T.C.

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü

 

GENELGE

2010/99 (*)

 

Tarih         : 31.08.2010

Konu         : Tahsis Uygulamaları

 

 

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte tahsis işlemlerinde tereddüt yaşanan konularda işlemler aşağıda belirtildiği şekilde sonuçlandırılacaktır.

1- MALULLÜK İŞLEMLERİ

1.1- Bilindiği üzere, 01.04.2009 tarihinden sonra Kurum bölge sağlık kurullarınca 5510 sayılı Kanunun 25. maddesine göre çalışma gücü kayıp oranları ile ölen sigortalıların hak sahibi çocuklarının maluliyet durumları ve kontrol muayeneleri konusunda tespit yapılmaktadır.

Diğer taraftan, yetki devri kapsamında tahsis dosyası sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerinde bulunan sigortalıların kontrol muayene işlemlerine ilişkin sağlık kurulu raporları ünitenin bağlı bulunduğu bölge sağlık kurulunca, dosyası Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünde (SSGM) olan sigortalıların kontrol muayene işlemlerine ilişkin sağlık kurulu raporları ise, Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü (GSSGM) Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığınca değerlendirileceğinden, tahsis dosyası SSGM’de bulunan sigortalıların sağlık kurulu raporları doğrudan ilgisine göre Sigortalı Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığına veya Yurtdışı Borçlanma ve Tahsis İşlemleri Daire Başkanlığına gönderilecektir.

1.2- 5510 sayılı Kanunun 41. maddesine göre yapılan hizmet borçlanmalarında, sigortalılık başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülerek sigortalılık başlangıç tarihi tespit edilmekte olup, malullük aylığı bağlanması için aranan sigortalılık süresinin tespitinde yine bu kural uygulanacaktır.

Ancak, Kurum sağlık kurullarınca sigortalının 5510 sayılı Kanunun 25. maddesine göre malullük durumu incelenirken, ilk defa çalışmaya başladığı tarihte malul olduğunun tespitinde, 5510 sayılı Kanunun 41. maddesine göre yapılan borçlanmalar dikkate alınarak tespit edilen sigortalılık başlangıç tarihi yerine, sigortalı adına ilk defa malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilen tarih esas alınacak ve üniteler tarafından Kurum sağlık kurullarına sigortalılık başlangıç tarihi olarak bu tarih bildirilecektir.

(Üçüncü ve dördüncü paragraflar; 2011/9 sayılı Genelge ile yürürlükten kaldırılmıştır.)(*)

Örnek: Sigortalı ilk defa 20.05.995 tarihinde 4/1-(a) kapsamında çalışmaya başlamış ve 01.01.1990-01.07.1991 süresinde yaptığı 540 gün askerlik hizmetini borçlanarak 20.04.2010 tarihinde malullük aylığı talebinde bulunmuştur. İlgili kurum sağlık kuruluna belgeler gönderilirken sigortalının sigortalılık başlangıç tarihi olarak borçlanmalarla geriye götürülen tarih (20.11.1993) yerine, ilk defa çalışmaya başladığı tarih olan 20.05.1995 olarak bildirilecektir.

1.3- Sigortalıların maluliyet durumlarının tespiti sigortalıların son sigortalılık haline göre Kurum Sağlık Kurulunca yapılmaktadır.

Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce 4/1-(a) kapsamında sigortalı olanların ilk defa çalışmaya başladıkları tarihteki maluliyet durumlarının tespitinin 5510 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin birinci fıkrası gereğince 506 sayılı Kanunun mülga 53. maddesi hükmüne göre yapılması gerekmektedir.

Buna göre, maluliyet durumunun tespiti için en son 4/1-(b) kapsamında iken maluliyet durumu değerlendirilen ve ilk defa çalışmaya başladığı tarihte 5510 sayılı Kanuna göre malul olduğu tespit edildiği için malullük aylığı bağlanamayan sigortalıya yaşlılık sigortasından aylık bağlanırken, mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanacak sigortalılık durumunun 4/1-(a) olması halinde, 5510 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin birinci fıkrası gereğince bu sigortalıların ilk defa sigortalı oldukları tarihteki malullük durumlarının tespitinin 506 sayılı Kanunun mülga 53. maddesine göre yapılması için ilgili Kurum sağlık kuruluna gerekli belgeler gönderilecektir.

Örnek: Sigortalı en son 4/1-(b) kapsamında iken malullük sigortası yönünden tahsis talebinde bulunmuş ve Kurum sağlık kurulu tarafından 5510 sayılı Kanunun 25. maddesine göre yapılan incelemede, ilk defa çalışmaya başladığı tarihte malul olduğunun tespiti nedeniyle malullük yönünden talebi reddedilmiştir. Bu defa, yaşlılık sigortası yönünden durumunun incelenmesini talep eden sigortalının mülga 2829 sayılı Kanuna göre yapılan değerlendirmede aylık bağlanacak sigortalılık hali 4/1-(a) olarak belirlenmiştir. Her ne kadar sigortalının ilk defa sigortalı olduğu tarihte 5510 sayılı Kanuna göre malul olduğu tespit edilmiş ise de Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sigortalının ilk defa sigortalı olduğu tarihte malul olup olmadığının tespitinin 506 sayılı Kanunun mülga 53. maddesine göre yapılması gerektiğinden, belgeleri tekrar Kurum sağlık kuruluna gönderilecektir.

1.4- Sigortalılar 30.04.2009 tarihli ve 2009/67 sayılı “Maluliyet İşlemleri” konulu Genelge ekinde yer alan Ek-1 “Sevk Talep Yazısı” ile müracaat tarihinde çalışıp çalışmadıklarını belirtmek suretiyle sevk talebinde bulunmaktadır. Müracaat tarihinde çalışmadığını beyan edenlerin malul sayılmaları durumunda aylık yönünden hak kayıplarını önlemek için bunlara Sevk Talep Yazısı yerine Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi verilecek (4/1-(b) sigortalılarının tahsis talep tarihinde prim borcunun bulunmaması kaydıyla) ve bu belgeye istinaden sevkleri yapılacaktır. Ancak, sevk talebinde bulundukları tarihte çalışmaları devam eden 4/1-(a) ve (b) sigortalılarına söz konusu Genelge ekinde yer alan Ek-1 sevk talebi yazısı verilecektir.

Yine anılan Genelge eki (Ek-2) belgesinde; yazının gönderildiği bölümde “Sağlık Bakanlığı … Hastanesi Başhekimliğine” ibaresi, sigortalının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin 5. maddesi ile 30.04.2009 tarihli ve 2009/67 sayılı Genelgede maluliyet değerlendirmelerinde esas alınacak sağlık kurulu raporlarını düzenlemeye yetkili sağlık hizmeti sunucularından hangisine sevk edilmesi gerekiyor ise ona göre değiştirilecektir.

1.5- 5510 sayılı Kanuna göre sigortalılara malullük sigortasından aylık bağlanabilmesi için bunların Kanunun 25. maddesine göre malul sayılmalarının yanında 26. maddesindeki diğer koşulları da yerine getirmeleri gerekmektedir.

Malullük sigortasından sevk talebinde bulunup, sağlık kurulu raporuna göre Kurum sağlık kurullarınca malul sayılmış ancak, aylık bağlama işlemleri sırasında sigortalılık süresi veya prim ödeme gün sayısı koşullarının yerine gelmediği anlaşılan sigortalılardan, rapor tarihlerinden sonra isteğe bağlı sigortaya prim ödemeleri veya çalışmaları ya da sigortalılık süresini tamamlamak için belirli bir süre beklemeleri durumunda, Kurum sağlık kurullarınca maluliyet kararlarında;

- Kontrol muayenesi öngörülmemiş olması halinde, aylık bağlanması için diğer şartlar (gün tamamlama, sigortalılık süresinin dolması) oluştuktan sonra bunlardan tekrar sağlık kurulu raporu istenmeyecektir.

- Kontrol muayene tarihi konulanlar için belirlenen tarihte yeniden sevk işlemi yapılacaktır.

Ancak, malullüğüne esas sağlık kurulu raporundan sonra uzun süreli çalışması bulunan sigortalılar kontrol muayenesine gönderilecek ve yeniden alınan sağlık kurulu raporuna göre işlem yapılacaktır.

Örnek: Sigortalı ilk defa 01.08.2000 tarihinde çalışmaya başlamış, 20.03.2009 tarihinde çalışması devam ederken maluliyet yönünden sevk talebinde bulunmuş ve 10.04.2009 tarihli sağlık raporuna istinaden Kurum sağlık kurulunca 5510 sayılı Kanunun 25. maddesine göre malul sayılmıştır. Kurum Sağlık Kurulu kararında sigortalı için kontrol muayene tarihi öngörülmemiştir. Sigortalının 2000 prim gün sayısı bulunmaktadır. Sigortalı işten ayrılıp 10.06.2009 tarihinde tahsis talebinde bulunmuş ancak, talep tarihi itibariyle prim gün koşulu yerine geldiği halde 10 yıllık sigortalılık süre şartının oluşmadığı ve sigortalının talep tarihi itibariyle 8 yıl 10 ay 9 gün sigortalılık süresinin bulunması nedeniyle tahsis talebi reddedilmiştir. Sigortalı bilahare 10 yıllık sigortalılık süresini doldurduğu 01.08.2010 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunda maluliyet durumu için yeniden sağlık kurulu raporu istenmeyecek ve 10.04.2009 tarihli sağlık kurulu raporu geçerli sayılacaktır.

2- RÜCU DAVALARI

5510 sayılı Kanunun 39. maddesinde, üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malul veya vazife malulü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edileceği öngörülmüştür.

Konuyla ilgili olarak “Tahsis İşlemlerinde Tereddütlü Konular” adlı 11.09.2009 tarihli ve 2009/114 sayılı Genelgede de talimatlandırıldığı üzere, bu konuda sigortalı veya hak sahiplerinin Kurumca hazırlanan Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesinde “10- Ölüm Veya Malul Kalmasında Üçüncü Kişilerin Kastı Var Mı?” bölümünü işaretlemeleri halinde, öncelikle aylık bağlama işlemi gerçekleştirilecek, daha sonra Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca inceleme yapılacak ve sigortalı ve hak sahiplerinin mağduriyetine neden olunmayacaktır. Olaya ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunması veya Kurumun üçüncü kişinin kastından haberdar olması hallerinde de üçüncü kişilere rücu işleminin yapılabilmesi için zamanaşımı dikkate alınarak olay hukuk servisine intikal ettirilecektir.

3- YERSİZ ÖDEMELER

3.1- “Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar” konulu 30.10.2009 tarihli ve 2009/129 sayılı Genelgede, fazla veya yersiz ödemeden kaynaklanan alacakların, merkezde ilgili birimce, taşrada ise sosyal güvenlik il müdürlüklerince düzenlenen ve Genelge ekinde yer alan Borç Bildirim Belgesi ile 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre ilgililere tebliğ edileceği, söz konusu belgenin yersiz ödeme programı içerisinde üretileceği, program yazılımı tamamlanana kadar Borç Bildirim Belgesi ile yapılacak tebligatların APS ile gönderileceği talimatlandırılmıştır.

Ancak, APS ile yapılan tebligatta, tebligatın ilgililerin eline geçtiği tarihin tespitinde yaşanan zorluklar nedeniyle, söz konusu Borç Bildirim Belgesi bundan böyle iadeli-taahhütlü olarak gönderilecektir.

Diğer taraftan, tahsis dosyası merkezde bulunan 4/1-(a) sigortalı ve hak sahiplerine yapılan yersiz ödeme tutarlarından,

- Borç tutarları aylıklarından kesilecek olanlar için Borç Bildirim Belgesi SSGM,

- Ünitelere devredilecek yersiz ödemeler için Borç Bildirim Belgesi üniteler,

tarafından gönderilecek, sigortalı veya hak sahipleri SSGM tarafından bilgilendirilecektir.

Ayrıca, 30.10.2009 tarihli ve 2009/129 sayılı Genelge ekinde yer alan Borç Bildirim Belgesinde gerekli düzeltme yapılarak Genelge ekinde (Ek-1) gönderilmiştir.

3.2- 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesinin onbirinci fıkrası gereğince Kurumdan malullük ve yaşlılık aylığı alan sigortalılar ile bunların ölümü halinde hak sahiplerine Kanunda belirtilen şartların yerine getirilmesi kaydıyla belediye başkanlığı türüne göre makam, temsil veya görev tazminatları aylıklarıyla birlikte ödenmekte ve bu tazminatların karşılığı Hazineden alınmaktadır.

Söz konusu sigortalı ve hak sahiplerine yersiz ödendiği tespit edilen aylık ve belediye başkanlığı tazminatları, borç kaydı yapılmak üzere ilgili üniteye bildirilirken, tazminat tutarları mutlaka ayrı olarak bildirilecek ve yersiz ödenen aylık ve tazminatların tahsili durumunda, tazminatların Hazineye iadesi sağlanacaktır.

İlgili ünite tarafından tahakkuk işleminde;

……………………………………….…/…………………………………………

140.01.01.01.02.06 Tazminattan Borçlular (Tazminat Tutarı)

140.01.01.01.02.01 Aylık Borcu

303.01.01.01 Tahsil Edilen Aylıklar (Tazminat Tutarı)

600.05.09.01.06.01 Kişilerden Alacaklar

……………………………………….…/…………………………………………

şeklinde yevmiye maddesiyle kayda alınacak ve yapılacak tahsilat sonucunda 140.01.01.01.02.06 Tazminattan Borçlular hesabının alacağına giren tutar kadar meblağ ay sonlarında,

……………………………………….…/…………………………………………

303.01.01.01- Tahsil Edilen Aylıklar

511.01 Birimler Arası Cari İşlemler

……………………………………….…/…………………………………………

maddesi ile Merkez Muhasebe Birimi Saymanlığına dekont edilecektir.

3.3- Tahsis dosyası SSGM’de bulunan 4/1-(a) sigortalılarına yersiz ödenen gelir ve aylık işlemleri için borç kayıtları ilgililerin ikamet ettikleri ildeki sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezleri tarafından yapılmakta olup, söz konusu borç kayıtları MOSİP programından ilgili ünitenin muhasebe servisleri tarafından yapılacaktır.

3.4- Fazla veya yersiz ödemelerden kaynaklanan alacakların icraen tahsili işlemlerine yönelik alacak dosyaları zamanaşımı dikkate alınarak, gerek SSGM tarafından ünitelere devredilen alacaklar gerekse ünite tarafından tespit edilen alacaklar için borçlunun ikametgahının bulunduğu ildeki hukuk servislerine intikal ettirilecektir.

3.5- Kurumca ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarından doğan fazla veya yersiz ödemelerle ilgili olarak gerek “Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” gerekse “Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar” konulu 30.10.2009 tarihli ve 2009/129 sayılı Genelgede, sigortalıların Kurumca hazırlanan belgelerle bildirilmesi taahhüt edilen durum değişikliklerinin bir ay içinde Kuruma bildirilmemesi durumu hariç, Yönetmelikte belirtilen durumlarda adına borç kaydı yapılan kişiler hakkında ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacağı talimatlandırılmıştır.

Bu itibarla, tahsis dosyası SSGM’de veya yetki devri kapsamında ünitelerde bulunan sigortalı ve hak sahipleri için suç duyurusunda bulunulması gereken hallerde tahsis servislerince ünite hukuk servislerine suç duyurusunda bulunulması talebi iletilecek ve hukuk servisleri tarafından suç duyurusunda bulunulacaktır.

Diğer taraftan, Kurumumuzdan gelir veya aylık almakta iken ölen sigortalı veya hak sahiplerinin ölüm tarihinden sonra hak etmedikleri 3 aylık döneme ilişkin gelir ve aylıkların hak sahipleri tarafından bankalardan tahsil edilmesi durumunda, yersiz alınan gelir ve aylık miktarları için cari usulde işlem yapılacak, ancak bunlar hakkında suç duyurusunda bulunulmayacaktır.

4- KIDEM TAZMİNATI

4447 sayılı Kanunun 45. maddesiyle 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (5) numaralı bentle 506 sayılı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları (sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı) veya aynı Kanunun Geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları halinde, sigortalılara kıdem tazminatı ödeneceği öngörülmüş ve uygulamanın usul ve esasları 10.09.1999 tarihli ve 12-99 Ek sayılı Genelge ve 10.07.2008 tarihli toplu yazı ile talimatlandırılmıştır.

Diğer taraftan, söz konusu Genelge ekinde yer alan “kıdem tazminatı” yazısının üniteler tarafından farklı şekillerde düzenlendiği anlaşılmış olup, uygulamada birlikteliğin sağlanması amacıyla kıdem tazminatı yazı örneği tekrar düzenlenmiş ve Genelge ekinde gönderilmiştir.

Kıdem tazminatı yazısına ilişkin taleplerde Genelge eki (Ek-2) yazı kullanılacaktır.

5- ANA VE BABAYA ÖLÜM GELİR/AYLIĞI BAĞLAMA İŞLEMLERİ

5.1- 5510 sayılı Kanunun 34. maddesinde, hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya aylık bağlanacağı öngörülmüştür.

Öte yandan, ana ve babaya gelir/aylık bağlama işlemleri ile ilgili uygulama usul ve esasları “Tahsis İşlemlerinde Tereddütlü Konular” adlı 11.09.2009 tarihli ve 2009/114 sayılı Genelge ile belirlenerek, ana ve babanın her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirlerinin asgari ücretin net tutarından daha az olduğunun daimi olarak oturdukları yerin bağlı bulunduğu il veya ilçe idare kurullarınca alınacak olan muhtaçlık kararı ile belgelenmesi talimatlandırılmıştır. Ancak, uygulamada bazı il ve ilçe idare kurullarınca görev alanlarına girmediği gerekçesi ile 4/1-(a) ve 4/1-(b) sigortalılarının ana ve babaları için muhtaçlık belgesinin verilmediği, bu durumun ise hak sahiplerinin mağduriyetine neden olduğu tespit edilmiştir.

Bu durumda, 4/1-(a) veya 4/1-(b) kapsamındaki sigortalılardan 2008/Ekim ayı başından sonra ölenlerden dolayı ölüm gelir/aylık talebinde bulunan ana ve babalar hakkında alınan Tahsis Talep ve Beyan ve Taahhüt Belgesine istinaden;

5.1.1- Öncelikle, 65 yaşından küçük ana ve baba için artan hissenin bulunup bulunmadığına bakılarak artan hisse bulunmaması halinde talep başka araştırma yapılmadan reddedilecektir. 65 yaşından büyük ana ve babalar için artan hisseye bakılmayacaktır.

Örnek: 01.02.2010 tarihinde ölen sigortalının ölüm tarihinde hak sahibi olarak eş ve 2 çocuğu bulunmaktadır. Bu durumda eşe %50, çocuklara ise %25’er hisse oranında aylık bağlanacağından artan hisse bulunmamakta olup, ölüm aylığı talebinde bulunan ana veya babaya aylık bağlanmayacaktır.

5.1.2- İkinci olarak, ana ve babanın diğer çocuklarından aldıkları gelir/aylıklar hariç olmak üzere gelir/aylık alıp almadıkları ayrı ayrı araştırılacaktır. Araştırma sonucunda miktarına bakılmaksızın gelir/aylık aldığı anlaşılan ana veya babanın talebi reddedilecektir.

Sözleşme aylıkları (kısmi aylıklar) bu kapsamda değerlendirilecektir. Ayrıca, 2022 sayılı Kanuna göre aylık alan ana veya babanın tercihi alınarak 2022 aylığının kesilmesini müteakip aylık bağlama işlemleri sonuçlandırılacaktır.

Örnek: Sigortalı 12.05.2010 tarihinde ölmüş olup, ölüm aylığı talebinde bulunan ana ve baba arasında evlilik birliği mevcuttur. Baba kendi çalışmalarından dolayı 530 TL yaşlılık aylığı almaktadır. Bu durumda, babaya aylık alması nedeniyle ölüm aylığı bağlanmayacak, anneye ise, her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirin asgari ücretin net tutarından daha az olup olmadığı hususunda sosyal güvenlik kontrol memuru aracılığı ile tespit yapıldıktan sonra % 25 oranında aylık bağlanacaktır.

5.1.3- Üçüncü olarak, ana ve babanın her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olup olmadığının tespiti için öncelikle muhtaçlık belgesinin temini yoluna gidilecek, temin edilememesi halinde, tespit işlemi sosyal güvenlik kontrol memurlarınca yapılacaktır. Ana ve baba arasında evlilik bağının bulunması halinde bu tespit, her ikisinin elde ettiği kazanç ve iratlar toplamının ikiye bölünmesi suretiyle yapılacaktır. Ancak, kazanç ve iratların tespitinde diğer çocuklardan dolayı alınan gelir/aylıklar dikkate alınmayacaktır.

Yine, ülkemizle sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan veya bulunmayan ülkelerin sosyal güvenlik kurumlarından aylık alan ana ve babaların bu aylıkları her türlü kazanç ve irat kapsamında değerlendirilecek olup, Almanya ve Bulgaristan tarafından bağlanan aylıkları Kurum aracılığı ile ödenenlerin gelir ve aylık tutarları, Kurum internet sayfasında “Emekli” başlığı altındaki “Almanya/Bulgaristan Rant ve Kaza Emekli Ödemeleri” bölümüne giriş yapılarak sorgulanacaktır. Sorgulama Dİ/DK/BI/BK rumuzları, dosya numarası ve cinsiyet kodu girilmek suretiyle yapılacaktır.

Yabancı ülke sosyal güvenlik kurumlarınca bağlanan aylık/gelirleri Kurum aracılığı ile ödenmeyenlerin ise beyanları esas alınmak suretiyle işlem yapılacaktır.

Ana ve babaya düşen pay asgari ücretin net tutarının üzerinde ise talepler reddedilecektir.

(01.01.2010-30.06.2010 tarihleri arasında asgari ücretin net tutarı 521,89 TL, 01.07.2010-31.12.2010 tarihleri arasında ise 544,44 TL’dir.)

Örnek 1: 22.07.2009 tarihinde ölen sigortalının hak sahibi olarak eşi ve bir çocuğu bulunmaktadır. Sigortalının aralarında evlilik birliği olan ana ve babası ölüm aylığı talebinde bulunmuştur. Baba kendi çalışmalarından dolayı 850 lira yaşlılık aylığı almakta, ayrıca tapusu kendisine ait işyerinden dolayı 1.000 lira kira geliri bulunmaktadır. Annenin üzerine kayıtlı mal varlığı ve gelir/aylığı bulunmamaktadır.

Bu durumda, öncelikle artan hisse olup olmadığı hususuna bakılmış ve artan hissenin olduğu görülmüştür. İkinci olarak, ana ve babanın diğer çocuklarından aldıkları hariç olmak üzere gelir/aylık alıp almadığı araştırılacaktır. Baba yaşlılık aylığı aldığından talebi reddedilecektir. Anne herhangi bir gelir veya aylık almadığından, muhtaçlık belgesi istenecek, temin edilememesi durumunda her türlü kazanç ve iradının asgari ücretin net tutarı olan 521,89 liranın altında olup olmadığı araştırılacaktır. Ana ile baba arasında evlilik birlikteliği olduğundan, eve giren gelir toplam olarak değerlendirilip ikiye bölünecektir. 850 lira yaşlılık aylığı + 1.000 lira kira geliri = 1.850/2= 925 aile içindeki gelirden anneye düşen pay asgari ücretin net tutarının üzerinde olduğu için annenin talebi de reddedilecektir.

Örnek 2- 03.05.2010 tarihinde ölen sigortalının geride hak sahibi olarak eşi ve bir çocuğu bulunmaktadır ve sigortalının aralarında evlilik birliği bulunmayan ana ve babası ölüm aylığı talebinde bulunmuştur. Anne ve baba ölen diğer çocuklarından dolayı 500’er lira aylık almakta, babanın ayrıca tapusu kendisine ait işyerinden dolayı 1.500 lira kira geliri bulunmaktadır.

Bu durumda; öncelikle artan hisse olup olmadığı hususuna bakılmış ve artan hissenin olduğu, gelir veya aylık alıp almadıklarına bakıldığında ise, ölen diğer çocuklarından dolayı aldıkları aylık dışında gelir ve aylık almadıkları anlaşılan ana ve babadan muhtaçlık belgesi istenecek, temin edilememesi durumunda her türlü kazanç ve iratlarının asgari ücretin net tutarının altında olup olmadığı araştırılacaktır. Anne ile baba arasında evlilik birlikteliği olmadığından her birinin kazanç ve iratları ayrı ayrı değerlendirilecektir. Annenin ayrıca bir kazancı yok iken, babanın ise diğer çocuğundan aldığı aylık değerlendirme dışı bırakıldığında 1500 TL kira geliri bulunmaktadır. Bu durumda, anneye aylık bağlanacak ancak, babanın 1500 TL kira geliri 2010 yılın ilk yarısı için belirlenen asgari ücretin net tutarının üzerinde olduğundan talebi reddedilecektir.

5.1.4- Ana ve babaların her türlü kazanç ve irattan elde etmiş oldukları gelirin asgari ücretin net tutarından daha az olup olmadığının tespiti Kurumumuz sosyal güvenlik kontrol memurları aracılığı ile yaptırılacak araştırmaya göre tespit edilecektir. Araştırma sonuçlanıncaya kadar ana ve babanın gelir/aylık bağlama işlemi yapılmayacaktır. Ancak, araştırmanın sosyal güvenlik kontrol memurlarına talebin havale edildiği tarihten itibaren en geç 1 ay içerisinde sonuçlanması sağlanacaktır.

5.1.5- Aynı sigortalıdan dolayı ana ve baba dışında başka hak sahiplerinin gelir/aylık taleplerinin bulunması halinde bunların işlemleri araştırma sonucu beklenmeden sonuçlandırılacaktır.

5.1.6- Ana ve babanın müracaatında artan hisse bulunmamakla birlikte daha sonra artan hissenin ortaya çıkması halinde, aylık bağlanacak, artan hissenin ortadan kalkması halinde ise aylıkları kesilecektir.

5.1.7- Ana ve babanın toplam hissesi % 25 olduğu için, ana ve babanın her ikisinin de aylığa hak kazanması halinde hisseleri % 12,5, sadece birinin aylığa hak kazanması halinde ise hissesi % 25 olacaktır. Diğerinin daha sonra tekrar gelire girmesi halinde hisse % 12,5’a düşecektir.

5.2- 17.11.2008 tarih ve 2008-95 sayılı Genelgenin “4) Ana ve Babaya Aylık Bağlama Şartları” bölümü yürürlükten kaldırılmış olup, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra ilk defa 4/1-(c) kapsamında sigortalı olarak göreve başlayanlar ile Kanunun geçici 4. maddesinin ondört ve onbeşinci fıkraları kapsamında olanlardan ölenlerin ana ve babalarına ölüm aylığı bağlanması için aranılan şartların tespiti, aylık bağlanması oranları, bağlanan aylıkların kesilmesi, yeniden bağlanması işlemlerinde yukarıda “5.1” bölümünde belirtilen usul ve esaslar dikkate alınacaktır.

6- GELİR/AYLIK BAĞLAMA İŞLEMLERİ

6.1- 11.09.2009 tarihli ve 2009/114 sayılı Genelgenin “I. Yaşlılık ve Malullük Aylığı İşlemleri” bölümünün “G-c” alt başlığında; sigortalıların 3201 sayılı Kanuna göre borçlananlar dahil tahsis talebinde bulundukları tarihte işten ayrılma koşulunun gerçekleşmediğinin sonradan tespit edilmesi halinde, sigortalılara yersiz ödenen aylıkların tahsili yoluna gidileceği ancak, işten ayrılma koşulunun yerine geldiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylıkların yeniden başlatılacağı talimatlandırılmıştır.

Söz konusu sigortalıların işten ayrıldıkları tarihe kadar geçen hizmetleri dikkate alınarak aylıkları yeniden hesaplanacak ve işten ayrıldıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren tahsis talep şartı aranmaksızın aylık yeniden başlatılacaktır.

6.2- 5510 sayılı Kanunun 56. maddesinin son fıkrası gereğince eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilmekte ve bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınmakta olup, 4/1-(a) ve 4/1-(b) kapsamında sigortalılara ait uygulamanın usul ve esasları 14.01.2010 tarihli toplu yazı ile talimatlandırılmıştır.

Sosyal güvenlik kontrol memurlarının denetimi sonucu gelir veya aylıkları 56. madde gereği kesilmiş bulunan hak sahiplerinden gelir ve aylıklarının yeniden bağlanmasını talep edenlerden;

6.2.1- Boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeniyle aylığı kesilen hak sahibinin, birlikte yaşadığı tespit edilen eşinin ölmesi veya eşinin başka biri ile evlenmesi hallerinde, hak sahibi eş veya kız çocuklarının aylıkları; gelir/aylık aldıkları sigortalının ölüm tarihi 2008/Ekim öncesi ise, boşandıkları eşlerinin ölüm veya evlenme tarihlerini takip eden aybaşından, 2008/Ekim ve sonrası ise talep tarihlerini takip eden aybaşından başlatılacaktır.

6.2.2- Birlikte yaşadıklarına ilişkin tespitin gerçek olmadığına dair itiraz durumunda ise itiraz dilekçeleri, sosyal güvenlik kontrol memurunca değerlendirilmek üzere ilgili üniteye intikal ettirilecektir. Şayet sosyal güvenlik kontrol memurunca konu yeniden araştırılıp rapor düzenlenirse, yeni raporda hak sahibinin birlikte yaşadığına ilişkin ilk tespitin doğru olmadığı şeklinde değerlendirme yapılması halinde, gelir ve aylıklar kesildiği tarihten itibaren yeniden başlatılacaktır.

6.3- 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 22. maddesi gereğince, işten ayrılan sigortalılar ile ölen sigortalıların hak sahiplerine malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından tahsis yapılabilmesi için Kuruma başvurmaları halinde işveren, sigortalının aylık prim ve hizmet belgesini henüz Kuruma göndermediği süreye ait çalışmasını göstermek üzere Sigortalı Hesap Fişini düzenlemek ve bu belgeyi durumun kendisine bildirildiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde Kuruma vermek zorunda idi.

5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra Kanunun 9. maddesi gereğince sigortalılığın sona ermesine ilişkin bildirimlerin sigortalı işten ayrılış bildirgesiyle sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde yapılması öngörülmüş, uygulamanın usul ve esasları 12.10.2009 tarihli ve 2009/121 sayılı Genelge ile talimatlandırılmış ve 5838 sayılı Kanunla değişik 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin (j) bendi gereğince 01.08.2009 tarihinden itibaren sigortalı işten ayrılış bildirgesinin sigortalının işten ayrıldığı tarihi takip eden on gün içinde verilmemesi halinde, her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacağı öngörülmüştür.

Diğer taraftan, aylık prim ve hizmet belgesinin henüz Kuruma gönderilmediği dönemde malullük veya yaşlılık aylığı bağlanması için işinden ayrılarak tahsis talebinde bulunan sigortalıların işten ayrılış tarihinin tespiti ile işten ayrıldığı ay ve bir önceki ayın gün ve kazanç bilgileri için sigortalı işten ayrılış bildirgesinin verilmesi beklenecek ve işveren tarafından bu belge Kuruma e-sigorta yoluyla gönderildikten sonra aylık bağlama işlemi sonuçlandırılacaktır. Sigortalı ile hak sahiplerinden kesinlikle hesap fişi istenmeyecektir.

6.4- 17.02.2009 tarihli ve 2009/28 sayılı Genelgenin “3- Hizmetlerin Toplanması ve Birleştirilmesi ile İlgili İşlemler” başlıklı bölümünde özetle; hizmetlerin toplanarak aylık bağlama işlemlerinin süratle sonuçlandırılması ve sigortalının aylık bağlandıktan sonra başka hizmetlerinin bulunduğunun tespit edilmesi halinde, bu hizmetlerin ikinci karar işlemi yapılmak suretiyle değerlendirilmesi talimatlandırılmıştır.

Ancak, ünitelerce söz konusu Genelgenin farklı şekillerde uygulandığı, 4/1-(b) kapsamında hizmetleri olup 4/1-(a) kapsamında aylık bağlanacak sigortalıların, 4/1-(a) kapsamında hizmetlerinin aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, 4/1-(b) hizmetleri alınmaksızın aylık bağlama işlemlerinin sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır. Bu şekilde işlem yapılması halinde, sigortalılara 4/1-(b) hizmetlerine ilişkin prim borcunu tahsis talep tarihinden sonra ödemesi durumunda primlerini ödediği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması gerektiğinden, sigortalıların aylıkları başlangıç tarihi itibariyle iptal edilecektir.

Dolayısıyla, Genelgede talimatlandırılan husus 4/1-(a) kapsamındaki hizmetlerle yine 4/1-(a) kapsamında aylık bağlanması durumlarında uygulanacaktır.

6.5- Tahsis işlemleri için sigortalı ve hak sahiplerinden genelgelerde talimatlandırılan belgelerin dışında başka belgelerin de istenildiği anlaşılmıştır.

Kurumumuzca sigortalı ve hak sahiplerine sunulan hizmetlerde standart birliğinin sağlanması için çalışmalar yapılmış ve Kurum web sayfasında (www.sgk.gov.tr) “Hizmet Standartlarımız”, “Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Envanteri”, “Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Hizmet Envanteri Tablosu” bölümünde (1-21 arası satırlar) tahsis işlemlerinde sigortalı ve hak sahiplerinden her bir işlem için istenilecek belgeler belirtilmiştir. Sigortalı ve hak sahiplerinden bu belgeler dışında ayrıca bir belge istenmeyecektir.

6.6- 5510 sayılı Kanunun 19. maddesinde; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı öngörülmüştür.

Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sürekli iş göremezlik derecelerine (SİD) gerek sigortalı gerekse işverenler tarafından itiraz amaçlı davalar açılmakta, dava sonucu verilen kararlarda sigortalıların sürekli iş göremezlik derecelerinde artma, azalma, düzeltme veya birleştirme yönünde değişiklikler olabilmekte ve söz konusu değişikliklerin hangi tarih itibariyle uygulanacağı veya maluliyete ilişkin kararlar da dahil olmak üzere bakıma muhtaç olup olmadığı veya kontrol muayenesi gerekip gerekmediği konusunda GSSGM Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığınca karar alınarak işlem yapılmak üzere SSGM’ye intikal ettirilmekte idi.

Ancak, söz konusu uygulamanın, mahkeme kararlarının kesinleşmesini müteakip GSSGM Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığına gönderilmeksizin doğrudan sigortalı dosyasının bulunduğu birimce uygulanması yönünde değiştirilmesi nedeniyle aşağıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak mahkeme kararları uygulanacaktır.

6.6.1- Kurumumuzun taraf olmadığı maddi ve manevi tazminat davalarında tespit edilen iş göremezlik derecelerinin Kurumumuzu bağlayıcılığı bulunmadığından, bu tür kararlarla ilgili herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

6.6.2- Kurumumuzun taraf olduğu davalar sonucu verilen ve kesinleşen kararlarla tespit edilen sürekli iş göremezlik derecelerinin dikkate alınarak gelirlerin yeniden hesaplanması gerekmektedir.

6.6.3- Mahkeme kararlarında, iş kazasının veya meslek hastalığına tutulan tarihin belirtilip, yeni sürekli iş göremezlik derecesinin hangi tarihten itibaren uygulanacağının açıkça belirtilmediği durumlarda, mahkeme kararının kesinleşme tarihi dikkate alınacaktır.

6.6.4- Mahkeme kararlarında kontrol muayenesi ve bakıma muhtaçlık yönünde bir hüküm bulunmaması halinde, mahkeme kararı gereği yerine getirildikten sonra GSSGM Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığına bilgi verilecektir.

6.6.5- Sürekli iş göremezlik derecesi tespit davalarının uzun bir sürece yayılması ve dava konusu edilen SİD oranının dava sonuçlanmadan kontrol muayenesi sonucu değişmesi durumunda, yeni SİD oranı üzerinden işlem yapıldıktan sonra değişikliğe yönelik SİD kararı derhal mahkemeye bildirilecek ve mahkemenin sonuçlanması ile mahkemece belirlenen SİD oranının hangi tarih itibariyle uygulanacağı hususunda kararda açık bir hüküm bulunmaması halinde işlemler 6.6.3’e göre sonuçlandırılacaktır.

6.6.6- Birden fazla iş kazası veya meslek hastalığı söz konusu olan durumlarda, iş kazası veya meslek hastalığından herhangi biri hakkında verilen mahkeme kararında, sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin değişmesi durumunda, mahkeme kararı uygulanmadan önce birleştirme kararı alınmak üzere GSSGM Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığına gönderilecektir.

6.7- İş kazasının mahkeme kararı ile tespit ettirildiği durumlarda, sigortalının sağlık kurulu rapor tarihinin iş kazası tespit tarihinden daha sonraki bir tarih olması halinde, sürekli iş göremezlik geliri başlangıç tarihi mahkeme kararının kesinleşme tarihi olarak değil, rapor tarihini takip eden aybaşı olarak dikkate alınacaktır.

6.8- 1479 sayılı Kanunun geçici 27. maddesi gereğince, 4/1-(b) sigortalılarından diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi çalışmalarının bulunduğu 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden önce tespit edilenlerin, 1479 sayılı Kanunun mülga 51. maddesine göre basamak intibakı yapılacağından, intibaktan kaynaklanan fark prim borçları “kurum kodu” kapsamında değerlendirilecek ve bunların tahsili hakkında 21.03.2002 tarihli, 2002/14 ve 11.06.2002 tarihli, 2002/30 sayılı genelgeler doğrultusunda işlem yapılacaktır.

Yine, 1479 sayılı Kanunun geçici 18. maddesine göre vergi borçlanması yapan sigortalılardan; diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri ile vergi dairelerinden hizmetin eksik bildirilmesi hususları 01.10.2008 tarihinden önce tespit edilenlerin yeniden yapılan intibak işlemlerinden doğacak fark prim borçları da “kurum kodu” kapsamında değerlendirilerek tahsil edilecektir.

Bu şekilde, kurum kodu kapsamında sigortalıların tahsis talep veya ölüm tarihlerinden sonra tahsil edilen prim fark tutarları aylık başlangıç tarihlerini değiştirmeyecek, prim borçları aylık bağlama işlemleri sonuçlandırılmadan önce tahsil edilmek kaydıyla, aylıklar tahsis talep veya ölüm tarihini takip eden aybaşından başlatılacaktır.

6.9- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre düzenlenen trafik kaza raporlarında kazaya karışanların kusur oranları belirtilmemekte, yayalar ve sürücüler için “asli kusurlu” veya “tali kusurlu” ifadeleri kullanılmaktadır. Trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma düşen sigortalılara bağlanacak sürekli iş göremezlik gelirlerinden sigortalıların kusurları oranında indirim yapıldığından, söz konusu kusur oranlarının;

- Olayın mahkemeye intikal etmiş olması durumunda, mahkeme tarafından,

- Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları veya Bakanlık iş müfettişlerince düzenlenen raporlarda,

- Varsa sigorta eksperlerinin raporlarında,

belirlenen oranda, olayın mahkemeye intikal etmemiş ve kusur oranının hiçbir şekilde tespit edilemediği durumlarda ise, “Asli kusur” için 6/8, “Tali kusur” için 2/8 oranında dikkate alınması gerekmektedir. 6/8 kusur oranı % 75, 2/8 kusur oranı ise % 25’e tekabül etmektedir.

Örnek: Sigortalı trafik iş kazası geçirmiş olup, iş kazasına ilişkin raporda asli kusurlu olarak belirlenmiş ve gelirlerinden 5510 sayılı Kanunun 22/b bendine göre kusur derecesi esas alınarak üçte birine kadar indirim yapılması öngörülmüştür. Bu durumda asli kusurlu olması nedeniyle kusur oranı % 75 (6/8) kabul edilip bağlanan gelirlerinden % 75 kusur oranının üçte biri oranında % 75/3 = % 25 indirim yapılacaktır.

6.10- “Aylık Bağlama Sürelerinin Kısaltılması” konulu 17.02.2009 tarihli ve 2009/28 sayılı Genelge ile tahsis talep tarihi itibariyle aylık bağlama şartlarını yerine getirmeleri şartıyla Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda belirlenen miktar esas alınmak kaydıyla bu miktar ve altında borcu olanların aylık bağlama işleminin tamamlanarak bağlanan aylıktan borcunun kesileceği talimatlandırılarak uygulama usul ve esasları belirlenmiştir.

6.10.1- 31.12.2009 tarihli ve 27449 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.12.2009 tarihli ve 5944 sayılı 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun 27. maddesinde bu miktar 2009 yılında olduğu gibi yine 15 TL olarak belirlenmiş olup, aylık bağlanması nedeniyle hizmetlerin birleştirilmesi aşamasında tahsis talep veya ölüm tarihinde 15 TL ve altında (prim aslı, gecikme cezası ve gecikme zammı) borcu olanların hizmet bildirme işlemleri gerçekleştirilecek ve sigortalıların aylık bağlama şartlarını söz konusu hizmetlerle yerine getirmesi halinde, primin tahsis talep veya ölüm tarihinde ödenip ödenmediğine bakılmaksızın aylık bağlama işlemleri gerçekleştirilecektir.

Örnek: 4/1-(b) kapsamındaki hizmetleriyle birlikte 4/1-(a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan bir sigortalının aylık bağlanması için gerekli olan prim gün sayısı 5000’dir. Ancak, 4/1-(a) kapsamında 4500 günü, 4/1-(b) kapsamında 500 günü bulunmakla birlikte, primi ödenmiş 498 gün, primi ödenmemiş 2 gün karşılığı 14 TL prim borcu bulunmaktadır. Sigortalı 2 gün ile aylığa hak kazanmaktadır.

Bu durumda, sigortalının 4/1-(b) kapsamında geçen 500 gün hizmeti bildirilecek ve 2 güne karşılık gelen prim borcunun ödenip ödenmediğine bakılmaksızın 4/1-(a) kapsamında tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacak ancak, borcu aylıklarından kesilecektir.

6.10.2- Gerek 4/1-(a) gerekse 4/1-(b) kapsamında aylık bağlama işlemi yapılırken sigortalının 4/1-(b) kapsamındaki hizmetlerinden dolayı tahsis talep veya ölüm tarihinde 15 TL ve altında borcu bulunanların aylık bağlama işlemleri tahsis talep veya ölüm tarihini takip eden aybaşı itibariyle yapılacak ve borcu birikmiş aylıklarından kesilecektir.

7- ZAMANAŞIMI UYGULAMALARI

7.1- 506 sayılı Kanunun mülga 99 ile 1479 sayılı Kanunun mülga 78. maddelerinde; herhangi bir döneme ilişkin gelir ve aylığını beş yıl içinde almayanların, söz konusu gelir ve aylıklarının ödenmeyeceği öngörülmüş olup, bu maddeler 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.

5510 sayılı Kanunun “Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans” başlıklı 97. maddesinde; bağlanan gelir ve aylıklardan herhangi bir döneme ilişkin gelir ve aylığın alınmaması durumunda zamanaşımı uygulaması öngörülmediğinden, 4/1-(a) ve 4/1-(b) sigortalıları açısından, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce bağlanan gelir ve aylıklardan herhangi bir döneme ilişkin gelir ve aylığın beş yıl içinde alınmaması durumunda, alınmayan gelir ve aylığın ödeme tarihi ile Kanunun yürürlük tarihi arasında beş yıllık sürenin dolup dolmadığına bakılacak;

- 5 yıllık sürenin dolması halinde, 2008/Ekim öncesinde 5 yıllık süre ile 2008/Ekim sonrası,

- 5 yıllık sürenin dolmaması halinde ise 2008/Ekim öncesi ve sonrası,

gelir ve aylıklar ödenecektir.

Örnek 1: 4/1-(a) sigortalısı en son 2004/Temmuz ayına ait yaşlılık aylığını almış ve 21.01.2010 tarihinde müracaat ederek almadığı aylıkların tarafına ödenmesini talep etmiştir. Sigortalının tahsis numarasının son rakamı 9’dur. Bu durumda, sigortalının almadığı 2004/Ağustos aylığı ödeme tarihi ile Kanunun yürürlük tarihi arasında 5 yıllık sürenin dolup dolmadığına bakılacaktır. 

 

01 10 2008

–

17 08 2004

      14 01       4        Görüldüğü üzere, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi itibariyle 5 yıllık süre dolmadığından, sigortalıya 2004/Ağustos ve sonrası tüm aylıkları ödenecektir.

Örnek 2: 4/1-(b) sigortalısı en son 2002/Kasım ayına ait yaşlılık aylığını almış ve 10.08.2010 tarihinde müracaat ederek almadığı aylıkların tarafına ödenmesini talep etmiştir. Sigortalının tahsis numarasının son rakamı 3’tür. Bu durumda, Kanunun yürürlük tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolup dolmadığına bakılacaktır.

 

01 10 2008

–

26 12 2002

      05 09       5        Görüldüğü üzere, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi itibariyle 5 yıllık süre dolduğundan,

 

01 10 2008

–

5

      01 10 2003        sigortalıya 01.10.2003 tarihinden sonraki aylıkları ödenecektir.

7.2- 5510 sayılı Kanunda hak düşürücü süre kapsamında olan yardımlar; evlenme ve cenaze ödeneği ile ölüm toptan ödemesidir.

Kanunun yürürlük tarihinden önce mülga kanunlarda bu ödemelerle ilgili zamanaşımı ve hak düşürücü süre kapsamında herhangi bir hüküm bulunmaması nedeniyle, 2008/Ekim ayından önce ölen sigortalılar için cenaze ödeneği ve ölüm toptan ödeme talepleri ile bu tarihten önce evlenen kız çocuklarına ödenecek evlenme ödeneği talepleri için hak düşürücü süre uygulamasında beş yıllık süre Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile talep tarihi arasında aranacaktır. 2008/Ekim ayı sonrası ile talep tarihi arasında 5 yıllık sürenin;

- Dolmamış olması halinde hak kazanılan ödeme yapılacaktır.

- Dolmuş olması halinde ise, 5510 sayılı Kanunun 97. maddesi gereğince hak düşürücü süre işletilecek ve hiçbir ödeme yapılmayacaktır.

Örnek 1: Kamu sektöründe çalışırken vefat eden 4/1-(a) sigortalısının kız çocuğunun evlenme tarihi 21.02.2000, evlenme ödeneği talep tarihi 30.03.2010 olduğu varsayıldığında;

 

30 03 2010

–

15 10 2008

      15 05       1        örnekte 5 yıllık süre dolmadığından kız çocuğuna evlenme ödeneği ödenir.

Örnek 2: Sigortalının ölüm tarihi 01.08.1999 olup, hak sahipleri 05.06.2014 yılında cenaze ödeneği talebinde bulunmuştur. Bu durumda;

 

05 06 2014

–

01 10 2008

      04 08       5        örnekte 5 yıldan fazla süre geçtiğinden hak düşürücü süre işletilerek cenaze ödeneği ödenmeyecektir.

Örnek 3: Sigortalı 27.10.2004 tarihinde ölmüştür. Mevcut hizmetlerine göre ölüm aylığı bağlanamamış olup, hak sahipleri 31.12.2011 tarihinde ölüm toptan ödemesi talebinde bulunmuşlardır. Bu durumda;

 

31 12 3011

–

01 10 2008

      30 02       3        örnekte 5 yıllık süre dolmadığından hak sahiplerine ölüm toptan ödemesi yapılır.

8- BELEDİYE BAŞKANLARI

8.1- 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesinin onbirinci fıkrası gereğince Kanunun yürürlük tarihinden önce, seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olanlara aylıklarının yanı sıra hangi şartlarla makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödeneceği 18.11.2008 tarihli ve 2008/96 sayılı Genelge ile talimatlandırılmıştır.

Diğer taraftan, söz konusu tazminatların ödenmesi için sigortalıların mutlaka 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 2008/Ekim ayından önce belediye başkanlığı yapmış olmaları gerekmekte olup, Kanunun yürürlük tarihinden sonra ilk defa belediye başkanlığına seçilenler için söz konusu tazminatların ödenmesine imkan bulunmamaktadır. Buna göre, 506, 1479, 2925, 2926, 5434 ve 5510 sayılı kanunlara göre aylık almakta iken;

8.1.1- 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra ilk defa belediye başkanlığı görevine gelenler, istekleri halinde emekli aylıkları kesilmek suretiyle, dilekçelerinin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihten itibaren 4/1-(c) kapsamında sigortalı olabileceklerdir.

8.1.2- Belediye başkanlığı 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce başlayıp, halen belediye başkanlığı yapmaya devam eden emeklilerin 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmak istemeleri halinde, haklarında 8.1.1 bendinde belirtildiği şekilde işlem yapılacaktır.

Yukarıda 8.1.2. maddede belirtilen emeklilerin 4/1-(c) sigortalısı olmak istememeleri durumunda, 5335 sayılı Kanuna göre istisna kapsamında bulunduklarından emekli aylıkları ödenmeye devam edilecek ancak, bunlardan 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi kapsamında belediye başkanlığı tazminatı alanlara belediye başkanlığı görevi devam ettiği sürece sadece makam tazminatı ödenecek, görev veya temsil tazminatı ödenmeyecektir.

8.2- 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesinin onbirinci fıkrası gereğince belediye başkanlarına ilgili tazminatların ödenmesi için bunların seçimle iş başına gelmiş olmaları gerekmektedir. Buna göre;

8.2.1- Ülkemizde 17 Kasım 1963 tarihinde yapılan genel mahalli idareler seçimleriyle birlikte ilk defa belediye başkanları doğrudan halk tarafından seçilmeye başlanmıştır. Bu tarihten önce belediye başkanları, seçilmiş belediye meclis üyeleri tarafından, kendi üyeleri arasından seçilmekte idiler. Dolayısıyla, söz konusu tarihten önce belediye başkanlığı yapmış olanlardan belediye meclis üyeleri tarafından seçilmeyenlerin atanmış olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

8.2.2- 5393 sayılı Belediye Kanunu gereğince, belediye başkanlarının ölüm, hastalık, istifa ve benzeri sebeplerle görevden ayrılmaları halinde, yerine seçilecek belediye başkanı belediye meclisi üyeleri arasından ve gizli oyla seçileceği ve görev süresinin yerine seçildiği belediye başkanının görev süresi ile sınırlı olduğuna yönelik düzenleme dikkate alındığında, bu usulle seçilen belediye başkanları seçimle göreve gelmiş belediye başkanı olarak değerlendirilecektir.

8.3- Sigortalı ve hak sahiplerine, makam tazminatı dışında görev veya temsil tazminatları; yönetim ve denetim kurulu üyelikleri dahil olmak üzere kamu kesiminde her ne suretle olursa olsun aylık veya ücret alıp almadıklarına bakılmaksızın görev almaları ve bu durumları devam ettiği sürece ödenmeyeceğinden, 2008/Ekim ayından önce belediye başkanlığı yapanlardan, 2009/Mart seçimlerinde yeniden belediye başkanlığına seçilenlerden 4/1-(c) kapsamında sigortalı olmak istemeyenlerin aylıkları ödenmeye devam edilecek olup, bu durumda olan 4/1-(a) sigortalılarına görev veya temsil tazminatı ödenmeyecektir.

Söz konusu sigortalılara sadece makam tazminatı ödenebilmesi için bilgisayar sisteminde;

- Büyükşehir belediye başkanları (makam tazminatı) “E”,

- İl belediye başkanları (makam tazminatı ) “F”,

- İlçe ve ilk kademe belediye başkanları (makam tazminatı ) “G”,

- Diğerleri (belde, kasaba belediye başkanları) (makam tazminatı ) “H”

olarak kodlanacak ve seçilen koda göre program tarafından tazminat tutarları hesaplanacaktır.

9- DİĞER HUSUSLAR

9.1- 5510 sayılı Kanunun 97. maddesinde, gelir ve aylıklarını tahakkuk ettirildiği tarihlerden itibaren aralıksız altı ay sonuna kadar tahsil etmeyenlerin gelir ve aylıklarının, gelir ve aylık bağlanma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla durdurulacağı öngörülmüş ve söz konusu hüküm Kurum gelir ve aylıklarının ödendiği bankalarla yapılan protokollerde aynen yer almıştır.

Yetki devri kapsamında tahsis dosyaları ünitelerde bulunan sigortalıların PTT/bankalar tarafından 6 ay hareket görmemesi nedeniyle iade edilen aylıklarının tahsis dosyaları üzerinden işlem yapılmak suretiyle ödenmesi yerine, Strateji Geliştirme Başkanlığı Bütçe ve Muhasebe Daire Başkanlığı kanalıyla ödenmesi yönünde talepte bulunulduğu anlaşılmıştır.

Kurumumuz hesaplarına iade edilen gelir ve aylıklar PTT/bankalar tarafından kişi bazında manyetik ortamda bildirildiği gibi, yazılı olarak da bildirilmektedir.

Bu durumda, 6 ay hareket görmemesi nedeniyle Kurumumuz hesaplarına gelir/aylık iadesi yapılan;

9.1.1- 4/1-(a) sigortalı ve hak sahiplerinin gelir/aylıkları SSK ödemeler sisteminde IKMH, malullük ve yaşlılık aylıkları “B batch”, ölüm gelir/aylıkları “9 batch” koduyla durdurulmakta olup, IKMH geliri ile yaşlılık ve malullük aylıkları, “g cics”, “OD00” “F. İkinci Karar İşlemleri” menülerinden girilmek suretiyle, ölüm gelir/aylıkları ise merkezde “g cics”, “OD00”, “7. Tabloları Güncelleme”, “8. Ölüm Güncelleme” menüleri kullanılmak suretiyle ödenecektir.

9.1.2- 4/1-(b) sigortalı ve hak sahiplerinden 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları Bağ-Kur ödemeler sisteminde “6 ay hareket görmediğinden durdurulmuştur” şeklinde gösterilmekte, bu aylıkların tekrar ödenmesi için “ter cics”, “TAHSS”, menülerinden;

- 1479 sayılı Kanuna göre bağlanan yaşlılık ve malullük aylıkları için “212”, ölüm aylıkları için “222” kodları,

- 2926 sayılı Kanuna göre bağlanan yaşlılık ve malullük aylıkları için “232”, ölüm aylıkları için “242” kodları,

girilmek suretiyle “İkinci Karar İşlemleri” menüsünden ödeme yapılacaktır.

9.2- 4/1-(a) veya 4/1-(b) kapsamında aylık almakta iken 5510 sayılı Kanunun Geçici 14. maddesine göre;

9.2.1- 4/1-(a) kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışmaya başlayanlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanacak,

9.2.2- 4/1-(b) kapsamında sigortalı olmaları nedeniyle aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılanlar için ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanmayacaktır.

9.3- Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesine, en son 4/1-(b) kapsamında olup faaliyetine devam edeceğini beyan ederek 4/1-(a) veya 4/1-(b) kapsamında tahsis talebinde bulunan sigortalıların bu beyanlarını gösterir alan ile yabancı ülkeler tarafından bağlanan aylıklardan Kurum aracılığı ile ödenen gelir/aylıkların beyanına imkan veren alan eklenmiş olup, Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi (Ek-3) Genelge ekinde yer almıştır. Diğer taraftan, 11.09.2009 tarihli ve 2009/114 sayılı Genelge ekinde yayımlanan Sosyal Güvenlik Destek Primi Tablosu (Ek-4) ile 13.05.2004 tarihli ve 12-133 sayılı Genelge ekinde yer alan Sigorta Kolu Tercih Bildirimi “4/1-(a) Sigortalıları için Sigorta Kolu Tercih Bildirimi” şeklinde yeniden düzenlenerek Genelge ekinde (Ek-5) gönderilmiştir.

9.4- Daha önce yayımlanan genelgelerde yer alan ve bu Genelgeye aykırı olan;

- 10.09.1999 tarihli ve 12-99 sayılı Genelge eki “Kıdem Tazminatı” yazısı,

- 13.05.2004 tarihli ve 12-133 sayılı Genelge eki Sigorta Kolu Tercih Bildirimi,

- 15.05.2009 tarihli ve 2009/70 sayılı Genelgede yer alan 21. sayfadaki Örnek 2, 24. sayfadaki Örnek 6, 28. sayfadaki Örnek 11 ve 33. sayfadaki Örnek 3 ve 4,

- 11.09.2009 tarihli ve 2009/114 sayılı Genelgenin (II-C) bölümünün (b) ve (c) alt bentleri ile Genelge eki Ek 1 ve Ek 2,

- 30.10.2009 tarihli ve 2009/129 sayılı Genelgenin (III-C) bölümünün birinci fıkrası ile Genelge eki Ek 1,

yürürlükten kaldırılmıştır.

Bilgi edinilmesini ve gereğince işlem yapılmasını rica ederim.

 

EKLER:

1- Borç Bildirim Belgesi

2- Kıdem Tazminatı Yazısı

3- Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi

4- Sosyal Güvenlik Destek Primi Tablosu

5- 4/1-(a) Sigortalıları için Sigorta Kolu Tercih Bildirimi

 

 


 

 

 


 

Ek:2

 

 

Sayı        : B.13.2.SGK.4

Konu      : Kıdem Tazminatına Esas Yazı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                ………………. sigorta sicil numaralı ………………………………… hakkında  dilekçe tarihi olan ...../...../............ tarihi itibariyle yapılan incelemede; adı geçenin sigortalılık süresinin ………… yıl,  prim ödeme gün sayısının ise ………..  gün olduğu anlaşılmıştır.

Bu yazı, adı geçenin isteği ve 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi gereği verilmiştir.

Bilgi edinilmesini rica ederiz.

 

 

 

     Sosyal Güvenlik İl Müdürü /Merkez Müdürü


 

 


 

 

Ek:3

 

A Ç I K L A M A L A R

 

1- Bu belge, sigortalı ile ölen sigortalıların 18 yaşından büyük hak sahiplerine (eş, çocuk, ana ve baba) 5510 sayılı Kanuna göre bağlanacak olan gelir ve aylıklarla, yapılacak olan toptan ödeme, evlenme yardımı ve cenaze masrafı karşılığının Kurumdan talep edilmesi amacıyla kullanılır. Ayrıca, bunların kesilen ya da durdurulan gelir ve aylıklarının yeniden bağlanması ile gerektiği hallerde Kurumca istenebilir.

 

2- Sigortalı tarafından yapılan tahsis taleplerinde; bu belgenin hak sahibine ait bilgiler ile 5, 7 numaralı alan hariç olmak üzere, “Sigortalı” başlıklı bölümündeki tüm alanlar cevaplandırılmalıdır. Sigortalılar sürekli iş göremezlik geliri, malullük aylığı, yaşlılık aylığı ve yaşlılık toptan ödemesinden hangisini tercih ettiğini bu bölümdeki “ numaralı “Tahsis Talep Çeşidi” alanına yazmalıdır. Hak sahiplerinin yapacakları tahsis taleplerinde ise, sigortalıya ilişkin bölümde 1, 2, 3, 5, 8, 10, 12, 13, 14, 15 ve 16 numaralı alanlar ile “Hak sahibi” başlıklı bölümdeki alanların tümü cevaplandırılmalıdır. “11” numaralı alan sadece ölüm gelir/aylığı bağlanması için talepte bulunan ana veya babalar tarafından cevaplandırılacaktır. Hak sahipleri ölüm geliri, ölüm aylığı, ölüm toptan ödemesi, evlenme ve cenaze ödeneği karşılığından hangisini tercih ettiğini bu bölümdeki “ numaralı “Tahsis Talep Çeşidi” alanına yazmalıdır.

 

3- Bu belgenin düzenlendiği tarihten önce gerek sigortalıların gerekse hak sahiplerinin 01.10.2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanuna, 01.10.2008 tarihinden önce mülga sosyal güvenlik kanunlarına tabi geçen çalışmaları, bu çalışmalara dayalı olarak veya eş, ana-.baba veya çocuklardan hak kazanılan gelir ve aylıkların türü ve tahsis numaraları 12, 13, 14, 15 ve 16 alanlara yazılmalıdır.

 

4- Bu belgeye, gelir ve aylık bağlanması talebinde bulunan sigortalı ve hak sahibinin 15 yaşından küçük çocuklar hariç olmak üzere birer adet fotoğrafı ile sigortalının aylık prim ve hizmet belgesi henüz Kuruma verilmemiş son dönem çalışmalarını gösterir ve ilgili işveren tarafından düzenlenerek onaylanmış “Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi” eklenmesi zorunludur. Ayrıca;

 

- 18 yaşını doldurmayanlar hariç, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmayan erkek çocukların ilgili öğretim kurumundan alacakları öğrenci belgesi,

 

- Malul çocuklar için sağlık kurulu raporu,

 

Kuruma verilmelidir. Toptan ödemeler ile evlenme ve cenaze ödeneği için fotoğraf ve sigortalı işten ayrılış bildirgesi eklenmez.

 

5- 3201 sayılı Kanuna göre borçlanarak tahsis talebinde bulunanların “3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi”ni de Kuruma vermesi gerekmektedir.

 

6- Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 5510 sayılı Kanunun 96. madde hükümlerine göre geri alınır.

 

7- Kurum, bu belgedeki bildirimlerin doğruluğunu her zaman araştırabilir. Gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlara veya durum değişikliklerini derhal Kuruma bildirmeyenlere yapılan yersiz ödemeler, yasal faizi ile birlikte geri alınır, ayrıca bunlar hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesinin birinci fıkrası gereğince kovuşturma yapılmak üzere ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulur.

 

 


 

 

KANUN

AYLIK TÜRÜ

4/1-(a)

4/1-(b)

4/1-(c)

506

Yaşlılık Aylığı

Özel sektör: Tercihi doğrultusunda tüm sigorta kollarına veya sosyal güvenlik destek primine tabi çalışabilir.

Tüm Sigorta Kolları: Aylığı kesilir ve prime esas kazançları üzerinden tüm sigorta kollarına tabi prim alınır.

Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma: Aylığı kesilmez,  prime esas kazançları üzerinden % 30 ve kısa vade sigorta primi olmak üzere sosyal güvenlik destek primi kesilir.

Kamu: 5335 sayılı yasa gereği aylığı kesilir.

Yaşlılık aylığı ödenmeye devam edilir. Yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilir. Prim oranı 2008 yılı için % 12, 2009 için % 13, 2010 yılı için % 14 ve 2011 ve sonraki yıllar için % 15’tir.

 

Muhtarlar  (Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 05.03.2009 tarihli ve 2009/37 sayılı Genelgesinin “5.7.2. “ bölümüne istinaden) ve tarım işlerinde çalışanlar hariç

Kamu işyerinde çalıştığı için 5335 sayılı Kanun gereği aylığı kesilir.

Malullük Aylığı

Aylığı kesilir. Prime esas kazançları üzerinden tüm sigorta kollarına tabi prim alınır.

Malullük aylığı ödenmeye devam edilir. Malullük aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilir. Prim oranı 2008 yılı için % 12, 2009 için % 13, 2010 yılı için % 14 ve 2011 ve sonraki yıllar için % 15’tir.

 

Muhtarlar  (Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 05.03.2009 tarihli ve 2009/37 sayılı Genelgesinin “5.7.2. “ bölümüne istinaden) ve tarım işlerinde çalışanlar hariç

Aylığı kesilmez. Kamuda çalışabilir.

2925

Yaşlılık Aylığı

Aylığı kesilmez. Prime esas kazançları üzerinden % 30 ve kısa vade sigorta primi olmak üzere sosyal güvenlik destek primi kesilir.

 

Yaşlılık aylığı ödenmeye devam edilir. Yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilir. Prim oranı 2008 yılı için % 12, 2009 için % 13, 2010 yılı için % 14 ve 2011 ve sonraki yıllar için % 15’tir.

 

Muhtarlar  (Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 05.03.2009 tarihli ve 2009/37 sayılı Genelgesinin “5.7.2. “ bölümüne istinaden) ve tarım işlerinde çalışanlar hariç

Kamu işyerinde çalıştığı için 5335 sayılı Kanun gereği aylığı kesilir.

Malullük Aylığı

Aylığı kesilir. Prime esas kazançları üzerinden tüm sigorta kollarına tabi prim alınır.

Malullük aylığı ödenmeye devam edilir. Malullük aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilir. Prim oranı 2008 yılı için % 12, 2009 için % 13, 2010 yılı için % 14 ve 2011 yılı için % 15’tir.

 

Muhtarlar  (Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 05.03.2009 tarihli ve 2009/37 sayılı Genelgesinin “5.7.2. “ bölümüne istinaden) ve tarım işlerinde çalışanlar hariç

Aylığı kesilmez. Kamuda çalışabilir.

1479

Yaşlılık Aylığı

Özel sektör: Aylığı kesilmez. prime esas kazançları üzerinden % 30 ve kısa vade sigorta primi olmak üzere sosyal güvenlik destek primi kesilir.

Kamu sektörü: 5335 sayılı Kanun gereği aylıkları kesilir.

Tercihi doğrultusunda tüm sigorta kollarına veya sosyal güvenlik destek primine tabi çalışabilir.

Tüm Sigorta Kolları: aylığı kesilir ve prime esas kazançları üzerinden tüm sigorta kollarına tabi prim alınır.

Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma: Aylığı kesilmez,  yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilir. Prim oranı 2008 yılı için % 12, 2009 için % 13, 2010 yılı için % 14 ve 2011 yılı için % 15’tir.

Kamu işyerinde çalıştığı için 5335 sayılı Kanun gereği aylığı kesilir.

Malullük Aylığı

Aylığı kesilmez. Prime esas kazançları üzerinden % 30 ve kısa vade sigorta primi olmak üzere sosyal güvenlik destek primi kesilir.

Malullük aylığı kesilmez. Prim alınmaz.

Aylığı kesilmez. Kamuda çalışabilir.

2926

Yaşlılık Aylığı

Özel sektör: Aylığı kesilmez. Prime esas kazançları üzerinden % 30 ve kısa vade sigorta primi olmak üzere sosyal güvenlik destek primi kesilir.

Kamu sektörü: 5335 sayılı Kanun gereği aylıkları kesilir.

Yaşlılık aylığı kesilmez. Aylıklarından SGDP kesilir.

Muhtarlar  (Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 05.03.2009 tarihli ve 2009/37 sayılı Genelgesinin “5.7.2. “ bölümüne istinaden) ve tarım işlerinde çalışanlar hariç

Kamu işyerinde çalıştığı için 5335 sayılı Kanun gereği aylığı kesilir.

Malullük Aylığı

Aylığı kesilmez. Prime esas kazançları üzerinden % 30 ve kısa vade sigorta primi olmak üzere sosyal güvenlik destek primi kesilir.

Malullük aylığı kesilmez. Aylıklarından SGDP kesilir.

Muhtarlar  (Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 05.03.2009 tarihli ve 2009/37 sayılı Genelgesinin “5.7.2. “ bölümüne istinaden) ve tarım işlerinde çalışanlar hariç

Aylığı kesilmez. Kamuda çalışabilir.

5434

Emekli Aylığı

Özel sektör: Aylığı kesilmez. Prime esas kazançları üzerinden % 30 ve kısa vade sigorta primi olmak üzere sosyal güvenlik destek primi kesilir.

Kamu- 5335 sayılı Kanun uygulanır. Aylık kesilir. Haklarında tüm sigorta kolları uygulanır.

Emekli aylığı ödenmeye devam edilir. Emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilir. Prim oranı 2008 yılı için % 12, 2009 için % 13, 2010 yılı için % 14 ve 2011 yılı için % 15’tir.

Muhtarlar  (Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının 05.03.2009 tarihli ve 2009/37 sayılı Genelgesinin “5.7.2. “ bölümüne istinaden) ve tarım işlerinde çalışanlar hariç

5434 sayılı Kanunun 99. maddesi hükmü gereğince aylığı kesilir ve 4/1-(c)  kapsamında sigortalılığı devam ettirilir.

5434

Adi Vazife Mal.Aylığı

Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı talepleri doğrultusunda;

1- Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları

veya

 2- Sosyal güvenlik destek primi

uygulanır.

 Bunlardan uzun vadeli sigorta primi ödeyenlerin belirtilen süre içinde yazılı talepte bulunmamaları halinde ayrıca iş kazası meslek hastalığı hükümleri uygulanır, sosyal güvenlik destek primi kesilmez. Aylıkları kesilmez.

Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı talepleri doğrultusunda;

1- Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları

veya

 2- Sosyal güvenlik destek primi

uygulanır.

 Bunlardan uzun vadeli sigorta primi ödeyenlerin belirtilen süre içinde yazılı talepte bulunmamaları halinde ayrıca iş kazası meslek hastalığı hükümleri uygulanır, sosyal güvenlik destek primi kesilmez. Aylıkları kesilmez.

5434 sayılı Kanunun 99. maddesi hükmü gereğince aylığı kesilir ve 4/1-(c)  kapsamında sigortalılığı devam ettirilir.

3713

Vazife Malullüğü

İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanır. Bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.

Aylıklar kesilmez.

İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanır. Bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.

Aylıkları kesilmez.

Kanunun 5. maddesinin (c) bendi gereği aylıkları kesilmez. Kanunun 4/1-(c)  kapsamında sigortalılık halleri devam eder.

2330

Vazife Malullüğü

İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanır. Bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.

Aylıkları kesilmez.

İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanır. Bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.

Aylıkları kesilmez.

Aylıkları kesilir. Kanunun 4/1-(c)  kapsamında sigortalılık halleri devam eder.

5434 sk. 64 mad.

 

İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanır. Bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.

 Aylıkları kesilmez.

İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanır. Bu fıkra kapsamına girenlerden ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz. Aylıkları kesilmez.

Harp malullüğü zammı hariç aylıkları kesilir.

 

Kanunun 4/1-(c)  kapsamında sigortalılık halleri devam eder.

5510

 

4/1-(a)

(01.10.2008

öncesi sigortalı olanlar) Malullük Aylığı

5510 sayılı Kanunun 27. maddesi gereği aylığı kesilir ve hakkında tüm sigorta kolları uygulanır.

 

Aylığı kesilmez ve 5510 sayılı Kanunun geçici 14. madde gereği aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilir.

5510 sayılı Kanunun 27. maddesi gereği aylığı kesilir ve hakkında tüm sigorta kolları uygulanır.

 

(01.10.2008

sonrası sigortalı olanlar)

Malullük Aylığı

5510 sayılı Kanunun 27. maddesi gereği aylığı kesilir ve hakkında tüm sigorta kolları uygulanır.

5510 sayılı Kanunun 27. maddesi gereği aylığı kesilir ve hakkında tüm sigorta kolları uygulanır.

 

5510 sayılı Kanunun 27. maddesi gereği aylığı kesilir ve hakkında tüm sigorta kolları uygulanır.

 

5510

 

4/1-(b)

(01.10.2008

öncesi sigortalı olanlar) Malullük Aylığı

Aylığı kesilmez ve 5510 sayılı Kanunun geçici 14. madde gereği aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilir.

5510 sayılı Kanunun 27 nci maddesi gereği aylığı kesilir ve hakkında tüm sigorta kolları uygulanır.

 

5510 sayılı Kanunun 27. maddesi gereği aylığı kesilir ve hakkında tüm sigorta kolları uygulanır.

(01.10.2008

sonrası sigortalı olanlar)

Malullük Aylığı

5510 sayılı Kanunun 27. maddesi gereği aylığı kesilir ve hakkında tüm sigorta kolları uygulanır.

5510 sayılı Kanunun 27. maddesi gereği aylığı kesilir ve hakkında tüm sigorta kolları uygulanır.

5510 sayılı Kanunun 27. maddesi gereği aylığı kesilir ve hakkında tüm sigorta kolları uygulanır.


 

 


 

Ek: 5

 

A Ç I K L A M A L A R

1- Bu belge, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumundan yaşlılık aylığı almakta iken (tahsis numarası 2, 42, F2 ve Y2 ile başlayanlar) tekrar 4/1-(a) kapsamında çalışanların tercih ettiği sigorta türünün değiştirilmesi (tüm sigorta kollarından sosyal güvenlik destek primine, sosyal güvenlik destek priminden tüm sigorta kollarına geçmesi) amacıyla kullanılır.

2- Çalıştıkları süre içerisinde ödenmekte olan aylığın kesilmesini veya kesilmiş bulunan aylığın yeniden bağlanmasını talep ederek statülerini değiştirmek isteyenler (a) ve (b) seçeneklerinden tercihlerine uygun olanı işaretleyerek yeniden Kuruma başvurabilirler. Bunlardan (a) seçeneğini işaretleyenlere bu bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi izleyen aybaşından yeniden aylık bağlanacağından, bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği tarih itibariyle sosyal güvenlik destek primine tabi tutulurlar. (b) seçeneğini tercih edenlerin aylıkları ise bu bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği tarih itibariyle kesileceğinden haklarında aynı tarih itibariyle tüm sigorta kolları uygulanır.

3- Tercihleri olmaksızın işverenlerince tüm sigorta kollarına tabi tutulduğu ya da sigortasız çalıştırıldıkları tespit edilenlere Kurumca yapılacak yazılı ihtara rağmen, herhangi bir tercihte bulunmayanların aylık ödemeleri durdurulur.

4- 506 ile 5510 sayılı Kanunlara göre yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, yeniden sigortalı bir işte ilk defa çalışmaya başlayanlarla, çalışmalarını tüm sigorta kollarına ya da sosyal güvenlik destek primine tabi sürdürenlerden çalıştıkları işyerlerini değiştirenlerin tercihlerini işverenlerince düzenlenecek olan Sigortalı İşe Giriş Bildirgeleriyle yapmaları zorunludur. Bu durumda olan sigortalılar için Sigorta Kolu Tercih Bildiriminin Kuruma verilmesi, işverenin Sigortalı İşe Giriş Bildirgesini süresinde verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığından, süresinde Kuruma verilmeyen Sigortalı İşe Giriş Bildirgeleri için de idari para cezası uygulanır.

5- Bu belge, üç nüsha olarak düzenlenir. İlk iki nüshası Kurumca alınır. Alındığı tarih ve gelen evrak numarası işlenen son nüshası ise sigortalının sigorta kolu tercihi doğrultusunda işlem yapılmasını sağlamak üzere işverene iade edilir.

6- Eksik ve gerçeğe aykırı bilgi içeren belgelerle sigortalının imzasını ve işveren onayını taşımayan belgeler işleme alınmaz.

 

 


 

(*)        (Üçüncü ve dördüncü paragrafların kaldırılmadan önceki şekli) 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanuna göre borçlanma yapanlardan Türkiye’de çalışması bulunmayanların sigortalılık süresinin başlangıç tarihi mevcut uygulama doğrultusunda belirlenecek ancak, Kurum sağlık kurullarına;

- Borçlanma sürelerine bakılmaksızın ilk defa yabancı ülkede çalışmaya başladığı,

- Ev hanımı olarak borçlanma yapanların ise yabancı ülkede ikametinin başladığı,

tarih, sigortalılık başlangıç tarihi olarak bildirilecektir.

Kurum sağlık kurullarına maluliyete ilişkin raporlar ve dayanağı tıbbi belgeler ile birlikte 3201 sayılı Kanuna göre belirlenen ilk işe giriş tarihi yazılı sigortalı işe giriş bildirgesi de gönderilecektir.

 

_______________________________________________________________________

(*)         2011/58 sayılı Genelge ile 22.07.2011 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.