroda çalışan ve hizmet yılı aynı olan emsali personel esas alınarak belirlenir ve bunlara yapılacak ek ödeme hiçbir şekilde emsaline yapılabilecek ek ödeme üst sınırını geçemez. Bu fıkra uyarınca personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek-9'uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamaz. Bu madde uyarınca yapılacak ödeme sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz."

666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek-9'uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasında ise;

“Kadro karşılığı sözleşmeli personel ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personel hariç olmak üzere, çeşitli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele, çalıştıkları birim ve bulundukları pozisyon unvanı itibarıyla aynı veya benzer unvanlı memur kadrosunda çalışan, hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personel için belirlenmiş olan ek ödeme oranını aşmamak üzere, statüleri ile mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarları gibi kriterler birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak bu madde hükümleri çerçevesinde ek ödeme yapılıp yapılmayacağını, yapılacak ek ödeme oranını sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin belirlemeye, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu ödeme tutarı damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.”

hükümleri yer almaktadır.

Diğer taraftan, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8. maddesinin (e) bendinde; bu kanun hükmünde kararnamenin diğer hükümlerinin (diğer bentlerde sayılan hükümleri hariç olmak üzere) 15.1.2012 tarihinde yürürlüğe gireceği, hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Bu bağlamda, gerek 666 sayılı Kanun hükmünde Kararnamenin 5. maddesi ile 209 sayılı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gerekse de 1. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek-9. maddenin 9. fıkrası 15.1.2012 tarihinden itibaren hüküm ifade ettiğinden çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli olarak istihdam edilen personele yukarıda belirtilen kanunun ve kanun hükmünde kararnamenin ilgili maddeleri gereğince yapılan ek ödemeler anılan tarihten itibaren sigorta primine tabi tutulmayacaktır.

Bu tarihten sonra sigorta primine tabi tutulan ve işverenlerince iadesi talep edilen sigorta primleri için işverenlerin günsüz ek/iptal aylık prim ve hizmet belgeleri, ilgili personele aylık ücretlerin ayın 1’i ila 30’u arasında ödeniyor olması halinde 15.1.2012 tarihinden, ayın 14-15’i arasında ödeniyor olması halinde 2012/Ocak ayından itibaren düzenlenecek, kesinti yapılan primlerin sigortalı hissesi sigortalılara, işveren hissesi ise öncelikle işverenin (varsa) borçlarına mahsup edilecek yoksa iade edilecektir.

3-Altın bedellerinin prime tabi olup olmayacakları

Ayni yardım yiyecek, giyinme, ısınma vb. doğrudan sigortalının ihtiyacını gidermeye yönelik para olarak değil de mal veya hizmet olarak yapılan yardımlardır. Sigortalısına giyim yardımı adı altında nakit ödeme yapan işverenin bu yardımı ayni yardım değil nakdi yardım olacağından sigorta primine tabi tutulması gerekmektedir. Ayni yardımları diğer yardımlardan ayıran bir diğer özellik de işçiye sağlanan bir menfaat olmasına karşılık bordroya dahil olmamasıdır. Dolayısıyla ayni değil nakdi olarak yapılan bir yardımın bordroda gösterilmesi prime tabi tutulmasını gerektiren bir diğer gerekçe olarak gösterilmektedir.

Altının günlük değerinin belli olması ve her an piyasasında kolayca nakde dönüştürülebileceği ve bu sayede satın alma alternatifi sağlayacağı göz önüne alındığında altın olarak yapılan ödemeler nakit yardım olarak değerlendirilmesi sonucunda hatıra altınlarının sosyal veya kişisel bir ihtiyacın karşılanması maksadıyla verilmemiş olması, hatıra altınlarının tıpkı para gibi alışverişte kullanılabilecek bir ödeme aracı olması nedeniyle, hatıra altın tutarlarının ücret ödeme bordrolarına yansıtılmış olan bedeller üzerinden ilgili ayda sigorta primine esas kazanç tutarına dahil edilmesi, sigortalılara hatıra altın verildiğinin tespit edilmesi ancak ödeme bordrosunda gösterilmediği durumlarda altının verildiği ayın son günündeki Merkez Bankası satış fiyatı üzerinden hesaplanacak miktarının sigorta primine esas kazanç tutarına dahil edilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla sigortalılara işverenlerince 1.6.2016 tarihinden sonra, bayram, yılbaşı, 25., 30. veya 50. hizmet yılı gibi nedenlerle verilen altınların bedelleri sigorta primine esas kazanç olarak kabul edilerek sigorta primine tabi tutulacaktır.

4- İş akdinin ikale (bozma) suretiyle sonlanması halinde yapılacak ödemelerin sigorta primine esas kazanca dahil edilip edilmeyeceği ve ikale (bozma) tazminatı adı altında yapılan ödemelerin kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödemeler kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği

İkale sözleşmesi bozma ya da fesih sözleşmesi olarak değerlendirilmekte ve “Sözleşmeyi ortadan kaldırma sözleşmesi” veya “Taraflar arasındaki mevcut bir borç ilişkisinin, kısmen veya tamamen ortadan kaldırılması amacıyla yapılan sözleşme” şeklinde tanımlanabilmektedir.

5510 sayılı Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasında (b) bendinde sayma yolu ile bir kısım ödemelerin prime esas kazanca tabi tutulmayacağı düzenlenmiş, (c) bendinde ise bu istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemelerin ve ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca tabi olacağı kabul edilmiştir.

Bu itibarla, 5510 sayılı Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasında (b) bendinde, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, iş sonu tazminatı, veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödemelerin, prime esas kazanca tabi tutulmayacağı, ancak kanunda sayılan istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemelerin ve ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca tabi olacağı düzenlendiğinden, iş akdinin ikale(bozma) ile sona ermesi durumunda; Bozma Sözleşmesi ile kararlaştırılan ikale bedelinin hangi kalem alacakları/ tazminatları kapsadığının belirtilmesi ve bu alacaklar/tazminatlar Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde istisna tutulan ödemeler arasında yer alıyorsa sigorta primine esas kazanca dahil edilmeyecek, bu istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime esas kazanca dahil edilecektir. Ancak ikale sözleşmesi ile kararlaştırılan ikale bedelinin hangi kalem alacakları/tazminatları kapsadığına yer verilmemesi başka bir deyişle ayrım yapılmaması halinde bu defa ikale bedeli adı altında yapılan tüm ödemeler sigorta primine tabi tutulacaktır.

5- Alışveriş veya hediye çeki/kartı/fişleri ile çalışanlar için ayni yardım adı altında üçüncü kişilere yapılan diğer ödemelerin prime tabi tutulup tutulmayacağı

Alışveriş/hediye çekleri, hamiline üzerinde yazılı tutar kadar alışveriş yapma imkânı sağlayan bir ödeme aracı olup, bu çekler sigortalılara, gördükleri işe karşılık olmaksızın, belli ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak işverenler tarafından yardım amaçlı verilmekte ve sadece ayakkabı, giyim, erzak v.b. gibi çekte belirtilen ihtiyaca karşılık çek hamiline alışveriş yapma imkanı sağlamaktadır. Dolayısıyla alışveriş/hediye çeklerinin ücret ya da ücret niteliğinde kazanç kavramı içinde yer almadıkları dikkate alınarak, işverenlerin sigortalılara vermiş oldukları alışveriş/hediye çekleri prime esas kazanç kapsamında değerlendirilemeyecektir.

Bu doğrultuda işverenlerce sigortalıları için üçüncü kişilere yapılan ödemeler sonucunda sigortalısının paradan gayrı maddi olarak yararlanmış olduğu alışveriş çekleri, kira ödemeleri, okul öğrenim tutarları, kreş gibi kalemlere ilişkin ödemelerin bulunması halinde söz konusu ödemeler sigortalıya doğrudan yapılan bir ödeme olmadığından 5510 sayılı Kanunun 80. maddesi kapsamında prime tabi tutulmayacaktır. Ancak hayatın olağan akışına aykırı muvazaalı uygulamaların tespit edilmesi durumunda yukarıda niteliği belirtilen bu ödemeler prime esas kazanca dahil edilecektir.

Örnek 1: (A) firması tarafından çalışan sigortalıların çocuklarına firmanın bulunduğu yerde kreş hizmeti verilmekte olup söz konusu eğitim hizmeti (B) okulundan fatura karşılığı alınmakta ve ilgili okulun banka hesabına doğrudan firma tarafından yatırılmaktadır. Bu itibarla, çalışanların çocukları için işveren tarafından okula yapılan ödemeler, sigortalıya doğrudan yapılan bir ödeme olmadığından prime esas kazanç kapsamında değerlendirilemeyecektir.

6- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 8. maddesinin 7. fıkrası kapsamında yapılan ödeme ile 5947 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 657 sayılı Kanunun Ek-33. maddesinde düzenlenen; sözleşmeli personele ödenen nöbet ücretinin prime tabi tutulup tutulmayacağı

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 8. maddesinin 7. fıkrasında; "Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz."

Hükmünü içermektedir.

Diğer yandan 5947 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 657 sayılı Kanunun Ek 33. maddesinde yapılan düzenlemeyle;

“ Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir. Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir. Ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz. Bu ücret damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.”

Hükmü getirilmiştir.

Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde sırasıyla

“b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.

c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.”

Düzenlemeleri yer almaktadır.

Bu doğrultuda 5510 sayılı Kanunun 80. maddesinin (b) bendinde, sigorta primine esas kazanca dahil edilmeyecek ödemeler ayrı ayrı ve sınırlı olarak belirtildiğinden ve (c) bendinde de anılan bentde sayılan ödemeler dışında kalan ve her ne ad altında yapılırsa yapılsın ödenen tutarların tamamının sigorta primine esas kazanca ilave edilmesi hükmüne istinaden 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 8. maddesinin 7. fıkrası kapsamında sigortalılar yapılan ödemeler ile 5947 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 657 sayılı Kanunun Ek 33. maddesinde düzenlenen; sözleşmeli personele ödenen nöbet ücretleri prime esas kazanca dahil edilecektir.

7- Huzur hakkı ödemelerinin prime tabi olup olmadığı

Uygulamada bazı görevlerin komisyon, komite, idare heyeti gibi organların toplantılarına iştirak edilmek suretiyle yapıldığı ve iştirak edenlere toplantı veya saat başına huzur hakkı adı altında para ödendiği durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Bu kapsamda huzur hakkı adı altında yapılan ödemelerin prime tabii olup olmadığı hususu sigortalıların statüsüne göre belirlenecek olup huzur hakkı ödenen veya ödenecek yerde 5510 sayılı Kanunun 4-1/a maddesi kapsamında hizmet akdine bağlı olarak çalışıyorlarsa, bu kişilere yapılan huzur hakkı ödemeleri sigorta primine tabi tutulacaktır.

8-Asgari geçim indiriminin prime tabi olup olmadığı

Asgari geçim indirimi (AGİ) uygulaması, sigortalının brüt ücreti üzerinden kesilen sigorta primi (sigortalı hissesi) tutarı düşüldükten sonra kalan vergiye esas tutardan (matrahtan) kesilmesi ve maliyeye ödenmesi gereken gelir vergisinden, aylık bazda mahsup edilmesi gereken asgari geçim indirimi tutarının düşülmesini ve kalanın (olması halinde) maliyeye ödenmesini öngören bir uygulamadır.

Asgari geçim indirimi devletin, bir işçinin kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için uyguladığı gelir vergisi indirimidir. Diğer bir tanımla AGİ on altı yaşını doldurmuş her çalışanın kazanılan gelirinin bir kısmının vergiden muhaf tutulmasıdır. AGİ hesaplanırken çalışanın medeni durumu, varsa eşin çalışma durumu, çocuk sayısı ve çocukların yaşları dikkate alınır. Bu indirim her sene yeniden hesaplanarak yayınlanır.

AGİ işçinin yasal hakkıdır. İşverenin işçiye AGİ vermemesi söz konusu olamaz. Yani bu tutar işverenin ödediği değil işçinin gelirinden maliyeye ödenmesi gereken gelir vergisinin tutarından mahsup edilen kısmının işçiye iadesi olduğundan, bu tutarın işverence yapılan bir ödeme olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir.

Dolayısıyla işçiye kendi ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edilerek iade edilen AGİ nin zaten brüt ücreti üzerinden sigorta primi kesintisi yapılmış olan sigortalının prime esas kazancına ayrıca bir kez daha ilave edilerek prime tabi tutulması mükerrer sigorta primi tahakkukunu gerektirecektir.

9-5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunun Desteklenmesi Hakkında Kanun uyarınca net ücret alan sigortalıların prime esas kazancının hesaplanması

Bilindiği üzere, 12.3.2008 tarihli, 26814 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3. maddesinde;

(2) Gelir vergisi stopajı teşviki: Kamu personeli hariç olmak üzere teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından Ar-Ge projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde ve rekabet öncesi işbirliği projelerinde çalışan Ar-Ge ve destek personeli ile bu Kanun kapsamında yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen tasarım projelerinde ve tasarım merkezlerinde çalışan tasarım ve destek personelinin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretlerinin doktoralı olanlar ile temel bilimler alanlarından birinde en az yüksek lisans derecesine sahip olanlar için yüzde doksan beşi, yüksek lisanslı olanlar ile temel bilimler alanlarından birinde lisans derecesine sahip olanlar için yüzde doksanı ve diğerleri için yüzde sekseni gelir vergisinden müstesnadır. (Ek cümleler: 16.2.2016-6676/28 md.) Hak kazanılmış hafta tatili ve yıllık ücretli izin süreleri ile 17.3.1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda belirtilen tatil günlerine isabet eden ücretler de bu istisna kapsamındadır. Haftalık kırk beş saatin üzerindeki ve ek çalışma sürelerine ilişkin ücretler bu istisnadan faydalanamaz. Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde çalışan Ar-Ge veya tasarım personelinin bu merkezlerde yürüttüğü projelerle doğrudan ilgili olmak şartıyla, proje kapsamındaki faaliyetlerin bir kısmının Ar-Ge veya tasarım merkezi dışında yürütülmesinin zorunlu olduğu durumlarda, Ar-Ge veya tasarım merkezi yönetiminin onayının alınması ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bilgilendirilmesi kaydıyla, merkez dışındaki bu faaliyetlere ilişkin ücretlerin yüzde yüzünü aşmamak şartıyla Cumhurbaşkanınca ayrı ayrı veya birlikte belirlenecek kısmı ile Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde en az bir yıl süreyle çalışan Ar-Ge veya tasarım personelinin yüksek lisans yapanlar için bir buçuk yılı, doktora yapanlar için iki yılı geçmemek üzere merkez dışında geçirdiği sürelere ilişkin ücretlerin yüzde yüzünü aşmamak şartıyla Cumhurbaşkanınca ayrı ayrı veya birlikte belirlenecek kısmı gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilir.

06.07.2001 tarihli, 24454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunun Desteklenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin üçüncü fıkrasında;

Bölgede çalışan; AR-GE, tasarım ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri 31.12.2023 tarihine kadar her türlü vergiden müstesnadır. Gelir vergisi stopajı ve sigorta primi işveren hissesine ilişkin teşviklerden yararlanacak olan destek personeli sayısı, AR-GE ve tasarım personeli sayısının yüzde onunu aşamaz. Hak kazanılmış hafta tatili ve yıllık ücretli izin süreleri ile 17.3.1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda belirtilen tatil günlerine isabet eden ücretler de bu istisna kapsamındadır. Haftalık kırk beş saatin üzerindeki ve ek çalışma sürelerine ilişkin ücretler bu istisnadan faydalanamaz. Yönetici şirket, ücreti gelir vergisi istisnasından yararlanan kişilerin Bölgede fiilen çalışıp çalışmadığını denetler. Ancak, Bölgede yer alan işletmelerde çalışan AR-GE ve tasarım personelinin bu Bölgelerde yürüttüğü projelerle doğrudan ilgili olmak şartıyla, proje kapsamındaki faaliyetlerin bir kısmının Bölge dışında yürütülmesinin zorunlu olduğu durumlarda Bölge dışındaki bu faaliyetlere ilişkin ücretlerinin yüzde yüzünü aşmamak şartıyla Cumhurbaşkanınca ayrı ayrı veya birlikte belirlenecek kısmı ile Bölgede yer alan işletmelerde en az bir yıl süreyle çalışan AR-GE ve tasarım personelinin yüksek lisans yapanlar için bir buçuk yılı, doktora yapanlar için iki yılı geçmemek üzere Bölge dışında geçirdiği sürelere ilişkin ücretlerin yüzde yüzünü aşmamak şartıyla Cumhurbaşkanınca ayrı ayrı veya birlikte belirlenecek kısmı, gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında değerlendirilir. Bu kapsamda teşvikten yararlanılması için Bölge yönetici şirketinin onayının alınması ve Bakanlığın bilgilendirilmesi zorunludur. Yönetici şirketin onayı ile Bölge dışında geçirilen sürenin Bölgede yürütülen görevle ilgili olmadığının tespit edilmesi halinde, ziyaa uğratılan vergi ve buna ilişkin cezalardan ilgili işletme sorumludur.

hükümlerine yer verilmiştir.

Bu kapsamda, gerek 5746 sayılı Kanun, gerekse 4691 sayılı Kanun uyarınca gelir teşviki uygulaması söz konusu olduğundan, net ücret sistemine göre çalıştırılan sigortalıların 5510 sayılı Kanuna göre prime esas kazancının hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır.

9.1-5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun uyarınca prime esas kazancın hesaplanması

Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliğinin “Gelir vergisi stopajı teşviki uygulaması” başlıklı 10. maddesinin ikinci fıkrasına göre 5746 sayılı Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin ücretlerine ilişkin teşvik, Gelir Vergisi Kanununun geçici 75. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, 31.12.2023 tarihine kadar vergiden müstesna tutulması yerine, muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra terkin edilerek uygulanmaktadır.

Aynı şekilde, 5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliğinin “Uygulama esasları” başlıklı 3. maddesinin onaltıncı fıkrasına göre, Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin Ar-Ge, yenilik veya tasarım faaliyeti kapsamında fazla mesai dahil çalıştığı süreye ilişkin ücret üzerinden hesaplanan vergi tutarına öncelikle 4.12.2007 tarihli ve 26720 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde asgari geçim indirimi uygulanacak olup asgari geçim indirimi mahsubu yapıldıktan sonra kalan gelir vergisi tutarının doktoralı olanlar ile temel bilimler alanlarından birinde en az yüksek lisans derecesine sahip olanlar için yüzde 95’i, yüksek lisanslı olanlar ile temel bilimler alanlarından birinde lisans derecesine sahip olanlar için yüzde 90’ı ve diğerleri için yüzde 80’i her bir personel bazında muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkine konu edilecektir.

Bu madde hükümlerine, 5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin Ar-Ge, yenilik veya tasarım faaliyeti kapsamındaki kazançları üzerinden gelir vergisi hesaplanmakta ancak hesaplanan bu tutar muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilmektedir.

Diğer taraftan sigortalının net ücreti, brüt ücretinden kanunen yapılması gereken kesintilerin çıkarılması suretiyle bulunmaktadır. Dolayısıyla bir sigortalının net ücreti;

Net Ücret: Brüt Ücret- Sosyal Sigorta Primi (İşçi payı) – İşsizlik Sigortası Primi (İşçi Payı) - Gelir Vergisi-Damga Vergisi formülüyle ifade edilir..

Bu formül vasıtasıyla net ücret sistemine göre çalıştırılan bir sigortalının brüt ücretinin de hesaplanması mümkün bulunmaktadır. Buna göre;

Brüt Ücret: Net Ücret+ Sosyal Sigorta Primi (İşçi payı) + İşsizlik Sigortası Primi (İşçi Payı) + Gelir Vergisi + Damga Vergisi formülüne göre hesaplanmaktadır.

5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin için için gelir vergisi istisnası uygulanmadığından, net ücret sistemine göre çalıştırılan sigortalıların brüt ücretleri (prime esas kazançları) hesaplanırken gelir vergisi ve damga vergisi dikkate alınacaktır. Dolayısıyla, bu kapsamdaki sigortalının brüt ücreti hesaplanırken;

Brüt Ücret: Net Ücret+ Sosyal Sigorta Primi (İşçi payı) + İşsizlik Sigortası Primi (İşçi Payı) + Gelir Vergisi + Damga Vergisi formülü esas alınacaktır.

Bu durumda,

A= Brüt Ücret

B= Net Ücret

Sigorta Primi İşçi Payı Toplam Tutarı= (A x 15 )  = 15A

100    100

 

Gelir Vergisi Matrahı= A- 15A = 85A

   100   100

 

Gelir Vergisi Tutarı = 85A x 15    = 1275A

      100   100     10000

 

Damga Vergisi Tutarı = A x   759    =  759A

      100000     100000

 

B= A- 15A  -  1275A  -  759A

       100     10000     100000

 

B= 100000A- 15000A- 12750A- 759A

100000

 

100000 B= 71491A

 

A=  100000B

    71491

 

formülü ile net ücretten brüt ücret hesaplanabilir.

*Asgari Geçim İndirimi göz önünde bulundurulmamıştır.

**Vergi dilimi %15 olarak dikkate alınmıştır.

Örnek 1: 5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge çalışması olan ve net ücret sistemine göre çalışan sigortalının net ücretinin 8.000,00 TL olduğu varsayıldığında;

 

5746 AR-GE ÇALIŞANI İÇİN NET ÜCRETTEN BRÜT ÜCRET HESAPLAMA

Net Ücret

8.000,00

Sigorta Primi İşçi Payı(%14)

1.566,63

İşsizlik Sigortası Primi İşçi Payı (%1)

111,90

Gelir Vergisi Matrahı

9.511,69

Gelir Vergisi (%15)

1.426,75

Damga Vergisi

84,93

Brüt Ücret (Prime Esas Kazanç)

11.190,22

*Asgari Geçim İndirimi göz önünde bulundurulmamıştır.

**Vergi dilimi %15 olarak dikkate alınmıştır.

 

9.2-4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunun Desteklenmesi Hakkında Kanun uyarınca prime esas kazancın hesaplanması

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin “Muafiyet, indirim ve istisnalar” başlıklı 35. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre;

-Bölgede çalışan; Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretlerinin 31.12.2023 tarihine kadar her türlü vergiden müstesna olduğu

-Hak kazanılmış hafta tatili ve yıllık ücretli izin süreleri ile 17.3.1981 tarihli ve 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda belirtilen tatil günlerine isabet eden ücretlerin de bu istisna kapsamında olduğu,

-Haftalık kırk beş saatin üzerindeki ve ek çalışma sürelerine ilişkin ücretlerin bu istisnadan faydalanamadığı,

-Bölgede çalışan personelin istisna kapsamı dışındaki net ücret ödemelerinin brüte iblağ edilecek vergisinin hesaplanmasında Kanunla sağlanan vergi teşviklerinin dikkate

alınmaması gerektiği,

-Destek personelinin bu Kanun kapsamında elde ettiği ücret, prim, ikramiye ve benzeri ödemelerin de istisna kapsamına dâhil olduğu,

Belirtilmiştir.

Bu madde hükümlerine, 4691 sayılı Kanun kapsamında teknoloji geliştirme bölgesinde (Teknopark ya da Teknokent) çalışan Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri 31.12.2023 tarihine kadar her türlü vergiden müstesna olduğundan herhangi bir vergi kesintisi yapılmamaktadır.

Dolayısıyla, 4691 sayılı Kanun kapsamında teknoloji geliştirme bölgesinde (Teknopark ya da Teknokent) çalışan Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri için gelir vergisi istisnası uygulandığından, net ücret sistemine göre çalıştırılan sigortalıların brüt ücretleri (prime esas kazançları) hesaplanırken gelir vergisi ve damga vergisi dikkate alınmayacaktır.

Bu bakımdan, 4691 sayılı Kanun kapsamında teknoloji geliştirme bölgesinde (Teknopark ya da Teknokent) çalışan Ar-Ge, tasarım ve destek personelinin brüt ücreti hesaplanırken;

Brüt Ücret: Net Ücret+ Sosyal Sigorta Primi (İşçi payı) + İşsizlik Sigortası Primi (İşçi Payı) formülü esas alınacaktır.

Bu durumda;

A= Brüt Ücret

B= Net Ücret

Sigorta Primi İşçi Payı Toplam Tutarı= (A x 15 )  =15A

100    100

 

B= A- 15A  = 85A

       100    100

 

100B= 85A

 

A= 100B

     85

 

formülü ile net ücretten brüt ücret hesaplanabilir.

*Asgari Geçim İndirimi göz önünde bulundurulmamıştır. **Vergi dilimi %15 olarak dikkate alınmıştır.

Örnek 2: 4691 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge çalışması olan ve net ücret sistemine göre çalışan sigortalının net ücretinin 8.000,00 TL olduğu varsayıldığında;

 

4961 AR-GE ÇALIŞANI İÇİN NET ÜCRETTEN BRÜT ÜCRET HESAPLAMA

(GELİR VERGİSİNDEN MUAF)